İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1695 K.2025/1734

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması…

Esas2025/1695Karar2025/1734Tarih6 Kasım 2025Okuma12 dk · 2.448 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi (Denizcilik İhtisas Mahkemesi Sıfatıyla)

Karar tarihi
6 Kasım 2025
Dosya no
2025/1695
Karar no
2025/1734
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
07.11.2024
Numarası
2021/517 Esas - 2024/427 Karar
Dava
İtirazın İptali (Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi Rücu
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.448 kelime·12 dk okuma·4 bölüm

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketçe Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan dava dışı sigortalı ... ... ... San ve Tic A.Ş.'ye ait muhtelif taze balık emtiasının, davalıların sorumluluğunda Türkiye'den İsrail'e ...

2010 gemisi ile taşınması sırasında hasarlandığını, müvekkilince 158.001,20 TL hasar bedelinin ödenerek halefiyet kuralları ile TBK'nın alacağın devri hükümlerine göre sigortalısının haklarını devir aldığını, 1 ve 2 nolu davalıların taşıyan-forwarder, 3 nolu davalının taşıyan, 4 nolu davalının donatan sıfatıyla sorumlu olduğunu, hasarın taşıma sırasında ve davalıların sorumluluğunda ki gecikmeden kaynaklandığını, rücu muhataplarının ödeme yapmaması üzerine 162.938,74 TL alacağına tahsili amacıyla İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, aksi halde davaya alacak davası olarak devam edilerek alacağın faiziyle birlikte tahsiline, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... ... Lojistik Limited Şirketi ve ... ... Inc Izafeten ... ...

Loj Ltd Şti vekili, savunmasında özetle; taşımaya konu konşimentoya göre gönderenin ... Dış Ticaret A.Ş olması nedeniyle taşımayı ve dolayısıyla taşımadan doğacak hukuksal ve ticari menfaatlerin ... Dış Ticaret'e ait olduğunu, sigorta ettirenin ... ile ...

Dış Ticaret firmalarının aynı holding çatısı altında olduğundan bahisle halefiyet zincirinin kurulduğunu, oysa şirketlerin ayrı tüzel kişiliğe sahip olduğunu, ... firmasının taşıma işine konu emtia ile herhangi bir bağının olmaması, satış ve taşma taraflarından birisi olmaması ve sigortalanabilir bir menfaati bulunmaması nedeniyle TTK'nın 1459/1. maddesi uyarınca zarara uğrama imkanın bulunmadığını, davaya konu taşımada müvekkilinin, ...

International Inc şirketinin acentesi olarak görev aldığının konşimento ile sabit olduğundan, müvekkiline izafeten açılan davada husumet şartı sağlandığından, asaleten açılan davanın hukuki yarar bulunmadığını, konşimentoda hak sahibinin ...

Dış Ticaret olmasına rağmen ödemenin ...e yapılması nedeniyle geçerli bir ödeme bulunmadığını, ekspertiz raporunda taşımadaki gecikmenin olumsuz hava şartlarından kaynaklandığının belirlenmesi nedeniyle icra inkar tazminatı ile faiz talebinin dayanaksız olduğunu savunarak, davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı ... ...

Nakliyat ve Dış Ticaret Anonim Şirketi vekili, savunmasında özetle; davacının, sigorta poliçesi kapsamı dışında yaptığı ödeme nedeniyle üçüncü kişilere rücu hakkı bulunmadığından davacının aktif husumet ehliyetinden söz edilemeyeceğini, geçersiz ödeme nedeniyle halefiyet iddia edilemeyeceğini, aksi halde emtiaların tesliminin hava muhalefeti nedeni ile geciktiğini, müvekkilin taşımada kast ve ihmali bulunmadığını, emtiaların belirlenen ücretin altında satılacağına ve zarara edileceğine dair müvekkili şirkete bildirim yapılmadığını, talep edilen tutarın taşınan emtianın değerinden ve ortaya çıkan zarardan fazla olduğunu savunarak,

davanın reddi ile kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Davalı ... ... Gemi Acenteliği ve İşletmeciliği Nakliye Ticaret Limited Şirketi, savunmasında özetle; davacı ile gönderici ...

Dış Tic. arasında akdedilmiş bir sigorta sözleşmesi bulunmadığını, tazminat ödemesinin Çamlıyem şirketine yapıldığını ve bu şirketin dava konusu taşıma ile ilgisi bulunmadığını, süresi içinde bildirim yapılmadığını, 27.05.2020 tarihli raporda belirtildiği üzere geminin varış tarihlerinde söz konusu bölgede olumsuz hava şartları oluştuğunu, geminin ve yükün selameti için geminin 17.03.2020 tarihinde Famagusta'da demirlendiğini, 19.03.2020 tarihinde hava raporları doğrultusunda geminin demir alarak hareket ettiğini ve 20.03.2020 tarihinde Haifa limanına yanaştığını, hava muhalefeti nedeni ile gecikmenin mücbir sebep sayılacağını savunarak,

davanın reddin karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava halefiyete istinaden açılmış olmakla, davacının TTK 1472 maddesi gereğince halef sıfatını ve hali ile aktif husumet ehliyetini kazanabilmesi için, geçerli bir sigorta sözleşmesinin kurulmuş olması, sigortacının himaye kapsamında yer alan riziko sebebiyle meydana gelen zararları ödemiş olması ancak bu ödemenin geçerli bir sözleşme uyarınca ve gerçek hak sahibine yapılması gerekmektedir.

Sigortacının halefiyeti, kanundan kaynaklandığından kendiliğinden meydana gelir. Sigortacı tazminatı ödediği anda, sigortalının yerine geçer ve sigortalının zarara sebep olan üçüncü şahsa karşı olan talep hakkı düşer. Son olarak ise halefiyetin gerçekleşmesi için, zarar nedeni ile sorumlu bulunan üçüncü bir kişinin varlığı gereklidir.

Sonuç olarak davacı sigortacının, sigortalısının haklarına halef olabilmesi için, sigortalının üçüncü şahıslara karşı tazminat talebi hakkına sahip olması, sigortacının sigorta tazminatını gerçek hak sahibine ödemiş olması ve geçerli bir sigorta sözleşmesinin var olması gerekir. Dosyada bulunan 234228009 numaralı Nakliyat emtia sigortası Abonman Sözleşmesi'ne göre dava dışı sigortalı B ... ... ...

Sanayi ve Ticaret AŞ tarafından CIF satım şekli ile ihreç edilen taze balık cinsi emtianın Mersin Limanı'ndan İsrail-Haifa Limanı'na ... 2010 isimli gemi ile taşınmasının sigorta teminetı altına alındığı, dosyada mübrez 2201299961 numaralı konşimentoda ise her ne kadar dava dışı ...

Dış Ticaret firması gönderen olarak kayıtlı bulunmaktaysa da, dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile davacı beyanları bir arada değerlendirildiğinde, davaya konu balık emtiası üreticisi ve satıcısının dava dışı sigortalı ... ... ... Sanayi ve Ticaret AŞ olduğu ancak ihracat işlemlerinin dava dışı ...

Dış Ticaret firması tarafından gerçekleştirildiği anlaşılmış olup, taşımaya konu emtianın planlanan tarihten daha geç varma limanına ulaşması nedeni ile raf ömrü kısalan emtiaların daha düşük bir fiyattan satıldığı beyanı ile oluşan zararın dosyada bulunan ...

Bankası'na ait 19/06/2020 tarihli ödeme belgesi ile davacı sigorta şirketi tarafından 158.001,20 TL olarak sigortalıya ödendiği anlaşılmıştır Davaya konu emtia satım şetli CIF olmakla, dosyada düzenlenen bilirkişi raporunda açıklandığı hali ile, CIF satım şeklinde hasara katlanma yükümlülüğü, emtianın gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçmektedir.

Bu kapsamda, dava dışı sigortalının hasar bakımından sigortalanabilir menfaati bulunup bulunmadığının tespiti için, dava dışı sigortalı ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, düzenlenen muhasip raporunda; dava dışı sigortalı-üretici olan Çamlıyem firması tarafından dava dışı ihracatçı ... Dış Ticaret firması arına, ...

Dış Ticaret firması tarafından da dava dışı yük alıcısı ... ... firması adına davaya konu emtia için düzenlenen 59.653,25 USD bedelli fatura bedelinin tamamının öncelikle alıcı tarafından ... Dış Ticaret firmasına, bu firma tarafından da sigortalı üretici ... firmasına 30/04/2020 tarihinde havale yapılmak sureti ile ödendiği tespit edilmiştir.

Bununla birlikte hasar miktarı olduğu belirtilen 24.750,00 USD nin dava dışı alıcıya iade edilmediği yahut bedelsiz ikame mal gönderimi de yapılmadığı belirtilmekle birlikte, dava dışı sigortalının beyanına göre bu bedelin kısım kısım olmak sureti ile Haziren-Temmuz ve Ağustos aylarındaki başka ihracat faturalarından indirim yapılmak sureti ile ödendiği bu faturaların listesinin e-posta yolu ile dava dışı alıcı firmaya iletildiği açıklanmış olup, yine bilirkişi tarafından rapor ekine eklenen ve indirim yapıldığı belirtilen faturaların incelenmesinde ise bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere,

indirim yapıldığına ilişkin herhangi bir kayıt ya da bilginin bulunmadığı görülmüştür.

Bu hali ile davacı tarafından dava dışı sigortalıya hasar tazminatının ödendiği sabit olan 19/06/2020 tarihinde dava dışı sigortalı nezdinde bir zararın oluşmadığı mahkemece kabul edilmiş olup, dosya kapsamında alınan 2 ayrı muhasip raporu ile de esasen dava dışı sigortalı tarafından emtia rayiç satım bedelleri ile indirim oranları mahkemece denetime elverir şekilde ortaya konulamamış bu nedenle de sigortalı nezdinde zarar meydana gelip gelmediği ile zararın miktarının tespiti mümkün olmamıştır.

Bu hali ile davacının aktif husumet ehliyetini haiz olmadığı..." gerekçesiyle, aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine, karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Mahkeme kararının aksine son alınan bilirkişi raporunda, mal bedelinin öncelikle alıcı tarafa ödendiği, ancak malların çürümesi nedeniyle oluşan 24.570 USD zarar kadar alıcıya indirim yapıldığının belirlendiğini, indirim yoluyla 24.570 USD zararın sigortalı üzerinde kalması nedeniyle müvekkilinizin aktif husumetinin varlığının belirlendiğini, bu raporda mal bedeli olan 59.653,25 USD'nin alıcıya ödendiği,

ancak hasarlı mal bedeli olan 24.570 USD zararın alıcısı tarafından ispatlandığı için sigortalının bu bedel kadar indirim yaptığının belirlendiğini, Müvekkilinin sigortalısına, davalıların kusuru nedeniyle oluşan 24.570 USD hasar bedelinin ödediğini, bu bedelin sigortalı tarafından alıcıya yapılan indirimlerle bir tür mahsup işlemi ile ödendiğini ve zararın sigortalı firma üzerinde kaldığını, CIF teslimde aktif husumetin araştırılmasının nihai amacının, dava konusu zararın satıcı veya alıcı taraftan kimin üzerinde kaldığının tespiti olduğunu, Yargıtay uygulaması gereğince zararın hangi taraf üzerinde olduğunun yapılan ödeme, mahsuplaşma,

credit note gibi bir çok yöntemle tespit edilebildiğini, alıcı tarafa hasarlı mal bedeli kadar indirim yapılmış olmasının da zararın sigortalı şirket üzerinde kaldığını gösterdiğini, Buna göre sigortalının 59.653,25 USD elde edeceği bir satış ilişkisinde malın hasarlanması nedeniyle 24.570 USD kadar alıcısına indirim yaptığını ve bu dava bedeli kadar zararın sigortalı üzerinde kaldığını, müvekkilinin de bu zarar bedelini sigortalısına ödediğini, geçerli bir sigorta poliçesi gereği yapılan ödeme ile müvekkilinin aktif husumet ehliyeti kazandığını,

mahkemenin başka bir kararında benzer nitelikteki bir olayda aktif dava ehliyetinin bulunduğunu kabul ettiğini, sigortalının 59.653,25 USD bedeli satış aşamasında değil, 30.04.2020 tarihinde tahsil ettiğini, yerleşik Yargıtay uygulaması gereği satış bedelinin başlangıçta tahsil edilememesi nedeniyle CIF teslim şartlarının tümüyle uygulanacağının söylenemeyeceğini, bu nedenle müvekkilinin aktif husumet ehliyeti bulunduğunu, hasarın 19.03.2020 tarihinde gerçekleştiğini, emtianın mal faturasının ise 16.03.2020 tarihli olduğunu, raporda belirtildiği üzere söz konusu mal faturasının satış aşamasında tahsil edilmediğini,

satış bedelinin sigortalı tarafından bundan çok daha sonra 30.04.2020 tarihinde tahsil edildiğini, gerek sigortalının satış bedelinin başlangıçta tahsil etmemesi, gerekse 24.570 USD zararın sigortalı üzerinde kaldığı göz önüne alınarak aktif husumetin bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini, son alınan bilirkişi raporu ile birlikte eksper raporunun da zararı kanıtladığını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, gemiyle eşya taşıması sırasında eşyada meydana gelen hasar bedelinin rücuen tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Uyuşmazlık, davalı taşıyıcı ve donatanın meydana gelen hasardan dolayı sorumlu olup olmadığı, taşımaya konu konşimento üzerindeki kaydın geçerliliğinin bulunup bulunmadığı, bilirkişi raporunun yeterli olup olmadığı, rapora yapılan itirazların değerlendirilip değerlendirilmediği, davacının geçerli bir hasarı ödeyerek sigortalının haklarına halef olup olmadığı ve bu kapsamda dava ehliyetinin bulunup bulunmadığı, kararın usul ve yasaya uygun bulunup bulunmadığına ilişkindir.

Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalı ... ... ... ve Ticaret A.Ş. arasında 31.10.2019 başlangıç tarihli 1 yıl emtia blok abonman sigorta poliçesinin düzenlendiği, sigorta kapsamında sadece Türkiye İsrail seferlerindeki gecikme nedeniyle emtianın bozulması halinde her sefer için 524.928 TL ve yıllık toplam 656.160 TL hasar limiti ile teminat verildiği, gecikme hasarlarında %1 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının kararlaştırıldığı görülmüştür.

Sigortalı tarafından yapılan başvuru üzerine ekspertiz incelemesi yapılmış ve 158.001,20 TL'nin 19.06.2020 tarihinde ödenerek TTK'nın 1420. maddesi gereğince sigortalının haklarına halef olunduğu anlaşılmıştır. Dosya içerisindeki konşimentoya göre taşıtan ... Dış Ticaret A.Ş. olup, yük Mersin'den İsrail'e taşınacaktır. 16.03.2020 tarihli satış faturası, satıcı ile alıcı arasında bir satış sözleşmesi kurulduğunu kanıtlamakta olup, dava dışı ...

Dış Ticaret A.Ş.tarafından yurt dışında bulunan alıcı ... ... Şirketi'dir. Dosyadaki gümrük beyannamesine göre satış şekli navlun ve sigorta bedeli dahil olan CIF satım şekli olduğu belirlenmiştir. Davaya konu emtianın taşıma rizikolarına karşı satıcı adına sigorta ettirildiği ve satışın CİF satış şeklinde olduğu ihtilafsızdır.

CIF kaydı satışta hasarın emtianın yükleme limanında gemiye yüklenmesi ile birlikte alıcıya geçtiğinden satıcının alıcı adına malları sigorta ettirmesi, sigorta bedelini ödemesi, rizikodan sonra sigortacının sigortalı konumundaki alıcıya ödemede bulunması halinde sigortacının halefiyet hakkı doğar.

Ancak satıcının mal bedelini tahsil edememiş olması halinde, mal üzerinde menfaati devam edeceğinden, bu durumda satıcıya hasarlı emtia nedeniyle ödeme yapan davacı sigorta şirketinin yaptığı ödemeyi rücuen talep etme hakkı doğacaktır. Bu durumda, sigortalının esasında atış bedelini alıcı firmadan almadığı gibi, alıcı firmanın da ödemenin sigortalıya yapılmasına muvafakat ettiğinin kanıtlaması gerekmektedir.

Başka bir anlatımla, CIF satış türünde satıcının sigortada menfaatinin bulunması, satım bedelinin tahsil edilmemiş olması veya meydana gelen hasar kadar satım bedelinde bir eksilme bulunduğunun kanıtlanması halinde satıcının/ sigortalının bir zararından söz edilebileceği ve sigorta poliçesi kapsamında geçerli bir ödeme yapıldığının kabul edilebileceği anlaşılmaktadır.

Her ne kadar satım şeklinin CIF olmadığı istinaf başvurusunda belirtilmiş ise de satış yönteminin CIF olduğu, paranın sonradan tahsil edilmiş olmasının bu satım şeklinin varlığına bir zarar vermeyeceği ve rücu şartlarının CIF satım şekline göre değerlendirilmesi gerekmektedir.

İstinaf başvurusunda sözü edilen 17.07.2024 tarihli bilirkişi raporunda, indirim yoluyla yurt dışındaki alıcının zararının karşılandığı, sonradan düzenlenen faturaların indirimli bedel üzerinden düzenlenmesi nedeniyle zarar bulunduğunun belirlendiği ileri sürülmüştür. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında, üretici firma olan ... ... A.Ş. ile ihracatçı firma olan satıcı ...

Dış Ticaret A.Ş.'nin ticari defterleri ve yurt dışındaki alıcıya düzenlenen fatura bedeli olan 59.653,25 USD'nin önce ... Dış Ticaret A.Ş'ne şirketine ödendiği, bu şirketçe paranın tamamının ... ... A.Ş'ne havale edilerek 30.04.2020 tarihinde ödendiği belirlenmiştir.

Yurt dışındaki alıcının talep ettiği indirim tutarı olan 24.570 Usd'nin ise nakit olarak iade edilmediği, ya da ikame mal gönderilmediği, ancak satıcı ile üreticiden talep edilen 24.570 Usd'nin 2020 yılı Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarındaki başka ihracat faturalarından indirim yapılarak ödendiği, hangi ihracat faturalarında indirim yapıldığının yurt dışı müşterisine 26.08.2020 tarihli maile ekli listede bildirildiğinin ... ...

A.Ş. tarafından beyan edildiği tespit edilmiştir. Bilirkişi beyan dilekçesi ile bunun ekindeki elektronik posta ve faturaları eklemiştir. Rapor ekindeki 16.07.2024 tarihli beyan dilekçesi sigortalı ... ... ... A.Ş.tarafından verilmiş olup, 24.570 Usd indirimin 2020 Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında satılan emtia bedelinde dikkate alındığı beyan edilmiştir.

Bu yazı ekinde sunulan elektronik postaların İngilizce olduğu ve kilogramda 2 USD indirim yapılmasının talep edildiği görülmüştür. Mal satımına ilişkin fatura 16.03.2020 tarihli fatura olup bu fatura ... Dış Ticaret Adına yurt dışında kurulu olan Magat Hearetz şirketine düzenlenmiştir. Gönderilen e-mail ile bu fatura bedelinde indirim yapılması talep edilmiştir. Sunulan faturalarda iskonto hanesi bulunmasına rağmen bu hanenin boş olduğu anlaşılmaktadır.

Sunulan faturalar ... ... ... tarafından satıcı ... Şirketine düzenlenmiştir. 02.06.2020 tarihli 11.449 Usd bedelli taze soğutulmuş kültür çupra balığına ilişkin e-ihracat faturası FCA satış türüne ilişkin olup yurt dışındaki alıcı ... adına düzenlenmiştir.

Bunun yanı sıra 05.06.2020 tarihli üç adet, 08.06.2020, 12.06.2020 tarihli iki adet, 15.06.2020, 19.06.2020 tarihli iki adet, 26.06.2020 tarihli iki adet, 03.07.2020, 10.07.2020, 17.07.2020, 24.07.2020, 07.08.2020, 14.08.2020, 21.08.2020 tarihli ihracat faturalarının da ... Dış Ticaret tarafından ... Hearetz şirketine düzenlenmiş taze soğutulmuş balık emtiasına ilişkin olduğu, bu faturalarda da herhangi bir indirim yapıldığına ilişkin bir kayıt bulunmadığı anlaşılmıştır.

Yukarıda belirtildiği gibi ... ... tarafından ... şirketine gönderilen ihracat faturalarının dayanağına ilişkin olan faturalarda da bir açıklama bulunmamaktadır. Bu durumda, emtiada oluşan hasarın başka mal satımlarından mahsup edilerek bu hasar bedelinin sigortalı üzerinde kaldığı usulüne uygun delillerle kanıtlanmamıştır. İbraz edilen faturalarda bu iddiayı ispata yarar bir kayıt bulunmamaktadır.

Sunulan mail soyut olarak bu miktarda bir zararın varlığı ve bu zararın mahsup edildiğini kanıtlamamaktadır. Bu nedenle davacının, gerçek bir zarar karşılığında ödeme yapmadığına ilişkin tespit ve gerekçesi yerinde olduğundan, davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddine karar verilmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 06.11.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/1695, K. 2025/1734, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  4. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  5. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri
  6. İnceleme Ve Gerekçe
  7. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1695
Karar No
2025/1734
Tarih
6 Kasım 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/1697 K.2025/1751
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1697 K.2025/1367
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2025/1697 K.2025/1920
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/1699 K.2025/1750
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/1699 K.2025/1369
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/1700 K.2025/1740

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.