KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
- Dosya no
- 2021/3531
- Karar no
- 2025/1301
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/09/2021
- Numarası
- 2020/74 Esas, 2021/786 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.631 kelime·8 dk okuma·3 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan cari hesaba dayalı alacağın tahsili için davacı yüklenici tarafından başlatılan icra takibine davalı iş sahibinin yaptığı itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili ile katılma yolu ile davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı yüklenici vekili; davacı şirketin kumaş boya ve apre işi ile iştigal etmekte olduğunu, davacı şirketin davalının teslim etmiş olduğu kumaşları boyayarak davalı şirkete teslim ettiğini ancak bedelini alamadığını bu nedenle Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağından dolayı ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili iş sahibi vekili; davacının satış temsilcisi ...'nın 04/04/2018 tarihinde firmalarına gelerek kayıtlar üzerinde mutabık olduğu 23.600,00 TL ve 2.565,00 TL yi kabul edildiği, bakiye 49.054,69 TL içinde çek verildiği ve karşılıklı carinin sıfırlandığını, taraflar arasında mutabık kalınmış ve bakiye için 40.000,00 TL'lik ve 9.054,69 TL'lik çekler ile ödemelerin yapıldığını, karşı taraf şirketinin işyeri temsilcisi olan ...'nın çek tahsilat makbuzu ile çekleri teslim alırken, cari mutabakata varılarak kalan bakiye kadar çek aldığını,
mutabakat ve ödemelerden sonra karşı tarafça tekrar iade faturaları kesilmiş olmasının ticari etik kurallarla bağdaşmayacağını, karşı tarafın mallarında gizli ayıplar ortaya çıktığını ve bunu derhal bildirildiklerini, bu bildirimler sonrası kendileri ile görüştüklerini ve davacı yanın da bu ayıpları kabul ettiğini, karşı tarafça takibe konulan tutarın nasıl belirlendiğinin belli olmadığını, iade faturaları işlenmiş olsa dahi istenilen tutar ile uyuşmadığını belirterek; davanın reddini ve davacı aleyhine %20 den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Mahkemece 14/09/2021 tarihli karar ile; davacının;
davalı için yaptığı kumaş boyama işinden kaynaklı alacağını talep ettiği, davalının ise, davacı şirket çalışanı ile mutabakata varıldığı, çek ile ödeme yapıldığı ve hizmetin ayıplı yapıldığı sebeplerine dayandığı, davalı şirketin; mutabakat yapıldığını iddia ettiği davacı şirket çalışanının; şirket adına mutabakat yapmaya yetkili olduğuna veya bu konuda yetkilendirildiğine ilişkin dosyaya sunulu herhangi bir evrak bulunmadığı; bu nedenle davalının bu itirazının yerinde görülmediği, çekle yapılan ödemelere ilişkin de davacı şirket çalışanı adına teslim tutanağı düzenlendiği,
taraf defterleri arasında yer alan farklılıkların sebebinin üç adet faturaya dayandığı, buna göre davalı tarafından iki adet reklamasyon faturası kesildiği, karşılığında davacı tarafından reklamasyon iade faturasının düzenlendiği, reklamasyon faturası kesilebilmesi için ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiğine ilişkin bir tespitin yapılması veya karşı tarafın ayıplı ürün teslimini kabul etmesi gerektiği, buna ilişkin ispat yükünün davalıda olmasına rağmen davalı tarafından buna ilişkin yazılı bir delil sunulamadığı,
davacı tarafından, davalı adına düzenlenen vade farkı faturası yönünden ise ispat yükü davacı tarafta olmasına karşın davacı tarafından buna ilişkin yazılı bir delil sunulmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve toplam bedeli 26.165,00 TL faturalar yönünden davacı tarafın alacağının kabulü gerektiği ve alacağın belirlenebilir olduğundan; icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı icra takibinde davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 26.165,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; davacının davalıya teslim etmiş olduğu kumaşları usulüne uygun olarak boyadığını ve bu iş karşılığı, cari hesap alacağı olarak 43.000 TL alacaklı olduğunu, mahkemece 26.000,00 TL üzerinden verilen kısmen kabul kararının hatalı olduğunu, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesi ile.
Mahkemenin gerekçesinden hükmün, sehven hataya düşerek, yanlış bir kanaat ve gerekçe ile oluşturduğunun anlaşıldığını, Yargıtay kararlarına göre şirket adına hareket edenlerin beyanlarının şirketi bağladığını, mutabakat ve ödemelerden sonra karşı tarafça tekrar iade faturaları kesilmiş olmasının ticari etik kuralları ile bağdaşmadığını, Mahkemece; ayıbın, davalı tarafından ispatlandığına dair dosyaya hiçbir delil sunulmadığının belirtmiş ise de, ayıp ihbarları, mailler ve reklamasyon faturalarının dosyada bulunduğunu, bedel yargılama sonucu belirlendiğinden icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğini, belirterek;
yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yan yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında; yazılı olmasa da; cari hesap ilişkisi olarak süregelen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmaktadır.
Davacı yüklenici vekili; davacı şirketin kumaş boya ve apre işi yaptığını, davacı şirketin davalının kendisine boyanmak üzere verdiği kumaşları boyayarak; davalı şirkete teslim ettiğini ancak bedelini alamadığını, bu nedenle Bakırköy 11. İcra Müdürlüğü'nün ...
Esas sayılı dosyası ile cari hesap alacağından dolayı ilamsız icra takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin haksız olarak takibe itiraz ettiğini belirterek; itirazın iptali ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiş, davalı vekili iş sahibi vekili; davacının satış temsilcisi ...'nın 04/04/2018 tarihinde firmalarına gelerek kayıtlar üzerinde mutabık olduğu 23.600,00 TL ve 2.565,00 TL'yi kabul edildiği,
bakiye 49.054,69 TL içinde çek verildiği ve karşılıklı carinin sıfırlandığını, taraflar arasında mutabık kalındığını ve bakiye için 40.000,00 TL'lik ve 9.054,69 TL'lik çekler ile ödemelerin yapıldığını, karşı taraf şirketinin işyeri temsilcisi olan ...'nın çek tahsilat makbuzu ile çekleri teslim alırken, cari mutabakata varılarak kalan bakiye kadar çek aldığını, mutabakat ve ödemelerden sonra karşı tarafça tekrar iade faturaları kesilmiş olmasının ticari etik kurallarla bağdaşmayacağını, karşı tarafın mallarında gizli ayıplar ortaya çıktığını ve bunu derhal bildirildiklerini,
bu bildirimler sonrası kendileri ile görüştüklerini ve davacı yanın da bu ayıpları kabul ettiğini, belirterek; davanın reddini ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, Mahkemece; davacının; davalı için yaptığı kumaş boyama işinden kaynaklı alacağını talep ettiği, davalının ise, davacı şirket çalışanı ile mutabakata varıldığı, çek ile ödeme yapıldığı ve hizmetin ayıplı yapıldığı sebeplerine dayandığı, davalı şirketin; mutabakat yapıldığını iddia ettiği davacı şirket çalışanının; şirket adına mutabakat yapmaya yetkili olduğuna veya bu konuda yetkilendirildiğine ilişkin dosyaya sunulu herhangi bir evrak bulunmadığı;
bu nedenle davalının bu itirazının yerinde görülmediği, çekle yapılan ödemelere ilişkin de davacı şirket çalışanı adına teslim tutanağı düzenlendiği, taraf defterleri arasında yer alan farklılıkların sebebinin üç adet faturaya dayandığı, buna göre davalı tarafından iki adet reklamasyon faturası kesildiği, karşılığında davacı tarafından reklamasyon iade faturasının düzenlendiği,
reklamasyon faturası kesilebilmesi için ürünlerin ayıplı olarak teslim edildiğine ilişkin bir tespitin yapılması veya karşı tarafın ayıplı ürün teslimini kabul etmesi gerektiği, buna ilişkin ispat yükünün davalıda olmasına rağmen davalı tarafından buna ilişkin yazılı bir delil sunulamadığı, davacı tarafından, davalı adına düzenlenen vade farkı faturası yönünden ise ispat yükü davacı tarafta olmasına karşın davacı tarafından buna ilişkin yazılı bir delil sunulmadığı, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve toplam bedeli 26.165,00 TL faturalar yönünden davacı tarafın alacağının kabulü gerektiği ve alacağın belirlenebilir olduğundan;
icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar vermek gerektiği, şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulü ile Bakırköy 11. İcra Müdürlüğünün ...
E. sayılı icra takibinde davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 26.165,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiştir.Somut olayda; tarafların cari hesaba dayalı olarak çalıştıkları, davacı yüklenicin davalı için kumaş boyama işi yaptığı, davacı şirket çalışanın ...'nın 04.04.2018 tarihinde, cari hesap dökümü altına yazılan metinde; davalı yandan alınan 49.054,69 TL' lik çekler düşüldükten sonra toplam 26.165,00 TL bakiye borcun kaldığını belirttiği, çeklerinde davacı şirket çalışanı ... tarafından alındığı,
taraflar arasında yapılan mail yazışmalarında da ...'nın ismi geçtiği, bu kişinin davacı şirket adına hareket ettiğinin kabulü gerektiği, davalı yanın maillerle 28.02.2018 tarihinden itibaren sürekli ayıp ihbarında bulunduğu, bu nedenle de reklamasyon faturası düzenlediği, ancak ayıba dair herhangi tespit veya tutanağın bulunmadığı, davalının düzenlediği vade farkı faturasının neye göre düzenlendiğinin belli olmadığı anlaşıldığından; mahkemece 23.600,00 TL ve 2.565,00 TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak alacağın yargılamayı gerektirmesi sebebi ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamıştır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak icra inkar tazminatı yönünden yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
B) İLK DERECE YARGILAMASI YÖNÜNDEN
1-Alınması gereken 1.787,33 TL harçtan peşin alınan 516,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.270,41 TL eksik harcın davalıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 2-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat KAYDINA,3-Davacı tarafça sarf edilen ilk dava açılış harç gideri 571,32 TL'nin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafça sarf edilen bilirkişi,
tebligat ve posta masrafı 1.619,00 TL yargılama giderinden kabul oranı (%61,13) ret oranı (%38,87) dikkate alınarak hesaplanan 989,69 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kısmın davacı üzerinde BIRAKILMASINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 26.165,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 16.635,00 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
C) İSTİNAF İNCELEMESİ YÖNÜNDEN
1-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının hüküm kesinleştiğinde ve istek halinde kendisine İADESİNE,2-Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 556,10-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin taraflar üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5-Gerek ilk derece gerekse istinaf aşamasında yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-a bendi gereğince KESİN olmak üzere12/11/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/3531, K. 2025/1301, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama