İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/108 K.2024/2017

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine. Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun…

Esas2023/108Karar2024/2017Tarih27 Aralık 2024Okuma14 dk · 2.764 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Aralık 2024
Dosya no
2023/108
Karar no
2024/2017
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/10/2022
Numarası
2021/575 Esas - 2022/702 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Alacağın Devri Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.764 kelime·14 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine. Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili bankanın, dava dışı ... AŞ ve kefil ...'ten kredi ilişkisi nedeniyle alacaklı olduğunu, kredi borcunun tahsili amacıyla borçluların, davalıdan olan 975.610,00 USD alacaklarını Beyoğlu ....

Noterliğinin 18.02.2014 tarihli sözleşmesiyle müvekkiline devir ettiklerini, alacağın devri sözleşmesine istinaden davalının müvekkiline 27.02.2014 tarihinde gönderdiği yazı ile 975.610,00 USD alacak üzerinde üçüncü kişilerin haczi, temlik veya takyidatının bulunmadığını ve tahakkuk ettikçe alacağın ödeneceğini bildirildiğini, alacağın deviri sözleşmesi uyarınca 27.02.2014 tarihinde 96.517,17 USD, 31.03.2014 tarihinde 98.669,99 USD, 25.04.2014 tarihinde 99.205,46 USD ödenmesine rağmen bakiye bedelin davalı tarafından ödemediğini, davalının başka kişilere ödeme yaptığının öğrenilmesi üzerine Beyoğlu ...

Noterliğinin 16.01.2015 tarihli ihtarı ile ödemelerin müvekkiline yapılmasının ihtar edildiğini, ihtardan sonuç alınamaması üzerine ... sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ile dava dışı ... Sigorta ve ...

AŞ. arasında düzenlenen alacağın devri sözleşmesiyle 31.01.2013 vadeli sigorta poliçesinden doğmuş ve doğacak alacağın temlik edildiğini, anılan poliçenin müvekkili şirket ile 12 sigorta şirketi arasında akdedildiğini, .. Sigorta ve...

AŞ'nin, sigorta poliçesinin brokeri olduğunu, sigorta brokerinin gördükleri hizmetin karşılığında sigorta şirketlerinden aldıkları ücrete ilave olarak sigorta ettirenden ücret talep edemeyeceklerini, Sigorta ve Reasürans Yönetmeliği'nin 13. maddesinde, brokerlerin, komisyon ile temsil ettikleri müşterilerden aldıkları danışmanlık ve risk yönetim ücreti dışında hiç bir surette menfaat sağlayamayacağının düzenlendiğini, risk yönetim ücretinin sigorta ettiren ile broker arasında risk yönetimi danışmanlığı sözleşmesi imzalanması halinde ödenebileceğini, müvekkili ile broker arasında risk yönetimi danışmanlığı sözleşmesi bulunmadığından,

brokerin risk yönetimi alacağı bulunmadığını, kaldı ki risk yönetimi ücretinin temlik kapsamında olması için ayrıca temlik sözleşmesine yazılması gerektiğini, bu nedenle dava dışı brokerin 31.03.2013 vadeli poliçeden kaynaklanan alacağının sadece sigorta şirketinden alabileceği komisyonla sınırlı olduğunu, brokerlerin sözleşmeye istinaden yaptığı prim tahsilatının kendisine ait olmayıp sigorta şirketlerine ait olduğunu, temlik eden brokerin tahsil ettiği primleri üzerine tasarruf yetkisi bulunmadığın davacı tarafından da bilindiğini, sigorta poliçesine ilişkin sigorta primlerinin temlik edilmesinin mümkün olmadığını,

alacağın devri sözleşmesinin sadece ... ve ...

AŞ'nin hak kazandığı komisyonları kapsadığını, sigorta sözleşmesiyle primlerin 30 ayda ödenmesinin kararlaştırıldığını, devir sözleşmesinin yapıldığı 18.02.2014 tarihine kadar sigorta primlerinin 13 taksidinin ödendiğini, brokerin devir sözleşmesinden önce ödenmiş komisyon alacağının devir sözleşmesi kapsamında olamayacağını, müvekkilince brokerin hak ettiği komisyon alacağının davacı bankaya ödendiğini, müvekkilince gönderilen yazıda kayıtsız şartsız ödeme yapılacağının bildirilmediğini, alacağını devir edenin alacağının tahakkuk etmesi halinde ödeme yapılabileceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, İİK'nun 67. Madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup,Davacı davalı aleyhine temlik ile sahip olduğu hakları kullanmak suretiyle 687.160,00 USD asıl alacak, 5.851,00 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 693.011,00 USD alacağı asıl alacağı takip tarihinden itibaren işleyecek %1,75 temerrüt faizi uygulanmak suretiyle devamı yönünde icra takibi başlatmış;

davalı taraf süresi içinde bu takibe itiraz ederek takibi durdurmuş, iş bu davada 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmış,Tarafların tüm delilleri toplanmış, ödemeler getirtilmiş, uzman bilirkişi heyetinden rapor ve ek rapor alınmış,Tüm dosya değerlendirildiğinde, kural olarak temlik edenin sahip olmadığı bir hakkı temlik edemeyeceği kabul edilmiş ancak temlik sözleşmesinden sonra davalı tarafından temlik alacaklısı bankaya gönderilen 19/02/2014 tarihli teyit yazısının 'BORÇ İKRARI' niteliğinde olduğu, bu sebeple artık davalıyı bağlayacağı;

bu borç ikrarıyla birlikte temlik edene bundan böyle ödenecek tüm ödemelerin davacı bankaya yapılması gerektiği sonucuna varılmış; bu çerçevede yapılan bilirkişi incelemeleriyle davacımızın dava dışı temlik edene 19/02/2014 tarihinden sonra yapmış bulunduğu 681.217,38 USD asıl alacakla bu alacağa takip tarihine kadar işleyecek faiz üzerinden itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmiş; asıl alacağın TL karşılığı 1.788.120,00 TL üzerinden de %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine;

şartları oluşmayan davalı tarafın kötü niyetli takip tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş;Mahkememizce verilen bu karar davalı tarafından istinaf edilmiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2019/864 Esas 2021/892 Karar sayılı ilamında,19/02/2014 tarihli belgenin kesin bir borç ikrarı niteliğinde olmadığını, belgeyle davalının bu miktarda borçlu bulunduğunun kayıtsız ve şartsız kabul etmediğini; üst sınırı 975.610,00 USD olan doğmuş ve doğabilecek alacaklar üzerinden temlik veya başka bir takyidat bulunmadığını ve sözleşme kapsamında doğacak alacakların davacıya ödeneceğinin bu yazıyla bildirildiğini;

bu durumda mahkemece ilgili belgenin borç ikrarı niteliğinde olmadığı dikkate alınarak dava dışı temlik edenin sözleşme kapsamında temlik edebileceği alacağının gerçek miktarının bilirkişi aracılığıyla belirlenerek bir karar verilmek üzere mahkememiz kararı kaldırılmış;Dosya yeni esasımıza kaydedilmiş olup.

Mahkememiz ile Bölge Adliye Mahkemesi Dairesi arasındaki varılan sonuçların 19/02/2014 tarihli yazının kesin bir borç ikrarı niteliğinde olup olmadığı hususunda toplandığı; bunun kesin bir borç ikrarı niteliğinde kabulü halinde bu tarihten sonra temlik edene yapılması gereken ödemelerin esasen davacıya yapılmasının gerekeceği ancak aksi halde temlik içeriğinin belirlenmesi ve temlik içeriğine göre davacıya yapılması gerekirken temlik edene yapılan ödemelerin tespitiyle hüküm kurulması gerektiği ortaya çıkmış,Mahkememizce de artık bu belgenin kesin borç ikrarı niteliğinde bir belge olmadığı kabul edilmiş,Bu çerçevede uzman bilirkişi

heyetinden rapor alınmış, bilirkişi heyetinin 09/05/2022 tarihli raporunda, davalı ile dava dışı temlik eden... arasındaki ilişkinin niteliği gereği davacının temlikten kaynaklanan bir alacağı olmadığı, zira ... şirketinin bir sigorta brokeri olduğu,

5684 sayılı yasanın 2/b maddesine göre brokerlerin sigorta sözleşmesi yaptırmak isteyenleri temsil ederek bu sözleşmelerin yaptırılacağı şirketlerin seçiminde tamamen tarafsız ve bağımsız davranarak ve teminat almak isteyen kişilerin hak ve menfaatlerini gözeterek sözleşmelerin akdinden önceki hazırlık çalışmalarını yürütmeyi ve gerektiğinde sözleşmelerin uygulanmasında veya tazminat tahsilinde yardımcı olmayı meslek edinen kişiler olduğunu; bu çerçevede brokerlerin sadece komisyonculuk alacağı ya da risk yönetim ücreti alacağı haklarının bulunduğu;

brokerlerin komisyon alacağının ya da danışmanlık ve risk yönetim ücreti alacağının borçlusunun sigorta şirketleri olduğunu, somut olayda temlik edenin davalıdan herhangi bir alacağının bulunmadığını, davalıdan değil davalı için poliçe tanzim eden dava dışı sigorta şirketlerinden komisyon alacağının oluştuğunu; bu nedenle temlik sözleşmesinde borçlu olarak davalı şirketin isminin yazmasının onu borçlu kılmayacağını; temlik edenin nakdi alacak haklarını dava dışı sigorta şirketlerinden doğduğunu, onlardan istenebileceğini;

davalıdan istenemeyeceğinin rapor edildiği;Mahkememizce de bilirkişi raporunun gerek inceleme gerekse gerekçeleri yönünden yerinde olduğu, bu nedenle itirazın iptali davasının reddine karar verilmesi gerektiği, takip esnasında da davacı tarafın temlik sözleşmesinden kaynaklı davalı taraftan herhangi bir alacağının doğmadığı kabul edilmiş;Her ne kadar davalı tarafta kötü niyetli takip tazminatı talep etmişse de bunların şartının oluşmadığı,

davacının bir temlik sözleşmesine dayanarak icra takibi yaptığı, doğmamış/ doğamayacak bir alacak için değil doğması muhtemel bir alacak için icra takibi yaptığı, temlik belgesinde borçlu olarak davalının gösterilmesinden dolayı yanılgıya düştüğü nazara alınarak..." gerekçesiyle, davanın reddine, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. İlk derece mahkemesince, Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin kaldırma kararı üzerine davanın reddine karar verdiğini, oysa davalı şirketin dava dışı ... Sigorta ve ...

AŞ ile müvekkili arasında düzenlenen temlik sözleşmesi uyarınca, dava dışı şirketin doğmuş ve/veya doğacak alacaklarını müvekkiline gönderileceğine ilişkin teyit yazısı verdiğini, yazı ile müvekkili ile davalı arasında bir anlaşma sağlandığını ve davalının da müvekkili ile dava dışı temlik eden arasındaki anlaşmayı kabul ettiğini, kredi kurumu olan müvekkilinin verdiği krediler karşılığı aldığı teminatların doğruluğunu araştırmakla yükümlü olduğunu, bu yazı ile dava dışı şirketin kredi kullandırımı ile ilgili olumlu kanaat uyandırıldığını ve müvekkilinin ...

A.Ş.’ye kredi kullandırmasına neden olunduğunu, yazıda "...sigorta polıçesınden kaynaklanan doğmuş ve doğacak alacağı…” denilmek suretıyle alacağın prim alacağı veya sigorta ödemesi olacağı yönünde bir ayrıma gidilmediğini, davalının sigorta poliçesinden kaynaklanan yükümlülüğünün, anlaşma kapsamında kararlaştırılan taksit bedellerinin broker hesabına göndermekle sona ereceğini, sigorta poliçesinin iptali, ödeme yükümlülüğünün ortadan kalkması gibi bir hal bulunmadığını, kısaca ...Sigorta ve ...

AŞ'ye yapılan ödemelerin sigorta şirketine yapılmış sayılacağını,Mahkemece alınan ek raporda, davalı ile alacağını devir eden ... Sigorta ve ... AŞ arasındaki ilişkinin niteliğine nazaran temlik edenin davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı, başka bir anlatımla, düzenlediği poliçeler sebebiyle davalıdan değil davalı için poliçe tanzim eden (dava dışı) sigorta şirketlerinden komisyon alacağı oluştuğunun belirtildiğini,Davalının 19.02.2014 tarihinde ... Sigorta ve ...

AŞ'nin şirketinin doğmuş ve doğacak üst tutarı 975.610 USD olan alacağı üzerinde takyidat veya temlik bulunmadığını ve sözleşme uyarınca tahakkuk ettikçe bedellerin müvekkiline ödeneceğini teyit ettiğini, devamında da .... Sigorta ve ...

AŞ'nin müvekkili banka nezdindeki hesaplarına sözleşme uyarınca sigorta poliçesinden kaynaklı ödemeleri gönderdiğini, bu sözleşme kapsamında devir edenin doğmuş ve/veya doğacak alacaklarının müvekkiline gönderileceğinin teyit edilerek bazı taksitlerin gönderilmesi nedeniyle müvekkili ile ... Sigorta ve ...

AŞ arasındaki anlaşmanın zımnen kabul edildiğini, buna rağmen anlaşmanın inkar edilerek devir edene borçlu olunmadığının iddia edilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davalının yazısı üzerine müvekkilinin kredi kullandırdığını, yazının verilmemesi halinde müvekkilinin kredi kullandırmayacağını ve zararın da oluşmayacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,

kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;İİK'nın 67/2.maddesine göre takip alacaklısının iyiniyetli olmaması halinde, aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davacının TMK'nın 2 ve 3. maddesinde belirlenen dürüstlük ilkesine aykırı davrandığını, kötü niyetli şekilde başlatılan takip nedeniyle davanın reddedildiğini, bu nedenle müvekkili yararına kötü niyet tazminatına karar verilmesi gerekirken, bu talebin yerine getirilmemesinin doğru olmadığını,Sigortacılık Kanununun 21/2.

Maddesinde brokerin görev ve yetkilerinin tanımlandığını, 30.10.2017 tarihli kök raporda da brokerin ne şekilde ücrete hak kazanacağının tespit edildiğini, buna göre brokerin, sahibi olmadığı için sigorta primlerini temlik edemeyeceğini, dolayısıyla somut olayda brokerin yalnızca komisyon alacaklarını temlik edebileceğini, brokerin komisyon alacağının borçlusunun, sigorta ettiren (yani müvekkil şirket) değil sigorta şirketleri olduğunu, komisyon alacağının borçlusu sigorta şirketleri olmasına rağmen temlik sözleşmesinde borçlu olarak müvekkil şirketin gösterilmesinin temlik sözleşmesini geçersiz kılan bir durum olduğunu,

ek bilirkişi raporunun sonuç kısmında, "temlik edenin davalıdan herhangi bir alacağı bulunmadığı; bir başka anlatımla, düzenlediği poliçeler sebebiyle davalıdan değil davalı için poliçe tanzim eden (dava dışı) sigorta şirketlerinden komisyon alacağı oluştuğu ... davacının, davalıdan herhangi bir alacak iddia edemeyeceği" hususunun tespit edildiğini, müvekkilinin temlik nedeniyle davacı bankaya herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilinin sigorta poliçesi ile ilgili tüm ödemeleri, ...

A.Ş.'ye ve ilgili sigorta şirketlerine yaptığını, dava dilekçesinde belirtilen 27.02.2014, 31.03.2014 ve 25.04.2014 tarihli toplam 294.392,62 USD prim ödemesinin de ...

A.Ş.'nin hesaplarına gönderildiğini, bankanın alacağın devrine güvenerek kredi kullandırıldığı iddiasının mevzuata aykırı olduğunu, kısaca davacı bankanın dava konusu takibi yapmasının haksız ve kötü niyetli olduğunu Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kötü niyet tazminatı yönünden düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, dava dışı ... AŞ tarafından davacıya temlik edilen alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın ve kötü niyet tazminatının reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı ve davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi,

HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, temlik eden ... şirketinin davacı bankadan kullandığı krediye karşılık, kredi borçlusunun davalıdan olan 975.610,00 USD alacağını Beyoğlu ...

Noterliğinin 18.02.2014 tarihli alacağın devri sözleşmesiyle müvekkiline devir ettiğini, devir edilen alacak üzerinde başka kişi adına konulmuş bir sınırlama veya yapılmış bir temlik bulunmadığının, davalı tarafından teyit edildiğini, devir sözleşmesine istinaden yaklaşık 300.000 USD ödeme yapıldığını, kalan kısmın ödenmemesi üzerine başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürmüştür.Davalı vekili ise, müvekkilinin tarafı olduğu sigorta poliçesini 12 farklı sigorta şirketiyle düzenlendiğini, alacağını devir edenin bu poliçenin brokeri olduğunu, brokerin sigorta priminin tamamı üzerinde hak sahibi olmadığını,

sadece komisyon alacağının brokere ait olduğunu, brokerin sigorta şirketinden komisyon alabileceğini ve tahsil edilen bütün paraların brokere ait olmadığını, brokerin üzerinde tasarruf yetkisi bulunmayan sigorta primleri ile ilgili yaptığı temlikin hükümsüz olduğunu, savunmuştur.İlk derece mahkemesinin 14.02.2019 tarih ve 2015/470 Esas,2019/163 Karar sayılı ilamı ile davalı tarafından 19.04.2014 tarihinde davacıya gönderilen teyit yazısından sonra ödemeyi alacağını devir edene değil, davacıya yapması gerektiği, davacının 975.610,00 USD temlik alacağının 294.362,62 USD'sinin davacıya ödediği,

kalan 681.217,38 USD yönünden davacının alacaklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 01.07.2021 tarih ve 2019/864 Esas, 2021/892 Karar sayılı ilamı ile ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Dairemizin kaldırma gerekçesinde, davacı ile sigorta brokeri olan ...

AŞ arasında düzenlenen 18.02.2014 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile devir edilen alacak kapsamında, davacının verdiği 19.02.20214 tarihli teyit yazısı borç ikrarı niteliğinde olmadığından, davacının, alacağını devir eden... ve ...AŞ'ye borçlu olup olmadığının belirlenerek karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir.Davalı ile dava dışı 12 sigorta şirketi arasında inşaat/montaj/tüm riskler, üçüncü şahıs ve mali mesuliyet ve işverenin kar payı poliçesi düzenlendiği, alacağını devir eden ... ve ...

AŞ'nin sigorta sözleşmesinin brokeri olduğu anlaşılmıştır.Davacı tarafından davalıya gönderilen Beyoğlu .... Noterliğinin 25.04.2016 tarihli ihtarı ile ... AŞ. ile banka arasında alacağın devri sözleşmesi düzenlendiği, sözleşme ile davalıdan olan 975.610,00 USD'lik alacağın davacıya devir edildiği, alacağın başka kimseye ödenmediği bildirilerek teyit yazısı gönderilmesi istenilmiştir.Davacı ile sigorta brokeri ....

A.Ş. arasında düzenlenen Beyoğlu ...Noterliğinin 18.02.2014 tarihli alacağın devri sözleşmesi ile alacağını devir edenin 31.03.2013 vadeli sigorta poliçesinden kaynaklanan 975.610,00 USD tutarındaki alacağını kredi borçlarından mahsup edilmek üzere davacıya devir ettiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından devir edene gönderilen 25.04.2016 tarihli ihtarla teyit yazısı verilmesi istenmiştir.

Bu tarihten önce ve alacağın devrinden sonra davalı tarafından davacıya gönderilen teyit yazısında, sigorta sözleşmesi kapsamında doğmuş ve doğacak üst tutarı 975.610,00 USD olan temlik edenin alacağı üzerinden, hali hazırda herhangi bir üçüncü kişi tarafından konulmuş bir takyidat veya yapılmış bir temlik bulunmadığı ilgili ödemelerin sözleşme uyarınca tahakkuk ettikçe temlik eden banka şubesindeki bildirilen hesaba gönderileceğinin bildirildiği görülmüştür.

Davalı ile dava dışı devir eden arasında, sigorta poliçesinin düzenlenmesine aracılık edilmesi nedeniyle ticari ilişki kurulduğu sabittir. Dava dışı broker sözleşmeden kaynaklanan alacağın davacıya devir etmiş, davacı da alacağı devir aldığını davalıya bildirerek, alacağa ilişkin teyit yazısı almıştır. Davacının teyit yazısından sonra, davalı tarafından üç taksitle toplam 294.362,62 USD davacıya ödenmiş, daha sonra bir kısım havaleler temlik edene gönderilmiştir.

Temlik tarihinden sonra davacıya yapılan ödemeler dahil olmak üzere davalı tarafından toplam 1.074,108,60 USD ödeme yapılmıştır. Davacıya yapılan ödemeler dışındaki ödemelerin poliçenin tarafı olan sigorta şirketlerine yapıldığı anlaşılmıştır. Dairemizin kaldırma kararından sonra alınan ek bilirkişi raporunun incelenmesinde; alacağını davacıya devir eden ... ve ... AŞ'nin davalı nezdinde doğmuş veya doğacak herhangi bir komisyon alacağı bulunmadığı belirlenmiştir.

Bilirkişi raporlarında sigorta brokeri olan ... ve ... AŞ'nin komisyon alacağının bulunmadığı, ancak prim alacaklarının tahsil yetkisinin bulunduğu belirtilmiştir. Prim alacağı düzenlenen sigorta sözleşmesi kapsamında sigorta şirketine ait olup, sigortalının veya aracının sigorta primini kendine mal ederek bu alacağı bir üçüncü kişiye devir etmek hakkının bulunmadığı açıktır.

TBK'nın 183 vd. maddelerine göre, kanun, sözleşmeye veya işin niteliği engel olmadıkça alacaklı, borcunun rızasını aramaksızın alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir. Dava konusu brokerin komisyon alacağının devrinde herhangi bir engel bulunmadığından, bu alacağın bankaya devri mümkündür. Ancak broker kendi alacağını aşar şekilde ve özellikle sigorta sözleşmesinden kaynaklanan sigortacının prim alacağını bir üçüncü kişiye devir edemez.

Kimse sahip olduğundan daha fazla bir hakkı üçüncü kişiye devir edemeyeceğinden, ilk derece mahkemesinin karar ve gerekçesi yerindedir.Basiretli bir tacir olan ve güven ve itibar kurumu olarak imtiyazlı olan bankacılık faaliyetini yürüten davacı bankanın, kredi sözleşmesi kapsamında verdiği krediler için yeterli teminatları alması gerekmektedir.

Dosya kapsamında bulunan 19.02.2014 tarihli teyit yazısı kayıtsız şartsız bir borç ikrarı içermediğinden, kredi borçlusunun bu miktardan, davalıdan alacağının bulunduğunu kanıtlamaya yeterli değildir. Bu nedenle, bu yazıya dayanarak bankanın kredi kullandırdığı ve bu yazıyla zarara uğradığına ilişkin iddia yerinde görülmediğinden, davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebine yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde.

İİK'nın 67/2. maddesine göre, itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.

Buna göre, davalı yararına kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için, davacı alacaklının takibinin haksız olmasının yanı sıra kötü niyetli olması da gerekmektedir. İlk derece mahkemesince takibin haksız olmasına karşın kötü niyetli olmadığı kabul edilmiştir. Davalı vekili, davacının takibinde haksız olduğunu savunarak, kötü niyet tazminatı şartlarının oluştuğunu ileri sürmektedir.

Ancak dosya kapsamına göre takibin haksız olmakla birlikte, kötü niyetli olduğu sabit görülmediğinden, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvuru nedeninin reddine karar vermek gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup her iki taraf vekillerinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, her iki taraf vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. 1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, her iki taraf vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına;

bakiye 346,90 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına,5-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 27.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2023/108, K. 2024/2017, 27 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/108
Karar No
2024/2017
Tarih
27 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/110 K.2024/896
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/111 K.2024/949
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/111 K.2024/822
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/111 K.2024/712
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/112 K.2024/886
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2023/114 K.2024/1572

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.