KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
- Dosya no
- 2025/1074
- Karar no
- 2025/1147
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 13/03/2025 tarihli ara karar
- Numarası
- 2025/226 Esas
- Dava
- Tazminat
Karar Metni
1.514 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında, davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin rulman ticareti ile uğraşmakta olup dünyanın bir çok ülkesinden rulmanları getirmekte ve bunları gerek iç gerekse dış pazarda satmakta olduğunu, müvekkili şirketin Çin Halk Cumhuriyeti'nden ithal etmiş olduğu toplam 909.600 adet ... marka rulman ... ile yapılan anlaşma doğrultusunda bu antrepoya saklanmak üzere teslim edildiği, 23.11.2024 tarihinde ... Anonim Şirketi ile ...
San. Tic. Anonim Şirketine ait binada yangın çıkmış olup söz konusu yangın daha sonra müvekkilinin de mallarının bulunduğu ... İnş. Pet. Tek. Mad. Oto. İth. İhr. San. Ve Tic. Ltd.
Şirketine ait ...'ya da ulaşmış ve yangın neticesinde müvekkiline ait 1. Paragrafta sayılan rulmanların tamamı yanarak telef olduğunu, müvekkiline ait rulmanları müvekkili ticari faaliyeti doğrultusunda satacak ve bundan gelir elde edecek olduğundan yangın sonucu rulmanların telef olması sebebiyle bu durum artık imkansız hale geldiğini ve müvekkilinin zararının doğduğunu, müvekkili tarafından rulmanların aht antrepoya teslim edildiği resmi gümrük beyannameleri ile sabittiritfaiye raporu ile yangın sonucu müvekkile ait rulmanların telef olduğu ispatlandığını,
... meydana gelen yangına karşı gerekli önlemleri almadığı için müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, mülk sahibi olan gerçek kişiler yapı malikinin sorumluluğu kapsamında binanın yangına karşı gerekli nitelikleri taşımaması sebebiyle müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, yangının başladığı adreste faaliyet gösteren ... firmaları yangının başlamasına sebebiyet verdikleri için müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını, müvekkilinin alacağının varlığı ihtiyati haciz kararı verilmesine yetecek ölçüde ispatlandığını, yangın sebebiyle davalıların borçlarını ödememe ve mal kaçırma riski çok yüksek olduğunu,
dava öncesi arabulucuya başvurulmuş ise de anlaşma sağlanamamış olduğunu belirterek.
İhtiyati haciz talebimizin kabulü ile 10.551.640 TL alacağın için müvekkillerinin ticari sermayesinin neredeyse tamamını oluşturan mallarının yanarak telef olması sebebiyle takdiren teminatsız olarak aksi takdirde 150.000 TL teminat karşılığında, mahkeme aksi kanatte ise alacağın şimdilik 1.000.000 TL tutarı bakımından düşük oranlı bir teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 13.03.2025 tarihli ara kararla; "... ihtiyati haciz talep edilebilmesi için; ortada bir para alacağının bulunması, alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve vadesinin gelmiş olması koşullarının birlikte varlığı zorunludur.
Borcun vadesinin gelmemiş olması halinde ise, ayrıca borçlunun muayyen yerleşim yerinin bulunmaması ya da borçlunun taahhütlerinden kurtulmak için mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanması, ya da kaçması veya bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması koşullarıdan birinin bulunması şarttır.
Ayrıca İİK.nın 258. maddesinde de belirtildiği üzere alacaklının alacağının varlığı ile birlikte alacağın vadesinin geldiği veya alacağının vadesi gelmemişse, İİK’nın 257/2. maddesi hükmündeki sebeplerin varlığı hakkında mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermek zorundadır. Yani sadece alacağın varlığı, ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli veya tek şart değildir.
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin bir ispat aranmamakta ise de, özellikle hukukî bir işlem söz konusu olduğunda alacağın varlığının ve vadesinin geldiğinin yazılı bir belgeye veya belgeler zincirine dayanması, yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanması gerekmektedir.Tüm dosya kapsamına göre; somut olayda istemde bulunan tarafından ihtiyati haciz talep edildiği, alacağın varlığının tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğu, alacağın varlığının bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde kanıtlanamadığı, karşı tarafın kaçtığı veya mal kaçırdığına dair de herhangi bir delil bulunmadığı,
bu nedenle ihtiyati haczin yasal koşullarının bulunmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle. Rulmanların ...ya teslim edildiği resmi gümrük beyannameleri ve sayım tutanağı ile sabit olduğunu, itfaiye raporu ile yangın sonucu müvekkile ait rulmanların telef olduğu ispatlanmaktadır. müvekkilinin yapmış olduğu masraflar belgeli olarak,
uğramış olduğu doğrudan ve müspet zararlar ise daha önceden satmış olduğu emsal nitelikli rulmanlara istinaden hesaplanabildiğini, ... meydana gelen yangına karşı gerekli önlemleri almadığı için müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, Mülk sahibi olan gerçek kişiler yapı malikinin sorumluluğu kapsamında binanın yangına karşı gerekli nitelikleri taşımaması sebebiyle müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını, yangının başladığı adreste faaliyet gösteren emayhome firmaları yangının başlamasına sebebiyet verdikleri için müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını,
Somut olayda müvekkile ait malların ...ya saklama sözleşmesi kapsamında saklanmak üzere teslim edildiği resmi gümrük beyannameleri ile sabit olduğunu, yine gümrük beyannamelerinde malların maliyeti, sayısı dolayısıyla müvekkilin uğradığı zararın büyüklüğü de anlaşıldığını, Malların saklandığı adreste yangın çıktığı belediye tarafından hazırlanan resmi yangın raporu ile ispatlandığını, bu yangın neticesinde müvekkiline ait malların da tamamen telef olduğu izahtan vareste olduğun, davalıların ise müvekkiline karşı sorumlulukları yukarıda detaylıca izah edildiğini,
müvekkilinin mallarının yangında telef olması neticesinde meydana gelen zarardan dolayı sorumlulukları ortaya konulan davalılardan müvekkilinin alacaklı olduğunu, alacağın miktarının ise telef olan malların piyasada satış bedellerinin sabit olması sebebiyle belirli olduğunu, İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için kanunda vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir alacak şartı aranmakta olup müvekkilinin alacağının rehinle temin edilmediğini,
öte yandan müvekkilinin zararının doğması ile alacak muaccel hale gelmiş olup taraflarınca davalılara ihtarname keşide edilerek alacağın ödenmesinin talep edilmesiyle de davalılar temerrüte düşürüldüğünü, alacağın varlığının da yukarıdaki fıkrada izah edildiği üzere resmi belgelere dayalı olarak ortaya konulduğunu, somut olayda alacaklarının ihtiyati haciz kararı vermeye yetecek ölçüde ispatlanmış olduğundan ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek,
ara kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, tazminat davası içinde davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara kararının İİK'nın 258/3 maddesi uyarınca istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara kararakarşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkili şirketin ithal etmiş olduğu toplam 909.600 adet ... marka rulmanın davalılardan ...ya teslim edildiğini, 23.11.2024 tarihinde diğer davalı ... Ticaret Anonim Şirketi ile ... San. Tic.
Anonim Şirketine ait binada çıkan yangının davalı antrepoya da sirayet ettiğini ve müvekkiline ait rulmanların kullanılmaz hale geldiğini, yangında kullanılmaz hale gelen müvekkiline ait rulmanların davalı antrepoya teslim edildiğinin resmi gümrük beyannameleri ile kanıtlandığını, yine itfaiye raporu ile yangın sonucu müvekkile ait rulmanların telef olduğunun da ihtilafsız olduğunu, davalı ... antrepo meydana gelen yangına karşı gerekli önlemleri almadığı için müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu,
mülk sahibi olan gerçek kişiler yapı malikinin sorumluluğu kapsamında binanın yangına karşı gerekli nitelikleri taşımaması sebebiyle müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu, yangının başladığı adreste faaliyet gösteren diğer davalılar ... firmalarının da yangının başlamasına sebebiyet verdikleri için müvekkilinin zararından sorumlu olduklarını, müvekkilinin alacağının varlığı ihtiyati haciz kararı verilmesine yetecek ölçüde ispatlandığını, yangın sebebiyle davalıların borçlarını ödememe ve mal kaçırma riski çok yüksek olduğunu ileri sürmüştür.İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede,
rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması,
borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir.
Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir.
İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir.Somut olayda, davacı yanca iddianın ileri sürülüş biçimi de gözetildiğinde ve davalı antrepo vekilinin istinafa cevap ve davaya cevap dilekçe içerikleri de dikkate alındığında ara karar tarihi itibariyle, her bir davalını meydana geldiği ileri sürülen zarar nedeniyle kusur durumları ve buna bağlı olarak sorumlu tutulabilecekleri zarar miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmaktadır.
Yargılamanın ilerleyen aşamalarında ihtiyati haciz talebinde bulunulması ve mahkemenin bu konuyu yenide değerlendirmesi mümkündür. Bu durumda, mahkeme tarafından ihtiyati haciz talebine dair şartların oluşmadığı gerekçesiyle verilen ret kararında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davacı vekilince davalıların mal kaçırma ihtimalinin yüksek olduğu da ileri sürülerek ihtiyati haciz talep edildiği belirtilmiştir.
Ancak dosya kapsamında davalıların mal kaçırdıklarına dair iddiadan öte delil bulunmadığı anlaşılmış olup, bu yöndeki davacı istinafı da yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.f ve 258/3. maddeleri uyarınca karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/1074, K. 2025/1147, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama