İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/726 K.2025/851

Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna…

Esas2025/726Karar2025/851Tarih22 Mayıs 2025Okuma11 dk · 2.211 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Mayıs 2025
Dosya no
2025/726
Karar no
2025/851
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
14.02.2025 tarihli Ara Karar
Numarası
2021/523 Esas
Davanın konusu
Şirketin fesih ve tasfiyesi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.211 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacılar vekili, dava dilekçesinde özetle. Şirket'e ait Çorum İli, Kargı ilçes ... Mevkii Organize Sanayi Bölgesinda bulunan 61 dönüm üzerine kurulu fabrikasına dair yapılan değerlemelerde, 21.08.2024 Tarihli raporda, "... numaralı parsel üzerinde.

14 adet yapıların değerinin 14.271.379,38 TL (KDV hariç); arsa değerinin 6.273.100,00TL (KDV hariç); toplamda ise 20.544.479,38 TL (KDV hariç) (21/08/2024 tarihi itibarıyle) olabileceği kanaatine varıldığını, makine ve ekipmanların özellik ve mevcut yıpranma durumlarına göre değerlendirilmiş olduğunu, makine ve ekipmanların genel toplamının rapor tarihi itibariyle (21/08/2024) rayiç değerinin 6.712.000,00 TL olabileceği kanaati oluştuğunu,17.04.2024 tarihli rapora bakıldığında ise, "Şirket varlıklarının değerlendirilmesi sonucu Şirketin Özvarlığı’nın 134.505.957,86 TL olduğu tespit ve sonucuna varılmıştır." denildiğini,

müvekkilleri tarafından alınan duyumlara göre, davalı şirketin, söz konusu fabrikayı satılığa çıkardığını ve 150.000.000,00TL gibi bir fiyattan satışa çıkardığını, herhangi bir menkul veya gayrımenkulün satışı yapılacak olursa gerçek satış bedelinin ne kadarının bilançoya ve ticari defterlere yansıtılacağından emin olmak da şirketin diğer ortaklarının bugüne kadarki, özellikle açık hesapla çalışmak gibi yöntem ve tavırları dikkate alındığında pek mümkün olmadığını, ...com sitesinde adı geçen fabrikanın ... ilan numarası ile ilana koyulduğunun müvekkillerince tespit edildiğini, ilan linkine tıklandığında,

ilanın yayından kaldırıldığının görüldüğünü, bu nedenlerden dolayı; www...com şirketine müzekkere yazılarak ... numaralı ilanın, ilanı veren kişi veya şirkete ait bilgilerin gönderilmesinin istenmesine, müvekkilleri ve şirket aleyhine telafisi güç ve imkansız zararların doğması ihtimalinin önüne geçmek maksadıyla müvekkillerinin haklarının korunması nedeniyle, şirkete ait menkul ve gayrımenkuller, tüm malvarlığı ve banka hesapları ve payları üzerine ihtiyati tedbir şerhi konularak satışlarının engellenmesine,

şirket malvarlığının satışı ve benzeri işlemlerin yapılması noktasında yetkili müdürün ve yöneticilerin TTK'nın 630. uyarınca yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına, bu talep uygun görülmediği takdirde ise davalı şirket yönetiminin işlemlerinin kayyım onayına tabi tutulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 20.12.2024 tarihli ara kararıyla; "...Dava, şirketin feshi istemine ilişkin olup, davacılar vekilince müvekkilleri ve şirket aleyhine telafisi güç ve imkansız zararların doğması ihtimali bulunduğunu, şirkete ait menkul ve gayrımenkuller, tüm malvarlığı ve banka hesapları ve paylar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, şirket malvarlığının satışı vebenzeri işlemlerin yapılması noktasında yetkili müdürün ve yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılmasına,

bu talep uygun görülmediği takdirde ise davalı şirket yönetiminin işlemlerinin kayyım onayına tabi tutulmasına karar verilmesini talep etmiş olmakla; davanın şirket feshi istemine ilişkin olduğu göz önüne alındığında tedbir talep edilen hususlar doğrudan dava konusu olmasa da davalı şirketin fesih ve tasfiyesi talep edilmekle, şirketlerin tüm mal varlığı dolaylı olarak davanın konusu kapsamındadır,

bu haliyle şirketin davacılar dışındaki ortaklar tarafından yönetilmesi nedeniyle şirketin malvarlığının elden çıkarılması halinde şirketin malvarlığında azalma olacağından ve bu durum davacıların ortaklık paylarının karşılığını ve şirket değerini etkileyeceğinden davacıların ileride telafisi imkansız zarar doğma ihtimali bulunduğundan dolayı HMK 389 ve 390/3 gereğince ihtiyati tedbir verilebilmesi hususunda yasal koşulların gerçekleştiği (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 14/11/2024 tarih 2024/1666 E.-2024/1622 K. Sayılı içtihatı) anlaşılmakla; davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile;

davanı türü ve niteliği gereği HMK 392/1 uyarınca takdiren 100.000,00-TL nakdi veya gayri nakdi teminat yatırıldığında davalı şirketin taşınmaz malvarlığının satış ve devrinin önlenmesi hususunda davalı şirketin taşınmazlarının tapu kayıtlarına tedbir konulmasına,

davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine dair..." gerekçesiyle davacılar vekilinin ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulü ile davanın türü ve niteliği gereği HMK'nın 392/1 uyarınca takdiren 100.000,00 TL nakdî veya gayri nakdî teminat yatırıldığında, davalı şirketin taşınmaz malvarlığının satış ve devrinin önlenmesi hususunda davalı şirketin taşınmazlarının tapu kayıtlarına tedbir konulmasına, davacının fazlaya ilişkin tedbir istemin reddine, karar verilmiştir.

HMK'nın 394.maddesi uyarınca, davalı vekili tarafından bu ara karara itiraz edilmiştir.Davalı vekili, itiraz dilekçesinde özetle; davacı tarafın tedbir talebinde bulunmasını gerektirecek durumun olmadığını, davacı taraf ile müvekkili arasında 2017 yılından bu yana yaklaşık sekiz yıldır davaların devam ettiğini, bu süreçte şirketin bütün mevcutlarının korunduğunu, bilirkişi raporlarına bakıldığında şirkete ait gayrimenkullerin toplam değerinin yaklaşık 120.000.000 TL olduğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının haksız olduğunu belirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına,

aksi takdirde teminatın artırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbire itirazı değerlendirdiği 14.02.2025 tarihli ara kararıyla; "...Dava, şirketin feshi istemine ilişkin olup, davacılar vekilince müvekkilleri ve şirket aleyhine telafisi güç ve imkansız zararların doğması ihtimali bulunduğunu, şirkete ait menkul ve gayrımenkuller, tüm malvarlığı ve banka hesapları ve paylar üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, şirket malvarlığının satışı vebenzeri işlemlerin yapılması noktasında yetkili müdürün ve yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılması veya sınırlandırılmasına,

bu talep uygun görülmediği takdirde ise davalı şirket yönetiminin işlemlerinin kayyım onayına tabi tutulmasına karar verilmesini talep etmiş olmakla.

Mahkememizin 20/12/2024 tarihli ara kararı ile ihtiyati tedbir talebinin kısmen kabulüne karar verilerek; davanı türü ve niteliği gereği HMK 392/1 uyarınca takdiren 100.000,00-TL nakdi veya gayri nakdi teminat yatırıldığında davalı şirketin taşınmaz malvarlığının satış ve devrinin önlenmesi hususunda davalı şirketin taşınmazlarının tapu kayıtlarına tedbir konulmasına, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verildiği, davalı tarafça yukarıda anılan 06/02/2025 tarihli dilekçesi ile ihtiyati tedbire itiraz ettiği görülmüş olup.

Mahkememizce verilen 20/12/2024 tarihli ara karar ile şirketin davacılar dışındaki ortaklar tarafından yönetilmesi nedeniyle şirketin malvarlığının elden çıkarılması halinde şirketin malvarlığında azalma olacağından ve bu durum davacıların ortaklık paylarının karşılığını ve şirket değerini etkileyeceğinden davacıların ileride telafisi imkansız zarar doğma ihtimali bulunduğundan verilen ihtiyati tedbir kararının ve tayin edilen teminatın yerinde olduğu,

somut olaya ilişkin tedbir kararının kaldırılmasına veya teminatın artırılmasına dair geçerli neden bulunmadığı anlaşıldığından Mahkememiz kararının yerinde olduğu anlaşılmakla..." gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının ve teminatın arttırılması talebinin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle.

Mahkeme tarafından davacıların varsayımlara dayalı olarak ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacıların müvekkili şirkete ait Çorum ili Kargı ilçesinde bulunan gayrimenkulün satılması ile ilgili olarak ilanın olduğunu, linke tıklandığında ilanın kaldırıldığını beyan ederek tedbir talebinde bulunduğunu, mahkemenin 20.12.2024 tarihli ara kararı ile 100.000,00 TL teminat karşılığında davalı şirketin taşınmazlarının tapu kayıtlarına tedbir konulmasına karar verildiğini, verilen karara itiraz edildiğini, dilekçede tedbir talebini gerektirecek bir durumun olmadığını,

davacı taraf ile müvekkilleri arasında 2017 yılından bu yana yaklaşık 8 yıldır davaların devam ettiğini, bu süreçte şirketin bütün mevcutlarının korunduğunu, yaşanan pandemi ve ekonomik krizlere rağmen şirket mevcudiyetini korumaya devam ettiğini, bilirkişi incelemesi sonucunda alınan raporlarda da gayrimenkullerin toplam değerinin yaklaşık 120.000.000,00 TL olduğunun tespit edildiğini, davacı tarafın şirketteki hisse oranına göre tüm gayrimenkullere konulan tedbirin fazla olduğu bu nedenlerden dolayı verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması,

mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda teminat miktarının artırılmasına karar verilmesinin talep edildiğini, mahkemenin 14.02.2025 tarihli ara kararı ile talebin reddedildiğini, dosyadaki raporlara bakıldığında şirkete ait gayrimenkullerin toplam değerinin yaklaşık 120.000.000,00 TL olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının şirketteki hissesinden fazla olarak gayrimenkullere konulan tedbirin usul ve yasaya aykırı olduğu gibi takdir edilen teminatın da yeterli olmadığını,

mahkeme tarafından raporlar doğrultusunda davacı tarafın hissesine tekabül edecek gayrimenkul üzerine tedbir koyması ve buna uygun teminat miktarı belirlemesi gerekir iken şirketin tüm gayrimenkullerine konulan tedbirin usul ve yasalara aykırı olduğunu belirterek, ilk derece ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine dair verilen ara kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, TTK'nın 531. maddesi uyarınca anonim şirketin haklı nedenle feshi veya payların değerinin tespiti, ortaklıktan çıkma ve bu süreç içerisinde şirket mal varlığının korunması maksadı ile mal varlığı üzerine tedbir konulması yahut yönetime her türlü öz sermaye veya mal varlığına ilişkin işlemlerin denetlemesi için denetim kayyımı atanması istemlerine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbire itirazın reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacılardan ...'ın davalı şirketin %10, davacı ...'ın %15 oranında şirketin hissedarı oldukları, davalı şirket ile davacılar arasında 2017 yılından beri devam eden hukuki uyuşmazlıkların olduğu,

davaların bir kısmının karara çıktığı ve istinaf incelenmesinden geçmiş olduğu anlaşılmıştır.

Bu kapsamda yapılan inceleme ile davacıların İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/32 Esas sayılı dosyasında, 06.07.2017 tarihinde genel kurula çağrı iznine dair taleplerinin mahkemenin 06.07.2017 tarihli kararı ile şirket yönetim kurulunun 22.02.2017 tarih ve 01 sayılı kararı doğrultusunda şirketin 2015 yılı olağan genel kurul toplantısını 20.03.2017 tarihinde yaptığı, bu durum karşısında genel kurula çağrı izni istemli talebin konusuz kaldığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm tesis edildiği,

söz konusu kararın istinaf edilmesi neticesinde, Dairemizin 2017/1011 Esas, 2018/44 Karar sayılı kararı ile TTK'nın 412. maddenin son cümlesi uyarınca ilk derece mahkeme kararına karşı istinaf kanun yolunun caiz olmadığı gerekçesiyle istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verildiği,

davacıların 20.03.2017 tarihli genel kurulda alınan bilançonun onaylanması ve kar payı dağıtılmamasına ilişkin 3 nolu karar ile yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin 5 nolu kararın iptaline, bilanço gereğince 2003 ile 2005 yıllarına ilişkin kar payının belirlenerek tahsili istemine dair İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/444 Esas sayılı dosyasında dava açtıkları, mahkemenin 2020/244 Karar sayılı dosyasında 09.07.2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne,

davalı şirketin 20.03.2017 tarihli genel kurul toplantısında alınan 5 numaralı kararın iptaline karar verildiği söz konusu kararın yönetim kurulunun ibra edilmesine ilişkin alınan karar olduğu, ilk derece mahkeme kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2021/180 Esas, 2024/145 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kısmen kabulüne ve hükmün vekalet ücreti yönünden düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmesine dair hüküm tesis edilmiş olduğu dosya kapsamından ve mahkememiz esasına kayıtlı emsal ilam örneklerinden anlaşılmıştır.

Davacılar delil olarak, taraflar arasında görülen davalarla birlikte, dosyada alınan bilirkişi raporlarına, Bakırköy ...

Noterliğinde düzenlenen 2015 yılı şirket genel kurulunun yapılmasına dair çağrıya ilişkin ihtarname örneklerine, 14.09.2018 tarihli 2016 yılı şirket genel kurul yapılmasına dair ihtarname örneklerine, şirket ticari sicil örneklerine, kar paylarının tespit edildiğine dair İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/108 Esas sayılı dosyadaki bilirkişi raporuna ve diğer bilgi ve belgeleri dayanmıştır.

Dava dilekçesinde, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/108 Esas sayılı dosyasındaki bilirkişi raporu ile davacı ...'nın toplam 140.677,39 TL, davacı ...'ın ise toplam 93.814,92 TL tutarında kar payı alacaklarının tespit edildiği belirtilerek, davalı şirkete ait Çorum'daki fabrikanın içinin boşaltılmaya çalışıldığı iddialarında bulunulmuştur. HMK'nın 389. Maddesi uyarınca.

"Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".

Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda, davalı şirket hissedarları ile davacılar arasında uzun yıllardır hukuki uyuşmazlıklıkların mevcut olduğu tartışmasızdır.

Mahkeme dosyasında alınan 17.05.2024 tarihli ek bilirkişi raporunda, davalı şirkete ait İstanbul'daki mevcut gayrimenkullerin emsal rayiç bedellerinin toplam 101.300,000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi raporuna göre davalı şirketin İstanbul'da 5 adet taşınmazının bulunduğu, bu taşınmazların, bina, iş hanı, dükkan ve tarla niteliğinde olduğu, ayrıca davacı şirketin Çorum ili Kargı ilçesinde de taşınmazının mevcut olduğu anlaşılmaktadır.

Yukarıda ayrıntılı şekilde yer verildiği üzere HMK'nın 389/3. fıkrası gereğince, ihtiyati tedbir talep eden tarafın yaklaşık ispata yarar delillerini dosya içerisine ibraz etmesi gerekmektedir. Dosya kapsamından, davacıların tedbir talebinin kabulünü gerektirecek yaklaşık ispatı sağlayacak nitelikte delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.

Mahkeme gerekçesinde, şirketin davacılar dışındaki ortaklar tarafından yönetilmesi nedeniyle şirketin mal varlığının elden çıkarılması hâlinde, şirket mal varlığında azalma olacağı ve bu durumun davacıların ortaklık paylarının karşılığını ve şirket değerini etkileyeceği, ileride telafisi imkansız zarar doğması ihtimali belirtilmiş ise de böyle bir kararın verilmesi için davacının iddialarının yaklaşık olarak ispat edilmesi gerektiği üzerinde durulmamıştır.

Yaklaşık ispat koşulu sağlanmadan davalı şirketin faaliyetini etkileme riski yaratacak şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesi, davacı şirket ortaklarının da lehine bir durum olmayacaktır.

Mevcut delil durumuna göre davacıların ihtiyati tedbir taleplerini yaklaşık olarak ispat edemedikleri ve tedbir şartlarının oluşmadığı göz önünde bulundurularak talebin reddi gerekir iken, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile yapılan itirazın reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına karşı yapılan itirazın reddine dair 14.02.2025 tarihli ara kararının kaldırılarak, davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazı hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yukarıda açıklanan gerekçelerle. HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne. İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verdiği 14.02.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda.

1-HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca, davalı vekilinin ihtiyati tedbire vaki itirazları haklı görüldüğünden ihtiyati tedbire itirazlarının kabulüne, ilk derece mahkemesinin 20.12.2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hakkında verilecek kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, 5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair. HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 22.05.2025 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU

HMK'nın 362/1.f ve 394/son maddeleri uyarınca karar kesindir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2025/726, K. 2025/851, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/726
Karar No
2025/851
Tarih
22 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/727 K.2025/740
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/727 K.2025/852
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/727 K.2025/956
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/728 K.2025/853
  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2025/728 K.2025/739
  • Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi E.2025/729 K.2025/848

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.