KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2025/1314
- Karar no
- 2025/1318
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21.04.2025 tarihli Ara Karar
- Numarası
- 2025/264 Esas
- Davanın konusu
- Tazminat (Şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklı
Karar Metni
1.580 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; şirketin mevcut yönetiminin tek başına müdür olan ...'e ait olduğunu, ...'ün şirketi sadece kendi malvarlığıymışçasına özensiz, dikkatsiz, hesapsız, planlamasız bir şekilde yönettiğini, şirket yönetimi için ehil olmadığını, mevcut müdür tarafından şirketin zarara uğratıldığını, yıllardır pay sahiplerine kar payı dağıtılmadığını ve ayrıca mevcut zarar durumunu önlemeye yönelik bir önleme çalışmasının da yapılmadığını, kısacası her geçen gün şirketin değerinin düştüğünü,
şirketin bu halde olmasının temel sebeplerinden bir tanesinin yönetimle görevli müdürün sorumluluklarının gereğini yapmaması olduğunu, kısacası şirketin kötü yönetildiğini ve zarara uğratıldığını, davalı ...'ün kötü yönetimi çalışanlara yaptığı baskılar çalışanlarla iletişim kuramaması ve başka olumsuz etkenlerden dolayı (haksız yere işten çıkarma, mobbing, istifa vb. sebepler) sonucu çalışanların işine son verildiğini veya çalışanların dayanamayıp istifa ettiklerini, bu basit örneğin bile şirketin kötü yönetildiğini ortaya koyduğunu,
şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi halinde şirketin kötü yönetiminin ve zarar durumunun açık bir şekilde anlaşılabileceğini, şirketin zarara uğratılmasının engellenmesi ve faaliyetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla davalı şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanmasını talep ettiklerini, yönetim ve temsil kayyımı atanması taleplerinin kabul görmemesi halinde davalı şirkete denetim kayyımı atanmasını talep ettiklerini, şirketin yeteri kadar zarar gördüğünü,
hem bu mevcut zarar durumunun önlenmesi hem de kötü yönetimin anlaşılabilmesi ve durdurulabilmesi için en azından denetim kayyımının atanmasının zorunluluk arz ettiğini, şirket malvarlığının korunması amacıyla bir an önce şirket yönetiminin tedbiren kayyıma devredilmesini, yönetim kayyımı talebinin kabul görmese dahi denetim kayyımı atanmasını, şirket hesaplarına tedbir konulmasını, evleviyetle şirket defterleri üzerinde bir inceleme yapılmasını, şirketin yönetim ve temsili ile malvarlıklarının ve hatta defter ve belgelerinin korunması için gerekli her türlü önlemin tedbiren alınmasını, şirket malvarlığının tespit edilmesini,
şirket taşınmaz ve araçları ile her türlü devredilebilir malvarlığı değerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu iddia ederek, davalı müdürün yönetmeye ehil olmaması nedeniyle şirketin zarara uğratılmasının engellenmesi ve faaliyetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesi ve yönetim ve temsili için ...
Limited Şirketi'ne tedbiren kayyım tayinine karar verilmesini, yönetim kayyımı talepleri kabul görmese dahi tedbiren denetim kayyımı atanmasını, şirket hesaplarına tedbir konulmasını, evleviyetle şirket defter ve kayıtları üzerinde bir inceleme yapılmasını, ... Limited Şirketi'nin yönetim ve temsili ile malvarlıklarının ve hatta defter ve belgelerinin korunması için gerekli her türlü önlemin tedbiren alınmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 21.04.2025 tarihli ara kararında; "...İhtiyati tedbir 6100 Sayılı HMK'nın 389. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.
HMK'nın 389. maddesine göre ise ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, söz konusu maddede; meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale gelebileceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan haller, genel bir ihtiyati tedbir sebebi veya şartı olarak kabul edilmiştir.
Bu şartlardan birisinin mevcudiyeti halinde, mahkemece, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilecektir.Somut olayda, tarafların pay sahibi oldukları dava dışı şirketin organsız kaldığının veya şirketin kötü yönetildiği hususunun yaklaşık olarak ispat edilemediği anlaşılmakla ..." gerekçesiyle, dava dışı ...
Limited Şirketi'ne kayyım atanmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar vermiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf baaşvuru dilekçesinde özetle.
İhtiyati tedbir talebinin ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, tarafların pay sahibi olduğu dava dışı şirketin organsız kaldığı veya şirketin kötü yönetildiği hususunun yaklaşık olarak ispat edilemediği gerekçesiyle kayyım atanması ve şirket mal varlıklarına tedbir konulması talebinin reddine karar verildiğini, mahkeme tarafından şirkete temsilen öncelikle yönetim kayyımı taleplerinin kabul görmemesi halinde denetim kayyımı talebinin eksik ve hatalı değerlendirildiğini,
mahkeme gerekçesi ve kararının dava konusu talep ve ispata yeterince elverişli vakıaya uyumlu deliller çerçevesinde usul ve esas yükümlerinde hukuka uygun arz etmediğini, şirketin zarara uğratılmasının engellenmesi ve faaliyetlerinin verimli bir şekilde yürütülmesi amacıyla ...
Ltd Şirketinin yönetim ve temsilinin sağlanması için tedbiren yönetim ve temsil kayyımı atanmasının talep edildiğini, eksik ve hatalı kararın kaldırılması gerektiğini, HMK 389.maddedeki şartların gerçekleştiğini, dava dilekçesindeki deliller ve beyan dilekçesi dikkate alındığında şirketin fesih ve tasfiye davasına konu edilmesi genel kurullarının yapılmaması,
şirketin geri dönülmez şekilde zarara uğratılması ispatlandığında tedbiren kayyım atanması ve mal varlıklarına tedbir konulması taleplerinin usul ekonomisi ve yapılacak yargılamanın beklenmesinde mağduriyetin geri dönülmez şekilde doğacağı dikkate alınarak ivedi kabulünün zorunlu olduğunu, davalı şirkete yönetim ve temsil kayyımı atanmasını talep ettiklerini ayrıca şirket mal varlığının korunması amacıyla bir an önce şirket yönetiminin tedbiren kayyıma devredilmesi,
yönetim kayyımı talebinin kabul görmemesi halinde dahi denetim kayyımı atanması şirket hesaplarına tedbir konulmasını, şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasını, mal varlığının tespitini, her türlü devredilebilir mal varlığı değerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu iddia ederek, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 553 vd. maddeleri kapsamında limited şirket yöneticisinin sorumluluğundan kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamından, dava dışı ...
Ltd Şirketinin 2023 yılında tescil edildiği, kurucuların davacı ve davalı olduğu, şirket idaresinin ana sözleşmenin 7.maddesinde düzenlendiği, söz konusu düzenlemede, davalının müdür olarak temsile münferiden yetkili kılındığı ,ayrıca davacının müdür olarak seçildiği ve davalı ile birlikte müştereken temsile yetkili kabul edildiği, temsilin 8.maddede düzenlenmiş olduğu, söz konusu maddede şirketin müdürlerle temsil edileceği hususuna yer verildiği, davacı tarafça 13.08.2024 tarihli Beşiktaş ...
Noterliğinde ihtarnamenin davalı ve dava dışı şirket adına düzenlendiği, ihtarnamede TTK 617/3.maddesinin atfı ile 411/1 maddesi gereğince gündem maddeleri ile şirketin toplantıya çağrılması ihtarının belirtildiği, içeriğinde şirketin sicil kayıtlarında %49 aslında %100 payın sahibi olduğunu, buna ilişkin haklarını saklı tuttuğunu, şirketin 2023 yıllarının genel kurul toplantılarının yapılmadığının belirtilerek toplantı ve gündem için ihtarnamede bulunulduğu, davacı tarafça dava dışı şirket ve davalı tarafa 30.12.2024 tarihli Beşiktaş ...
Noterliğinden gönderilen ihtarname ile davacının şirketten istifa ettiğinin bildirildiği, ihtarname içeriğinde, davalı tarafından gerçekleştirildiği iddia edilen eylemlerden dolayı şirketin zarara uğratıldığı, davalıya şirketin münferiden yetkili olarak temsil yetkisi tanınmış iken davacıya müşterek olarak yetki verildiği, bu sebeple ve tamamen zamanla şirketin davalının kontrolüne geçtiği, şirkete ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilmediği, genel kurul toplantısı yapılmadığı, iş ve işlemler hakkında bilgi verilmediği vb hususlara yer verilerek müdürlük görevinden istifa edildiği ve sorumluluğun kabul edilmeyeceğinin belirtildiği,
aynı noterlikte düzenlenen tarihsiz ihtarnamede ise şirketteki haklarının ihlal edilmiş olduğunun hatırlatılarak ihlallere son verilmesi, gerekli ikazlarda bulunulması, hakların korunması için gerekli adımların atılması ve gerekli düzenlemelerin yapılması,
davalının gösterdiği 3.kişilere farklı tarihlerde yapılan ödemelerin derhal ödenmesi ve bilgi alma ile inceleme haklarının gereğinin yapılması aksi halde hukuki ve cezai yollara başvurulacağının belirtildiği,davacı iddiasına göre, davalının şirketin feshine ilişkin olarak İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/159 Esas sayılı dosyasında dava açtığı, davacı tarafça şirketten olan alacak iddiası ile şirket aleyhine icra takip talebinde bulunduğu, dava dışı gerçek kişi tarafından şirket aleyhine tahliye talepli icra takibi başlatıldığı,
mecurun boşaltılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı gerekçe gösterilerek karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edildiği, dava dışı SGK tarafından davacı aleyhine icra takibi başlatılmış olduğu ve davalı tarafça, şirketin fesih ve tasfiyesine ilişkin dava açılmış olduğu anlaşılmaktadır.HMK'nın 389. maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." ;
aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemelerini içermektedir. Kanun hükmü, tedbirin sadece dava konusu olan şey hakkında verilebileceğini düzenlemiştir. Davanın konusu olmayan şeyler hakkında tedbir kararı verilemez.
İhtiyati tedbirde, hakkında tedbir kararı alınan şey, esasen asıl davanın konusudur. Konusu para alacağı olan bir davada, koşullarının bulunması hâlinde İİK'nın 257 vd. maddelerindeki koşullar varsa, talep hâlinde ihtiyati haciz kararı verilebilir. Davacı tarafından ihtiyati haciz talep edilmemiş, HMK'nın 389 ve devamı maddelerine göre ihtiyati tedbir talep edilmiştir.
Öte yandan, tüzel kişilerde asıl olan, tüzel kişiliğin seçilmiş yöneticileri tarafından, şirket ana sözleşmesi ve ticari hayatın gereklerine göre yönetilmesidir. TMK 427.maddede; yönetim üst başlığı ile 427/4fıkrada; bir tüzel kişinin gerekli organlardan yoksun kalmış ve başka yoldan yönetiminin sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanabileceği düzenlenmiştir.
Davacı tarafça dava dilekçesinde; tedbiren kayyım talebine karar verilmesi, yönetim kayyımı talebinin kabul görmemesi halinde denetim kayyımı atanmasını talep etmiştir. Yukarıda ifade edildiği üzere şirketin gerekli organlardan yoksun kaldığına ilişkin dosya içerisinde herhangi bir bilgi ve belge mevcut değildir. Bu nedenle mahkemece, davacının ihtiyati tedbir taleplerinin reddine ilişkin kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KANUN YOLU
HMK'nın 362/1.f ve 391/3. maddeleri gereğince karar kesindir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/1314, K. 2025/1318, 17 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama