İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGEADLİYEMAHKEMESİ KARARI

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1631 K.2025/866

2- ... VEKİLLERİ : Av.

Esas2023/1631Karar2025/866Tarih10 Nisan 2025Okuma15 dk · 3.064 kelime

KÜNYE

T.C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
10 Nisan 2025
T.C. ADANA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
2023/1631 - 2025/866
Dosya no
2023/1631
Karar no
2025/866
Başkan
—
Üye
—
Üye
—
Katip
—
İncelenen kararın mahkemesi
.... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
02/06/2023
Numarası
... Esas, ... Karar
Davacı
...
Vekili
Av.
Davalılar
1- ... SİGORTA ANONİM ŞİRKETİ -
Vekili
Av.
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.064 kelime·15 dk okuma·10 bölüm

2- ... VEKİLLERİ : Av.

DAVA

Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

KARAR TARİHİ : 10/04/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH : 10/04/2025

.... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.06.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine, istinaf başvurusunda bulunulmuş ve Mahkemece dosya Dairemize gönderilmiş olmakla HMK 352. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Tarafların iddia ve savunmalarının özeti:

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan davalı ... adına kayıtlı sevk ve idaresindeki ... plakalı ... Marka 2018 Model otomobili ile 13/06/2019 günü seyir halinde iken aracının sağ ön köşe ve yan kısımları ile sağ şerit içerisinde kırmızı ışıkta duran sürücü müvekkilinin sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletine arkadan çarparak müvekkilinin ağır şekilde yaralanmasına neden olduğunu, davalı ... hakkında ...

Cumhuriyet Başsavcılığınca ... nolu dosyası ile yürütülen soruşturma dosyası kapsamında alınan 02/07/2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı ...'ın asli kusurlu olduğu; müvekkilinin ise kusurunun bulunmadığı'nın belirtildiğini, soruşturma neticesinde davalı hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesinde ...

E. sayılı dosyasında dava açıldığını ve halen derdest olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilinin özellikle ayağında olmak üzere vücudunda kırıklar meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin sakat kalması iş gücünden yoksun kalması ihtimalinin yüksek olasılıkta olduğunu, kaza sonrası davalı ... sigorta şirketine maddi zararın tazmini konusunda başvuruda bulunulduğu, ancak bu güne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin kaza neticesinde gerçekleşen maluliyetten dolayı geçici ve sürekli işgücü kaybına uğradığını ve ekonomik geleceğinin sarsıldığını, manevi yönden yönden büyük acı ve ızdıraplar yaşadığını belirterek,

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulüyle; (davalı sigorta şirketi yönünden sadece maddi tazminat talebi yönünden, poliçede belirtilen miktarlarla sorumlu olmak kaydıyla), müvekkili lehine 5.000,00 TL maddi ve 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/06/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yaptığını, müvekkili şirket tarafından istenilen belgeler iletilmeden dava açıldığını, bu sebeple müvekkili şirketin temerrüde düşmesinin de söz konusu olmadığını, henüz miktarı ve niteliği belirlenmemiş bir alacağa dair talep hakkının, borcu muaccel hale getirmesinin imkansız olduğunu, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri ile tedavi giderlerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, poliçelerden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere,

bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca manevi tazminatın poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu ve kaza tarihinden itibaren faiz talebinin hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

Mahkemece, maddi tazminat davasının kabulü ile; 806.276,11 TL maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 360.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ...'tan olay tarihi olan 13/06/2019 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 27/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının davalı ... yönünden manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ

Karara karşı davalı ...

Sigorta A.Ş vekili istinaf dilekçesinde; dava dışı SGK tarafından yapılan ödemenin müvekkili şirkete rücu edileceği göz önüne alınarak SGK yapılan ödemenin mahsubu ve teminat limitinin buna göre belirlenmesi gerektiğini, SGK tarafından davacı tarafa yapılan 181.100,19 TL ödeme yapıldığını ve yapılan ödemenin müvekkili şirkete rücu edileceğinden müvekkili şirketin teminat sorumluluğunun 178.899,81 TL kaldığını, mahkemece alınan bilirkişi raporunda bu husus göz ardı edilerek poliçe teminatı aşkın kısmı hesaplandığını ve ıslah edildiğini,

zarar görenin gelirinin mahkemece resen araştırılması gerekirken sadece davacının beyanlarına itibar edilerek hesaplama yapılması ve karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, faturalı tedavi giderlerinin SGK'nın sorumluluğunda olduğunu, davacının dava dilekçesi ile tedavi ve yol gideri talebinde bulunmadığını, taleple bağlılık ilkesi uyarınca davacı için tedavi ve bakıcı gideri hesaplanmasının hukuka aykırı olduğunu, ayrıca tedavi giderlerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu, tazminat raporunda TRH yaşam tablosu ve prograsif rant yöntemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, davacının kaza sırasında kask,

kolluk ve dizlik gibi koruyucu tertibatları kullanmaması nedeni ile tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, davacı tarafından müvekkili şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını belirterek açıklanan nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, trafik kazasında meydana gelen yaralanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat yönünden davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş, karara karşı davalı ... Sigort A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı sigorta şirketinin dava dışı SGK tarafından yapılan ödemenin mahsubu ve teminat limitinin buna göre belirlenmesi gerektiğine ilişkin istinaf başvurusu bakımından yapılan incelemede;

Davacı tarafından mahkemesine sunulan 27.09.2019 günlü dava dilekçesi incelendiğinde davacının davalılardan 1.000,00 TL tedavi gideri. 1.000,00 TL geçici iş göremezlik zararı ve 3.000,00 TL kalıcı iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat talebi ile beraber manevi tazminat isteminde bulunduğu görülmüştür.

Mahkemesince SGK il Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta davacının yaralanmasına bağlı olarak dava dışı SGK İl Müdürlüğü tarafından davacıya geçici iş göremezlik zararı kapsamında 181.100,19 TL ödeme yapıldığı bildirilmiştir.

Mahkemesince alınan aktüer bilirkişi raporları incelendiğinde davacının talep etmiş olduğu geçici iş göremezlik zararına ilişkin olarak ATK 2. İhtisas Kurulunun 13.10.2021 günlü raporunda belirtilen 18 aylık geçici iş göremezlik süresi için zararının 118.174,03 TL olduğu tespit edilmiştir.

Buna göre, dava dışı SGK tarafından davacıya yapılan 181.100,19 TL geçici iş göremezlik ödemesinin davacının belirlenen 118.174,03 TL'lik geçici iş göremezlik zararının tümünü karşıladığı, bu kapsamda davacının bakiye bir geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı anlaşıldığından bu iistemin reddine karar verilmesi gerekmektedir. Ne var ki, mahkemece bu istem bakımından ayrı bir değerlendirme yapılmaksızın davanın tümü ile kabulüne şeklinde karar verilmiş olması hatalıdır.

Bu yönü ile davalı ZMMS vekilinin istinaf başvurusunun kabulü gerekmiştir.

Bilindiği üzere, geçici iş göremezlik zararları davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi kapsamında tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilmektedir. ZMMS poliçelerinde tedavi gideri teminatı ile kalıcı iş göremezlik gideri teminatına ilişkin olarak iki ayrı teminat limiti bulunmaktadır.

Kaza tarihinde geçerli olan teminat limitlerine göre davalı tarafından düzenlenen poliçe kapsamında 360.000,00 TL tedavi gideri teminatı ve yine 360.000,00 TL kalıcı iş göremezlik teminatı bulunmaktadır. Davalı ZMMS vekili, dava dışı SGK tarafından ödenen 181.100,19 TL geçici iş göremezlik zararına ilişkin olarak kendilerine rücu edileceğini belirtmiş, buna ilişkin olarak .... İş Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında 09.07.2024 günlü karar ile 181.100,19 TL'nin kendilerinden tahsiline karar verildiğine ilişkin duruşma zaptını iletmiştir.

Öncelikli olarak davacının geçici iş göremezlik zararının dava dışı SGK tarafından yapılan ödeme nedeni ile davacının bakiye bir zararının bulunmadığı anlaşıldığından bu istemin reddine karar verilmiş ve dolayısıyla davalı sigorta şirketinden geçici iş göremezliğe ilişkin olarak herhangi bir kabul kararı verilmediğinden davalı sigorta şirketi yönünden mükerrer ödemeye neden olduğu söylenemez.

Öte yandan, yukarıda açıklandığı gibi 181.100,19 TL'lik geçici iş göremezlik zararı tedavi gideri kapsamında kaldığından tedavi gideri teminatından karşılanması gerekmektedir. .... İş Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasında hükmolunan tazminatın davalı tarafından düzenlenen geçici iş göremezlik teminatı kapsamında davalıdan karşılanması gerekecektir.

Davalı tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi kapsamında 360.000,00 TL'lik geçici iş göremezlik teminatından ödeme yapıldığına dair davalı sigorta şirketi tarafından herhangi bir bilgi verilmemiştir. Buna göre, söz konusu tedavi gideri teminat olan 360.000,00 TL'den .... İş Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında hüküm altına alının 181.100,19 TL'nin SGK'ya ödenmesi halinde dahi söz konusu poliçeden kaynaklı tedavi gideri teminatından bakiye 178.899,81 TL kaldığı anlaşılmış olup, söz konusu ödemenin davalı tarafından düzenlenen kalıcı iş göremezlik teminat limitinden mahsup edilmesi doğru değildir. Bu nedenlerle, davalının .... İş Mahkemesinin ...

Esas sayılı dosyasında hüküm altına alınan geçici iş göremezlik zararının kalıcı iş göremezlik teminatı limitinden mahsup edilmesi gerektiği ya da bu dosyanın bekletici mesele yapılmasına ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin davacının gelirine ilişkin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Davalı davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde alınmış olmasının hatalı olduğunu, bilinen dönem için bordroya göre hesaplama yapılması gerektiğini belirtmiş ise de, dosya içerisinde bulunan davacının iş yerinden gönderilen maaş bordroları incelendiğinde davacının gelirinin asgari ücretin üzerinde olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi tarafından davacının kaza tarihindeki bilinen gelir durumu asgari ücrete oranlanmak sureti ile Yargıtay içtihatlarına uygun şekilde hesaplama yapılmıştır. Bu nedenle davalının davacının gelirine ilişkin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.

Davalı vekilinin faturalı tedavi giderlerine ilişkin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili davacının talep etmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması nedeni ile görmüş olduğu tedavilere ilişkin faturalı tedavi giderlerinihn ZMMS poliçesi kapsamında olmadığını, davacının tedavi ve yol gideri talebinde bulunmadığını ileri sürmüştür.

Öncelikli olarak davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi incelendiğinde davacının davalılardan 1.000,00 TL tedavi gideri talebinde bulunduğu, akabinde alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tedavi giderine ilişkin talebin 50.602,41 TL olarak ıslah edildiği anlaşılmıştır.

Davacı vekili her ne kadar ıslah dilekçesinde tedavi giderine ilişkin olarak miktarı ayrıca göstermemiş ise de, mahkemesince alınan ek bilirkişi raporu üzerine tedavi gideri olarak belirlenen miktar ile birlikte kalıcı iş göremezlikten kaynaklı zararın toplamına göre ıslah dilekçesi sunmuş olduğuna göre davacının 1.000,00 TL'lik tedavi gideri talebini de artırdığı kabul edilmiştir.

Bu nedenle davalının davacının tedavi gideri talep etmediğine ilişkin istinaf başvurusu reddolunmuştur.

2918 sayılı Kanun'un 98. maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun'un 59. maddesinde, "trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı" düzenlemesine; yer verilmiştir. Bu düzenlemeler ile, sigorta şirketlerinin belgeli tedavi giderleri yönünden sorumluluğu son bulmuştur.

Sosyal Güvenlik Kurumu, 6111 sayılı Kanun ile değiştirilen 2918 sayılı Kanun'un 98. maddesi kapsamında tüm tedavi giderlerinden değil, ancak sözkonusu madde kapsamında kalan tedavi giderlerinden sorumludur. Belgeye dayanmayan tedavi giderlerleri, 6111 sayılı Kanun kapsamında değildir. Belgeli olmayan tedavi giderlerinden SGK sorumlu olmayıp, sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir.

Bu açıklamalara göre davacının talep ettiği tedavi giderlerinin tümünün belgeli tedavi gideri olduğu, dosya arasına alınan bilirkişi raporunda bilirkişiler tarafından davacının sunmuş olduğu 63 adet fatura, fiş ve harcama belgesine istinaden 50.602,41 TL zararının bulunduğu tespit edilmiş ve buna göre kabul kararı verilmiştir. Oysa ki, söz konusu belgeli tedavi giderlerinin davalı tarafından düzenlenen ZMMS poliçesi kapsamında kalmadığı anlaşıldığından bu istem yönünden talebin reddine karar verilmesi gerektiği halde kabulü hatalı olmuştur. Bu yönü ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir.

Ne var ki, davacının talep etmiş olduğu 50.602,41 TL'lik tedavi gideri istemi, davalının sorumluluğunda olduğu kabul edilse dahi söz konusu bedelin yukarıda açıklandığı gibi kalıcı iş göremezlik teminatı kapsamında değil, geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri zararının karşılanacağı 360.000,00 TL'lik tedavi gideri teminatı klozundan karşılanması gerekmektedir.

Mahkemece, toplam 806.276,11 TL miktar yönünden davanın kabulüne karar verillmiş, ancak davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar poliçe teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı tutulmuştur.

Bu noktada, davacının kalıcı iş göremezlik zararına baktığımız zaman dosya içerisindeki aktüer bilirkişi raporuna göre davacının kalıcı iş göremezlik zararının 755.673,70 TL olduğu, söz konusu miktarın kalıcı iş göremezlik teminat limitinin üzerinde olduğu, dolayısıyla davalı sigorta şirketinin davacının kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin olarak kalıcı iş göremezlik teminat limiti olan 360.000,00 TL miktar ile sorumlu tutulmuş olmasında bir yanlışlık olmadığı görülmüştür.

Mahkemenin kararına göre her ne kadar tedavi gideri yönünden kabul kararı verilmiş ise de, kalıcı iş göremezlik teminatı dışında olan tedavi gideri teminatı bakımından bir kabul kararı verilmediğine göre davacının davalıdan talep edebileceği tazminat miktarı 360.000,00 TL miktar ile sınırlıdır.

Bu kararın aksine tedavi giderinin kalıcı iş göremezlik teminatı dışında tedavi gideri klozundan karşılanması gerektiğine yönelik olarak bir istinaf başvurusu bulunmadığından davalı lehine oluşan kazanılmış hak ilkesi gereğince ve istinaf eden tarafın aleyhine hüküm kurulamayacağından bu miktar bakımından kabul kararı verilmesi ya da red kararı verilmesinde mahkemenin kurmuş olduğu hükümde bir değişiklik olmayacaktır.

Belirtildiği gibi ilk derece mahkemesinde netice olarak davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 360.000,00 TL miktar ile sınırlandırılmıştır.

Bu yönü ile, mahkemesince davalı sigorta şirketi yönünden 50.602,41 TL tedavi gideri tazminatına karar verilmesi hatalı ise de, hüküm fıkrasında sonuç olarak sadece kalıcı iş göremezlik tazminatı limiti ile sınırlı olarak kabul kararı verilmesi ve bu karara karşı davacı tarafından istinaf yoluna başvurulmamış olması nedeni ile ilk derece mahkemesinin kararının hüküm fıkrasında belirtilen davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar bakımından değişiklik oluşmayacaktır.

Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunda olmaması nedeni ile davacının davalıdan talep etmiş olduğu ve 360.000,00 TL'lik tedavi gideri teminatı kapsamında değerlendirilebilecek olan belgeli tedavi gideri bakımından mahkemesince davanın kabul kararı verilmesi doğru olmamış ise de, hüküm fıkrasında bu miktar talep yönünden kabul kararı verilmiş olması davalı bakımından kesin hüküm sonucunu doğurabilecektir.

Zira, davacı söz konusu işbu kararın infazından sonra hakkında kabul kararı verilen ( red edilmeyen) 50.602,41 TL'lik belgeli tedavi giderine ilişkin zarar bakımından davalının tedavi gideri klozundan karşılanmak üzere talepte bulunabilecek ve oluşabilecek kesin hüküm nedeni ile zararının tazminini isteyebilecektir.

Bu bakımdan mahkemesince ayrım yapılmaksızın belgeli tedavi gideri isteminin kabulüne ilişkin hükmün kaldırılmasına ve davalı sigorta şirketi yönünden belgeli tedavi giderine ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

Ne var ki, hüküm fıkrasında davalı sigorta şirketinin teminat limiti olan 360.000,00 TL ile sınırlı olarak sorumlu tutulmuş olması, davacının iş bu dosyada tedavi gideri zararı teminat limitinden talepte bulunmamış olması, ve tedavi gideri zararına ilişkin talebin reddine karar verilse dahi ilk derece mahkemesinin kabul kararında ( kalıcı iş göremezlik zararının bu teminat limitinin üzerinde olması nedeni ile) bir değişlik olmayacak olması dikkate alındığında reddolunan tedavi gideri tazminatı bakımından davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemiştir.

Davalı vekilinin davacının kaskının takılı olmaması nedeni ile müterafik kusur uygulanması gerektiğine yönelik istinaf başvurusu bakımından yapılan değerlendirmede,

Davalı vekili hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini ileri sürmüş ise de,

Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın md. 52. maddesinde (Borçlar Kanunu'nun 44.) düzenlenmiştir. Zarar görenin kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir.

Dosya kapsamından davacının sunulan maluliyet ölçüsünü belirtir raporun incelenmesinde rahatsızlığının ayak bileğinden kaynaklandığı olduğu, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150/1-a bendi gereğince motosiklet sürücülerinin koruyucu kıyafet olarak kask takması mecburi iken yönetmelikte dizlik takılması gerektiğine ilişkin olarak herhangi bir hüküm bulunmadığı, davacının kask takmaması ile yaralanması arasında illiyet bağının bulunmadığı, öte yandan sürücünün ehliyetinin bulunduğu ve sürücünün alkollü olduğuna dair dosya içerisinde bir delil bulunmadığı anlaşılmakla, mahkemesince hükmolunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında herhangi bir yanlışlık olmadığı kanaatine varılmış, davalı vekilinin bu yöndeki itirazları yerinde görülmemiştir.

Davalı vekilinin usulüne uygun başvuru bulunmadığına yönelik istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Davalı vekili her ne kadar başvuru şartının yerine getirilmediğini, bu nedenle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüş ise de, eldeki dosyaya baktığımızda davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine usulüne uygun şekilde gerekli tüm belgelerle, kaza tutanakları, hastane epikrizleri, hesap bilgileri vd. ile usulüne uygun olarak başvuru yapıldığı, yine davadan önce davacı ile davalı sigorta şirketi arasında arabuluculuk görüşmelerinin yapıldığı, 04.09.2019 günlü arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği, buna göre davacının davadan önce davalı sigorta şirketine usulünce gerekli başvuruyu yapmış olduğu anlaşılmış olduğundan, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusunun da reddi gerekmiştir.

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede;

HMK 353/1-b-2 maddesine göre" Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilebileceği düzenlenmiştir.

Dosya kapsamına göre yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığı anlaşılmakla, davacının belgeli tedavi gideri istemi olan 50.602,41 TL maddi tazminat ve 1.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin olmak üzere toplam 51.602,41 TL maddi tazminata ilişkin talebinin istinaf eden davalı ZMMS yönünden reddine karar verilmek üzere davalı sigorta vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜ İLE;

2-HMK’nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 02.06.2023 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararının yeniden hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353.maddesinin 1.fıkrası (b) bendinin 2.maddesi uyarınca düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla;

3-DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;

a-806.276.11 kalıcı iş göremezlik zararına ilişkin maddi tazminatın (davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 360.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere) davalı ...'tan olay tarihi olan 13/06/2019 tarihinden itibaren, davalı sigorta şirketinden dava tarihi olan 27.09.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

b-Davacı tarafından talep edilen 1.000,00 TL geçici iş göremezlik zararına ilişkin tazminat davasının REDDİNE,

c-Davacının davalı ... yönünden manevi tazminat davasının feragat nedeniyle REDDİNE,

d- Davacı tarafından davalı ... Sigorta A.Ş aleyhine açılan belgeli tedavi gideri zararına ilişkin tazmin isteminin reddine

4-Harçlar Kanunnu gereğince alınması gereken 55.076,72 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 358,63 TL ve 2.736,76 TL ıslah harcının toplamı olan 3.095,39 harcın mahsubu ile eksik kalan 51.981,33 TL harcın (davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 360.000,00-TL ile üzerinden hesaplanan nispi harçtan peşin alınan ve harca mahsup edilen kısım düşüldükten sonra kalan 21.496,21 TL si ile sorumlu olmak üzere) davalılarrdan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye irat kaydına,

5-Davacı vekili tarafından dava açılırken yatırılan 44,40 TL başvuru harcı ile 358,63 TL nispi peşin harç ve 2.736,76 TL ıslah harcının toplamı olan 3.139,79 TL'nin davalı Sigorta şirketi ile davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6-Davacı vekille temsil edildiğinden, karar tarihi itibariyle yürürlükte olan A.A.Ü.T'nin 13. maddesine göre 106.690,37 TL nispi vekalet ücretinin takdiri ile (davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 360.000,00-TL ile üzerinden hesaplanan 53.400,00 TL'si ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

7-Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca hesap olunan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Sigorta A.Ş'ye verilmesine,

8-Davacı vekili tarafından yapılan toplam 1.820,80 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketi poliçe limiti olan 360.000,00 TL ile üzerinden orantılanarak hesaplanan 812,98 TL si ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9-Arabulucuya ödenen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin 6325 sayılı kanunun 18/A-11,13,14 maddesi gereğince davalılardan alınarak hazineye irad kaydına, 10-HMK'nın 333. Maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avanslarının ilgililerine iadesine,

İstinaf giderleri bakımından;

11-İstinaf aşamasında duruşma yapılmadığı için istinaf incelemesi için vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

12-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından yatırılan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,

13-Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından istinaf aşamasında harcaması yapılan 297,00 istinafa dosya gönderme giderinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta A.Ş'ye ödenmesine,

14-Kesin olan iş bu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil işlemlerinin HMK'nın 359/3. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine,

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 361. maddesi gereğince; Dairemizin kararının taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'ne, yahut temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesine veya Dairemize gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesi'ne verilebilecek bir dilekçe ile YARGITAY'A TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile karar verildi.10.04.2025

Başkan Üye Üye Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır İş bu karar 5070 Sayılı Yasa hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır

Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/1631, K. 2025/866, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Karar Tarihi : 10/04/2025
  5. Gerekçeli Kararın
  6. Yazıldığı Tarih : 10/04/2025
  7. Gereği Düşünüldü
  8. Dava
  9. Cevap
  10. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti
  11. İleri Sürülen İstinaf Nedenleri
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1631
Karar No
2025/866
Tarih
10 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2023/1642 K.2025/535
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2023/1642 K.2025/398
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1667 K.2025/602
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1669 K.2025/644
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1672 K.2025/699
  • Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1674 K.2025/689

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.