KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2025
- Dosya no
- 2021/2037
- Karar no
- 2025/369
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 22/04/2021
- Numarası
- 2018/1098 Esas, 2021/351 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
2.022 kelime·10 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara davalı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, müvekkili şirket .... Şti'nin maliki olduğu, İstanbul Büyükçekmece ilçesi, ... mahallesi, 149 ada, 8 no.lu parseldeki ... No.... bulurun Villa taşınmazda davalı şirket...
A.Ş tarafından parke temini ve döşenmesi işini gerçekleştirdiğini, buna ilişkin olarak ... A.Ş ile ...
Şti. arasında dava konusu parkelerin temini için anlaşıldığını, 14.03.2018 tarihli sevk irsaliyesi düzenlenerek parkelerin teslim edildiğini, bu parkelerin temini ve döşemesi işine karşılık olarak davalı şirket tarafından müvekkili şirkete fatura kesildiğini, bu fatura bedelinin de müvekkili şirket tarafından davalı şirkete ödendiğini, söz konusu parkelerin teslim tarihinde fark edilmeyen ancak döşeme işlemi tamamlandıktan sonra ortaya çıkan "gizli ayıplı" olduğunun fark edildiğini, parkelerde kabarmalar ve derzlerde açılmalar nedeniyle parkelerin kullanılamaz hale geldiğini,
parkelerin açıkça ayıplı ve kabul edilemez halde olduğunun anlaşıldığını, davalı şirkete parkelerde ortaya çıkan ayıplı durumun derhal bildirildiğini, fakat hiçbir karşılık alınamadığını, bu durum üzerine yaptıkları ödeme miktarı olan 31.278,20 TL tutarındaki fatura bedelinin kendi taraflarına iadesi için davalı borçlu aleyhine ... no.lu icra takibine girişildiğini, davalının ise süresinde ödeme emrine itiraz ederek,
takibin durduğunu, bu nedenle bu davanın açıldığını, müvekkili şirkete ait taşınmaza döşenen parkelerin kabul edilemez derecede ayıplı olduğunun belirlenebilmesi için Büyükçekmece 4.Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/117 Değişik İş dosyası ile tespit yaptırıldığını, tespit sonunda hazırlanan bilirkişi raporunda ; "taşınmazda döşenmiş olan parkelerin tamamının yerinden sökülüp yeniden yani parkelerin yapılması gerektiği, mevcut parkelerin demontaj ve montaj sırasında diğer imalatlarında (duvar boyası ve sıvası, duvar kağıdı v.b) zarar göreceğinin belirlendiği,
parkelerdeki derzlerde açılmalar, kabarmalar ve şişmelerin kullanılmasını elverişsiz kılmakta olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle davalı yana, parkelerdeki ayıpların bildirilmiş olmasına rağmen ayıpların giderimi konusunda hareket etmemiş olmasının bu nedenle müvekkili davacı şirketin kalan işlerinin aksadığını ve bitiremediğini, taraflar arsındaki sözleşmenin bir eser sözleşmesi olduğunu, ayıp ihbarının yapılmasının hukuki bir işlem değil," hukuki işlem benzeri fiil" niteliğinde olduğunu,
davalı yana ayıp ihbarı bildirimi yapıldığı "Tanık beyanları" ile ispat edileceğini belirterek davalı borçlunun icra takibine yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile icra takibinin devamını, davalı borçlunun aleyhine toplam takip tutarının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili , davacı şirkete müvekkili şirketin kesmiş olduğu ve davacının ödemiş olduğu faturayı herhangi bir iade faturası düzenlemeden, ayıp ihbarında bulunmadan aleyhlerine açılmış İcra takibine dayanak yapmasının hukuki bir gerekçeye dayanmadığını,
davacının alacaklının öncelikle ihtarda bulunmasının gerekli olduğunu, faturanın ödendiği tarihten itibaren faiz işletilmesi talebinin de hukuka aykırı olduğunu, Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesi 2018/117 Değişik İş dosyasında yapılmış tespit ve tespit sonunda hazırlanan bilirkişi raporundan haberdar olmadıklarını, raporun kendilerine tebliğ edilmediğini, ancak iş bu dava açıldıktan sonra tespitten haberdar olduklarını, tespit raporunda belirtilen hususları kabul etmediklerini, bu nedenle kendileri aleyhine bir delil teşkil edemeyeceğini, esas hakkındaki itirazlarında ise: davalı şirketin sadece tedarikçi olduğunu,
davacı şirketin kendilerine siparişi üzerine, davalı müvekkili şirketin dava dışı ...
Ltd. şt. ne parkelerin üretilerek ahşap malzemeyi sağladığını, bu şirketin de parkeleri ürettiğini, daha sonra parkelerin davacı şirkete teslim edildiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkili davalı şirketin parkelerin döşeme işini yapmadığını, davacı şirketin sunmuş olduğu fatura ve sevk irsaliyesinden de anlaşılacağı gibi, parkelerin müvekkili şirket tarafından döşenmediğinin anlaşılabileceğini, davaya ihbar edilmek istenen diğer davalı.
Mahkemenin esasa ilişkin olarak inceleme yapması durumunda, öncelikle parke döşeme işini yapan şirketin ortaya çıkarılması ve davalının parke imalatçısı ...
Şti'nin davaya dahil etmesi gerektiğini, bu nedenle bu şirketin de davaya ihbar edilmesi gerektiğini belirterek , davacının açmış olduğu haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, davalı müvekkili aleyhine açılmış İcra takibinin tutarının %20 sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece , taraflar arasında, İstanbul ili Büyükçemece İlçesi, ... ada ... nolu parselde kain ...'de bulunan taşınmaz için parkelerin satışı ve montajı konusunda karma nitelikte (satış+ eser) sözleşme imzalandığı , sözleşmenin nispiliği ilkesi gereğince sözleşme taraflarını bağlayacağı ,
davalının işi ihbar olunana yaptırdığı savunması kendisini sözleşmeden doğan hak ve borçlardan sorumsuz kılmayacağı , sözleşme gereği davalı tarafından temin edilen parkelerin sözleşmeye konu mezkur taşınmaza döşeme işleminin yine davalı tarafından yapıldığının anlaşıldığı , döşeme sonrasında parkelerin ilk tesliminde açıkça fark edilemeyen, döşeme işi sonrasında ortaya çıkan, parkelerde açılma- kabarma- şişmenin meydana geldiği ve bu durumun gizli ayıp teşkil ettiği , bu parkelerin demontajı ve yeniden montajı halinde diğer imalatlar olan duvar boyası, sıvası,
duvar kağıdı ... vb de zarar göreceği teknik olarak değerlendirilmekle mevcut davalı tarafından döşenen parkelerin davacı tarafından mevcut durumu ile kullanımının elverişsiz olduğu , davacının, davalıya, davaya konu 31.278,20 TL yi sözleşeme gereği ödediğinin ( 10.000,00 TL si 26.11.2018 de.
21.378,20 TL si 05.04.2018 de ödenmiş olup tarafların ikrarındadır.) anlaşıldığı , bu nedenle tarafların ticari kayıtları birbirini tutuyor olup cari bakiye sıfır olduğu , davacı halihazırda davalıdan, davalıya ödediği bedelin gizli ayıp varlığı iddiası ile iadesini talep ettiği , gizli ayıp açısından hayatın olağan akışı gereğince makul ortalama parkelerin kullanılamadığı, kalitesiz olduğu, lamine parke özelliği taşımadığı, üst tabakanın alt tabakadan ayrıldığı, derzlerin muntazam olmadığı,
henüz oturulmamış ve kullanılmamış villada ilk döşendiği andan itibaren olumsuzluk oluşturduğu bu durumun işçilik ve döşeme işi ile ilgili olmayıp parkelerin imalat kalite düşüklüğünden kaynaklandığı, parkelerin imalattaki kusur ile yanlış malzemeden imal edildiği,
üstteki görünecek olan naturel ahşap desenli aşınma tabakasının çok ince olup herhangi bir çizilme veya aşınma karşısında giderilmesi açısından siste payının bulunmadığı teknik olarak değerlendirildiği , parkelerde kabarmalar, derzlerde açılmalar, iç bükey deformasyonlar, kıymıklanmalar parke döşeme işi sonrasında ortaya çıkan imalatın gizli ayıp olarak nitelendirilebileceğini gösterdiği, takibin 08.10.2018 tarihli olduğu, ödeme emrinin 11.10.2018 tarihinde davalıya tebliğ edildiği,
Büyükçekmece 4. SHM nin değişik iş sayılı dosyasının 02.10.2018 tarihli olduğu ancak davalıya iş bu tespit- bilirkişi raporundan tebliğin varlığına dair dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, anlaşılmakla davalının en erken gizli ayıptan 11.10.2018 tarihinde haberdar olup temerrüte düştüğü kanunen değerlendirildiği , gizli ayıp varlığına kanaat getirilmekle, davalı 11.10.2018 tarihinde ödeme emrinin tebliği ile gizli ayıba vakıf olmakla, davacı yasa gereği sözleşmeden dönme hakkını kullanmakla, davacı ödediği bedelin iadesine hak kazanmış olduğu,
davalıya da gizli ayıplı parkelerin iadesi gerektiği , takipteki işlemiş faiz temerrüt tarihi dikkate alındığında takip öncesi davalı temerrüte düşürülmediğinden uygun bulunmadığı , mevzuat gereğince davalının davacı tarafa borçlu olduğu da anlaşıldığı ,teknik olarak yapılan inceleme neticesinde aşağıda belirlendiği şekilde davacının davalı taraftan mevzuat gereğince alacağının bulunduğu, davalı tarafın yukarıda açıklamalar ışığındaki kayıtlı ve talep edilen sözleşme gereğince ödenen asıl alacak miktarından sorumlu olduğu, faiz talebinin yerinde olmadığı,
davacının davasını ispatladığı gerekçesiyle, davalı tarafın itirazında aşağıdaki hükümde belirlendiği gibi haksız olduğu ve sorumlu olduğu, alacağın likit ve hesap edilebilir olduğu ve tazminata hükmolunması gerektiği, davacının talebi dikkate alındığında davanın kısmen kabulünün gerektiği belirtilerek, Davacının davasının kısmen kabulü-kısmen reddi ile;Davalının ...
Sayılı takibe yapmış olduğu itirazın "31.278,20 TL sözleşmeden dönme nedeniyle bedel iadesi asıl alacağı + davalıya dosya kapsamında en erken ayıp ihbarının 11/10/2018 tarihinde yapıldığı hususuna dikkat edilerek 11/10/2018 tarihinden itibaren borç tamamen ödenene dek işleyecek yasal faiz üzerinden" iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, davacı lehine 6.255,64 TL tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair talebinin reddine.
Sözleşmeden dönülmekle davalı tarafın daha önce sözleşme gereği yerine getirdiği edimlerin davacı tarafından geri verilmesi yükümlülüğü kapsamında davacı nezdinde bulunan ve dava konusu yapılan "İstanbul ili Büyükçemece İlçesi, ... ada ... nolu parselde bulunan ...'de bulunan" parkelerin davalı tarafa davacı tarafından aynen iadesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinafında , davacının iade faturası düzenlemediğini , ayıp ihbarını yapmadığını , sözleşmeden dönme ihbarında bulunmadığını , itirazın iptaline karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu , delil tespiti raporunun müvekkiline tebliğ edilmediğini ,
davacı ile müvekkili arasında eser sözleşmesi değil satış sözleşmesi olduğunu , parkenin hazırlanması ve döşemesi ile ilgilenmediklerini , döşeme işini müvekkilinin yapmadığını ve talimat ta vermediğini , ayıp ihbarının belli şartlara bağlandığını , davacının ihbarda bulunmadığını ve iki tanıkla sözlü olarak yaptığını belirttiğini ,keşfin hukuka aykırı olduğunu , usulüne uygun olmayan bir bilirkişi raporu esasa hüküm teşkil etmemesi gerektiğini , icra inkar tazminatı sorumlu tutulabilmek için alacağın likit olması gerektiği ,
likit alacaktan söz edilemeyeceğini belirterek yerel mahkemenin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali davası olup , davacı iş sahibi , davalı yüklenicidir.Davacı vekili dava dilekçesinde , müvekkilinin villasına davalının parke döşediğini , döşedikten sonra gizli ayıplı çıktığını , ödediği bedelin iadesini talep etmiştir.
Davalı vekili müvekkilinin sadece tedarikçi olduğunu , parkeyi döşemediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Yerel mahkeme , delil tespitine ve dosya kapsamındaki raporlara dayanarak , Davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ...
Sayılı takibe yapmış olduğu itirazın "31.278,20 TL sözleşmeden dönme nedeniyle bedel iadesi asıl alacağı + davalıya dosya kapsamında en erken ayıp ihbarının 11/10/2018 tarihinde yapıldığı hususuna dikkat edilerek 11/10/2018 tarihinden itibaren borç tamamen ödenene dek işleyecek yasal faiz üzerinden" iptaline, takibin bu miktarlar üzerinden devamına, davacı lehine 6.255,64 TL tazminatın davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya dair talebinin reddine.
Sözleşmeden dönülmekle davalı tarafın daha önce sözleşme gereği yerine getirdiği edimlerin davacı tarafından geri verilmesi yükümlülüğü kapsamında davacı nezdinde bulunan ve dava konusu yapılan "İstanbul ili Büyükçemece İlçesi, ... ada ... nolu parselde bulunan ...'de bulunan" parkelerin davalı tarafa davacı tarafından aynen iadesine karar verilmiştir.Somut olayda , davalının dava konusu faturayı davacıya kestiği ve fatura bedeli olan 31.278,20 TL.'yi tahsil davacıdan tahsil ettiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık yoktur.
Sözleşmenin davacı ile davalı arasında olması sebebiyle , sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereği davalı sözleşme konusu parkedeki ayıptan mesuldür.Davacı tarafından Büyükçekmece 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/117 Değişik İş dosyasındaki raporda parkenin tamamının hatalı olduğu , tamamının yeniden sökülüp yeni parkelerin yapılması gerektiği tespit edilmiştir.
Dosya kapsamında alınan bilirkişi heyet raporunda parkelerin kullanılmaz durumda olduğu ve gizli ayıplı olduğu saptanmıştır.Dosya kapsamında dinlenen tanıklar ... parkelerdeki ayıbı davalı tarafın yetkilisi ... Bey'e ilettiklerini belirtmiştir.Y.15 H.D. 24.01.2014 t. 2012/5185 Esas , 2013/343 Karar sayılı ilamı gereğince ayıp ihbarının yapıldığı tanık dahil her tür delil ile ispatlanabilir.
TTK 18. Maddeye göre tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmeye sözleşmeyi feshe , sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar noter aracılığıyla ,taahhütlü mektupla , telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılması gerekmekte olup , bu madde ayıp ihbarını kapsamadığından , tacirler arasındaki ayıp ihbarının da tanık dahil her tür delille ispatlanması mümkündür.Davalı vekili , dava konusu alacağın likit olmadığı gerekçesi ile icra inkar tazminatını istinaf etmiştir.
Eldeki davada talep belirli olsa da , rapor alınmak suretiyle ayıbın gizli ayıp olduğu , parkelerin kullanılmaz durumda olduğu tespit edildiğinden alacak likit olarak kabul edilemez. Dava itirazın iptali olduğu için iade kararı verilemez.
Asıl alacak açısından itirazın iptaline , yasaya uygun temerrüt şartları oluşmadığından icra takibine kadar ki faiz ve icra inkar tazminatının reddine dair yeniden hüküm kurularak , Davalı istinafının kısmen kabulüne karar verilmiştir.Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2037, K. 2025/369, 16 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama