KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2025
- Dosya no
- 2021/2637
- Karar no
- 2025/723
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 01/04/2021
- Numarası
- 2019/5 Esas, 2021/278 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.643 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibi tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; taraflar arasında cari hesap ilişkisi olup, borçlunun 28.8.2017 tarihi sonunda 10.503.06 TL borcu bulunduğunu, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek;
itirazın iptaline ve davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; takip talebinde alacak sebebi belirtilmediğinden alacak iddialarının dinlenemeyeceğini, taraflar arasında, davalının yüklenicisi olduğu ... terminali inşaatında kullanılmak üzere "sfero döküm ağır yüke dayanaklı yağmur suyu ızgaraları ve yine ağır yüke dayanıklı temiz su-atık su rögar kapakları" üretilmesi konusunda 21.02.2017 tarihli sözleşme akdedildiğini, üretilen yağmur suyu ve rögar kapaklarında kırılmalar ve defarmasyonlar meydana geldiğini, bu hususun derhal davacı yükleniciye bildirildiğini, davacının ürünleri incelediğini,
ayıplı malların yenileri ile değiştirileceği belirtilmiş ise de iş bu icra takibinde bulunduğunu, kırılan ızgara ve kapakların tırlara zarar verdiğini, sözleşmenin 9. maddesinde 2 yıl garanti taahhüt edildiğini, davacının edimleri akde aykırı, kusurlu ve gizli ayıplı olup; davacının talep edebileceği hak ve alacağı bulunmadığını, ayıplı mallardan ötürü davalının alacaklı olduğunu, ayıplı mallardan zarar ve ziyan doğduğunu, takas-mahsup definde bulunduklarını belirterek; davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 01/04/2021 tarihli karar ile.
Eser sözleşmesinde iş sahibine teslim edilen eserde varlığı ileri sürülen açık ayıpların TBK 474.
Maddesinde öngörülen sürelerde yükleniciye ihbar edilerek TBK 'nun 475.maddesinde ifade edilen haklardan yararlanılması mümkün ve bu haklardan yararlanılması yapılan ayıp ihbarlarının süresinde olmasını gerektirmekte ise de taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 2. sayfasında yer alan, Garanti Süresi başlıklı 9. maddesinde '' Satıcı yapmış olduğu imalatlar için 2 yıl süreli garantiyi taahhüt eder.
Kullanılan malzemeye ait garanti belgelerini alıcıya teslim edecektir.Satıcı vermiş olduğu ürünlerin TSE ve ilgili yerli ve yabancı tüm yönetmeliklere uygun olduğunu beyan, kabul ve taahhüt eder.'' denilerek; garanti kapsamının belirlendiğini, garanti koşulu getirilen bu tür sözleşmelerde; garanti kapsamındaki işler için garanti süresi içinde kalmak şartıyla ayrıca süresinde ayıp ihbarında bulunma şartının aranmasına gerek olmadığını, davalının 09.04.2018 tarihli icra takibine itiraz dilekçesinde ayıp bildirimde bulunduğu ve bu bildirimin ayıp ihbarı niteliğinde olduğu, davalının garanti süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunduğu,
davalının cevap dilekçesinde eseri tamamıyla reddetmeyerek Türk Borçlar Kanunu 475.maddesindeki seçimlik hakkını, bedelden mahsup/indirim yönünde kullandığı nazara alındığında bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davacının davalıya teslim etmiş olduğu ızgaraların %30 unun hasarlı olması nedeniyle; davacının davalıya sözleşmenin 9. maddesine uygun mal tesliminde bulunmadığı, davacı tarafından davalıya hasarlı olarak teslim edilmiş olunan ızgara/rögarların davacı tarafından değiştirildiğine, davalıya yeni hasarsız ızgaralar verildiğine ilişkin olarak da dava dosyasında belge bulunmadığı,
davalının davacıya rögar/ızgara fatura borcunun 30.03.2018 takip tarihi itibariyle 10.503,06 TL olduğu, davacı tarafından davalıya teslim edilen hasarlı ızgara tutarının ise 22.573,69 TL olduğu, davalının mahsup bedelden indirim talebinde bulunduğu, bu durumda davacının davalıdan 30.03.2018 tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı, davacının kötüniyetli olarak icra takibine giriştiği gerekçesi ile davanın reddine; davalının kötüniyet tazminat talebinin kabulüne , asıl alacak olan 10.503,06 TL nin %20 si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile;
davaya konu ürünlerin metalürji açısından kusurlu olup olmadığı hususunun değerlendirilmediğini, bu ürünlerin montajı yapılan yerde iki yıldır kullanıldığını, kullanıma ve hava şartlarına bağlı olarak, küçük çaplı deformelerin bulunmasının olası bir durum olduğunu, davalı tarafça süresinde yapılmış bir ayıp ihbarı veya bildirimi bulunmadığını, malın ayıplı olmasının teslim sırasında anlaşılması halinde teslimden itibaren 2 veya 8 günlük sürelerde ayıp ihbarının yapılması gerektiğini, mahkeme gerekçeli kararında '' davalının 09/04/2018 tarihli icra takibine itiraz dilekçesinde ayıp bildiriminde bulunduğu belirtmiş ise de,
satılan mala garanti verilmiş olmasının, garanti süresi içinde malın ayıplı olduğunun saptanması halinde 6102 sayılı TTK`nun 23 maddesinde öngörülen ayıp ihbar sürelerini ortadan kaldırmayacağını, kötüniyet tazminatına hükmedilmesi hukuka aykırı olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; sfero döküm ağır yüke dayanaklı yağmur suyu ızgaraları ve temiz su-atık su rögar kapakları üretilmesi konusunda 21.02.2017 tarihli eser sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yüklenici vekili; taraflar arasında cari hesap ilişkisine göre, davalı iş sahibinin 28.8.2017 tarihi sonunda 10.503.06 TL borcu bulunduğunu, bu borcu ödenmemesi sebebi ile davalı aleyhine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile takibe geçildiğini, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini belirterek;
itirazın iptaline ve davalı borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, davalı iş sahibi; taraflar arasında, "sfero döküm ağır yüke dayanaklı yağmur suyu ızgaraları ve temiz su-atık su rögar kapakları" üretilmesi konusunda 21.02.2017 tarihli sözleşme akdedildiğini, üretilen yağmur suyu ve rögar kapaklarında kırılmalar ve defarmasyonlar meydana geldiğini, bu hususun derhal davacı yükleniciye bildirildiğini, davacının ürünleri incelediğini, ayıplı malların yenileri ile değiştirileceği belirtilmiş ise de iş bu icra takibinde bulunduğunu,
sözleşmenin 9. maddesinde 2 yıl garanti taahhüt edildiğini, davacının edimleri akde aykırı, kusurlu ve gizli ayıplı olup; ayıplı mallardan ötürü davalının alacaklı olduğunu, takas-mahsup definde bulunduklarını belirterek; davanın reddini ve davacının %20'den az olmayan kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece; sözleşmenin 2. sayfasında yer alan, Garanti Süresi başlıklı 9. maddesinde '' Satıcı yapmış olduğu imalatlar için 2 yıl süreli garantiyi taahhüt eder. '' denilerek; garanti kapsamının belirlendiğini, garanti koşulu getirilen bu tür sözleşmelerde;
garanti kapsamındaki işler için garanti süresi içinde kalmak şartıyla ayrıca süresinde ayıp ihbarında bulunma şartının aranmasına gerek olmadığını, davalının 09.04.2018 tarihli icra takibine itiraz dilekçesinde ayıp bildirimde bulunduğu ve bu bildirimin ayıp ihbarı niteliğinde olduğu, davalının cevap dilekçesinde eseri tamamıyla reddetmeyerek Türk Borçlar Kanunu 475.maddesindeki seçimlik hakkını, bedelden mahsup/indirim yönünde kullandığı nazara alındığında bilirkişi raporuyla sabit olduğu üzere davacının davalıya teslim etmiş olduğu ızgaraların %30 unun hasarlı olması nedeniyle;
davacının davalıya sözleşmenin 9. maddesine uygun mal tesliminde bulunmadığı, davacı tarafından davalıya hasarlı olarak teslim edilmiş olunan ızgara/rögarların davacı yüklenici tarafından değiştirildiğine veya davalıya yeni hasarsız ızgaralar verildiğine ilişkin delil bulunmadığı, davalının davacıya rögar/ızgara fatura borcunun 30.03.2018 takip tarihi itibariyle 10.503,06 TL olduğu, davacı tarafından davalıya teslim edilen hasarlı ızgara tutarının ise 22.573,69 TL olduğu, davalının mahsup bedelden indirim talebinde bulunduğu, bu durumda davacının davalıdan 30.03.2018 tarihi itibariyle alacağının bulunmadığı,
davacının kötüniyetli olarak icra takibine giriştiği gerekçesi ile davanın reddine; davalının kötüniyet tazminat talebinin kabulüne, asıl alacak olan 10.503,06 TL nin %20 si oranında kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Somut olayda davacı yüklenici; eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalı iş sahibinin yaptığı itirazın iptalini talep ve dava etmiş, davalı yan ise icra takibine ve davaya verdiği cevap dilekçesi ile eserin ayıplı olduğunu belirterek takas mahsup def'ini de ileri sürerek davanın reddini istemiştir.Dosya kapsamından, davaya konu eser sözleşmesinin 9. Maddesinde eserin 2 yıl garantisi olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Açık ve gizli ayıplarda, ihbar zorunluluğu bulunmakla birlikte, garanti hükmü bulunması halinde işi yapan taşeron ya da yüklenici garanti vermekle iş sahibinin açık ayıplarda muayene ve süresinde ihbar yükümlülüğünü, gizli ayıplar yönününde de derhal ihbar yükümlülüğünü kaldırmayı ve garanti süresi içinde ortaya çıkan bu ayıpları bedelsiz olarak gidermeyi üstlenmiş demektir.
Garanti süresi içinde ortaya çıkan açık ve gizli ayıplarla ilgili iş sahibi ayıp ihbarında bulunmak zorunda kalmaksızın zamanaşımı süresi içinde ayıbın giderilmesi ve zararlarını isteyebileceği gibi, iş bedeline karşı ayıp defini de ileri sürebilir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 19.06.2014 gün 2013/4976 Esas 2014/4282 Karar, 28.01.2015 gün 2014/1955 Esas, 2015/442 Karar sayılı ilâmları).
Davalı iş sahibi mahkeme gerekçesinde de belirtildiği üzere; icra dosyasına yaptığı itiraz ile garanti süresi içinde ayıp ihbarında bulunmuştur.
Dosyada alınan bilirkişi raporu ile ayıplı ürünlerin bedelinin, davacı yüklenicinin alacağından daha fazla olduğu tespit edildiğinden; mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi doğru olmuş ise de davacı yükleniciye karşı icra takibinden önce davalı iş sahibi tarafından yapılmış bir ayıp ihbarı bulunmadığından, davacının icra takibi başlatmasında her hangi bir kötü niyeti olduğundan bahsedilemez, bu nedenle davacı yüklenici aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmiş olması isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile,
yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak ; davanın ve kötü niyet tazminatının dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir. Hüküm kötü niyet tazminatının reddedilmesi gerektiğinden kaldırıldığından ilk derece mahkemesi kararındaki yargılama giderleri ve vekalet ücreti kısımları aynen korunmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/2637, K. 2025/723, 24 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama