İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/989 K.2025/229

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2021/989Karar2025/229Tarih4 Mart 2025Okuma11 dk · 2.189 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
4 Mart 2025
Dosya no
2021/989
Karar no
2025/229
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
03/12/2020
Numarası
2017/434 Esas, 2020/626 Karar
Davanın konusu
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.189 kelime·11 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl dava; eser sözleşmesinden kaynaklı davacı yüklenicinin 4.nolu hakediş alacağının tahsili için başlattığı takibe yapılan itirazın iptali , birleşen dosyada ise 5.nolu hakediş alacağının tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne dair verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.

Asıl davada davada, davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 09/11/2015 tarihinde birim fiyatlı yüklenici sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereğince davacı yüklenici şirketin cephe prekast işlerini yapmayı, davalının ise sözleşmede belirtilen ödemeyi yapmayı taahhüt ettiğini, davacının sözleşmeden kaynaklanan tüm yükümlülüklerin yerine getirildiğini ve sözleşme uyarınca düzenlenen 25/10/2016 tarihli hakediş raporunu davalıya gönderdiğini, hakediş raporunun davalı tarafından onaylandığını, hakediş raporuna ilişkin 27/12/2016 tarihli faturanın düzenlenerek,

davalıya elektronik fatura olarak tebliğ edildiğini, sözleşmenin 15. maddesi gereği 15 gün içerisinde taraflarına ödeme yapılacağını taahhüt edilmesine rağmen hakediş alacağın ödenmediğini, akabinde davalıya Beyoğlu ...

Noterliğinin 10/02/2017 tarihli ihtarnamesinin gönderildiğini, yine ödeme yapılmaması nedeniyle ... sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafça haksız olarak borca ve ferilerine itiraz edildiğini belirterek; haksız itirazın iptaline ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

Asıl davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; davalı aleyhine başlatılan takipte .... numaralı e fatura ile 25/10/2016 tarihli 4 numaralı hakediş raporunu borcun sebebi olarak gösterildiğini, müvekkili ... ile...A.Ş arasında imzalanan sözleşme ile "..." işlerinin davalı tarafından üstlenildiğini, bu kapsamda davanın tarafları arasında 09/11/2015 tarihli sözleşme imzalandığını, buna göre projedeki tüm cephe prekast işlerinin imalatları, malzeme, nakliye ve uygulama işlerinin davacı tarafça üstlenildiğini, daha sonra 13/01/2016 ve 27/01/2016 tarihlerinde taraflar arasında zeyilnamelerin imzalandığını,

bununla cephe prekast altına gelecek nem bariyeri, yangına dayanıklı cephe elemanları, ekstra beyaz renk üretilecek alanlarda titanyum dioksit kullanılmasının sözleşme kapsamına dahil edildiğini, davacı tarafından gerçekleştirilen imalatlar ve hakedişlere ilişkin olarak davacı şirkete 1.752.816,94 TL ödeme yapıldığını ancak sözleşmeye konu işlerde davacı tarafça hatalı, eksik ve uygun olmayan imalatlar tespit edildiğini, buna ilişkin tespitler ve fotoğrafların mevcut olduğunu, A ve C ... prekast arkası taş yünü eksiklikleri, prekast birleşim mastik eksiklikleri, kaynak yerleri galvaniz boya eksiklikleri, mebran izalasyon tahribatı,

balkon prekastları kod farklılıkları, dış cephe prekast renk farklılıkları ve leke izleri bulunduğunu, sözleşmenin 15.4 maddesinde "geçici hakediş ödemelerinin yapılabilmesi için yüklenicinin o tarihe kadar olan tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmesi şarttır.

Aksi takdirde hak ediş ödemelerin bu husus yerine getirilinceye kadar durdurulur" hükmünün bulunduğunu, sözleşmenin kesin teminat başlıklı 14.maddesine göre yüklenicinin kesin teminat mektubu vermesi gerektiğini, inşaat uygulamalarına göre teminat mektubu işverene verilmediği durumlarda, işverenin nakdi teminat tutma zorunluluğunun doğduğunu, davacının 249.900,00 TL tutarında teminat mektubu verdiğini, süresinin dolduğunu, davacı tarafın süreyi uzatmadığını, böylelikle davalı iş sahibinin teminatının ortadan kalktığını, kesin kabul ve kesin hakediş işlerinin yapılmadığını, kesin hakedişin sözleşmenin 38.2,

kesin kabulün sözleşmenin 39. Maddesinde düzenlendiğini, sözleşmenin 41.1 maddesine göre geçici kabul ile kesin kabul arasında geçecek sürenin garanti süresi olarak tanımlandığını, kesin kabul ve kesin hakediş yapılmadığından alacağın muaccel hale gelmediğini, muaccel olmayan bir alacak için takip yapılması ve temerrüt faizi istenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından İskenderun 1. Sulh Mahkemesinin 2017/19 D.iş sayılı dosyası üzerinden yaptırılan delil tespitinin görevsiz ve yetkisiz mahkemece yapıldığını belirterek; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Birleşen davada davada davacı yüklenici vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 09/11/2015 tarihli sözleşmenin imzalandığını, 3.hakediş üzerine ödemenin yapıldığını, 4.hakedişin gönderilmesinin ardından taraflar arasında sorun yaşandığını, 4.hakediş raporunun davalıya gönderilmesinin ardından 25/10/2016 tarihinde 4.hakediş raporunun onaylandığını ancak ödeme yapılmadığını, 28/11/2016 tarihinde işin bitirilmesi nedeniyle müvekkili tarafından geçici kabul talep edildiğini ancak dönüş yapılmadığını, 30/11/2016 tarihinde 5.son hakediş raporunun gönderildiğini,

30/01/2017 tarihinde hakediş ve geri kalan işlerle ilgili toplantı talep edildiğini geri dönüş yapılmadığını, 4.hakediş alacağı ile ilgili itirazın iptali davası açıldığını, itirazın iptali davası açılmasından sonra davalı tarafça ayıplı ifa iddiasında bulunulduğunu, davalı tarafın ayıp iddiasının yasal süresinde olmamasına rağmen müvekkili şirket yetkililerinin yeniden şantiyeye giderek iddia edilen kusurlara incelediklerini ve sözleşmeye uygun olarak yükümlülüklerini yerine getirerek işi teslim ettiklerini, davalı tarafın halen ödemeden kaçındığını,

5.hakediş raporu ve buna istinaden düzenlenen 11/02/2019 tarihli ...numaralı faturaya konu alacağın tahsili için dava açmak zorunda kaldıklarını belirterek 458.498,68 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Birleşen davada davalı vekili cevap dilekçesi ile; asıl dosya açısından sunduğu cevap dilekçesindeki savunmalarını aynen tekrar ederek;

davacının işi hatalı, ayıplı ve eksik yaptığını, sözleşmenin 15.4 maddesine göre geçici hakediş ödemelerinin yapılabilmesi için, yüklenicinin bir ay evvelki işçi ücretlerini ve bunlara ilişkin sigorta primlerinin ödendiğine ilişkin evrakı işveren sunması ve yüklenicinin o tarihe kadar olan tüm yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirmiş olmasının şart olduğunu, davacı firmanın talebi üzerine İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2017/19 D.iş sayılı tespit dosyasından ayıplı ve eksik imalatların açıkça tespit edildiğini, davacının iş programının gerisinde kalarak temerrüde düştüğünü,

kesin kabul ve hakediş işlemlerinin yapılmadığından alacağın muaccel olmadığını, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek; birleşen davanın reddini istemiştir.

Mahkemece 03/12/2020 tarihli karar ile;Asıl dava taraflarca onaylanan ve kesinleşen 4 nolu hakediş bedeline ilişkin olup hakediş bedelinin 224.668,21 TL' olduğu, mahkemece davacının isteyebileceği bedelin 338.682,35 TL olarak bulunmuş olup bundan 224.668,21 TL mahsup edildiğinde birleşen dosya açısından davacının isteyebileceği miktarın 114.014,14 TL olarak saptandığı, asıl davada davacının işlemiş faiz talebi de bulunmakta olup davacı tarafından davalı tarafa gönderilen Beyoğlu ...

Noterliğine ait 10/02/2017 tarih ... yevmiye nolu ihtarnamede ... nolu fatura bedelinin tebliğ tarihinden itibaren 3 gün içerisinde ödenmesinin istenildiği, ihtarnamenin davalıya 13/02/2017 tarihinde tebliğ edildiği, davalının 17/02/2017 tarihinde temerrüde düştüğü, temerrüt tarihi ile takip tarihi olan 21/02/2017 tarihi arasında geçen 4 günlük süre için, davacı tarafın talebinin reeskont faizi olduğu dikkate alınarak temerrüt tarihindeki reeskont faiz oranı %8.75 olduğundan işlemiş faiz hesaplandığında.

224.668,21 TL x 4 gün x %8.75 / 36000 = 218,42 TL işlemiş faiz yaptığı, alağın likit olmadığı, bilirkişiler vasıtası ile kesin hesap yapıldığı, kesin hesap mahiyetindeki 5. hakediş tutarı üzerinden nefaset bedelleri ve eksik ve ayıplı işler bedeli düşüldüğünde davacının kalan alacağının 114.014,14 TL olduğu gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... nolu icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin.

224.668,21TL asıl alacak, 218,42TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 224.886,63TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranda reeskont faizi uygulanmasına , icra inkar tazminatı talebinin reddine, birleşen davanın kısmen kabulü ile.

114.014,14TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranda reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; sözleşme gereği ilk 3 hakediş raporunun davalıya gönderildiğini ve davalı tarafından ödemelerin yapıldığını, 25.10.2016 tarihli 4 nolu hak ediş raporunun davalıya gönderildiğini, raporu davalı şirketin 13 ayrı çalışanı tarafından kontrol edilerek herhangi bir eksik bulunmadığı tespit edildiği ve 13 ayrı çalışan tarafından ayrı ayrı ıslak imza ile imzalanak uygunluğunun kabul edildiğini,

bu nedenle sözleşmenin 7. ve 15. maddeleri gereği 27.12.2016 tarihli ... nolu fatura düzenlendiğini ve davalıya tebliğ edildiğini, davalı tarafından bu faturaya itiraz edilmediğini ancak ödeme yapılmadığını, gerek e-mail gerek ise noterden gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kaldığını, 30.11.2016 da 5. hakediş raporunun (son hakediş) davalı şirket yetkilisi ...’e gönderildiğini ancak geri dönüş yapılmadığını, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 224.668,21TL asıl alacak, 218,42TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 224.886,63TL üzerinden devamına, bakiye faiz talebinin reddine karar verildiğini,

davalının faturaya bir itirazı olmadığından ve sözleşmenin 15.1 maddesi gereği ödemelerin hakediş onayından (26.12.2016) itibaren 15 gün içerisinde yapılması gerektiğinden , faizin bu tarihten itibaren işletilmeye başlaması gerekirken ihtarname tarihinin esas alınmasının hukuka ve sözleşmeye aykırı olduğunu, birleşen 2. dava açısından ise; işin bitirilmesinin ardından davacının 28.11.2016 da geçici kabul talep edildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir geri dönüş yapılmadığını, 10.02.2017 de Beyoğlu ...

Noterliğinden ihtarname gönderildiğini; yine de geri dönüş yapılmadığını, davalı tarafından, iş bu dava açılana dek herhangi kusur, eksik, ayıp ya da gecikmeye ilişkin bildirimde bulunulmadığını, yasal sürelerin bitmesinin ardından açılan dava sürecinde ayıba ilişkin beyanda bulunduklarını, bilirkişi raporunun B-1 kısmında 14.maddede de “ davacı tarafın 25.10.2016 tarihinde onaya sunduğu,

davalının ise davacının icra takibi başlatmasının ardından 7 ay 6 gün sonra eksik ve ayıp ihtarında bulunduğu”nun açıkça tespit edildiğini, davalının yasal süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı bilirkişi raporlarınca da tespit edilmesine rağmen 5. Hakediş tutarı üzerinden nefaset bedelleri ve eksik ve ayıplı işler bedeli düşülmesinin (110.783,92TL) herhangi bir hukuki dayanağı bulunmadığını,

5. hakediş raporu ve sözleşme hükümlerince düzenlenen 11.02.2019 tarihli faturaya konu alacağın 458.498,68 TL olmasına rağmen bilirkişi heyeti ayıp indirimini fatura bedeli üzerinden değil kendi hesaplarındaki bedel olan 282.794 TL üzerinden yaptığını buna itiraz ettiklerini, dava konusu uyuşmazlığın, metraj fiyatları ve yapılan işin bedeline ilişkin değil, eksik ve kusurlu imalat olduğu iddiasına ilişkin olduğunu, mahkemenin KDV tutarlarını dava dışı bırakmasının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Davalı vekili istinaf dilekçesi ile;

mahkemece asıl davada, ... nolu dosyasındaki takibin 224.886,63 TL üzerinden devamına, birleşen davada da 114.014,14 TL'nin davacıya ödenmesine karar verildiğini, davacının iş programına uygun davranmadığı ve bu kapsamda temerrüde düştüğü, bu kapsamda davacı alacaklarından sözleşme uyarınca nefaset, eksik ve kusurlu işlere ilişkin bedel ve cezai şart kesintisi yapılmasının hukuka uygun olduğunun bilirkişi raporuyla ortaya konularak haklılıklarının tevsik edildiğini, buna rağmen davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu,

sözleşme uyarınca 19/05/2016 tarihinde işin tamamlanması gerekmekte iken davacının bu tarihte işi tamamlayamadığı, iş programının çok gerisinde kaldığı ve mütemerrit hale geldiğini, hükmedilen nesafet kesintisi ve eksik imalat bedelinin çok düşük olduğunu, eksik ve ayıplı işlerin İskenderun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2017/19 D.İş sayılı dosyası ile yapılan keşifte tespit edildiğini, bu eksikliklerin, davacı firma tarafından davalıya gönderilen ihtarname içeriği ile de kabul edildiğini, bu eksiklikler haricinde A ve C ... arkası taş yünü eksiklikleri, prekast birleşim mastikleri, kaynak yerleri galvaniz boyalarındaki antipas eksiklikleri,

membran izaolasyon tahribatı ve keşfen tespit olunan diğer arızaların toplamı işlerin % 3'ünden çok daha fazlasına tekabül ettiğini, bu nedenle nesafet kesintisi ve ayıplı iş miktarı olarak % 3 oranının esas alınması hatalı olduğunu, raporda "yasal olarak % 5 olarak belirlenen nesafet bedelinin davalının sorumlu olduğu hususlar göz önünde tutularak heyetimizce davacı yükleniciden % 3 nesafet kesintisi uygulanmasına karar verildiği" denilerek nesafet kesintisi olarak 55.391,96 TL hesaplandığını, ancak müvekkilin sorumlu olduğu hususların ne olduğu,

neden % 5 den % 3'e indirildiği hususunun gerekçeli biçimde açıklanmadığını, ayıp ihbarının süresinde olduğunu. mahkemenin aksi yöndeki değerlendirmesinin yerinde olmadığını, taraflar arasında ayıplı işlere dair bir kabul tutanağı bulunmadığını, tam tersi davalının davacıya ayıpları bildirdiğini, ayıp ihbarının noter kanalıyla ya da yazılı biçimde yapılması zorunlu olmayıp her türlü iletişim aracı ile yapılabilmesinin mümkün olduğunu, e posta yazışmaları ve diğer delillerden çok daha öncesinde ayıp ihbarının yapıldığının görüldüğünü, kesin kabul ve hakediş yapılmadığından alacakların muaccel hale gelmediğini,

davacının 5. hakedişe ilişkin olarak dava açmış ise de 5. hakedişin davalı tarafından onaylanmadığını, bu haliyle davacının herhangi bir alacağının doğmadığını belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.Taraflar arasında 09/11/2015 tarihinde birim fiyatlı yüklenici sözleşmesi akdedilmiştir.Asıl davada davacı taraf, yüklenici sıfatı tüm edimlerini yerine getirdiğinden bahisle, davalı tarafından da onaylanan 4. Hak ediş bedelini, birleşen davada da 5. Hak ediş bedelini talep ve dava etmiş, davalı iş sahibi ise davacının işi eksik ve ayıplı yaptığını, bu nedenle sözleşmenin 15.4 maddesine göre ödemelerin bu husus yerine getirilinceye kadar durdurabileceğini,

sözleşmenin 14.maddesine göre davacının 249.900,00 TL tutarında teminat mektubu verdiğini ancak süresinin dolduğunu, davacı tarafın süreyi uzatmadığını, böylelikle davalı iş sahibinin teminatının ortadan kalktığını, kesin kabul ve kesin hakediş işlerinin yapılmadığını belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece ; bilirkişi raporuna göre yapılan hesaplamaya göre asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.Somut olayda, davalı yanın 4. Hak edişe dair belgeyi onayladığı ancak ödeme yapmadığı, 5 hak edişin ise onaylanmadığı, 5. Hak edişe dair kesin hesabın bilirkişi heyetine yaptırıldığı,

hükme esas alınan 03/07/2020 tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına ve denetime elverişli olduğu anlaşıldığından; mahkemece bu raporun hükme esas alınarak asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin asıl ve birleşen dosya dosyada istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 03/12/2020 tarih ve 2017/434 Esas, 2020/626 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, asıl ve birleşen dosyada taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Asıl davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

Asıl davada alınması gereken 15.347,08 TL istinaf karar harcından peşin alınan 3.840,50 TL'nin mahsubu ile bakiye 11.506,58 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Birleşen davada alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30 TL'nin mahsubu ile bakiye 556,10 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Birleşen davada alınması gereken 7.788,30 TL istinaf karar harcından peşin alınan 1.947,08 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.841,22 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

3-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 04/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/989, K. 2025/229, 4 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/989
Karar No
2025/229
Tarih
4 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/1019 K.2025/283
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/1036 K.2025/352
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2021/1041 K.2025/419
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1046 K.2025/358
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1048 K.2025/402
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1060 K.2025/359

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.