KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2025
- Dosya no
- 2025/1675
- Karar no
- 2025/1308
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/07/2025
- Numarası
- 2024/797 Esas, 2025/533 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasında düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak talebine ilişkin olup; mahkemece davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davanın, İstanbul, Ataşehir, Küçükbakkalköy Mahallesinde kain ve tapunun ... Ada 2 Parsel sayısında kayıtlı “...
Ataşehir Batı Binası olarak tanımlanan taşınmazın davalıya kiralanması ve buna ilişkin kira sözleşmesi kapsamında bazı tadilat, tefrişat ve dekorasyon işlerinin yapımı sırasında davalıdan tahsil edilemeyen alacak ile ilgili olduğunu belirterek fazla talep hakkı saklı kalmak üzere alacağın tespitini, 1.437.040,46 TL alacağın, ilk yapılan icra takibi ve mevcut davaların ihtar niteliği dikkate alınarak 07/07/2021 tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar işletilecek TTK Md 1530/7 hükmüne göre değişen değerlerde faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili;
dava konusu alacağın dayanağı olduğu iddia edilen işler nedeniyle davacı tarafından düzenlenen faturanın davalı şirket tarafından kabul edilmeyerek iade faturası düzenlendiğini, dava konusu fatura nedeniyle davalı şirketin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın öncelikle derdestlik dava şartından, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkeme 02.07.2025 tarihli kararında; davacı tarafından davalıya düzenlenen faturaların.
İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının ve davacının davalı aleyhine daha öncesinde açmış olduğu İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/237 Esas 2024/390 Karar sayılı dosyasının dava dosyasına celp edildiğini, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/237 Esas 2024/390 Karar sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan alacaklı bulunmadığından davanın reddine karar verildiğini,
davacı daha sonra yeniden fatura düzenlendiğini ileri sürmüş ise de faturaya konu edilen alacağın doğumuna yönelik hukuki ilişkinin İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/237 Esas 2024/390 Karar sayılı dosyasında hukuki vaka olarak ileri sürüldüğünü, söz konusu hukuki vaka hakkında yargılama yapıldığını ve hükmün kesinleştiğini,
taraflar arasındaki davanın dayandığı vakalara ilişkin aynı uyuşmazlık hakkında İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/237 Esas 2024/390 karar sayılı dosyasında kesin hüküm bulunduğunu belirterek dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK 114/1-i maddesi gereğince davanın usulden reddine karar vermiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde;
ilk açılan davalarda sehven deftere işlenen iade faturalarının davacının alacağı olduğu hususunu değiştirmeyeceğini, borca ilişkin e-posta üzerinden yazışmalarının bulunduğunu ve hatta davalının borca ilişkin ödeme planı üzerine müzakere ettiğini, bu elektronik verilerin HMK 199 kapsamında dikkate alınması gerektiğini, ilk davalardaki faturaların eldeki davadaki faturalardan farklı olduğunu ve mükerrerlik oluşmadığını, ayrıca ilk davaların itirazın iptaline ilişkin olduğunu fakat eldeki davanın alacak davası olduğunu, hükümde avukatlık ücretinin hatalı hesaplandığını,
dava şartının noksanlığı nedeniyle dava reddedildiğinden maktu ücreti geçmeyecek şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilebileceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılarak istinaf talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı iş sahibidir. Dava şartlarının sıralandığı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114. maddesinin 1. fıkrasının (i) bendi uyarınca, “Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” dava şartı olarak sayılmıştır.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 303. maddesi kesin hükmü düzenlemekte olup, maddenin 1. fıkrası.
“Bir davaya ait şeklî anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir” hükmünü içermektedir.Dosya kapsamında;
istinafa konu dava dosyasından önce açılmış olan İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/237 Esas 2024/390 Karar sayılı önceki birleşen dosya incelendiğinde, davacının her iki dava dilekçesinde de alacağın tespiti ile itirazın iptalini talep ettiği, birleşen dosyada davacı tarafından ilk açılan asıl davanın alacağın ispat edilememesi nedeniyle davanın reddine karar verildiği, yine davacı tarafından açılmış birleşen dava yönünden ise ikinci davanın da asıl dava ile konusu, tarafları ve miktarı aynı olduğu belirtilerek birleşen davanın derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verildiği,
bunun üzerine davacının istinafa konu işbu alacak davasını açtığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi, alacak davasına dayanak teşkil eden hukuki vakıanın önceki mahkeme kararındaki vakıa ile aynı olduğunu gözeterek dosya hakkında daha önce kesin hüküm verilmiş olması nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir.
Hem birleşen dosyadaki dava dilekçelerinin talep sonucu, hem son açılan istinafa konu dava konusu incelendiğinde, yerel mahkeme kararının yerinde olduğu görülmekle davanın usulden reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla,
davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2025/1675, K. 2025/1308, 12 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama