KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1817
- Karar no
- 2024/1248
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/07/2020
- Numarası
- 2019/88 Esas, 2020/287 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; itirazının iptaline ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında davalının Orhanlı'da bulunan lojistik depolarına tır yanaşması sırasında tırların depo duvarlarına zarar vermemesi için takoz montajları yapılması, ayrıca tamirat ve tadilat gibi diğer işlemlerin yapılması için KDV hariç 15.000,00 TL bedelle sözleşme yapıldığını, müvekkili şirketin üzerine düşen görevi tam ve zamanında yerine getirdiğini, davalı şirketin davacı şirkete 2.000,00 TL avans ödemesi yaptığını, işin yapılması ile birlikte davacı şirketin davalı ile mutabık alınan 07/02/2018 tarihli ... seri numaralı KDV dahil 17.700,00 TL bedelli fatura düzenleyip davalı tarafa teslim ettiğini,
davalı borçlu şirketin bakiye 15.700,00 TL borcun ödenmediğini bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, haksız ve dayanaksız itirazın iptalinin talep edildiği belirtilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece 07/07/2020 tarihli kararı ile; nihai olarak takibe konu alacak; faturadan kaynaklandığından, davacının lehe davalının aleyhe delil teşkil eden ticari defter ve kayıtlarının uzantısı ile davacının davalıdan olan alacağının davalı tarafından önceden belirlenebilir ve likit bulunma özelliğini taşıdığından icra inkâr tazminatı şartlarının oluştuğu anlaşıldığından, davanın kısmen kabulüne, davalı borçlunun ...icra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile takibin 15.700,00 TL asıl alacak yönünden devamına, takip öncesi İşlemiş temerrüt faizine yönelen istemin TBK 117 gereğince reddine, takipte 3095 sayılı yasa 2/2.maddesi gereğince takip tarihinden tahsil tarihine değin değişen oranlarda avans temerrrüt faizi uygulanmasına, kabule konu asıl alacağın likit nitelikte bulunması nedeni ile %20 icra inkar tazminatının(3.140,00 TL) davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, tebligatların usulsüz yapıldığını, bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, hükme esas alınamayacağını, davaya dayanak dayanak yapılan faturaların tek taraflı olarak düzenlediğini, tek taraflı olarak da kendi ticari defterlerine kaydettiğini, mahkemece, taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğunun sabit olduğu belirtilmiş ise de, dosya kapsamında taraflar arasındaki akdi ilişkiyi kanıtlayan herhangi bir sözleşme yahut delil bulunmadığını davanın tarafları arasında akdi ilişkinin mevcut da olmadığını,, mahkemece verilen karar bu yönden de usul ve yasaya aykırı olduğunu,
kararın bu yönden de kaldırılması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Davaya konu İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin ...
Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde 15.700,00 TL asıl alacak 1.526,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 17.226,55 TL üzerinden takip başlatıldığı, takip dayanağı olarak 07/02/2018 tarih 15.700,00 TL bedelli faturanın gösterildiği itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamak için süresinde iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmaktadır.Her ne kadar istinaf dilekçesinde taraflar arasında akdi ilişkinin bulunmadığı ileri sürülmüş ise de davalının 23/06/2020 tarihli Ba formu incelendiğinde davacıdan aldığı 15.000,00 TL (KDV hariç) mal ve hizmetin bildirildiği ,bu haliyle taraflar arasındaki akdi ilişkinin bizzat davacı
tarafından düzenlenen Ba formu ile sabit olduğu, davalı tarafından ödeme defii veya ayıp iddiasında bulunulmadığı ,ödeme emrinin gönderildiği adres ile yargılama aşamasında yapılan tebligat adreslerinin aynı olduğu ana para yönünden takibin devamına yönelik kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına,
kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1817, K. 2024/1248, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama