KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Aralık 2023
- Dosya no
- 2021/183
- Karar no
- 2023/1516
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/09/2020
- Numarası
- 2019/729 Esas, 2020/605 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.834 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, müvekkili firmanın davalı şirket ile ticari ilişki içinde olduğunu, kendisine fason ve dikim işini yaptığını, 89.705,86 TL ödemeyi alamadığı için davalı şirket aleyhinde Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, davalı borçlunun borca ve faize itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bunun üzerine tarafların ticaret şirketi olması ve borcun ticari ilişkiden kaynaklanması sebebi ile arabuluculuğa başvurulduğunu, bu görüşmelerden bir sonuç alınamadığını, davalının borca itirazının haksız olduğunu, alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğunu, faturalarla ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde alacağın sabit olduğunu, alacağın likit ve davalı tarafın kötü niyetli olduğunu belirterek,
itirazın iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili şirketin davacı şirket ile dava dışı şirketin ortak muhasebecisi tarafından gönderilen 23.04.2019 tarihli e-posta uyarınca davacı şirketin alacağının dava dışı ... Tekstile temlik edildiğine ilişkin bilgilendirildiğini ve bu husustaki fatura borcunun dava dışı ...
Tekstile ödenerek sorumluluktan kurtulduğunu, bu nedenle davacı taraf alacağını temlik ettiği için bu davayı açamayacağını, davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını, alacağa ilişkin tüm hak ve yetkilerini dava dışı şirkete devrettiğinden bu husustaki husumet itirazlarını ileri sürdüklerini, müvekkili firmanın uluslararası bir firma olduğunu, davacının taşeron bir şirket olduğunu, davacı şirket ortaklarından birinin ... diğerinin de ... olduğunu, ...
Tekstilin Fason Kesim ve Dikim işi ile uğraştığını davacı şirketin 09.01.2009 tarihinde aynı adresin 3 no'lu kapısında ... Mahallesi, ... Caddesi, No ...
Bağcılar/ İstanbul adresinde dikim atölyesi açtığını, dava dışı ... firmasının ise davacının şirket merkezinde açmış olduğu dikim atölyesi ile aynı adreste kurulu taşeron firma olduğunu, davacı ile aynı iş kolunda fason dikiş işi yaptığını, davacı ile dava dışı firmanın aynı adreste, aynı binada, aynı işkolunda iş yaptıklarını, aynı muhasebeye sahip olduklarını, tarafların kâr ve zarar durumlarına göre piyasa ile birlikte iş yaptıklarını, aynı koldan yürütülen iki farklı firma olduklarını, davacı ile dava dışı firmanın muhasebecisinin de aynı kişi olduğunu, ...'in her iki firmanın da muhasebe işlerini yürüttüğünü, cari hesaplarını tuttuğunu,
siparişlerini aldığını, ilgili şirketlerin tüm ticari işlerini yönettiğini, bu sebeple de her iki şirketin de aralarında organik bağın mevcut olduğunu, ilgili e-postada iki şirketin de muhasebecisi davacı ...
Tekstil'in ortağı ve yetkilisi ... ın müvekkili şirketten olan alacağını temlik ettiğini bildirdiğini ve her iki şirketin de BA-BS formlarının kendisine iletilmesini talep ettiğini, bu kapsamda davacı şirket ile dava dışı şirket arasında bir alacağın temliki sözleşmesi yapılmış olduğunu, alacağın temlik edilmesinde borçlunun muvafakatinin aranmadığını, borçlunun haberdar edilmesine bile gerek duyulmadığını, davacı ...
Tekstil'in alacaklarını ...'ya temlik etmesi üzerine müvekkili şirketin borç ödemesinin sundukları dilekçelerin ekinde de görüleceğini, ödemeyi dava dışı ... şirketine yaptığını, ayrıca ek' 5'te görülen ... ve müvekkili arasındaki cari hesaplarda da müvekkilinin dava dışı ...
Tekstil'den 127.851,21.-TL alacaklı olduğunun gözüktüğünü, davacı tarafın basiretli bir tacir olarak davranmadığını, Medeni Kanun madde 2 uyarınca dürüstlük kuralını hiçe saydığını, davacı tarafın müvekkili şirketi dolandırmaya yönelik davranışlarına ait savcılık nezdinde suç duyurusu yapma haklarını saklı tuttuklarını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tarafların iddia ve savunmalarına, bilirkişi raporu içeriğine göre, taraflar arasında 2019 yılında çeşitli tarihlerde mal alım-satımı gerçekleştiği, davacı ticari defterlerinin ve davalı ticari defterlerinin birbirini teyit edip icra takibi tarihi itibariyle davacının 89.705,86 TL alacağı olduğunun anlaşıldığı, düzenlenen faturalar, mal alım satımı konusunda taraflar arasında ihtilaf olmadığı, davalı vekili davacı ile organik bağı olan dava dışı " ...
Tekstil" isimli firmaya davacının alacağı temlik ettiği, davacı ve dava dışı şirketin muhasebesini aynı kişinin yürüttüğü, temlikin mail ile kendilerine bildirildiği, bu nedenle ödemeyi dava dışı ... firmasına yaptıklarını savunduğu, yapılan bilirkişi incelemesinde davalı şirketin 20/04/2019 tarihinde dava dışı ... tekstil firmasından alacaklı görünmesine rağmen, 26/04/2019 tarihinde 220.000 TL gönderdiğinin anlaşıldığı, 23 Nisan 2019 tarihli ...'den davalı şirkete gönderilen mailde "merhaba ben ... ve ...
Tekstilin muhasebecesiyim sizinle finans cari hesap BA/ BS ve diğer konularda görüşme sağlayacağım, ...
Tekstil 220.000 TL ödeme yazdırıldı, ... tarafından bilginiz dahilinde mi ödeme ne zaman yapılır bilgi verirmisiniz" şeklinde olduğunu, uyuşmazlığın davacı tarafından yapılan ödemenin geçerli bir ödeme olup olmadığı, söz konusu mailin alacağın temlik beyanını içerip içermediği noktasında toplandığı, alacağın temlikinni 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 83. vd. maddelerinde düzenlendiği, alacağın temlikinin, bir alacağın alacaklı tarafından bir başka kimseye devredilmesi olduğu, kanunun alacağın temlikinin yazılı yapılmasını öngördüğü, dosya kapsamında 23/04/2019 tarihli mailde alacağın temlik edilip-alındığına dair bir beyan olmadığı,
alacağın temlikinin yazılı şekle bağlı olduğu, mail ekinde temlik sözleşmesi gönderilmediği, davalının basiretli bir tacir gibi davranmadığı, söz konusu mailin içeriğinin temlik beyanı olarak değerlendirilemeyeceği kanaatiyle, taraf defterleri ile tespit edildiği üzere davacının 89.705,86 TL alacağı olduğunun anlaşıldığı, davanın İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olduğunu, hüküm altına alınan alacak bilinebileceği, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Bakırköy ...
İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyasında davalının 89.705,86 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin devamına, kabul edilen alacağın %20’si oranında belirlenen 17.941,17 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir Davalı vekili istinaf dilekçesinde, davacı taraf ile davalı müvekkilinin arasında bir ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı müvekkilinin davacı şirketin muhasebecisi tarafından atılmış 23.04.2019 tarihli maile dayanarak bir ödeme yapıldığını, ancak davacı tarafça,
taraflarına bu mail hiç atılmamış ve müvekkili şirketin bu doğrultuda ödeme yapmamış gibi hareket ederek haklarında icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe itiraz ettiklerini, davacı tarafça da itirazın iptali amacıyla söz konusu dava açıldığını, müvekkili şirketin olay örgüsü neticesinde davacı şirket ile dava dışı şirketin ortak muhasebecisi tarafından gönderilen 23.04.2019 tarihli e-posta uyarınca, davacı şirketin alacağının dava dışı ...
Tekstil'e temlik edildiğine ilişkin bilgilendirildiğini ve bu husustaki fatura borcunu dava dışı ... Tekstil'e ödeyerek sorumluluktan kurtulduğunu, davacı taraf alacağını temlik ettiği için dava açamayacağını, davacı tarafın husumet yokluğu mevcut olduğunu, alacağa ilişkin tüm hak ve yetkilerini dava dışı şirkete devrettiğinden öncelikle bu husustaki husumet itirazlarını ileri sürdüklerini, davacı tarafından atılmış 23.04.2019 tarihli mail "...merhaba ben ... ve ...
Tekstilin muhasebecisiyim sizinle finans cari hesap BA BS ve diğer konularda görüşme sağlayacağım. ... Tekstil 220.000 TL ödeme yazdırıldı ... tarafından. Bilginiz dahilinde mi ödeme ne zaman yapılır bilgi verirmisiniz ? ... Tekstil BA BS ... Tekstil Giyim San Ve Dış Tic. BA BS sonuçlarını tarafıma mail atar mısınız.." şeklinde olduğunu, e-postada iki şirketin de muhasebecisi davacı ...
Tekstil'in ortağı ve yetkilisi ...'ın, müvekkili şirketten olan alacağını temlik ettiğini bildirdiğini ve her iki şirketin de BA/BS formlarının kendisine iletilmesini talep ettiğini, davacı şirket ile dava dışı şirket arasında bir alacağın temlikinin yapılmış olduğunu, alacağın temliki, mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesi Türk Borçlar Kanunu 183-194'de düzenlendiğini, davanın kabulüne karar verildiğini, alacağın temlikini düzenleyen hükümlerden Türk Borçlar Kanununun 183/1 maddesine bakıldığında,
alacağın temlikinde borçlunun muvafakatinin aranmaması hali ve borçlunun temlikten haberdar edilmemesi durumunda borçlu tarafın iyi niyetli olma haline ilişkin bile bir düzenleme yapılmışken, davalı müvekkili şirketin temlik sözleşmesi hakkında mail ile bilgilendirildiğini ve bu hususta iyiniyetli olarak ödemeleri temlik edilen şirkete yapmış olması haline bu hükmün evleviyetle uygulanacağını, davalı müvekkili şirketin ödemeleri alacağın temliki hükümleri uyarınca yaptığı ve borcunun bulunmadığı yönünde hüküm kurmak gerektiğini, davacı ...
Tekstil ile dava dışı ... Tekstil firması aynı adreste, aynı binada, aynı iş kolunda iş yapan, aynı muhasebeye sahip olan ve birbirlerinin kar, zarar durumlarına göre de piyasa ile birlikte iş yapan, özetle aynı koldan yönetilen 2 farklı firma konumunda olduğunu, bu kapsamda davacı şirket ve dava dışı ... Tekstil davalı müvekkili için de taşeron mahiyetinde birlikte çalıştıklarını ve davalı müvekkiline fason kesim ve dikim işi yaptığını, davacı ... Tekstil ile dava dışı ...
Tekstil firmasının muhasebecisinin de aynı olduğunu, bu kişinin ... olduğunu, ...'in her iki firmanın da muhasebesini tutmakta ve her iki firma adına müvekkili şirket ile yazışmakta, carilerini tutmakta, siparişleri almakta ve ilgili şirketlerin tüm ticari işleyişlerini yönetmekte olduğunu, davacı taraf ile dava dışı şirket arasında organik bağ mevcut olduğunu, davacı ... Tekstil ve dava dışı ...
Tekstil arasında açıkça bir organik bağ mevcut olduğunu, muhasebesel açıdan da aralarında bir alacağın temliki sözleşmesi yapıldığının mail ve dosyaya sunulu belgelerle de ispat olunduğunu, bu iki firmanın ticaret ilişkisinin güvenini sarsacak bir şekilde hareket etmesi sonucu davalı müvekkili şirketin son derece büyük bir zarar gördüğünü, ...
Tekstil'in alacaklarını ...'ya temlik etmesi üzerine, davalı müvekkili şirket borç ödemesini, faturalardan da görüleceğini, dava dışı ... şirketine yaptığını, ancak tamamen kötüniyetli olan davacı tarafça, müvekkili tarafından tüm ödemelerin yapılmasına rağmen haksız bir şekilde müvekkili şirket aleyhine icra takibine giriştiğini, temlik bildirimine dair mail doğrultusunda iyiniyetli olarak ödeme yaptığını ve davacı tarafa borcu bulunmadığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici , davalı iş sahibidir. Davacı yüklenici tarafından davalıya fason dikim işleri yapıldığı ve davalının davacıya 89.705,86 TL cari hesap borcu bulunduğu, davacı tarafından alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalı tarafça itiraz edildiği, bunun üzerine itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmaktadır.
Davalı iş sahibi, davacı ile dava dışı ... şirketinin muhasebecisinin aynı olduğunu, aynı adreste bulunduklarını, aralarında organik bağ olduğunu, davacının muhasebecisi tarafından alacağın dava dışı ... firmasına temlik edildiğine dair mail gönderildiğini, bunun üzerine ödemeyi dava dışı firmaya yaptıklarından davacıya borçlarının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu, ticari defterler ve dayanılan e-mail göz önüne alınarak, davacı tarafından dava dışı firma ile yapılmış bir temlik sözleşmesi bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi mevcuttur.
Davalı, taraflar arasındaki eser sözleşmesini ve borç miktarını cevap layihasında kabul etmiş, ancak davacının ve dava dışı ... firmasının ortak muhasebecisinin gönderdiği 23.04.2019 tarihli mail ile davacı alacağının dava dışı ... firmasına temlik edildiğini bildirdiğinden dava dışı ... firmasına ödeme yaptıklarını, bu nedenle davacıya borçlarının bulunmadığını savunmaktadır.
Muhasebeci tarafından gönderilen mail içeriği incelendiğinde TBK'nın 183 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki müessesesinin yasal koşullarının bulunmadığı, mahkemece alınan bilirkişi raporunda tarafların defter kayıtlarından davacının davalıdan 89.705,86-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, her hangi bir yazılı temlik sözleşmesi mevcut olmadığı ve e-maile ekli bir temlik sözleşmesi bulunmadığı, muhasebeci tarafından gönderilen mailde temlik bahsinin de geçmediği anlaşıldığından, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi yerinde olmuştur.
Taraf defterlerine göre alacağın miktarı likit ve belirlenebilir olduğundan, mahkemece davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi de usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/183, K. 2023/1516, 27 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama