KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Haziran 2018
- Dosya no
- 2017/6878 Esas
- Karar no
- 2018/1510
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/03/2018
- Numarası
- 2016/1394 2018/279
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
Karar Metni
604 kelime·3 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı, davalı ...'nin alacaklı, diğer davalı ...'ın ise ciranta gözüktüğünü, bonoya dayalı olarak davalı ... tarafından kendisi aleyhine icra takibi başlatıldığını, takibe konu senetteki imza ve yazıların kendisine ait olmadığını, ortada teşekkül halinde ve nitelikli dolandırıcılık bulunduğunu, davalılara hiçbir borcu bulunmadığını belirterek davalılara borçlu olmadığının tespitine ve takibin durdurulmasına dair tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., davacının aynı konu ve taraflar hakkında İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1257 Esas sayılı dosyasında dava açtığını, ancak mahkemenin %20 teminat mukabilinde takibin tedbiren durdurulmasına karar verdiğini, her iki davanın birleştirilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, 07/11/2017 tarihinde İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1257 ve 2017/337 esasında kayıtlı dava dosyalarının yapılan incelemesinde ve davalı ...'ın derdestlik itirazına ilişkin dilekçesi gözetildiğinde İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülen davalarda verilen kararların dava tarihi itibariyle kesinleşmediği ve dosya içerikleri dikkate alınarak HMK'nun 389 vd.maddelerindeki şartların gerçeklemediği gerekçeleriyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinaf sebebi olarak, müvekkilinin imza inkarında bulunduğunu, Anadolu 4. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2016/775 esas sayılı dosyasında imza incelemesi yapıldığını, bu raporun İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/1394 esas sayılı dosyasına sunulduğunu, bu rapor incelendiğinde;
iddiları destekler nitelikte olduğunun görüleceğini, ayrıca davalının eylemleri yönünden de cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, müvekkilinin mallarına haciz konulduğunu ve bir kısmı ile ilgili satış işlemlerinin devam ettiğini, mallar satıldığı takdirde müvekkilinin telafisi zor zararlara uğrayacağını, buna göre HMK'nun 209.maddesi kapsamında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulması gerektiğini, kararın haksız olduğunu belirterek teminatsız olarak takibin durdurulmasına karar verilmesini istemiştir.
Dava konusu senedin 15/04/2014 tanzim, 15/06/2014 vade, 2.314.000,00 TL bedelli olup, keşidecisinin davacı, lehtarın ise davalılardan Suat, cirantanın ise davalılardan ... olduğu görülmüştür.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca açılan menfi tespit davasıdır. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise ihtiyati tedbirin reddi kararına yöneliktir. Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca açılan bir dava olduğu için İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir.
Dava dilekçesinde ileri sürülen hususlar, suç duyuruları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; İİK'nun 72/3 maddesi uyarınca tedbir kararı verilmesi gerekir.Mahkemece bu husus gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2017/6878, K. 2018/1510, 29 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama