KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Ocak 2025
- Dosya no
- 2022/2769
- Karar no
- 2025/79
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Numarası
- 2019/110 Esas, 2022/514 Karar
- Tarihi
- 09/06/2022
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.008 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava, taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesi sebebiyle alacak talebi olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Davacı vekili ; müvekkilinin 2011 yılından bu yana davalı şirket ile çalıştığını, yapılan işler olan ... - Dekor Kurulum İşi için 54.000,00 TL+KDV, ... - Dekor Kurulum işi için 46.000,00 TL+KDV, ... Kurulum için 12.700 TL+ KDV, farklı yerlerde yapılan ...
Kurulum işleri için 20.900 TL+ KDV ile yapılan masrafların müvekkili şirkete ödenmediğini, alacaklarının tahsili için ... sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, itiraz üzerine takibin durduğunu belirterek haksız itirazın iptali ile davalı aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davacının dava konusu işin müvekkili tarafından yaptırıldığını kanıtlayacak en ufak bir delil göstermediğini, daha önce davacıya bazı işler yaptırılmış olmasının dava konusu işin de müvekkili tarafından yaptırıldığını kanıtlamadığını,
işin yapımında çalışanların da davacının çalışanları olmasının bu işi yaptıranın müvekkili olduğunu göstermediğini, yapılan işle müvekkili şirketin hiç bir ilgilisinin olmadığını belirterek davanın reddine, davacının iddia edilen alacağın %20'sinden az olmayacak kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme, takip dayanağı 01/08/2018 tarihli 157.648,00-TL bedelli faturanın konusu sahne, stand kurulum söküm olduğu, fatura eser sözleşmesinden kaynaklandığı, taraflar arasında daha önce yapılan işler nedeniyle ticari ilişki mevcutsa da, önceki işler uyuşmazlık konusu olmadığı,
davalı taraf cevap dilekçesinde, faturada belirtilen işlerin hiçbiri tasarımhane için yapılmadığını, bu konuya ilişkin ne bir sözleşme, ne talep yazısı, ne bu işlerle ilgili kendisine gönderilen ofisten çıkmış bir proje, bilgi notu, onay veya kabul belgesi olmadığını belirterek fatura konusu akdi ilişkiyi kabul etmediği, davacının talebi ile 3.kişilere yazılan müzekkere cevapları ile, taraflar arasındaki eser sözleşmesini ispatı mümkün olmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde de, takip dayanağı faturanın hem davacı şirketin hem de davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı,
davacının kendi ticari defterlerine göre takip dayanağı faturadan dolayı alacaklı olmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verildiği ve davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmetmek için reddedilen kısım bakımından davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğunun ispatı gerektiği, davacının takip yapmakta kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalının kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinafında;
müvekkili ile davalı arasında uzun yıllardır ticari ilişki olduğunu, samimiyet sebebiyle işlerin sözleşme yapılmaksızın vatsap ve telefon ile ilerlediğini, dava konusu 3 iş için eser sözleşmesi yapılmadığını, bu işler için müvekkiline ödeme yapılmadığını, her hangi bir kayıt olmadığı için müvekkilinin yaptığı işlerin inkar edildiğini, otel ve işletmelere müzekkere yazıldığını giriş çıkış kayıtları istendiğini, tanık olarak dinlenen ... ve ...'ın müvekkilinin bu işlerde görevlendirdiği kişiler olduğunu, şirket yetkilisi firari...'ye atılan e maillerin dikkate alınmadığını,
davalı şirket tarafından 14 Mayıs 2018 tarihinde masraf ödemesi yapıldığını, 400,00 TL havale edildiğini, giriş çıkış belgelerinin yazılı delil başlangıcı olduğunu, müvekkilinin alacağını alamadığını bir de KDV ödemesi ile karşılaşmamak için faturayı işlemediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı vekili istinafında;
kararın esas yönünden usule uygun olduğunu, ancak alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, hükmün düzeltilmesi gerektiğini, davacı işlerin müvekkili tarafından yaptırıldığının ispatlanamadığını, davacının yaptığını iddia ettiği işlerle fatura tarihinin uyuşmadığını, davacının kötü niyetli olduğunu, davacının faturayı işlememesinin haksız kazanç olduğunu,
kötü niyetinin göstergesi olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının düzeltilerek davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık Türk Borçlar Kanunun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanana faturaya dayalı itirazın iptali davasıdır.
Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir.Davacı vekili dava dilekçesinde, dava konusu 3 adet stant kurulum, söküm işini yaptığını, yazılı sözleşme olmadığını ve bedelini alamadığını belirtmiştir. Davalı vekili ise dava konusu edilen işlerle ilgili sözleşme ilişkisini kabul etmeyerek davanın reddini talep etmiştir.
Yerel mahkeme davalının sözleşme ilişkisini kabul etmediğini ve ispatlanamayan davanın reddine karar vermiştir.Somut olayda taraflar arasında dava konusu olduğu iddia edilen işlerin tarihinden önce ticari ilişki olduğu sabittir. Davacı taraf dava konusu 3 adet işin davalı adına yapıldığını yasal delillerle ispat yükü altındadır.Dosya kapsamında eser sözleşmesini ispatlayan yazılı belge olmadığı gibi , davalı taraftan sadır olan her hangi bir delil başlangıcı da yoktur.
Dava dışı 3. kişilerden gelen belgeler eser sözleşmesinin varlığını ispatlamamaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava konusu faturanın davacı ve davalı taraf defterlerine kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir. Ayrıca dava dilekçesinde davacı taraf yemin deliline de dayanmadığı görülmüştür.
Bu nedenlerle yerel mahkemenin davanın ispatlanamadığından davanın reddine dair vermiş olduğu karar yerindedir.Davacı vekilinin tüm istinaf talepleri isabetsizdir.Kötü niyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacı tarafın icra takibini açmakta kötü niyetli olduğu dosya kapsamında ispatlanmış olması gerekmektedir. Eldeki davada davacının kötü niyetli icra takibi yaptığı ispatlanamadığından yerel mahkemenin davalının kötü niyet tazminatı talebini reddetmesi doğru olmuştur.
Bu sebeple davalı vekilinin istinaf talepleri de yersizdir. Yerel mahkemenin kararı dosya kapsamına, hukuka ve usule uygun olduğundan, taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2022/2769, K. 2025/79, 29 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama