KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2020
- Dosya no
- 2020/1264 Esas
- Karar no
- 2020/1427
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/02/2020
- Numarası
- 2020/15 2020/106
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
387 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili, davaya konu her biri 300 bin TL bedelli iki adet çeklerdeki imzanın şirket yetkililerine ait olmadığını, kaldı ki müvekkili şirketin çift imza ile temsil edilmekte olup çeklerde tek imza bulunduğunu belirterek müvekkili şirketin çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...
A.Ş vekili, müvekkilinin saygın bir firma olduğunu, ihtiyati tedbirin müvekkilinin aleyhine olacağını bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın menfi tespit davası olduğu, 6102 Sayılı Kanunun 5/a maddesi gereğince arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğu, ancak arabulucuya başvurulmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Davacı vekili istinaf sebebi olarak; dava konusu çeklerdeki imzaların müvekkiline ait olmadığını, menfi tespit davasında bir miktar alacağın tahsili talebi bulunmadığını, dolayısıyla arabuluculuk dava şartının gerekmediğini bildirmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. 6102 Sayılı TTK'nun 5/A maddesi uyarınca konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Eldeki dava, icra takibi nedeniyle menfi tespit davası olup konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talebine ilişkin değildir. Dolayısıyla eldeki dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan değildir. Mahkemece açıklanan bu husus gözetilmeden yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Hal böyle olunca davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2020/1264, K. 2020/1427, 18 Eylül 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama