KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Şubat 2024
- Dosya no
- 2022/647 Esas
- Karar no
- 2024/303
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/11/2021
- Numarası
- 2018/342 Esas 2021/406 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
1.640 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı adına ... numarasıyla tescilli “... şekil” markasının müvekkiline ait müvekkilinin ..., ..., ... tescil numaralı “..." şekil” markalarla telaffuz bakımından ve mal ve hizmet sınıfı bakımından aynı olduğunu, davalı tarafın markasını tescil ettirdiği halin dışında müvekkillerinin markalarına benzeterek kullandığını, bu kullanımların marka tecavüzü ve haksız rekabet oluşturduğunu ileri sürerek,
müvekkilinin markalarına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, men'ine ve ref'ine, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere SMK 151/2-b maddesine göre 2.000-TL maddi ve 100.000-TL manevi tazminata, davalı adına ... numarasıyla tescilli markanın 35 ve 43. Sınıfta hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 10/5/2019 tarihli ıslah dilekçesiyle tazminat seçim yöntemini ıslah ederek, SMK 151/2/c kapsamında hesaplama yapılmasını talep etmiştir.
CEVAP
Davalı, açılan davaya süresi içinde cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalının davacı markasına yakınlaşmak amaçlı kullanımlarında, davacı markasının esas unsuru olan ... ibaresini kullandığı, ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin ve işletmesel bağlantı kurma ihtimalinin oldukça yüksek olduğu, davalı eyleminin hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabete neden olduğu, davacı markalarının asli unsuru “...” ibaresi olduğu, davalı markasının asli unsurunun “...” ibresi olduğu ve ... ibaresinin ilgili marka tescilinde tali nitelikte olduğu, davalı markasının görsel işitsel olarak da davacı markasından ayırt edilebildiği,
davalının tescil dışı kullanımları ile davacı markasına tecavüz etse de, davalı markasının tescilli halinin davacının Markalarından ayırt edici niteliği haiz olduğu, davacı markaları ile davalı markası arasında ortalama tüketici nezdinde iltibas tehlikesinin oluşmayacağı, davalının tescilinde kötüniyetli olduğu hususunun da sunulu delillere göre ispat edilmediği gerekçesiyle, davalının davacıya ait tescilli marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine,
davalı markasının hükümsüz kılınması isteminin reddine, 2000 TL maddi tazminatın ihtar tarihinden itibaren(23/03/2018) işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, 5.000 TL manevi tazminatın, ihtar tarihinden itibaren(23/03/2018)işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminatta fazla istemin reddine, karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de tirajı yüksek bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; -Manevi tazminat kaleminin herhangi bir gerekçe ve vicdani kanaat belirtilmeden takdiren 5.000-TL olarak belirlendiğini, -Maddi tazminat alacağı 2.000-TL olarak kabul edilmişken işbu davaya ilişkin olarak 300-TL vekalet ücreti verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca manevi tazminata ilişkin olarak takdir edilen vekalet ücretinin de hukuka aykırı olduğunu, -Davalının orijinalitesi yüksek olan müvekkilinin tanınmış ... ibaresini birebir kopyalayarak müvekkilin ününden haksız kazanç elde etmek için kötü niyetli şekilde markasını tescil ettirdiğini, -Davalının ... markasında,
... baskın unsuruna yapılan ilavenin, müvekkil markalarından ayırt etmeyi sağlayacak yeterlilikten yoksun olduğunu, müvekkili markası ile davalı markası arasındaki görsel, işitsel, fonetik yönden bulunan benzerliğin aşikâr olduğunu, -Yerel mahkemenin 18/02/2020 tarihli celsenin 1 numaralı ara kararında “…Raporlar arasındaki çelişkinin giderilerek marka hakkı ihlal edildiği yönünde heyette kanaat oluştuğu takdirde emsal lisansın da denetime uygun şekilde belirlenmesine:.” yönelik karar verildiğini, son alınan raporda marka ihlali oluştuğu yönünde kanaat uyanmasına rağmen işbu ara karar yerine getirilmeden,
çelişikler barındıran ve mahkemece de itibar edilmeyen rapor gözetilerek hak ihlaline sebep olunduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Haksız rekabet hükümlerinden doğan davalarda görevli mahkemenin Ticaret Mahkemeleri olduğunu, yerel mahkemenin, görevsizlik itirazını dikkate almaksızın, görevi dışında kalan davayı neticelendirmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, -Davacı ile müvekkili adına tescilli markaların birbirinden tamamen farklı olduğunu, iki işletmenin faaliyet bölgesi ve müşteri çevresinin de birbirinden farklı olduğunu, toplumun belirli bir kısmında tanındığını dahi ispat edememiş olan davacı markasının, farklı bir faaliyet bölgesinde hizmet veren müvekkili markası ile iltibas sebebiyle karıştırılması mümkün olmadığını,
-Haksız rekabet ve marka hakkına tecavüzün şartları oluşmadığını, ayrıca gerek müvekkilinin kötüniyetin, gerekse de davacının somut zararının ispatlanamadığını, hal böyleyken eksik inceleme ile karar veren yerel mahkeme ilamının usule ve yasaya aykırı olduğunu, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalının eylemlerinin, davacının tescilli marka hakkının ihlal ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenilmesine, maddi ve manevi tazminat istemine, davalı adına ... nolu şekil markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.TÜRKPATENT nezdinde tescilli oldukları şekliyle davacı markaları ve davalı markası arasında benzerlik incelemesi yapıldığında, davacı markalarının asli unsurunun “...” ibaresi olduğu, “... şekil” ibareli davalı markasının asli unsurunun “...” ibresi olduğu ve ... ibaresinin ilgili marka tescilinde tali nitelikte olduğu, davalı markasının görsel işitsel olarak da davacı markasından ayırt edilebildiği, dolayısıyla davacı markaları ile hükümsülüğü talep edilen davalı markası arasında iltibas bulunmadığı, hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, anlaşıldığından,
davacı vekilinin markalar arasında iltibas bulunduğu ve davalının tescilinin kötü niyetli olduğu yönündeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.Dosya kapsamına göre davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin manevi tazminat miktarına ilişkin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
18/09/2019 tarihinde teslim edilen bilirkişi raporunda lisans bedelinin 36.629,08-TL olarak hesaplandığı, 18/02/2020 tarihli ara karar uyarınca çelişkilerin giderilmesi nedeniyle yeni heyetten rapor alındığı, kaldı ki iltibas incelemesinin hakimin hukuki bilgisi ile yapılabileceğinden, davacı vekilinin 18/02/2020 tarihli ara karar yerine getirilmeden karar verildiği ve hak ihlali oluştuğu yönündeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince 2.000-TL olarak kabul edilen maddi tazminat tutarı ve 5.000-TL olarak kabul edilen manevi tazminat tutarı üzerinden nispi avukatlık ücretine hükmedilmesi, avukatlık ücretinin hükmedilen tazminat miktarı geçemeyecek olması nedeniyle de, maddi tazminat yönünden 2.000-TL, manevi tazminat yönünden 5.000-TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken; maddi tazminat yönünden 300-TL, manevi tazminat yönünden 750-TL vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Bu nedenle vekalet ücreti yönünden istinaf itirazı yerinde olduğundan davacı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. Manevi tazminatın reddi yönünden davalı lehine hükmedilen vekalet ücreti de hatalı ise de, bu hususta istinaf bulunmadığından, kazanılmış haklar korunmuştur.
Davalının tescilli markasını tescil edildiği şekilde değil, davacı markasına yaklaştırarak iltibas oluşturacak şekilde kullandığı dosya kapsamı ile sabit olduğundan, davalı vekilinin marka hakkına tecavüz oluşmadığı yönündeki istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
Marka hakkına tecavüz eylemlerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiği iddiasıyla açılan davada, Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi görevli olup, davalı vekilinin göreve ilişkin istinaf itirazının reddine karar verilmiştir. Ancak, haksız rekabete ilişkin 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 bendinde bilinçli bir şekilde, “ad, unvan ve marka” kavramlarına yeni düzenlemede yer verilmemiş olması karşısında, davacı marka hakkına dayanarak haksız rekabet hükümlerine dayanamaz.
Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2019/5189 E- 2022/1852 K.sayılı kararında markaların kendi özel yasası niteliğindeki 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu (mülga 556 sayılı Marka KHK) hükümleriyle korunması ve 6102 sayılı TTK’nın 55/1-a-4 maddesindeki düzenleme karşısında, Dairenin bu konudaki eski içtihatlarını sürdürme imkanı kalmadığına karar verilmiştir.
Bu nedenle ilk derece mahkemesinin eylemin hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabete neden olduğu yönündeki gerekçesi yerinde görülmemiştir. Hükmün bu kısmı yönünden davalı vekilinin istinaf itirazının kabulüne karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekili ve davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesini kararının kaldırılmasına karar verilmiş, yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/647, K. 2024/303, 21 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama