KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Mart 2024
- Dosya no
- 2022/1484 Esas
- Karar no
- 2024/538
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/05/2022
- Numarası
- 2021/263 Esas 2022/376 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
690 kelime·3 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... ve ...
Esas sayılı dosyalarından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibi başlatıldığını, her iki takibin dayanağı olan bonolardaki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığını, bu sebeple müvekkilinin adı geçen alacaklıya her iki icra dosyasından dolayı borcunun bulunmadığını, müvekkili ile alacaklı görünen ... arasında hiçbir hukuki ve ticari ilişki olmadığını, müvekkilinin akrabası veya arkadaşı olmayan alacaklının müvekkiline 145 bin TL gibi yüksek bir parayı borç olarak vermesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürerek,
davaya konu icra takip dosyalarından dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, takip yapmada haksız ve kötüniyetli olan davalının alacağın % 20'sinden az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin hissedarı ve yetkilisi olduğu şirket ile davacının hissedarı ve yetkilisi olduğu şirket arasında iş ilişkisi olduğunu, şirketler vasıtasıyla birlikte iş yapmanın verdiği tanışıklık ve oluşan samimiyet sebebiyle, davacı ... ve dava dışı ... davalı müvekkilinden nakit borç para aldıklarını, karşılığında ise dava konusu senetleri verdiklerini, ancak borçlarını ödemediklerini, bonolarda yer alan imzaların müvekkili huzurunda atıldığını, davacı borçlunun imza inkarında kötü niyetli olduğunu savunarak, davanın reddine, davacının %20' den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına ve takip konusu alacağın %10'u oranında para cezasına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; grafolog bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davaya konu iki senette senette bulunan borçlu imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiği, dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, açıklayıcı ve denetime elverişli olan raporun hükme esas alındığı, dava konusu bonolardaki imzaların davacının eli ürünü olduğunun kanıtlandığı, senetlerin soyutluk ilkesi gereğince taraflar arasındaki temel borç ilişkisinin kanıtlanmasının gerekmediği gerekçesiyle davanın reddine; davacının haksız olması nedeniyle davalının tazminat talebinin kabulü ile, asıl alacakların %20'si oranında, İstanbul ...
İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında 19.000 TL’nin, İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyasında 10.000 TL’nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, yasal şartları oluşmadığından davalının para cezası talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; haklı itiraz ve taleplerine rağmen ATK'dan rapor aldırılması taleplerinin reddedilerek hüküm kurmaya elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak dava konusu senetlerdeki imzaların müvekkiline ait olduğunun kabul edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve kesinlikten uzak olduğunu, tek bir bilirkişi tarafından hazırlanan rapor ile yetinilerek hüküm tesis edilmesinin Anayasanın 36. maddesi olan hak arama hürriyetine açıkça aykırılık teşkil ettiğini, raporun kesinlik içermediğini,
salt imzalar arasında uygunluk ve benzerlik olduğundan bahisle imzaların müvekkile ait olduğu sonucu çıkarılamayacağını, imza aidiyeti husususun ATK raporu ile kesin olarak çözümü yapılmak yerine tek bir bilirkişi raporu ile hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, imza inkarında dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, bilirkişi raporunda davaya konu bonolardaki davacıya atfedilen imzaların davacıya ait olduğunun tespit edildiği, bilirkişi incelemesi öncesi davaya konu bonoların düzenleme tarihinden önceki tarihlere ilişkin yeterli mukayese imzanın toplandığı, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/1484, K. 2024/538, 20 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama