İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/1839 K.2025/53

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

Esas2024/1839Karar2025/53Tarih22 Ocak 2025Okuma12 dk · 2.444 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Karar tarihi
22 Ocak 2025
Dosya no
2024/1839
Karar no
2025/53
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Ara karar tarihi
07/10/2024
Numarası
2024/504 Esas (Derdest
Davanın konusu
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.444 kelime·12 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili: davacı şirket ile davalılar arasında maliki olduğu taşınmaz üzerinde inşaat yapılması için sözleşmeler imzalandığını, davacının ... Mahallesi, ... Sokak No:... Şişli/İstanbul adresindeki arsa üzerinde lüks vasıflı inşaat yapılması konusunda davalı ... mimari proje konusunda sözleşme imzalandığını, İnşaat’a ilişkin hafriyatın daha önce diğer davalı ... İnşaat tarafından gerçekleştirilmiş olunması ve yapı ruhsatının da Davalı ...

İnşaat adına olması nedeni ile zaman kaybını önlemek için sözleşme davalı ... İnşaat ve Davalı ... İnşaat arasında imzalandığını, davalı ... İnşaat, İnşaat Sözleşmesi ile Konut Binası Kaba İnşaat işlerinin.

İnşaat Sözleşmesi ve Eklerine, projelerine, yürürlükteki teknik şartname, yönetmelik ve yasal mevzuata uygun olarak gerekli her türlü teçhizat, iskele, kalıp, güvenlik ağı, makine, ekipman, malzeme, yardımcı malzeme, her türlü işçilik, montaj ve benzeri tüm masraflar dahil olmak üzere tüm masrafların kendisi tarafından karşılanmak üzere, inşaatın uygulama ve imalat projelerini gerçekleştirmek sureti ile İnşaat Sözleşmesi’nde belirtilen sürede teslim edileceğini kabul, beyan ve taahhüt ettiğini, davalı ...

İnşaat’ın İnşaat Sözleşmesi’nde yer almasının sebebinin temel hafriyatının ... İnşaat tarafından yapılmış olması olup, hafriyat ve diğer bazı işler ile ilgili ödemelerin Davalı ... İnşaat’a yapılmış ise de, İnşaat Sözleşmesi ile ilgili ödemelerin tamamının davalı ... İnşaata yapıldığını, davalı ...

İnşaatın sözleşmedeki yükümlülüklerin hiçbirisini yerine getirmediğini, tümü ile ayıplı olarak imal edilen yapının yıkımı acilen gerekli olan tehlikeli bir yapı durumunda olduğunu, inşaatın mevcut hali ile kabulü mümkün olmayıp, bu sorunlar ve konuya ilişkin sorumluluk davalı ... İnşaat tarafından da kabul edilmesine karşın, sorunun sulhen çözümü yönündeki çabalar sonuçsuz kaldığını, davalı ...

İnşaat ile imzalanan Sözleşmeler gereği yapılması gereken ödemeleri ve tüm yükümlülüklerin yerine getirdiğini buna karşın, Davalı ...

İnşaat’ın akde aykırılıkların sonuçlarının giderilmesine ilişkin olarak sulh yönünde yeterli çaba sarfetmemesi nedeni ile İnşaat Sözleşmesi’nin feshini bildirdiğini belirterek; binanın hali hazırdaki durumunun, insanların can ve mal ile çevre için büyük tehlikeler oluşturacak durumda olduğundan tedbiren binanın yıkılmasını, davalı Şirketin karşı karşıya olduğu zararın büyüklüğünü bu aşamada daha tespit etmek güç olmakla birlikte, davalı şirketin alacaklarının teminat altına alınmamış olması ve zararın büyüklüğü karşısında şimdilik 100.047,25 USD, 69.452,80 EUR, 26.371.380,50-TL için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... İnşaat ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde ve özetle; davacının yüklenicisi kendi beyanlarının aksine davalı ... inşaat değil, diğer davalı ... İnşaat AŞ olduğunu, davaya konu inşaatı yapmak üzere 2018 yılında bir mimar ve yüklenici arayışına girmediğini, 04/09/2015 tarihli ve ... yevmiye numaralı Bakırköy ... Noterliği nezdinde akdettiği İnşaat Yapım Sözleşmesi'nden görüleceği üzere zaten davalı ...

İnşaat AŞ ile bu hususta anlaşmış ve bu firmayı yüklenici tayin etmiş olduğunu, söz konusu inşaata ilişkin Yapı Ruhsatının diğer davalı ... İnşaat AŞ adına olduğunu, söz konusu inşaatın Yapı Denetim Kuruluşu olarak belirlenen firma ise ... Ltd. Şti. Olduğunu, davacı ile ...

İnşaat AŞ Noter nezdinde imzaladıkları 2015 tarihli inşaat sözleşmesinde her ne kadar "Otel yapımı" hususunda anlaşmışlar ise de bilahare bir ek protokol tanzimi ile bu kez aralarındaki inşaat yapımını "konut yapım" işine dönüştürdüklerini, dava dilekçesinde bahsi geçen 31/08/2021 tarihli Protokol'den görüleceği üzere "Konut Binası Kaba İnşaat İşleri Sözleşme Tasarısı"nın de yüklenicisinin müvekkili olmayıp, dava dilekçesinde bahsi geçen olaylardan tamamen soyutlanmak istenen diğer davalı ...

İnşaat AŞ olduğunu, davacının dayandığı bu belgenin sözleşme değil, bir sözleşme tasarısı olduğunu, davacının adeta göstermelik olarak ...

İnşaat'a dava açtığını, dava dilekçesindeki beyanları ile söz konusu davalıyı sorumluluktan kurtarmaya çalıştığı ve 2015 yılında akdetmiş olduğu inşaat sözleşmesini ise tamamen Mahkemeden gizlediğini, dava dilekçesinde ödemelere yönelik beyanlar doğru olmadığı gibi, talepler de fahiş, haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacının sözleşme gereği yapılması gereken ödemelerin tamamını ödediği yönündeki beyanları da doğru olmadığını, davalı firmanın halen dahi davacıdan tahsil etmediği 1.349.951,33-TL alacağının mevcut olduğunu, bu tutar kadar takas mahsup definin söz konusu olduğunu,

davacının Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesi Mühendislik Bölümü'nden Analiz Raporu ve Teknik Rapor aldığını, Analiz Raporu'nda özetle Yapının zemin, 1, 2, 3, 4 ve 5. Normal kat döşemelerinde., donatı boşluklarında yapılan tespitlerde mesnet sehpası olmamasından kaynaklı döşeme boyunca döşemenin alt kotundan ortalama 5 cm yükseklikte donatıların yer aldığının tespit edildiğini, çatlakların uzunluğu, genişliği ve ilerleyişi incelendiğinde malzeme kaynaklı çatlaklar olmadığı,

yapısal çatlaklar olduğu tespit olunduğunu teknik raporda ise "Sehim ortaya çıkan ve benzer davranışın gözlenmesi olası diğer döşemelerin alt yüzden güçlendirilmesi gerektiği, ayrıca kesme yetersizliği bulunan kiriş ve betonarme perdelerde de bu yetersizlikleri ortadan kaldırmak üzere mantolama ya da levha sarılması biçiminde güçlendirme yapılması gerektiği, güçlendirilen taşıyıcı sistemin performansının belirlenmesine yönelik hesaplar - doğrusal olmayan yöntemler ile tekrarlanmalı ve yürürlükteki Yönetmelikçe öngörülen performansı sağladığı hesapla gösterilmelidir." şeklinde kanaat varıldığını, davacı,

özel nitelikteki bu Raporları sunarak İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2023/188 D.İş sayılı dosya ile Delil Tespit Raporu almış olup, bu Raporda da sonuç itibariyle binanın teknik olarak güçlendirilmesinin mümkün olduğu yazıldığını, tarafımıza da Beyoğlu ...

Noterliğinin 25/07/2023 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi eşliğinde bu raporlar iletildiğini, alınan tüm teknik raporlarda binanın normal katlarında oluşan çatlakların giderilmesinin daha az maliyet ve kısa sürede güçlendirme ile giderilebileceğinin belirtilmiş olmasına karşın davacı tarafça binanın neredeyse temeline kadar varan tüm bodrum katları dahil yıkımı ve yeniden yapımı hususunda ısrarlı oluşunun ana nedeninin inşaatın başından itibaren dile getirdiği konut yapımı işinden pişman olduğu ve burayı tekrar ilk fikri olan Otel olarak inşa etmek üzere yeniden bir proje değişikliğine gitme arzusu olduğunu belirterek;

davacı ihtiyati haciz talebine gerekçe olarak yalnızca dava değerinin yüksek ve alacağının rehinle teminat altına alınmamış oluşunu gösterdiğini, davacının talep edebileceği likit ve muaccel bir alacağı bulunmadığını, davaya konu edilen alacak ve tazminat iddiası yargılamaya muhtaç olduğunu, davalı firmanın 2002 yılında kurulmuş yüksek bir kayıtlı sermayesi olan şirket olmakla kaçma veya mal kaçırma ihtimali bulunmadığını, ihtiyati haciz talebinde bulunulması için dava değerinin yüksekliği geçerli bir neden olmadığını, ihtiyati haciz koşulları olmadığından,

Davacının kanundaki açık ve emredici hükme aykırı olarak ihtiyati haciz kararı verilmesi talebinın reddini davacının dava konusu uyuşmazlığı çözer mahiyetteki ihtiyati tedbir talebinin de reddini, davacı, uyuşmazlığa konu taşınmazın tedbiren acilen yıkılması hususunda ihtiyati tedbir talebinde bulunduğundan HMK 389 vd. maddelerinde düzenlenen geçici bir hukuki koruma mahiyetindeki ihtiyati tedbirin şartları somut olay da mevcut olmayıp, haksız ve mesnetsiz ihtiyati tedbir talebinin de reddini talep etmiştir.

Mahkemece.

Dava; inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tespiti ile ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir istemine ilişkin olduğu, 6100 sayılı yasanın 389 ve devam maddeleri gereğince, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, davacı şirketin binanın yıktırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istediği, ancak bina dava konusu olmadığı,

ihtiyati tedbir talebi reddine, İİK'nun 257. maddesinde düzenlenen "İhtiyati haciz şartları" düzenlenmiş olup, bu hükme göre, müeccel bir alacak için kural olarak ihtiyati haciz istenemez.

İstenebilmesi için, alacaklının alacağını vadesinde alabilmesinin ciddi bir şekilde tehlikeye düştüğüne veya düşmekte olduğuna delalet edecek hallerin varlığı şart olduğu, vadesi gelmemiş borçtan dolayı, borçlunun muayyen ikametgahı yoksa; borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar yada bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu nedenlerden birinin bulunması halinde ihtiyati haciz istenebileceği, İİK 258. maddesine göre, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında kanaat getirecek delil göstermeye mecbur olduğu,

alacağın varlığını muayyen bir ihtimal dahilinde gösteren vakıaların ispat edilmesi yeterli olduğu, davacı şirketin ihtiyati haciz talebinin alacak kesin - istenebilir - belirlenebilir olmadığından İİK 257 maddesi koşulları oluşmadığından reddine karar vermiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde.

İnşaat sözleşmelerinin geriye etkili olarak feshi haline binanın yıktırılmasını dava konusu olduğu gibi, somut olayda da inşaat sözleşmesi'nin feshi bildirildiğini, buna bağlı olarak inşaat/bina'nın yıkılması talebinin başta sonuç kısmında açıkça binanın yıkılması olmak üzere dava dilekçesinde belirtildiğini, bu bakımdan ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararın kaldırılmasını, ayıp nedeniyle feshedilen inşaat sözleşmeleri ile ilgili davalarda kuşkusuz binanın yıktırılması davanın konusu olduğunu, inşaat sözleşmesi'nin feshedildiğini ihtarname ile bildirdiğini, somut olayda dava konusu inşaat sözleşmesi'nin feshedilmiş olması,

dava dilekçesinde de konu binanın yıktırılmasının talep edilmiş olması yönü ile de binanın yıktırılması elbette ki davanın konusu olduğunu, dava dilekçesinde de; önce binanın yıkılması talep edildiğini, binanın yıkılmasına bağlı olarak yıkım masrafları ile yeni binanın inşa bedeli talep edildiğini, buna karşın, "binanın yıktırılması için ihtiyati tedbir kararı verilmesi isteminin dava konusu olmadığından reddine" şeklindeki kararın dosya içeriğine aykırı olması nedeni ile 07/10/2024 tarihli karar'ın kaldırılmasını talep etme zarureti doğduğunu,

ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için "alacağın varlığı kanaat getirecek delillerin sunulması yeterli olup", somut olayda ise davacı şirket alacak miktarı tartışmasızlık derecesinde kesin olmakla, mahkeme'nin "alacak kesin, istenebilir ve belirlenebilir olmadığından" reddi kararı yasa, içhitat ve dosya içeriğine aykırı olduğunu, mahkeme, kanun hükmünü, yargısal içtihat ve yargısal kararları yok sayarak ihtiyati haciz kararı için "alacağın kesin" olması şartını aradığını, kaldı ki somut olayda davacı alacakları, tartışmasız olarak belirli olduğunu, ikrar derecesinde tartışmasız ve kesin olduğunu ve istenebilir nitelikte olduğunu,

açıklanan nedenlerle davalılar dahil tüm tarafların zararlarının (sorumluluklarının) daha da artmaması için öncelikle, yapının riskli durumu ve sonuçta mal, çevre ve insan için içerdiği ağır ve ciddi risk (dosyada mevcut Yıldız Teknik Üniversitesi Raporları hem de Mahkemece alınan raporlarla yapının ayıplı olduğu ve yıkılması gerektiği tevsik edilmiş olmakla) nedeni ile tedbiren (ihtiyati tedbir kararı ile) bianın acilen yıktırılmasına karar verilmesi yönündeki talebin reddine ilişkin mahkeme'nin 07/10/2024 tarihli "İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir hk Akararı"nın kaldırılmasına karar verilmesini,

davacı şirket alacaklarının teminat altına alınmadığını, ve zararın büyüklüğü karşısında şimdilik; (i) 100.047,25 USD, (ii) 69.452,80 EUR, (iii) 26.371.380,50-TL için ihtiyati haciz kararı verilmesine (fazlaya ilişkin alacaklarımız, tespit edilecek, doğmuş ve doğacak zararlar, munzam zarar ve sair alacakların aynen saklı kalmak kaydı ile) karar verilmesi yönündeki talebin reddine ilişkin mahkeme'nin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalılar yüklenicidir. Davacı ile davalı ... İnşaat şirketi arasında inşaat sözleşmesi öncesi 04.01.2018 tarihli mimari proje imzaladıkları, inşaat yapım sözleşmesi de davalı ... inşaat ile daha önce harfiyat işini yapan ve yapı ruhsatını alan davalı ... inşaat arasında 31.08.2021 tarihinde imzalandığı anlaşılmıştır.

Davada davacı, taraflar arasında yapılan sözleşmeler gereğine inşaat yapımından ... inşaat sorumluluğunda olduğunu, sözleşme gereğince davalı ... inşaat'a toplam 20.261.059,16 TL ödeme yaptıklarını, yapılan ödemenin 1.002.047,96 TL kısmı ... inşaat'a yaptıklarını, davalı ... inşaat sözleşme gereğince edemini süresinde ve mevzuata uygun inşaat teslim etmediğini, yapılan inşaat ayıplı olduğunu, Yıldız Teknik Üniversitesi İnşaat Fakültesinden alınan raporlarda bu hususların tespit edildiğini, imalat hataları bulunduğunu, ... inşaat ile sözleşme fesih edildiğini belirterek ayıplı yapının tedbiren acilen yıktırılmasına,

26.371.380,50 TL üzerinden ihtiyati haciz kararı verilmesini, ödemelerin tahsilini, mevcut yapının yıkımı ile harcanacak miktarın ... inşaattan tahsili için şimdilik 1.000.000,00 TL tahsili, mahrum kalınan kira kaybı sebebiyle 1.000.000,00 TL tahsili, sözleşmede yer alan 2.410.000,00 TL cezai şartın tahsili, munzam zarar için 1.000.000,00 TL tahsilini talep ve dava etmiştir.

Mahkemece, ihtiyati tedbir talebi itibariyle davacı şirketin binanın yıktırılmasına yönelik talep bulunmaması sebebiyle reddine, ihtiyati haciz taleplerinin kesin ve istenebilir ve belirlenebilir olmadığından reddine karar vermiştir. İhtiyati tedbirin şartları 6100 Sayılı HMK'nın 389/1. maddesinde genel olarak düzenlenmiştir.

Buna göre, mevcut durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.

HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Yaklaşık ispat kuralı uygulanırken, iddianın doğruluğunu kabul etmekle birlikte, aksinin mümkün olduğu ihtimalini de gözetmelidir.

Bu nedenle, ihtiyati tedbire karar verilirken, talebin haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan kural olarak teminat alınır. Geçici hukuki koruma kapsamında olan ihtiyati tedbir kararı verirken hakim, asıl uyuşmazlığı çözecek içerikte bir karar vermemelidir. Bununla birlikte, ihtiyati tedbire karar verilirken tarafların çıkar dengesini ve ihtiyati tedbirin amacını hakimin gözetmesi gerekli ve zorunludur.

İhtiyati tedbir kararı verilmesinde hakime geniş bir takdir alanı bırakılmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemelidir ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, Yasa’nın öngördüğü ölçüde ispat edilememişse, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. Anayasanın 141/3.

Maddesine göre mahkeme ihtiyati tedbir isteminin kabulü ile ihtiyati tedbir kararı vermesi veya istemin reddine karar vermesi hallerinde kararında hukuksal gerekçe göstermek zorundadır.

İİK'nın 257. maddesinde rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir.

İhtiyati haciz talep eden taraf, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak, yasal delillerle ispat etmek zorundadır. Somut olayda, davacı ile davalı ... inşaat arasında mimari inşaat projelerin yapılması hususunda sözleşme imzaladıkları, davalı ... inşaat ile diğer ... inşaat şirketi arasında davacı ait arsa üzerinde inşaat yapılması konusunda sözleşme imzalanmıştır.

Davalılar tarafından yapılan inşaat mevzuata ve sözleşmeye aykırı, ayıplı yapılması sebebiyle davacı tarafından sözleşme fesih edilmiş olup, sözleşme gereğince ödenen bedellerin, munzam zarar, kira kaybı zararı talep edilmiştir. Davacının ihtiyati tedbir talebi itibariyle, arsa üzerinde yapılan binanın yıkılması, davalıların müdahalesinin men'i ve binanın kal'i yönelik bir talep bulunmaktadır.

Binanın mevzuata aykırı olarak, ayıplı vb. Yapılmış olup olmadığı yargılama ile belirlenecek olup, bu aşamada tedbir kararı verilmesi mümkün değildir. Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur.

Davacı tarafından davalı tarafa ödenen iş bedelinin tahsili ve bu bedel itibariyle ihtiyati haciz talebinde bulunulmuş olup, dava dosyasına sunulan deliller itibariyle davacının alacaklı olduğunu gösteren yaklaşık ispat yönelik delil bulunmamaktadır.

Üniversite inşaat fakültesinde alınan raporlar, yargılama aşamasında yapılacak keşif ve bilirkişi incelemeleri neticesinde değerlendirilecek olup, mahkemece İİK 257 ve devamı maddeleri kapsamında ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat şartı oluşmadığından reddine yönelik kararı doğru olmuştur.

Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/10/2024 tarih ve 2024/504 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/01/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2024/1839, K. 2025/53, 22 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1839
Karar No
2025/53
Tarih
22 Ocak 2025

İlgili Kararlar

  • Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1839 K.2025/29
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1839 K.2025/46
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/1840 K.2025/10
  • Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/1840 K.2025/148
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2024/1842 K.2025/75
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1842 K.2025/1

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.