KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Ocak 2020
- Dosya no
- 2019/2919 Esas
- Karar no
- 2020/24
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/10/2019
- Numarası
- 2019/49 E. - 2019/743 K.
- Davanın konusu
- 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
Karar Metni
496 kelime·2 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Üçüncü kişi/davacı vekili dava dilekçesinde özetle; alacaklı davalı ... San. Ve Tic. A.Ş.tarafından, borçlu davalı ... ve diğer takip borçluları aleyhine İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ...
Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü takip başlatıldığını, takip dosyasından müvekkili şirkete gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine, o dönemde şirket yetkilisi olan davalı ... tarafından kötüniyetli olarak itiraz edilmemesi üzerine müvekkilinin takip dosyasından dolayı borçlu konumuna geçtiğini ve müvekkili şirketin taşınmazı üzerine haciz tesis edildiğini, takip dosyasından üçüncü haciz ihbarnamesinin gönderildiğini, müvekkilinin takip borçlusu davalı borçlu ...'e borçlu olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle İstanbul ...
İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borçlu davalı ...'e, müvekkili şirketteki payına bağlı hak ve alacağı dışında borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağının tahsili amacıyla başlatılan takip dosyasından üçüncü kişi davacıya gönderilen birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerine cevap verilmemesi nedeniyle borcun yedinde olduğunun varsayıldığını, davacının işbu menfi tespit davasını ispat mecburiyeti bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinin görev alanına girdiği, görevli mahkemenin genel mahkemeler olduğu, tarafların tacir olmasının ve temel ilişkinin ticari olmasının görev yönünden etkisinin bulunmadığı gerekçesi ile HMK'nın 114/1-c ve 115/2.maddeleri gereği görev dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tarafların tacir olduğu ve müvekkilinin davalı şirket ile doğrudan ilişkisinin olmamasının sonucu değiştirmeyeceğini, TTK 3,4 ve 5 maddeleri gereğince Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK 89. maddesine dayalı olarak üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiş olup karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Somut uyuşmazlık; mahkemenin görevli olup olmadığı hususuna ilişkindir.Üçüncü kişi ile takip alacaklısı arasında doğrudan bir ticari ilişki bulunmadığından uyuşmazlığı çözmekle görevli mahkeme; genel mahkeme olan asliye hukuk mahkemesidir. (Aynı yönde Yargıtay 19.HD'nin 2015/15365 Esas, 2016/3253 Karar sayılı, 26/02/2016 tarihli ilamı)İlk derece mahkemesince davanın usulden reddine ilişkin verilen karar yerinde olup davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK 353/1-b-1maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2019/2919, K. 2020/24, 13 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama