İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2023/1603 K.2025/398

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2023/1603Karar2025/398Tarih22 Nisan 2025Okuma15 dk · 2.994 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
22 Nisan 2025
Dosya no
2023/1603
Karar no
2025/398
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
27/04/2023
Numarası
2021/699 Esas, 2023/362 Karar
Davanın konusu
Sözleşmenin İptali
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.994 kelime·15 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Asıl dava davacı vekili, davalı... dava dışı ..., Ltd. Şti. arasında İstanbul ... Noterliğinde ...sayı ile 25.09.2013 tarihinde "..." işi ilgili olarak bir sözleşme imzaladığını, bu sözleşmenin Kurbağalı deresi ıslah çalışmaları (2+633 km-O+OOO km) arası alanı kapsadığını, .... Ltd.

Şti'nin çalışma güzergâhını çalışma bölgesinde bulunan yerleri "geçici işgal ve kamulaştırma nedeniyle doğacak süre uzatım hakkı saklı kalması" ihtirazı kaydı ile 23.10.2013 tarihinde teslim aldığını, daha sonra davalı ... muvafakati ile sözleşmenin davacı şirkete devredildiğini, davacının yapacağı işin daha önceki yıllarda başka yükleniciler tarafından inşa edilen fakat ihtiyacı karşılamadığı için taşkınlara sebebiyet veren 5 metre genişliğindeki dere kesitini 20 metre genişliğinde bir dere haline getirmek ve atık su tüneli inşa ederek derenin ıslahını yapmak olduğunu,

davacının işe başlarken 3,600.000,00 TL ve 150.000,00 TL bedelli kesin teminat mektuplarını verdiğini, işin devamı sırasında davalıdan kaynaklanan bir çok olumsuzlukla karşılaşıldığını, bu sorunların davacının edimini yerine getirmesinde fiili ve hukuki imkânsızlığı da beraberinde getirdiğini belirterek, İstanbul Anadolu 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/34 D.

İş sayılı dosyasından teminat mektuplarının paraya çevrilmemesine dair verilen ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, karşılıksız kalan teminat mektuplarının davacıya iadesine, iadenin mümkün olmaması halinde iptaline, banka teminat mektuplarının nakde tahvil edilmesini engellemek ve ticari itibarını korumak amacıyla müvekkilinin teminat olarak ... veznesine nakden yatırdığı ve 13.07.2016 tarihinde davalı tarafından haksız olarak irat kaydedilen toplam 3.600.000,00 TL + 150.000,00 TL = 3.750.000,00 TL'nin davalı idareden ticari işlerde uygulanan en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte istirdadına,

davacı ile davalı arasında imzalanan Asya Bölgesi 2013 yılı 3. kısım ...

İnşaatı sözleşmesinin sözleşme kurulması sırasındaki geçersizlik, sözleşme sonrasında davalının sözleşmeye aykırı davranışına bağlı ifa imkansızlığı nedeniyle geriye yönelik olarak feshine, davacının gerek bu sözleşmenin kurulmasından önce ve gerekse sözleşmenin ifası sırasında yaptığı harcamalardan ve maruz kaldığı zararlardan şimdilik 50.000,00 TL'nin ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, dava dilekçesinde sözleşmenin haksız yere fesih edildiği iddialarına dayanak gösterilen sebeplerini kabul etmediklerini,

...' li Asya Bölgesi 2013 yılı 3. ..., Şti. firmasının taahhüdü altında iken; yapım İşleri Genel Şartnamesi 19. Maddesi yapım işleri Genel Şartnamesi 47-2. maddesi ve taraflarca imzalanan yapım işlerine ait sözleşmenin 27. Maddesine istinaden Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun 20. Maddesine göre nedenleri açıkça belirtilen ihtara rağmen aynı halin devam etmesinden dolayı, 2016/505 sayılı ...

Yönetim Kurulu Kararı gereği feshedildiğini, fesih kararının hukuka uygun olduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde iddia ettiğinin aksine bu feshe sebep olanın davacı yan olduğunu, davalı idare ile yükleniciye teslim edilen projelerin geçtiği güzergâhlarda kamulaştırma sorunu bulunmadığını, onaylı imar planlarında dere bandı olarak gösterilen kısımlarda dere ıslah projesi hazırlandığını ve genelde kamu arazisi ve kamu vakalarının mülkiyetinde bulunan parsellerden proje planlandığını, Kamu vakıf arazilerinin üzerindeki parselden geçen kısımların tahsis işlemlerinin ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığınca yapıldığını,

yüklenici firmanın gerek işgal gerekse kamulaştırma işlemlerinden kaynaklanan herhangi bir aksaklık yaşanmadığı gibi 12 nolu hak ediş itibari ile onaylı iş programına göre işin %53,23 olması gerekirken %30,66 tamamlanmış olduğunu ve proje kapsamında çalışmaya başladığı noktalarda işleri tamamlamayıp eksik bıraktığını, hafriyat döküm sahasının bedelsiz olarak idareden temini ve 24 saat çalışma izni için 25.04.2016 tarih 230950 sayılı yan ile detaylı bir şekilde cevap verildiğini, süre sonu olan 08.05.2017 tarihine kadar işlerin tamamlanması akabinde süre uzatma talebinin idarece değerlendirileceğinin belirtildiğini,

davacı idarenin yüklenici firmadan projenin +1.700-30 metresinden başlanılmasını İstediğini, ancak yüklenici firmanın...

Santralini proje güzergâhı üzerine kurması ve bu beton santralinin iş ile ilgisi bulunmayan ticari faaliyetlerde bulunarak asıl isi olan dere ıslah projesine »1.400-00 metresinden 4 ay sonra çalışmalara başlayabildiğini, yüklenici firma proje güzergâhı üzerine kurmuş olduğu işgal durumundaki beton santralin başka firmalara 02.10.2015 tarih ... sayılı yazıda belirtildiği üzere ticari faaliyette bulunmaması ve dere ıslah sahası içinde kalması nedeni ile beton santralinin kaldırılmasının yüklenici firmadan istendiğini,

17.06.2016 tarih 342222 sayılı yazıda alt yapı tesislerinin deplaseleri için İnşaat İşleri Genel Teknik Şartnamesi 3.5.1 maddesine "servislerin daimi veya geçici alarak yönlerinin değiştirilmesi gerekirse bu işlerin ilgili kuruluşlar tarafından yapılması için başvurulacak, ilgili kuruluşlar tarafından bu işlemler yapılmazsa servislerin daimi veya geçici olarak yönlerinin değiştirilmesi işleri idare tarafından yükleniciye yaptırılacaktır," yazıldığını, yüklenici firmanın İlgili kurumlarla temas kurularak işlemlerin hızlandırılması ve gerekli koordinasyonun sağlanmasının istendiğini,

dava dilekçesinde 21 den fazla proje çizilerek idareye sunulduğunun belirtildiğini, idarelerinde yüklenici firmanın proje revize güzergâhını gösteren resmi yazılı herhangi bir belge bulunmadığını, 26.07.2016 tarih ... sayılı yazı ile yüklenici firmanın teminat mektuplarına karşılık idare hesabına yatırdığı ve 3.750.000,00 TL tutarındaki nakit irat olarak kaydedildiğini,

yapım İşleri teknik şartnamesinin 47. Maddesinin 5. Bendinde "4735 Sayılı Kanunun 19. 20 ve 21. Maddelerine göre söyleşmenin feshedilmesi halinde kesin teminat ve varsa ek kesin teminatlar alındığı tarihten gelir kaydedileceği tarihe kadar Devlet İstatistik Enstitüsünce yayımlanan aylık toptan eşya fiyat endeksine göre güncellenir güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek teminatların tutan arasındaki fark yükleniciden tahsil edilir* amir hükmüne binaen teminatların alındığı tarihten gelir kaydedildiği,

tarihe kadar ... tarafından yayınlanan ... endeksine göre güncellenmesi gerektiğinden hesaplanan fark tutarının 15 gün içinde hesaba yatırılması aksi halde fark tutarın teminat mektuplarından teshil edileceğinin yüklenici firmaya bildirildiğini, yüklenici firmanın 3.750,000.-TL nakit tutan irat kaydedilmesi için idareleri hesabına kendi isteği ile yatırması da yapılan fesih ve irat işlemlerini kabul ettiği anlamına geldiğini,

bu durumda basiretli bir tüccar olarak Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 47/5 maddesinde bahsedilen farkın yatırılmasının davalı idare tarafından talep edileceğinin öngörmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

BİRLEŞTİRİLEN İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2017/861 ESAS SAYILI DOSYASI:Birleşen davada davacı vekili, davacı ile davalı arasındaki Asya Bölgesi 2013 yılı 3. Kısım atıksu tünel ve şebekesi yağmursuyu kanalı ve dere ıslahı inşaat işinin davalının ihale sözleşmeleri kanunun 20. Maddesi uyarınca feshedildiğini, toplam 3.750.000,00 TL'lik teminat bedelinin idare hesaplarına irat kaydedildiğini, ancak Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 48. Maddesine göre güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminatların tutarı arasındaki farkın yükleniciden tahsil edilmesi gerektiğini belirterek,

hesaplanan 669.525,21 TL fark bedelin ihtar tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, taraflar arasında İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/850 esas sayılı dosyasında davacı aleyhine açtıkları davayı kazandıkları taktirde işbu davanın dayanaksız kalacağını, davalar arasında bağlantı bulunduğunun açık olduğunu, bu nedenle her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece;

sözleşmenin haklı neden bulunmaksızın feshedilmiş olması nedeniyle asıl dosyada davacının TBK 125/2 maddesi uyarınca menfi zararını talep edilebileceği, asıl dosyada davacının 13 nolu hakediş nedeniyle ...'den 891.460,14 TL alacaklı olduğu ve ...'ye verilen teminat mektuplarının iade koşullarının oluştuğu, irat olarak kaydedilen nakit teminatın da davacıya iadesinin gerektiği, imalat bedeli ile hafriyatın kaldırılmasına ilişkin masrafların menfi zarar kapsamında kaldığı,

asıl dosyada davacı yüklenicinin sözleşmenin fesih tarihine kadar yaptığı imalat bedelinin 26.416.558,62 TL olduğu ve davalı ... tarafından yapılan ödemeler toplamının 19.796.029,11 TL olduğu, davacının bakiye 6.620.529,50 TL imalat bedeli ile 1.504.310,00 TL hafriyat kaldırma bedelini talep edebileceği, dava tarihinden önce sözleşmenin idare tarafından feshedilmiş olması sebebiyle sözleşmenin feshinin tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı,

her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından hakedişlerden yapılan nakit teminat kesintileri de imalat bedeline dahil edilerek hesaplama yapılmış ise de asıl davada aynen ifa talep edilmediğinden mahkememizce imalat bedeli hesaplamasına ilişkin bilirkişi heyeti görüşüne kısmen itibar edilmemiş ve imalat bedeli mahkememizce 26.416.558,62 TL- 19.796.029,11 TL= 6.620.529,50 TL olarak hesaplandığı, menfi zarar talebi yönünden asıl davanın kısmen kabulüne, menfi zarar kapsamında kalan (1.504.310,00 TL hafriyat kaldırma bedeli + 6.620.529,50 TL ödenmemiş imalat bedeli) 8.124.839,50 TL'nin ...'den alınıp davacıya verilmesine,

menfi zarar kapsamında kalmayan fazlaya ilişkin tazminat talebinin reddine, 12/09/2014 tarih, 3.600.000 TL bedelli ...

Bank'a ait teminat mektubu dava tarihinden sonra iade edilmekle teminat mektubunun iadesi istemi konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, ...bank tarafından düzenlenen 15/12/2015 tarih, .... sayılı, 150.000 TL bedelli teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya iadesine, ...tarafından haksız şekilde irat kaydedilen nakit teminat tutarı 3.750.000,00 TL'nin ...'den alınıp davacıya verilmesine, birleştirilen dosyada teminat farkına ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.Davacı/ Birleşen dosyada davalı vekili istinafında, Mahkemede 2016/850 E. sayılı dosyası ile açılan dava ile,

davalı ... ile imzalanan (dava dışı .... Ltd. Şti.'den devralınmak suretiyle) 25.09.2013 tarihli Asya Bölgesi 2013 yılı 3. ...

İnşaatı ile ilgili sözleşmenin davalı ... tarafından haksız olarak fesih edilmesinden kaynaklanan zararların tahsili talep edildiğini, mahkemece alınan 02.05.2018 tarihli bilirkişi raporunda, davacı/ birleşen dosyada davalının zararları 11.300.138,44 TL olarak hesaplandığını, hafriyat bedeli olan 1.504.310 TL'nin talep edilemeyeceğini belirtildiğini, bilirkişi Raporu'na yapılan itirazlar üzerine,

04.02.2019 tarihli Bilirkişi Ek Raporu alındığını, ek raporda da yine, zarar hesabı 11.300.138,44 TL olarak yapıldığını, hafriyat bedeli olan 1.504.310 TL'nin talep edilemeyeceğini belirttiğini, itirazlar üzerine alınan Bilirkişi 2. Ek Raporu'nda da zarar miktarı 12.191.598,58 TL olarak hesaplandığını, davanın bu bedel üzerinden ıslah edildiğini, dosyaya sunulan 21.09.2023 tarihli bilirkişi raporuna göre de zarar miktarı 11.806.339,33 TL olarak hesaplandığını ayrıca 1.504.310,00 TL tutarında hafriyat bedelinin de talep edilebileceğini, toplam zarar miktarı 13.310.649,33 TL olarak hesaplandığını,

mahkemece 27.04.2023 tarihli kararı zarar kalemlerinden asıl dosya yönünden başlıklı 1. paragrafında yalnızca 8.124.839,50 TL'lik kısım kabul edildiğini, asıl davanın bilirkişi raporlarında tespit ediliği üzere, ıslah dilekçesi çerçevesinde tam kabul ile sonuçlanması gerekirken, davanın kısmen kabulüne yönelik karar usul ve yasaya aykırı olduğunu, kararın kaldırılmasını ve ıslah dilekçesi çerçevesinde asıl davanın kabulüne ve birleşen davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili,

davalı idare bünyesinde çalışan bütün yüklenicilerin inisiyatifi dışında gelişen durumlarda kanun gereği ek süre talep edilmesi durumunda süre uzatımı baki olup kendilerine ek süreler verildiğini, bu durumda yükleniciler de verilen süre içerisinde yükümlülüklerini yerine getirmesini, kaldı ki davacı yüklenici firma idare tarafından teslim edilen gerek işgal gerekse kamulaştırma işlemlerinden kaynaklanan herhangi bir aksaklık yaşamamış hatta ve hatta inşaat faaliyetlerini yerine getirebilmesi için kendisine her türlü imkan sağlandığını, yüklenici ise sözleşmeden doğan sorumluluğunu yerine getirmediğini,

yapılan tüm uyarılara rağmen işi yarım bırakarak sözleşme hükümlerine aykırı davrandığını, açıkçası davalı idareye sözleşmeyi feshetmek dışında bir seçenek tanımadığını, sözleşmenin feshine ilişkin idari işleme itiraz süresi olan 60 günlük süre içerisinde de idareye herhangi bir itiraz başvurusunda bulunmadığını, işin esasına dair itirazda bulunmamış olması bile aslında asıl niyetinin işi tamamlamak olduğunu açıklanan nedenlerle, dosyaya sunulan beyanlarda detayları ile izah edilen sürecin sonunda davalı idare haklı sebeplerle fesih hakkını kullandığını, mevzuat hükümlerine aykırı herhangi bir iş veya işlem yapmadığını,

işin feshi davacının iş programına uymamasından kaynaklı olup tamamen kendi kusurundan kaynaklandığını, mevzuat hükümleri doğrultusunda dava konusu mahkeme kararı hukuka aykırı olduğundan kararın kaldırılmasını ve davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

Asıl davada davacı- birleşen davada davalı yüklenici, asıl davada davalı-birleşen davada davacı iş sahibidir.Davalı... ile dava dışı ... inşaat şirketi ile 25.09.2013 tarihli Asya bölgesi 2013 3. Kısım atıksu tüneli ve şebekesi yağmursuyu kanalı ve dere ıslahı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, davalı tarafın muvafakati ile davacı şirket ile dava dışı ... inşaat şirketi arasında 19.09.2014 tarihli devir sözleşme imzalanmıştır.

Sözleşme gereğince davacı yüklenici, 5 metre genişliğindeki dere kesitini 20 metre genişliğinde bir dere haline getirmek ve atık su tüneli nşaa ederek derenin ıslahını yapmak olduğu, iş bedelinin 58.997.583,69 TL, işe başlama tarihinin sözleşme tarihinden itibaren 20 gün içerisinde yer teslimi ile başlayacağı, iş süresinin 730 gün olarak kararlaştırılmıştır.

Davada davacı, davacı işe başlarken davalı tarafın istemi doğrultusunda 3.600.000,00 TL ve 150.000,00 TL bedelli iki ayrı kesin teminat mektubu davalı tarafa verildiğini, sözleşme kapsamında edim tamamlanırken birçok olumsuzluklarla karşılaştıklarını, bir kısım kamulaştırmalar süresinde davalı idare tarafından süresinde yapılmaması sebebiyle gecikmeler olduğunu, elektrik hatların kaydırılması işlemi zamanında yapılmadığını,Göztepe köprüsü civarısnda bulunan parselin bahçesi hattahane sahiplerince genişletildiğini, davacı şirket güzergah değişikli sebebiyle 21 den fazla proje hazırlamak durumunda kaldığını,

davalıya projeler verilmesine rağmen davalı tarafından 18.05.2016 tarihli yazı ile reddedilmiş ve sözleşme fesih edileceği bildirildiğini, teminat mektupları paraya çevrilme riski sebebiyle ticari itibarları zedeleneceğini bu sebeple teminat mektup bedelleri nakit yatırılma istekleri kabul edilmediğini ancak bankaya nakit olarak bedelleri yatırıldığını, ancak davalı idare ceza taahhuk ettirilmek suretiyle teminat mektuplarını nakde tahvil etme konusunda harekete geçtiklerini,

davalı idare tarafından 23.06.2016 tarihli kararı ile sözleşmeyi fesih ettikleri gibi 3.750.000,00 TL tutarındaki nakdi teminat mektuplarının nakde tahvil edilmesi için çalışmalara başlandığını, davalıda 3.750.000,00 TL teminat mektubu ve 3.750.000,00 TL nakit teminat mektubu bulunduğunu, teminat mektupların paraya çevrilmesi konusunda tedbir kararı aldıklarını, davacının ihale sonucu sözleşme imzalayan dava dışı şirketten sözleşmeyi devir aldığını ve önceki dönemlerden sorumlu olmadığını, kamulaştırma ve eksiklikler giderilmeden ihaleye çıkartılması yanlış olduğunu belirterek,

davalı idareye verilmiş bulunan ...-Bank ait 12.09.2014 tarihli 3.600.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu ile, ...bank ait 15.12.2015 tarihli 150.000,00 TL bedelli teminat mektubunun karşılıksız kalması sebebiyle iptalleri ile davacıya iadesine, toplam 3.750.000,00 TL teminat olarak yatırılan ve davalı idare tarafından irad kaydedilen paranın istirdatına,, sözleşmenin kurulması sırasında imkansızlık ve sözleşme sonrasında davalının sözleşmeye aykırı davranışlarına bağlı ifa imkansızlığı nedeniyle sözleşmenin geriye yönelik feshine,

sözleşmenin kurulmasından önce ve gerekse sözleşme ifası sırasında yapılan harceamalardan ve maruz kaldığı zararlardan şimdilik 50.000,00 TL tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili taraından 20.10.2018 tarihli ıslah dilekçesi ile; sözleşmenin kurulması ve gerek sözleşmenin ifası sırasında yaptığı harcamalar ve maruz kaldığı zararlar sebebiyle 12.191.598,58 ye çıkartmıştır.

Birleşen dava davacısı ... vekili dava dilekçesi ile, taraflar arasında imzalanan sözleşme ihale sözleşmesinin 20. Maddesi gereğince fesih edildiğini, davacının vermiş olduğu teminat mektubu irad kaydedildiğini, Yapım işleri Genel şartlanamesinin 48. Maddesinde güncellenen tutar ile kesin teminat ve varsa ek kesin teminat tutarının arasındaki farkın yükleniciden tahsil edilmesi gerektiğini belirterek 669.525,21 TL tahsilini talep etmiştir.

Mahkeme, davalı tarafından sözleşme konusu edim davacı tarafından devam ettirilmemesi sebebiyle sözleşme fesih edildiği, davalı idarenin Kamu İhale Kanunun 62. Maddesi uyarınca ihaleye çıkmadan önce kamulaştırması gerekirken davalı idare tarafından kamulaştırma yapmadan ihaleye çıkmış olması sebebiyle ıslah çalışmaların yapılmadığı,

davalı idarenin sorumluluğunda bulunan kamulaştırmalar yapılmamış olması sebebiyle davalı tarafından yapılan fesih haksız fesih olduğunu, haksız fesih sebebiyle teminatların irad kaydedilemeyeceği, fesihte yükleniciye atfedilecek kusur bulunmadığı,TBK 125/2-3 maddesi gereğince sözleşme dönme halinde taraflar, karşılıklı olarak ifa yükümlüğünden kurtulacakları ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebileceklerini, borçlu temerrüde düşmekte kusuru olmadığını ispat edememesi halinde alacaklı, sözleşmenin hükümsüz kalması sebebiyle uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği,

asıl dava itibariyle haksız fesih sebebiyle davacının menfi zararlarını talep edebileceğini, 13. Hakediş nedeniyle davacının 891.460,14 TL alacaklı olduğu, irad kaydedilen teminatların iade edilmesi gerektiği, imalat bedeli ile harfiyatın kaldırılmasına ilişkin masrafların menfi zararlar kapsamında kaldığı, fesih tarihine kadar imalat bedeli 26.416.558,62 TL olduğu,

davalı ... tarafından yapılan ödemeler ise 19.796.029,11 TL olduu, davacının bakiye 6.620.529,50 TL imalat bedeli ile 1.504.310,00 TL harfiyat bedeli menfi zarar olarak talep edilebileceğinden davacının davalıdan 8.124.839,50 TL tahsiline, davalı tarafından tahsil edilen 3.750.000,00 TL teminat bedelinin davalıdan tahsiline, teminat mektupları davalı tarafından 3.600.000,00 TL bedelli teminat mektubu iade edilmiş olması sebebiyle konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığını, 150.000,00 TL teminat mektubunun davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

fazlaya ilişkin taleplerin reddine, birleştirilen dava dosyasında davanın reddine karar vermiştir.Somut olayda, davalı... ile dava dışı ... şirketi ile 25.09.2013 tarihli Asya bölgesi 2013 3. Kısım atıksu tüneli ve şebekesi yağmursuyu kanalı ve dere ıslahı inşaat sözleşmesi imzalanmıştır. Davalı tarafın muvafakati ile dava dışı ... inşaat şirketi sözleşmeyi davacı şirkete yüklenici sıfatı ile 19.09.2014 tarihinde devir etmiştir.

Sözleşme gereğince davacı yüklenicinin yükümlülüğü, 5 metre genişliğindeki dere kesitini 20 metre genişliğinde bir dere haline getirmek ve atık su tüneli nşaa ederek derenin ıslahını yapmaktır.Mahkemece dosya bilirkişi heyetine tevdi edilmiş kök rapor alınmış olup, tarafların itirazları doğrultusunda ek rapor alınmıştır.Dava dilekçesinde, davalı idareye verilmiş olan ...-Bank 12.09.2014 tarih ve ... sayılı ve 3.600.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubu ile,

...bank 15.12.2015 tarih ve ... sayılı ve 150.000,00 TL bedelli kesin teminat mektubunun davacıya iadesine, mümkün olmaması halinde iptaline, davacının davalı idarenin veznesine yatırdığı 13.07.2016 tarihinde yatırdığı toplam 3.750.000,00 TL davalı idareden tahsiline, taraflar arasında imzalanan Asya Bölgesi 2013 yılı 3.kısım ... inşaatı sözleşmesinin sözleşme kurulması sırasında geçersizlik, sözleşme sonrasında davalının sözleşmeye aykırı davranışlarına bağlı imkansızlık nedeniyle geriye yönelik feshine,

sözleşme kurulmasından önce ve sözleşmenin ifası sırasında yaptığı harcamalarda ve maruz kaldığı zararlardan şimdilik 50.000,00 TL ticari işlerde uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile birlikte tahsiline talep edilmiştir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin kararları ile Anayasa Mahkemesi'nin bireysel başvuruya ilişkin kararlarında gerekçeli karar hakkının adil yargılanma hakkının somut görünümlerinden olduğu belirtilmiştir.

Anayasa'nın 141/3. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Adil yargılanma hakkının sağlanması kapsamında kararların gerekçeli olmasıyla ilgili kamu düzenine ilişkin hükümlere 6100 sayılı HMK'da da yer verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nın 294. ve 297.

Maddelerinde hüküm fıkrasında nelerin yer alacağı açıklanmış ve 297/son maddesi gereğince hükümde, tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alacağı belirtildikten sonra hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık,

şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesinin gerektiği belirtilmiştir.HMK'nın 26 ve 297. Maddeleri gereğince davacının tüm talepleri hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmesi ve verilen kararın gerekçesinin açıklanması hukuki bir zorunluluktur.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun birçok kararında da aynı hususlara işaret edilmiştir.Mahkemece Anayasa'nın 141. maddesinin 3. fıkrası ile ona koşut düzenleme içeren HMK’nın 297. ve 26. maddelerindeki hükümler gözetilmek suretiyle, davacının talep ettiği tüm kalemler yönünden değerlendirme yapılıp olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi ve talepler hakkında verilecek kararın gerekçesinin açıklanması suretiyle, yapılacak inceleme ve araştırma sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken,

bu hususlar üzerinde durulmaksızın eksik inceleme sonucu davacı yanın sözleşmenin geriye dönük feshi talebi hakkında herhangi bir değerlendirme yapılmadan ve hüküm oluşturulmadan yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur.O halde mahkemece,

dava dilekçesinde yer alan taraflar arasındaki sözleşmenin geriye dönük feshi hususunda gerekli inceleme ve araştırma yapmak suretiyle karar vermesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm verilmiş olması hatalı olmuştur.Açıklanan nedenlerle,taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin usul yönünden KABULÜNE,2-İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 27/04/2023 tarih, 2021/699 Esas,

2023/362 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,4- Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,5-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/04/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2023/1603, K. 2025/398, 22 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1603
Karar No
2025/398
Tarih
22 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1612 K.2025/624
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1618 K.2025/595
  • Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1631 K.2025/866
  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1642 K.2025/535
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1642 K.2025/398
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1667 K.2025/602

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.