KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2021/2633
- Karar no
- 2025/765
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 29/06/2021
- Numarası
- 2019/266 Esas, 2021/472 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.778 kelime·9 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacı hukuk fakültesinde öğrenci olup aynı zamanda bilgisayar mühendisliğinde yan dal yaptığını, davacının "social'u media" adını verdiği inovatif projeler geliştirdiğini, dava konusu sözleşmenin içeriğinin filerenk adlı uygulama olduğunu, 11.07.2018 tanzim ve imza tarihli eser sözleşmesi ile müvekkili tarafından tasarlanan .... projesinin geliştirilmesi, tüm yazılım altyapısının ve içeriğinin oluşturulması, müvekkilin talebi doğrultusunda kodlanması,
tasarlanması, görsellerinin işlevliğinin altyapısının hazırlanması, belirlenmiş stratejiye uygun aksiyonların hayata geçirilmesi, raporlar alınabilmesi için davalı yazılım şirketi ve davalı şahısın görevlendirildiğini, sözleşmenin müvekkili ile şirketi temsilen ve kendi adına davalı şahıs tarafından imzalandığını, davalıların yüklenici sıfatıyla... projesinin; geliştirilmesi, tüm yazılım altyapısının ve içeriğinin oluşturulması, müvekkilin talebi doğrultusunda kodlanması, tasarlanması, görsellerinin işlevliğinin altyapısının hazırlanması, belirlenmiş stratejiye uygun aksiyonların hayata geçirilmesi,
raporlar alınabilmesi adına gerekli işin 26.10.2018 tarihinde kadar yapılacağını taahhüt ettiğini, karşılığında müvekkilin toplamda 10.000 TL bedel ödemesinin kararlaştırıldığını, müvekkilin sözleşmede taahhüt ettiği 2.000,00 TL tutarındaki ilk ödemesini davalı tarafa yaptığını, davalı tarafın sözleşmeden evvel edimin bir buçuk ayda bitebileceğini şifahi olarak belirtiğini, beş ay sürede davalı borcunu gereği gibi ifa etmediğini, müvekkilin zarar uğradığını, zararın tazmini için icra takibi başlattıklarını, davalı tarafın icra takibine itiraz ettiğini belirterek davanın kabulünü,
davalı taraf borca itirazda bulunduğu için %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; davalının web mobil yazılım unvanıyla faaliyet gösteren bir gerçek kişi tacir olduğunu, müvekkili ile davacı arısında imzalanan sözleşme ile davacıya halihazırda çalışan filerenk adlı mobil uygulamanın ek bakım ve güncellemelerinin davacı tarafından verilecek iş planı ve talimatlar doğrultusunda müvekkili tarafından yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, davacı sözleşme ile üstlendiği tüm edimleri yerine getirdiğini,
buna karşın davacı kusurlu davranışları ve sözleşme ile kararlaştırılan yükümlülüklerine riayet etmediği nedeniyle davacıyı zarara uğrattığını, itirazın iptali ile alacak istemi aynı davanın konusu edilemeyeceğini, sözleşme süresinin sözleşmenin imza tarihi olan tarihten itibaren 3,5 ay olarak belirlendiğini, davacı filerenk projesi ile ilgili sözleşme yapılması aşamasında projenin ... ile bağlantısını müvekkilden gizlediğini, davacının ... tarafından projeye hangi tarihe kadar süre verildiğini kendisi bildiği halde müvekkilden sakladığını,
projenin ... ile bağlantısı ve verilen sürenin gizlenmesi yüzünden müvekkilin sözleşme yapmak veya yapmamak doğrultusundaki iradesini sakatlandığını, davalının işin yüzde doksanını bitirilmiş olması davacı tarafından kabul görmediğini, davacının esas amacının filerenk projesinin gerçekleştirilmesi olmadığını, davalıdan tazminat almak olduğunu, davacının sözleşme konusu iş ile ilgi sözleşmeden önce hazır etmesi gereken belgeleri ve bilgileri gizleyerek müvekkilin iradesinin bozulmasına sebep olduğunu belirterek davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmolunmasını talep etmiştir.
Mahkeme; ispat yükü kendisinde olmasına rağmen kendisine verilen kesin süreye rağmen davacı tarafça uygulamanın çalışması için gerekli olan hosting ve domain hizmetlerini aktif hale getirmediği, davalı tarafça sunulan APK dosyalarının hosting ve domain hizmetlerinin aktif olmaması nedeniyle çalışmadığı, davacının kendisine verilen kesin süreye rağmen ... ve domainleri çalışır hale getirmediği, bu nedenle teknik inceleme yapılamadığı, teknik inceleme yapılmaksızın tarafların iddia ve savunmalarının doğruluğunu anlamanın mümkün olmadığı, dosyadaki mevcut delillerden ise davalıya yüklenebilecek bir kusurunun bulunmadığı,
böylece davacının ispat yükünü yerine getiremediği ve davasını ispat edemediği kanaatine varılarak davanın reddine karar vermiştir.Davacı vekili; dava dilekçesinden, dosya kapsamında sunulan belgeler ve özellikle mail ve whatsapp yazışmaları itibariyle, alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında, davanın konusunun, davalının sözleşmedeki borcunu ifa etmiş olmamasından kaynaklandığını, davalı borcunu ifa etmediğinden uygulama yapılmadığını, çalışmamakta olduğunu,
dolayısıyla tarafımızca fizibilite raporu dosyaya sunulmuşsa da bilirkişilerce gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığını,eksik inceleme neticesinde kurulan hükmü isitnaf etme zarureti doğduğunu, sözleşmede belirtilen cezai şartın 10.000 TL olduğunu, yerel mahkemenin gerekçeli kararında bu cezai şart'a hiç değinilmediğini, üstüne, cezai şartı göz ardı edilerek davanın reddedildiğini,
davalıya belirli ek süreler verilmesine karşın davalı borcunu ifa etmediği ve sözleşmede cezai şartı kabul ettiği için en azından müvekkil lehine 10.000 TL cezai şart ile buna bağlı olarak icra inkar tazminat bedeline vs. hükmedilmesi gerekirken yerel mahkemenin gerekçeli kararında bu konuya hiç değinilmemesinin ve davacı aleyhine hüküm kurulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, davalıdan apk dosyası alınamadığını, bilirkişiler tarafından kök ve ek raporlarda tabiri caizse herhangi bir vatandaş gibi google play store üzerinden uygulamaya girilmeye çalışıldığını,
davalıdan apk dosyası almak yerine yahut alınması gerektiği görüşünü mahkemeye sunmak yerine aynı minvalde rapor tanzim edildiğini, davalının sözleşmeden evvel edimin bir buçuk ayda bitebileceğini şifahi olarak belirttiğini, buna rağmen iyiniyetli olarak cezai şartın olması hasebiyle davalıya üç ay süre verildiğini, eğer bu arada bir aksilik çıkması durumunda iki haftalık daha müddet verileceğinin sözleşmede kararlaştırıldığını, ne yazık ki davacının davalılardan gerek telefonda gerekse mail üzerinden projenin teslim edilmesini,
sözleşmeye uygun davranılması konusunda talepte bulunmuşsa da hatta öncesinde davalı tarafından bir buçuk ay daha ek süre talep edildiğini, davacının da tüm hakları saklı kalmak koşuluyla iyi niyetiyle kabul ettiğini, ancak maalesef girişim ve talebin sonuçsuz kaldığını, netice itibariyle beş ay sürede davalının borcunu gereği gibi ifa etmediğini, hatta sözleşmede belirtilen borçlarının yarısını bile bitirmediğini, bunun sonucunda davacının zarara uğramış olduğundan zararının tazmin edilmesi için ...
Sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhine icra takibi başlatılmış olup borçlu haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiğini, haksız ve kötüniyetli itirazın iptali için ve davacının mağduriyetinin giderilmesi için ikame edilen davanın eksik bilirkişi incelemesi ve dosyada mübrez olan deliler irdelenmeksizin reddedildiğini belirterek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.
Davada davacı; taraflar arasında 11.07.2018 tarihli davacı ile borçlu ... arasında sözleşme imzalandığını, sözleşmede teslim tarihi 26.10.2018 tarihi belirlendiği ancak teslim edilmediğini, yüklenici temerrüde düştüğünü, meail göndererek edimin ifa edilmesi istenildiğini, sözleşme 9/c maddesi gereğince teslimin 26.10.2018 olacağı belirtildiğini, iki kez ek süre ile teslim tarihi 07.12.2018 tarihi olmasına rağmen teslim edilmediğini, davacı geç teslim sebebiyle manevi zarara uğradığını, davacı ağır zarara uğradığını, mahrum kalınan kar hesabının yapılması gerektiğini,
teslim edilmemesi sebebiyle sözleşme 8/D ile 9/F ile TBK 179 maddesi gereğince sözleşme bedeli olan 10.000,00 TL cezai şarta davacının hak kazandığını belirterek.
10.000,00 TL cezai şart bedeli, müspet ve munzam zararlar tazmini ile birlikte toplam şimdilik 20.000,00 TL, ödenmesine, icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalı tarafça haksız borca itiraz edilmesi sebebiyle %20 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı, taraflar arasında imzalanan 11.07.2018 tarihli sözleşme ile davacıya ait halihazırda çalışan ve var olan ... adlı mobil uygulamanın ek bakım ve güncellemelerin yine davacı tarafından verilecek ancak verilmeyen iş planı ve talimatlar doğrultusunda davalı tarafından yapılması hususunda bir anlaşma sağlandığını, davalı edimlerini yerine getirdiğini,
davacı sözleşme kapsamında edimlerini ve yükümlülüklerini yerine getirmediğini, sözleşme 11 maddesinde iş süresinin 3,5 ay olduğunu, ek süre verilebileceği kararlaştırıldığını, davacının kabulü ile iş süresi 29.11.2018 tarihine uzatıldığını, ve iş kabul edilerek iyi çalışmalar denildiğini, sözleşme 10 maddesi gereğince ... projesinin tüm fonksiyon ve ihtayaçlarının listesi yazılıma başlamadan önce döküman olarak bildirmekle yükümlü olduğu,
ve projenin tamalanması için sağlanması gereken belgelerin müşterinin sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığını, davalı edimlerini tamamladığını, sözleşmenin imza anında davalının erişimine açık bir şekilde hazır olup teslim edilmesi gereken veritabanı (database) birçok kez sözlü hatırlatılmasına rağmen davacı tarafından hazır edilmediğini, 11.07.2018 tarihinde teslim edilmesi gereken veritaban davalıya teslim edilmediğini ve ancak sözleşmeden 2 ay sonra ancak hazır edildiği, sözleşme süresi 3,5 ay olması sebebiyle gecikme sebebiyet verildiği,
... yazışmalarında bu hususlar belirtildiğini, sözleşme taraflarca 07.12.2018 tarihine kadar uzatılmasına karar alındığını, işin %90 tamamlanmış olması davacı tarafından kabul görmediğini, davacı sözleşme şartlarına uymadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Mahkeme, ispat yükü davacıda olmasına rağmen kendisine verilen kesin süreye rağmen uygulamanın çalışması için gerekli hosting ve domain hizmetlerini aktif hale getirmediği, teknik inceleme yapılamadığı, davalıya yüklenilebilecek kusur bulunmadığını belirterek davanın reddine karar vermiştir.Mahkemece alınan 22.12.2020 tarihli bilirkişi raporunda;
android-filerenk.apk adlı mobil uygulama dosyasında mahkemeye sunulan android işletim sistemi için geliştirilmiş uygulamasının isminin ... olduu, ...
Gerekli incelemenin yapılabilmesi için uygulamaya giriş yapılması gerekliliğinin bulunduğu, ... mobil uygulama mağazasında yer alan ... adlı mobil uygulamanın yer aldığı, son güncelleme targihinin 1.04.2018 tarihi olduğu, bu tarihin taraflar arasında imzalanan sözleşmeden önceki bir tarih olduğu ve mobil uygulamanın sözleşme imzalandığı tarihte yayında olduğu, .... Gerekli incelemenin yapılabilmesi için uygulamaya griş yapılması gerekliğinin bulunduğu, ...
İncelemenin yapılabilmesi için tarafların davaya konu olan uygulamanın çalışır halini mahkemeye sunmaları gerektiği rapor olarak sunulmuştur.Bilirkişi heyetinden alınan 09.06.2021 tarihli ek raporda; uygulamaya giriş yapılamadığı, uygulamanın çalışır halde olmadığı, gerekli incelemenin yapılabilmesi için uygulamanın çalışır ve kayıt/giriş yapılabilir halde olması gerektiği,... adlı mobil uygulama uygulamaya giriş yapılamadığı, uygulamanın çalışır halde olmadığı bildirilmiştir.Somut olayda, taraflar arasında imzalanan 01.07.2018 tarihli sözleşme gereğince;
... öngörülü piyasa örnekleri uyarınca görsel olarak en az aynı kalitede olacak ... projesini geliştirmiş, bu ... geliştirilmesi tüm yazılım altyapısının içeriğinin oluşturulması, ... talebi doğrultusunda kodlanması, tasarlanması, görsellerin işlevliğinin altyapısının hazırlanması, belirlenmiş stratejiye uygun aksiyonların hayata geçirilmesi, raporlar alınabilmesi için yüklenici görevlendirilmiştir.Mahkemece denetime elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda, uygulamanın çalışır olup olmadığı hususunda incelenmesi için gerekli olan hosting ve domain hizmetlerin aktif hale getirilmesi için davacı tarafa süre verildiği,
davacı tarafınca süresinde uygulamayı aktif hale getirmediği anlaşılmıştır.Davacı taraf icra takibi ile, sözleşmenin yerine getirilmemesi sebebiyle sözleşme bedeli itibariyle 10.000,00 TL cezai şart bedeli ve müspet ve munzam zararları yönünden 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip yapılmıştır.
Bilindiği gibi, eser sözleşmesinde; taraflardan birisi edimini yerine getirmesi halinde diğer taraftan edimini yerine getirmesi talep edebilir.Dava konusu ürünün incelenmesi ve denetlenmesi için; hosting ve domain hizmetlerinin aktif hale getirilmesi ve buna ilişkin şifrelerin davacı tarafından verilmesi gerekmektedir.Somut olayda, bilirkişi tarafından dava konusu itibariyle ürün üzerinde inceleme yapılması gerekmekte olup, davacı tarafa verilen süreye rağmen ürünün aktif çalışmasını sağlamadığı gibi çalışması için gerekli şifreleri ibraz etmemiştir.Dava konusu itibariyle ürün üzerinde inceleme yapılamaması sebebiyle,
davacının dava konusu oluşturan iddiaları ilişkin bir değerlendirme ve inceleme yapılamamıştır. Mahkemece yazılı olduğu şekilde davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2633, K. 2025/765, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama