İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi

ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAKARAR

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1642 K.2025/398

Taraflar arasındaki menfi tespit/ istirdat ve tazminat istemli asıl ve birleşen davaların yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen karara karşı, taraflarca süresinde…

Esas2023/1642Karar2025/398Tarih18 Nisan 2025Okuma15 dk · 2.913 kelime

KÜNYE

T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2023/1642 E., 2025/398 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi

Karar tarihi
18 Nisan 2025
Esas no
2023/1642
Karar no
2025/398
Başkan
... ...
Üye
... ...
Üye
... ...
Katip
... ...
İncelenen dosyanın mahkemesi
ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/05/2023
Numarası
2022/71 Esas 2023/610 Karar
Dava
Tazminat
Dava tarihi
06/10/2021
Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
18/04/2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.913 kelime·15 dk okuma·6 bölüm

Taraflar arasındaki menfi tespit/ istirdat ve tazminat istemli asıl ve birleşen davaların yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine yönelik verilen karara karşı, taraflarca süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

ASIL DAVA

Davacılar dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında, davalının, dava dışı ... Led Aydınlatma ... Tic. Ltd. Şti’de bulunan 32120 adet hissesinin, davacılara devri ve sonrasında ...

Led Şirketine karşı haksız rekabet oluşturacak hiçbir eylem ve işlemde bulunmaması konusunda 29/11/2018 tarihli protokol düzenlendiğini, davalının, söz konusu protokole rağmen haksız rekabet oluşturacak şekilde eylemlerde bulunduğunu, davalıya, hisse devri karışılığı protokol gereği verilen senetlerin tamamının ödendiğini, davalının buna rağmen ödenen senetleri iade etmediğini, senetlerin takibe konulduğunun haricen öğrenildiğini beyan ederek davalı uhdesinde bulunan toplam 900.000-TL bedelli senetlerin iptaline, borçlu olmadıklarının tespitine,

senet bedellerinin tahsili halinde ödeme tutarlarının ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdat yolu ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVA

Davacılar; taraflar arasında, davalının, dava dışı ... Led Aydınlatma ... Tic. Ltd. Şti’de bulunan 32120 adet hissesinin, davacılara devri ve sonrasında ...

Led Şirketine karşı haksız rekabet oluşturacak hiçbir eylem ve işlemde bulunmaması konusunda 29/11/2018 tarihli protokol düzenlendiğini, bu anlaşmaya uyulmaması durumunda davalı tarafından, davacılara yapılan hisse devri sebebiyle davacıların hiçbir bedel ödemeksizin hisselere sahip olacağının kararlaştırıldığını, davalının, protokoldeki açık hükme rağmen ... Endüstri Makina San. Tic. Ltd. Şti. de, davacıların hissedarı olduğu ... Led Aydınlatma Teknolojileri Top. San. ve Tic.

Ltd.

Şti ile tamamen aynı faaliyet alanında ticari hayatına devam ettiğinin anlaşıldığını, davalı, her ne kadar ticaret sicil kayıtlarında şirketin yetkilisi görünmese de şirket müdürü sıfatıyla davacılara attığı mailler, banka ve sair kurumlar nezdinde yapmış olduğu işlemlerin bulunduğunu, davacıların müşteri portfoyünü kullanarak ve davacıların hissedarı olduğu şirketin ticari bilgilerinden faydalanarak ticari hayatını tamamen aynı sektörde devam ettirerek davacıları zarara uğratacağını, davacıların, söz konusu protokol sebebiyle davalıya, 29/11/2018 keşide tarihli 10/12/2018 vadeli 300.000-TL, 31/08/2019 vadeli 200.000-TL,

31/12/2019 vadeli 250.000-TL, 31/03/2020 vadeli 250.000-TL, 31/07/2020 vadeli 200.000-TL bedelli senetler verdiğini, söz konusu protokolde, 300.000-TL değerindeki ... parselde bulunan 9 numaralı dairenin davalıya devri konusunda da taraflarca mutabık kalındığını, protokol kapsamındaki senetler karşılığı olarak 200.000-TL'nin banka kanalıyla ve 100.000-TL'nin elden ödenmesi neticesinde, 09/11/2018 keşide tarihli, 10/12/2018 vadeli, 300.000-TL bedelli senedin davalıdan iade alındığını, davalıya ayrıca 150.000-TL tutarında elden ödeme daha yapıldığını,

söz konusu protokol kapsamında davalıya ilk senet karşılığı ödenen rakam haricinde 277.000-TL daha banka kanalıyla ödenmek suretiyle davalıya, banka kanalıyla 477.000-TL ve elden 250.000-TL tutarında olmak üzere toplamda 727.000-TL ödeme yapıldığını, davalının elinde bulunarak bedeli ödendiği halde iade edilmeyen senetlerin iptali için menfi tespit davası açıldığını, yine söz konusu protokol uyarınca davalının ödemesi gereken ancak ödemediği bir kısım dava yargılama ödemelerinin de taraflarından yapılmış olduğunu,

bu kapsamda uğramış oldukları zararın toplam boyutunun henüz net olmadığını belirterek fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000-TL’nin, davalıdan tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA CEVAP

Davalı; davacıların sözleşmenin hiçbir maddesine uymadıklarını, borçlu bulundukları senetleri ödemediklerini, son üç senet alacaklarının muaccel hale geldiğini, sözleşme gereği hemen davalıya devredilmesi gereken evin verilmediğini, tüm bu sözleşmeye aykırılıkların ardından sözleşmenin haksız rekabet yapmama maddesine dayalı da dava açıldığını, sözleşme gereği, içeriğe göre borçların ödenme tarihinden itibaren sözleşmedeki haksız rekabet yapmama maddesinin de geçersiz hale geleceğini,

sadece sözleşmeye dayanılıyorsa sözleşmeye uymayan tarafın kendilerinin olduğunu ve haksız rekabetin yaptırımı olarak belirtilen alacakları ödemeyerek davalıyı ömür boyu çalışamaz hale getirmenin amaçlandığını, yasal unsurları bulunmayan davanın aynı zamanda kötü niyetli olduğunu beyanla davaların reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; asıl davada; alınan rapor kapsamına göre, taraflar arasındaki 29/11/2018 tarihli protokol kapsamında, davacıların, davalıya toplam tutarı 1.200.000-TL olan 5 adet senet ve l adet daire vermeyi taahhüt ettikleri, 10/12/2018 vadeli, 300.000-TL tutarlı senet ile 31/08/2019 vadeli, 200.000-TL tutarlı senedin, davacıların banka ödemeleri ile ödendiği, davalının gerçekleştirdiği 518.702-TL'lik tahsilat ile borcun kapatılarak icra takibine konu edilmediği, davacının yaptığını iddia ettiği 250.000-TL'lik elden ödemeyi ispatlayacak belge sunulamadığı,

dolayısıyla 31/12/2019 vadeli - 250.000-TL tutarlı, 31/03/2020 vadeli - 250.000,00TL tutarlı ve 31/07/2020 vadeli - 200.000-TL tutarlı senetlerin (toplam tutar 700.000-TL) takibe konu edildiği, davacıların, protokolün 4. maddesi kapsamında takibe konu kambiyo senetlerinin 31.872-TL'lik kısmından borçlu olmadıkları, davacıların, protokolün 5. maddesi kapsamında Adıyaman işçi davalarına ödenen toplam tutarın %32'si oranında davalıdan alacaklı oldukları, alacak tutarının ancak banka dekontlarının ibrazı ile hesaplanabileceği, taraflar arasındaki protokol gereğince hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi davacıların,

davalıya (Protokole göre davacı tarafça yapılan işçilik alacaklarına ilişkin ödemeler dikkate alındığında) fazladan 414.892-TL ödediğinin anlaşıldığı, TBK'nun 101. maddesine göre fazladan ödemenin, davaya konu bonolardan mahsup edildiği, bu arada davacı tarafça icra dosyasına bu bonolardan dolayı ödenen 895.500-TL'nin, istirdadına karar verilmesi gerektiği, birleşen davada; davanın, şirket yöneticisi olan davalının, TTK'nın 613/3 ve 626. maddesi gereğince rekabete aykırı davranışları nedeniyle yöneticinin sorumluluğu kapsamında açılan haksız rekabetten kaynaklı tazminat istemine ilişkin olduğu,

davacı taraf, bu davada her ne kadar rekabet yasağına aykırılık sebebiyle tazminat isteminde bulunmuş ise de.

29/11/2018 tarihli protokolün 3. maddesinde belirlenen rekabet etmeme şartının B.K.'nun 445. maddesine ve hukukun genel ilkelerine aykırı olarak süresiz olduğu, bu nedenle bu rekabet etmeme hükümlülüğünün geçersiz olduğu, kaldı ki haksız rekabet teşkil ettiği söylenen eylemlerin somut anlamda haksız rekabetin gerçekleştiğini göstermediği, birleşen davanın reddi gerektiği gerekçesiyle.

"A)Asıl davanın kısmen kabulü ile, Davacıların 31/08/2019 vade tarihli, 200.000-TL bedelli ve 31/03/2019 vade tarihli, 250.000-TL bedelli bonoların tamamından. 31/07/2020 vade tarihli, 200.000-TL bedelli bononun 164.892-TL kısmından borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, Davacı tarafça, Ankara 1. İcra Dairesine ödenen 895.500-TL'nin, davalıdan ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte istirdadına,

B)Birleşen davanın reddine," ilişkin karar verilmiş, karara karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar istinaf dilekçesinde özetle; asılda yönünden, davanın tam kabulü gerektiğini, protokolden kaynaklanan tüm borçlar ödendiği halde davalının kötüniyetle senetleri elinde tutarak iade etmediğini, birleşen dava yönünden ise, taleplerinin mahkemece TTK'nın 553. maddesi kapsamında değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, davalının, haksız rekabete konu şirketin resmi ortağı olarak görünmemekle birlikte gerçekte şirketin fiilen sahibi olduğunu, Ankara 10.İcra Müdürlüğü'nün 2023/7502 Esas sayılı takibinin talimat yoluyla yaptırılan haciz işlemlerinde, davalının, söz konusu ...

Endüstri isimli şirkette makam odası bulunduğunun görüldüğünü, şirket yetkilisi nerede diye sorulduğunda " ... beş dışarıda " cevabı verildiğini, protokol hükümleri gereği davacının hisselerini bedelsiz devrettiğinin kabulü gerektiğini, davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürmüştür.

Davalı istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca, hisselerinin devri karşılığında davacı tarafça 1.500.000-TL ödenmesinin, bunun 300.000-TL'lik kısmının bir daire verilerek karşılanacağının, kalan 1.200.000-TL'sinin ise 5 adet senet karşılığı ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bu kapsamda davacıların, kendisine banka kanalıyla senet karşılığı açıklaması içeren toplam 518.702-TL tutarında ödeme yaptıklarını, bu ödemelerin 10/12/2018 vade tarihli 300.000-TL tutarlı ve 31/08/2019 vade tarihli 200.000-TL tutarlı senetler ile işlemiş faizine sayıldığını,

icra takibine konu edilen senetlerin bu senetler olmadığını, buna rağmen asıl davada.

31/09/2019 vade tarihli senet hiç icra takibine konu edilmemişken, iade edilmediğinden sadece iptal edilmesi gerekirken geri ödemeye hangi gerekçe ile karar verildiği hususunda kararda hiçbir açıklama bulunmadığını, zaten tüm beyanlarda bu senet karşılığının icra takibinden önce ödendiğini kabul ettiğini, 31/03/2019 vade tarihli 250.000-TL bedelli senedin tamamından davacıların hangi gerekçe ile borçlu bulunmadıklarının gerekçeli kararda açıklanmadığını, gerekçeli kararın kesin, net anlaşılır şekilde hangi maddi delile dayandığının anlaşılır olması gerektiğini,

bu senetteki borcun hangi tarihte ödendiği ya da hangi ödemeye karşılık geldiği vb. hiçbir sorunun karşılığının bulunamadığını, 31/07/2020 vade tarihli 200.000-TL bedelli senedin, 164.892-TL kısmının neden geri ödenmesi gerektiğinin açıklanmadığını, talep dahi edilmeyen bu miktarın nereden hesaplan belli olmadığı gibi gerekçeye de yazılmadığını, bilirkişi tarafından iki defa dosyaya rapor sunularak ana para borcunun ödendiğine dair hiçbir belgenin sunulmadığının kök ve ek raporda belirtildiğini, hesap bilirkişisinin belirlemediği ödemelerin neler olduğunun kararda anlaşılamadığını,

davacıların borçlu bulunmadıklarına hükmedilen miktardan sonra bu miktarı aşan şekilde 895.500-TL’nin faizi ile geri ödenmesine karar verilmesinin hatalı olduğunu, verilen karar ile davalının şirket hisselerini neredeyse bila bedel devretmiş olduğunu, geri ödemesine karar verilen miktar içerisinde 31/03/2020 vade tarihli 250.000-TL bedelli senet bulunup bu senet hakkında hiçbir karar verilmeden paranın iadesine karar verildiğini, davacı tarafça sunulan belgeler içerisinde senetlere yetecek miktarda ödemeyi ispatlayacak hiçbir delil bulunmadığını, ödenen ve ödenmesi gereken senet karşılıklarının doğru hesaplanmadığını,

karara göre elden ödeme yapıldığı iddiasının bile kabul edilmiş göründüğünü, HMK’nın 297. maddesinin 1. fıkrasının c bendine göre.

“Tarafların iddia ve savunmalarının özeti, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlar, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan deliller, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesi, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda gösterilmelidir” hükmünü içerip mahkemenin gerekçeli kararının usule uygun olmadığının görüldüğünü, kararın, davacının taleplerini bile aşan hususlar içerdiğini, taleple bağlılık ilkesinin de ayrıca göz ardı edildiğini ileri sürmüştür.

HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ

Asıl dava; menfi tespit / istirdat, birleşen dava ise, haksız rekabet nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.

Taraflar arasında davalının, dava dışı ... Led Aydınlatma şirketinde bulunan 32120 adet hissesinin, davacılara devri ve sonrasında ... Led Aydınlatma şirketine karşı haksız rekabet oluşturacak hiçbir eylem ve işlemde bulunmaması hususunda 29/11/2018 tarihli bir protokol düzenlendiği, bu anlaşmanın haksız rekabete yönelik hükümlerine uyulmaması durumunda davalı tarafından, davacılara yapılan hisse devri sebebiyle davacıların hiçbir bedel ödemeksizin hisselere sahip olacağının kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır.

Somut olayda taraflar arasındaki protokol hükümleri uyarınca, dava dışı ... Led Aydınlatma şirketine ait hisselerin devri karşılığında, davalı hissedara, davacı tarafça 1.500.000-TL ödenmesinin, bunun 300.000-TL'lik kısmının bir daire verilerek karşılanacağının, kalan 1.200.000-TL'sinin ise 5 adet senet karşılığında ( protokolün 2. maddesinde hisselerin karşılığı olarak belirtilen 10/12/2018 vadeli 300.000-TL bedelli. 31/08/2019 vadeli 200.000-TL bedelli.

31/12/2019 vadeli 250.000-TL bedelli, 31/03/2020 vadeli 250.000-TL bedelli.

31/07/2020 vadeli 200.000-TL bedelli senetler ) ödeneceğinin kararlaştırılmış olduğu, bu kapsamda davacıların, davalıya banka havalesi ile "senet karşılığı" açıklaması içeren toplam 518.702-TL tutarında ödeme yaptıkları, yapılan bu ödemelerin, davalının açık kabulüne göre 10/12/2018 vade tarihli 300.000-TL tutarlı ve 31/08/2019 vade tarihli 200.000-TL tutarlı senetler ile bunların işlemiş faizine mahsuben alındığı ve davalı tarafından icra takibine konu edilen senetlerin bu senetler olmadığı, toplam 700.000-TL bedelli son 3 senedin ödenmediği iddiası ile davalı tarafından icra takibine konu edildiği hususları uyuşmazlık konusu değildir.

Yine toplanan delillerden; Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi, 13/12/2018 tarihli ve 9723 nolu sayısının 55. sayfasında, davalı ...

...’ın, 878.000-TL sermaye karşılığında, 35.120 adet payının, davacılardan ...’a devredildiği, devir işlemi sonrasında davacı ...’ın dava dışı ... Led Aydınlatma Şirketi içerisindeki payının %32’ye

tekabül ettiği görülmüştür. Taraflar arasındaki protokole konu, ... ada/parselde

bulunan 9 numaralı dairenin tapu kayıtları kapsamından, 02/05/2011 tarihinde taşınmazın tam hissesinin

...’a satış nedeni ile intikal ettiği, taşınmaz üzerinde ... Bankası’nca

10/05/2016 tarihinde konulan 350.000-TL tutarlı bir ipotek olduğu görülmüştür. Bu durumda asıl ve birleşen davada davalı ... tarafından, protokol uyarınca sahibi olduğu şirket hissesinin davacılardan ...'a devredildiği, ancak davacılardan ... tarafından, asıl ve birleşen davada davalı ...'a devredileceği belirtilen taşınmazın ise devrinin yapılmadığı görülmüştür.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; protokol hükümlerinde yer alan edimlerin taraflarca eksiksiz yerine getirilip getirilmediği, asıl davada, ödendiği halde iade edilmeyerek takibe konulan senet bulunup bulunmadığı, ödeme borcu söndüren işlem olmakla ödeme olgusunun usulünce ispat yükü kendisinde bulunan yanca ispatlanıp ispatlanmadığı, davacılar ve davalı tarafından protokol hükümleri uyarınca yerine getirilmemiş edim ya da edimler bulunup bulunmadığı, takibe konu toplam 700.000-TL bedelli 3 adet senet nedeniyle davacıların, davalıya borçlu olup olmadıkları, takip nedeniyle icraen ödenen tutar bulunup bulunmadığı,

varsa tutarın ne olduğu ve protokol hükümlerine göre fazla ödeme olup olmadığı, varsa tespit edilecek bir fazla ödemenin hangi gerekçeyle ve hangi yöntemle davacılar borcundan mahsup edilebileceği, birleşen davada ise, gayri resmi olarak davalıya ait olup dava dışı ... Led Aydınlatma şirketiyle haksız rekabet halinde bulunan ...

Endüstri isimli bir şirket bulunup bulunmadığı, bu şirketin gerçekte davalıya ait olup olmadığı, davalıya ait ise, protokol hükümleri uyarınca, davalı yönünden süresiz olarak bir rekabet yasağından söz edilip edilemeyeceği, hisselerin bedelsiz devri sonucunu doğurup doğurmayacağı hususlarında toplandığı anlaşılmaktadır.

Anayasa'nın 141.maddesi gereğince bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması gereklidir. Gerekçenin önemi Anayasal olarak hükme bağlanmakla gösterilmiş olup, gerekçe ve hüküm birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.

Kanun’un aradığı anlamda oluşturulacak kararların hüküm fıkralarının açık, anlaşılır, çelişkisiz, uygulanabilir olmasının gerekliliği kadar; kararın gerekçesinin de sonucu ile tam bir uyum içinde o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi nedenlere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak; kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.

Tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi nedenle haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve istinaf ve temyiz sırasında hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için ortada usulüne uygun şekilde oluşturulmuş; hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.

Nitekim 07/06/1976 tarihli ve 1976/3-4 Esas 1976/3 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde yer alan "Gerekçenin ilgili bilgi ve belgelerin isabetle takdir edildiğini gösterir biçimde geçerli ve yasal olması aranmalıdır. Gerekçenin bu niteliği yasa koyucunun amacına uygun olduğu gibi kararı aydınlatmak, keyfiliği önlemek ve tarafları tatmin etmek niteliği de tartışma götürmez bir gerçektir." şeklindeki açıklama ile de aynı ilkeye vurgu yapılmıştır.

Anılan hükümler kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetilecektir. Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemesindeki yargılamayı tekrarlamak ve esas hakkında karar vermek yetkisine sahiptir. Ancak ilk derece mahkemesi yargılaması usul hukukuna uygun yürütülüp karar da gerekçesi yazıldığında iki dereceli yargılama sistemi uygulanmış olacaktır. Diğer bir anlatımla ilk derece mahkemesi yargılamasının tekrarlanması gereken ağır bir usul hatası varsa HMK'nun 353. maddesi gereğince ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesi gerekir.

Yukarıda anılan Anayasa ve yasa hükümleri ile yapılan açıklamalar karşısında istinafa konu mahkeme kararı incelendiğinde.

Somut olayda, mahkemece, yargılama sırasında alınan bilirkişi asıl ve ek raporlarının hükme esas alındığı belirtilerek gerekçe bölümünde davalı tarafından takibe konu edildiği belirtilen 3 adet senet, 31/12/2019 vadeli ve 250.000-TL tutarlı, 31/03/2020 vadeli ve 250.000-TL tutarlı ve 31/07/2020 vadeli ve 200.000-TL tutarlı senetler (toplam tutar 700.000-TL) olarak belirtildiği halde, hüküm bölümünde menfi tespite konu senetlerin, 31/08/2019 vade tarihli, 200.000-TL bedelli ve 31/03/2019 vade tarihli, 250.000-TL bedelli, 31/07/2020 vade tarihli, 200.000-TL bedelli bono olarak gösterildiği,

yine protokol kapsamına göre işçilik alacaklarına mahsup edilmesi gereken davacıların fazla ödeme tutarının 414.892-TL olduğu ve bu tutarın takibe konu bonolardan mahsup edildiği belirtildiği halde gerek gerekçe gerekse hüküm bölümünde istirdada konu tutarın 895.500-TL olarak gösterildiği, bu haliyle hüküm gerekçe çelişkisi yaratıldığı gibi mahkemece, az yukarıda uyuşmazlık tespiti bölümünde gösterilen ve taraflar arasında çekişmeli bulunan hususları karşılayan yeterli bir gerekçeye de yer verilmediği,

öte taraftan protokolün 5. maddesi kapsamında, davalının sorumluluk kabul ettiği Adıyaman ilindeki işçilik alacaklarına ilişkin davada, bilirkişi tarafından, davalının sorumluluk oranı % 32 olarak belirlenip getirtilen dava, takip ve karar örneklerine göre davacıların, davalı yerine de fazladan 414.892-TL ödemiş olduğu tespit edilmiş ise de, mahkemece resen yapılan mahsubun ne şekilde yapılmış olduğunun anlaşılamadığı, asıl davada hükmün bu haliyle Dairemizce denetlenmesinin mümkün görülmediği değerlendirilmiştir.

6098 Sayılı TBK'nun 445.maddesinde; "Rekabet yasağı, işçinin ekonomik geleceğini hakkaniyete aykırı olarak tehlikeye düşürecek biçimde yer, zaman ve işlerin türü bakımından uygun olmayan sınırlamalar içeremez ve süresi, özel durum ve koşullar dışında iki yılı aşamaz.Hâkim, aşırı nitelikteki rekabet yasağını, bütün durum ve koşulları serbestçe değerlendirmek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyete uygun biçimde göz önünde tutmak suretiyle, kapsamı veya süresi bakımından sınırlayabilir."hükmü düzenlenmiştir.

Düzenleme ile birlikte somut olay değerlendirildiğinde; birleşen dava kapsamında yapılan incelemede ise, dosyada toplanan delillerden davalının, vekaleten işlerini yürüttüğü ileri sürülen şirketin, dava dışı protokol konusu şirket ile aynı alanlarda faaliyet gösterip göstermediği açıklığa kavuşturulmak suretiyle, söz konusu şirket ortağı ve temsilcisi olduğu belirtilen 3. Kişi ile davalının aynı soyadı taşıyarak aynı adreste ikamet etmekte olduğunun dosyadaki vekaletname kapsamından anlaşılmasına göre, gerektiğinde uzman bir bilirkişiden rapor alınarak davalının protokoldeki haksız rekabet hükmüne aykırı davranıp davranmadığı,

protokolde yer alan süresiz rekabet etmeme şartının TBK'nun 445. maddesine göre hakimce sınırlanabileceği gözetilerek varsa davacıların hissedarı oldukları ... Led Aydınlatma ... Ltd. Şirketinin haksız rekabetten kaynaklı bir zararı bulunup bulunmadığı hususları ve rekabet yasağının hakimce süresi takdir edilip üzerinde durularak hasıl olacak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.

O halde davacıların, birleşen davaya yönelik istinaf istemlerinin yerinde olduğu anlaşılmaktadır.

Hal böyle olunca asıl ve birleşen davalar yönünden, HMK'nun 297. ve Anayasa'nun 141.maddeleri hükümleri gözetilerek kabul edilen ve reddedilen kalemler yönünden denetime elverişli gerekçe yazılması gerekirken bu hususlara aykırılık teşkil edecek şekilde ve az yukarıda açıklanan uyuşmazlık konularında bir tahkikat yapılmaması ve delillerin yerinde tartışılmaması, HMK 353/1-a-6 hükmü uyarınca, esaslı delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamında olduğundan, Dairemize bir değerlendirme yapılması mümkün olmamış, bu eksiklik aynı zamanda tahkikata ilişkin iki dereceli yargılama hakkına ilişkin görülmüştür.

Tüm bu nedenlerle 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Asıl ve birleşen davada davacılar ile asıl ve birleşen davada davalının istinaf başvurularının 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince ayrı ayrı KABULÜNE,

2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/05/2023 tarih ve 2022/71 Esas 2023/610 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, tarafların sair istinaf itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,

4-Asıl ve birleşen davada davacılar tarafından yatırılan 809,55-TL (269,85x3) istinaf karar harcının, talep halinde asıl ve birleşen davada davacılara iadesine,

5-Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

6-Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yatırılan 15.300-TL nispi istinaf karar harcının talep halinde asıl ve birleşen davada davalıya iadesine,

7-Asıl ve birleşen davada davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

8-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,

Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/04/2025

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi-... · ... ... ... ...

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2023/1642, K. 2025/398, 18 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Asıl Dava
  4. Birleşen Dava
  5. Asıl Ve Birleşen Davada Cevap
  6. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  7. İstinaf Sebepleri
  8. Hukuki Nitelendirme, Delillerin Ve İstinaf Sebeplerinin Değerlendirilmesi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1642
Karar No
2025/398
Tarih
18 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1667 K.2025/602
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1669 K.2025/644
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1672 K.2025/699
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1674 K.2025/689
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1682 K.2025/687
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1688 K.2025/640

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.