KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Ocak 2024
- Dosya no
- 2022/807 Esas
- Karar no
- 2024/60
- İncelenen kararın mahkemesi
- BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 02/12/2021
- Numarası
- 2019/466 Esas 2021/1130 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
807 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı dava dilekçesinde özetle; davalının kendisi aleyhinde Bursa ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra takibine konu senedin davalının erkek kardeşisi ... tarafından hile ile korkutulup ölümle tehdit edilerek ve boş olarak izmalatılan 80.000,00 TL tutarındaki senet olduğunu, aleyhinde yapılan icra takibinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, kendisinin davalıya herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek, dava konusu icra takibine dayanak senetten dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının % 20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının babasının sağlığında evinde hizmetlerini yerine getirmek üzere çalışan bir kişi olduğunu, babasından borç para istediğini, babasının kendisinden istediği, 80.000-TL'yi parayı babasına verdiğini, bu paranın verilmesi karşılığında kendi aralarında senet yaptıklarını, senedi kendi ehime düzenlediklerini bundan kendisinin de haberinin olmadığını, senetten babasının 2010 yılında ölüm tarihinden 3 ay önce kadar haberim olduğunu, davacıya verilen borç para ile Küçükbalıklı'da bir ev satın alındığını öğrendiğini, zaten para da bu ev satın alınsın diye verildiğini, borcun ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacının icra takibine konu senedin davalının erkek kardeşi tarafından hile ile korkutulup ölümle tehdit edilmesi sonucu imzalandığını belirttiği, dinlenilen tanıkların tehdit, korkutma ve zorlama sözlerini ve hareketlerine tanık olmadıklarını bildirdikleri, davacı tarafından savcılığa yapılan şikayetler neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacının senede karşı yapmış olduğu iddialarının dosya kapsamı itibariyle ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dosya içerisindeki itirafname olarak adlandırılan yazının vefat eden ...'e ait olduğunun belli olmadığı gibi gerçek olmadığını, dinlenen davalı tanık beyanlarının çelişkili ve gerçek olmadığını, davacı tanıklarının ise dava dilekçesinde ve ekinde yer alan tüm dosyalarındaki beyanlarını açıklar mahiyette anlatımda bulunduğunu, dava konusu olan senet üzerinde bilgi ve rakamların müvekkil eli ürünü olmadığı davalının anlatımı ile de sabit olduğunu,
davalının yan rıza dışında temin etmiş olduğu ve gerçeği yansıtmayan iş bu evraklara dayalı tahsilata başlayarak hukuken ve gerçekten de alacağı olmadığı bir tahsilatı almaya kalkmakta olduğunu, dava konusu olan bono gerçek bir alış verişi yansıtmadığını, esasen tüm anlatımlarda olduğu üzere davalı tarafın ve kardeşinin izahında olduğunda üzere davalının yanın müvekkilden alacağı söz konusu olmayıp, en iyi ihtimalle davalı tarafın borcu babalarına verdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazılı şekilde davanın / reddine karar verilmiştir.Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.1-)Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı,
davaya konu senedin tehdit ve zorla irade fesadı sonucu imzalatıldığı iddiasının ispatlanamadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir.2-)Davacı dava dilekçesinde davaya konu senedin kendisinden tehditle alındığını, ayrıca davalı ...'ya borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
Mahkemece davaya konu senedin ölümle tehdit edilmesi sonucu imzalandığı iddiasının ispatlanamadığı, bu hususta savcılığa yapılan şikayetler neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği gerekçesiyle, ispatlamayan davanın reddine karar verilmiş; davacının davalıya borcunun olmadığı yönündeki bedelsizlik iddiası yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Davaya konu senedin irade fesadı ile davacıdan alınmadığı hususu tespit edildikten sonra, dosyadaki mevcut delillere göre ve cevap dilekçesinde davalının; davaya konu senedin davalıdan kendisi tarafından değil, babası tarafından alınarak kendisinin lehdar gösterildiği, söz konusu senetten babasının 2010 yılında ölüm tarihinden 3 ay önce haberinin olduğu, iddiaya konu 80.000-TL paranın davacıya değil, kendi babasına verildiği yönündeki beyanları da dikkate alınarak; davacının bedelsizlik iddiası incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığından,
davacı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, yeniden yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2022/807, K. 2024/60, 17 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama