KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 6 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/1218 Esas
- Karar no
- 2024/438
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/03/2022
- Numarası
- 2021/212 Esas 2022/185 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 356. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma açılarak yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 2015 tarihinden bu yana evli olduklarını, müvekkilinin Küçükçekmece 1. Aile Mahkemesinin 2018/1061 E.sayılı dosyası ile açtığı boşanma davasının derdest olduğunu, davalının "evliliğimizin güvencesi olmayacak mı" tarzında hileli davranışları ile davacının kandırıldığını ve iradesinin davalı tarafından sakatlanarak İstanbul ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasında takibe konu edilen 01/04/2018 düzenlenme tarihli 01/05/2020 ödeme tarihli 200.000-TL bedelli nakden ibareli senede imza attiğını, müvekkilinin davalı tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, senedin davalının hileli davranışları neticesinde düzenlendiğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı-alacaklıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline, davalı alacaklı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına, davalı tarafından haksız yere tahsil edilen tüm paraların istirdatına, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının ispat yükümlülüğü çerçevesinde HMK 203/1-ç maddesine göre tanık deliline dayandığı, dosya kapsamına ve dinlenen tanık beyanlarına göre, davacının senedi kendi özgür iradesi ile imzaladığı, iradesinin bozulmadığı, davacının senedi arkadaşlarının orada bulunmasının verdiği gerginlik ve mahcubiyet ile imzaladığı düşünülse de, davalı ... 'ın eşine yönelik hileli davranışta bulunup davacıyı kandırdığından söz edilemeyeceği, hile iddiasının sabit olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Davacı tarafından ispat külfetinin yerine getirildiğini, borcun var olmadığının veyahut ödendiğinin ispatının yalnızca tanık delili ile bağdaşlaştırılamayacağını, zira dosyada mübrez kesin nitelikli delillerin dahi mevcut olduğunu, -Dosyaya sunmuş oldukları tanıklarının hepsi dinlenilmediğinden mahkemece inceleme ve araştırma ödevinin yerine getirilmediğini, işbu sebeple maddi gerçeğe ulaşılması doğrultusunda hataya düşüldüğünü, -Dava itirazın iptali davası değil istirdat talepli menfi tespit davası olduğunu, yerel mahkeme tarafından karar gerekçesinin başlangıcında her ne kadar huzurdaki davanın;
"davacı tarafından açılan dava, İİK 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır." şeklinde gerekçe kurularak itirazın iptali davası olduğu kanısına varılmış olmasının da abeste iştigal olduğunu, -Davacının, davalının hilesi nedeniyle iradesinin fesada uğratıldığının hem tanık beyanlarıyla, hem de dosyada mübrez ekran görüntüleri ve sair delillerle açıkça ispatlandığını, -Davalnın davaya cevap dilekçesi sunmadığı halde, maddi vakıalar ve deliller öne sürdüğünü, işbu işlemlerin hukuki bir mahiyeti bulunmadığı halde, yerel mahkemece itibar edilmiş olmasının açıkça hukuka ve usule aykırı olduğunu, ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının bildirdiği 5 tanıktan 4'ünün dinlendiği,
02/03/2022 tarihli duruşmasında, davacı vekilinin dinlenmeyen davacı tanığı ...'ın dinlenmesinden vazgeçtiklerini beyan ettiği, dinlenen 4 davacı tanığından 3 tanesinin senet imzalanırken orada olmadıklarını beyan ettiği, senet imzalanırken orada bulunduğunu beyan eden davacı tanığı ...'ın, davalının senedi davacının önüne koyup imzalattığını beyan ettiği, senedin imzalanma nedenine veya senedin hile ile imzalatıldığına dair doğrudan bir bilgi ve görgüsünün bulunmadığı,
davacı tarafın ibraz ettiği whatsapp iletişim kayıtlarında, davacının davalıya senedi yuvasının yıkılmaması için verdiğini beyan ettiği, dosya kapsamına göre davacının imzasını inkar etmediği senedin irade fesadıyla davalıya verildiğini ispatlayamadığı, bedelsizlik iddiasını ispata yarar kesin delil de sunmadığı, ilk derece mahkemesince davanın menfi tespit davası olarak görüldüğü, gerekçeli karardaki gerekçe başlığı altında, davanın itirazın iptali davası olduğuna ilişkin maddi hatanın yargılamaya ve sonucuna bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1218, K. 2024/438, 6 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama