KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1783
- Karar no
- 2024/1157
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 03/11/2020
- Numarası
- 2019/220 Esas, 2020/638 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.104 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; itirazın iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davanın davacı şirketin davalı şirketine sunulan program yapımı ve prodüksiyon hizmetine ilişkin bedellerin ödenmemesinde kaynaklandığı, davacının 25.06.2020 tarihli Yapım Hizmet Sözleşmesi kapsamında davalıya ...'de yayınlanan ve halen Youtube'de eski bölümlerin yayını devam eden, ... tarafından sunulan "...'' isimli TV programının yapımı ve prodüksiyonu hizmetini sunduğu,
davacı şirket tarafından 18 bölüm olarak sunulan hizmete ilişkin faturalar davalıya iletilmişse de davalı iş bu hizmetler ilişkin bir kısım ödeme yapmakla birlikte 164,800,00 TL'lik kısım için ödeme yapmadığı, davalı şirket aleyhine ödenmeyen 164.800,00 TL'lik bedel için 27.09.2017 tarihinde ..., Sayılı dosyası ile asıl alacak talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı şirket vekili Av. ... tarafından 09.10.2017 tarihli dilekçesi ile davalının müvekkil şirkete borcu olmadığı gerekçesi ile borca, faize ve tüm ferilerine itiraz ettiği itirazların tamamen mesnetsiz olup itiraz dilekçesinde de herhangi bir gerekçelendirme yapmadığı,
borçlu ve alacaklı arasındaki işin ticari nitelikte olduğu, bu nedenle takipte ödenmeyen borç için % 9,75 avans faizi talep edilmesinin hukuka uygun olduğu, davalıların itirazlarının haksız ve kötü niyetli olup borçlular aleyhinde İÎK.md.
67/2 uyarınca 164.800 TL'nin %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği, tüm haksız itirazların iptal edilerek takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davacı şirketin icra takibinde dayanmadığı belgeleri huzurdaki davada delil olarak gösteremeyeceği.
İtirazın iptali davası, davanın öncesinde başlatılan ilamsız icra takibinin devamı niteliğinde olduğu, bunun bir sonucu olarak da davacı şirket itirazın iptali davasında ancak icra takibinde alacağın sebebine ve takipte gösterdiği belgelere dayanabilileceği, davalı şirketin davacı şirkete karşı herhangi bir borcu bulunmadığı, davacı şirketin ile davalı şirket arasında herhangi bir akdi ilişki olup olmadığını ispatlamadığını, davacı şirketin delil adı altında ibraz etmiş olduğu cari hesap ekstresi ve faturaların delil olarak kabul edilemeyeceği, davacı şirketin başlatmış olduğu ilamsız icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğu ve İİK.md.
67/2 uyarınca alacak talebinim % 20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği, davalı şirketin taraf olduğu İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen iflas davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini, haksız ve hukuka aykırı iş bu davanın reddine, takibe konu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece 03/11/2020 tarihli kararı ile; taraf iddia ve savunmaları, takip dosyası, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağın olduğunu iddia eden taraf yazılı belgeler ile ispat etmesi gereklidir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddeleri ayrıca HMK Madde 222 de Ticari defterlerinin ibrazı ve delil olması açısından ilgili düzenlemeler mevcuttur.
Taraflar arasında açık fatura düzenlendiği ve fatura bedellerinin ödendiğine ilişkin davalı tarafça delil de ibraz etmediği anlaşılmıştır. Dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile davacı tarafın sunduğu belgeler ve kayıtlarda davalı tarafından faturalara itiraz edildiğine dair bir ibare bulunmadığı anlaşılmıştır.
Faturaya konu prodüksiyon hizmetinin verildiği, sözleşmede kararlaştırılan yapımın hazırlanarak yayına sunulduğu ulusal kanallarda ve sosyal medya mecralarında yayınlandığı da tespit edilmiştir. Davalının savunması olarak ortaya çıkan taraflar arasında hukuki ilişki bulunmadığı itirazı, gerek sözleşme gerek taraf defterleri dikkate alındığında kabul edilebilir değildir.
Buna bağlı olarak davacının davalıya sözleşme gereği sunması gereken hizmeti sunduğu, davalının buna bağlı olarak bir kısım ödeme gerçekleştirdiği, ancak bakiyle borcun kaldığı, özellikle davacı defterlerinde yapılan incelemelerde, söz konusu alacak için davalı tarafından çek verildiği, söz konusu çeklerin iadesi neticesinde borç bakiyesinin ortaya çıktığı anlaşılmaktadır.
Söz konusu çeklerin karşılıksız kalıp kalmadığı veya iadelerinin hangi amaçla gerçekleştirildiği yargılama konusu yapılmamakla birlikte, bir borç için çek veren davalının sözleşme ilişkisinin bulunmadığını iddia etmesi de mümkün görünmemektedir. Bu haliyle hüküm kurmaya elverişli nitelikte bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne, ...
Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin aynen devamına, asıl alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,icra takibine vaki itirazın bu şekilde iptali ile icranın devamına karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, davacı şirket, icra takibinde dayanmadığı belgeleri, huzurdaki davada delil olarak gösteremeyeceğini, müvekkil şirket'in davacı'ya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını, bilirkişi raporu eksik ve hatalı şekilde hazırlandığını, müvekkil şirket'in taraf olduğu İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülen iflas davası bekletici mesele yapılması gerektiğini,
haksız davanın reddine ve takibe konu alacağın % 20'sinden aşağı olmamak kaydıyla iik m. 67/2 uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Öncelikle her ne kadar istinaf dilekçesinde İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/615 Esas sayılı dosyasında müvekkili davalı şirket için açılan iflas davasının bekletici mesele yapılması gerektiği belirtilmiş ise de İİK'nun 194.
Maddesi uyarınca iflasın açılması ile hukuk davalarının 2. Alacaklılar toplantısından 10 gün sonraya kadar duracağının düzenlendiği mahkeme tarafından davalının iflas talebinin reddine karar verilip kararın istinaf ve yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği bu yöndeki istinaf talebinin yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.Davacı şirket ile davalı şirket arasında 25.12.2016 tarihinde Yapım Hizmet Sözleşmesi düzenlendiği sözleşmenin konusunun ... kanalında yayınlanan ... isimli TV programının yapımı ve prodüksiyon hizmetini içerdiği, sözleşme bedelinin her bölüm için 20.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı,
davacı tarafça bakiye iş bedeli olan 164.800,00 TL için icra takibi başlatıldığı, davacı ve davalının ticari defterleri incelendiğinde her iki tarafın kayıtlarına göre davacının 164.800,00 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği davalı tarafça eksik veya ayıplı iş iddiasında bulunulmadığı sonuç olarak davalı tarafça takibe yapılan itirazın haksız olduğu anlaşıldığından istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına,
kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1783, K. 2024/1157, 4 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama