KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi Birleşen İstanbul 2. Fshhm'nin 2020/176 Esas Sayılı Davası
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2025
- Dosya no
- 2023/1158 Esas
- Karar no
- 2025/610
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/03/2023
- Numarası
- 2021/242 2023/68
- Dava
- PATENTİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
- Dava tarihi
- 29/11/2019
- Dava
- PATENTİN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
- Dava tarihi
- 15/06/2020
Karar Metni
883 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıya ait ... numaralı patentin yenilik ve buluş basamağı kriterlerini taşımadığını, dava konusu patentin kapsam aşımına tabi olması dolayısıyla patentin hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinine karar verilmesini, davalının kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan zararlarının giderilmesine ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak üzere; davalı adına tescil edilen ... numaralı patentin geçmişe dönük olarak, tescil edildiği tarihten itibaren doğurduğu tüm maddi ve hukuki sonuçların ortadan kaldırılarak hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu patentin hak sahipliğinin müvekkilline ait olduğu gibi patente ait tasarımın tasarım hakkı ve Avrupa Patent hakkının da müvekkiline ait olduğunu, hal böyle olmasına rağmen davacı tarafın asılsız iddialar ile müvekkilinin emeklerinin elinden almak istendiğini, davacı yanın tüm iddialarının haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunusavunarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini istemiştir.
BİRLEŞEN DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça patent başvuru prosedürlerine aykırı davranılarak haksız bir şekilde patent belgesi alındığını, ... numaralı patentin, incelemesiz patent şeklinde alındığını ve koruma süresinin 2013 yılında dolduğu halde, kanuna ve usule aykırı bir şeklide tarifnameye ilk başvuruda bulunmayan ifadeler eklediğini, patentin kapsamı genişletilerek patent başvurusunun olumlu sonuçlandığını, kapsam aşımının hükümsüzlük sebebi olduğunu ileri sürerek,
davalı adına tescil edilen ... numaralı patentin geçmişe dönük tescil edildiği tarihten itibaren, tüm maddi hukuki sonuçların ortadan kaldırılarak hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu patentin hak sahipliğinin müvekkilline ait olduğu gibi patente ait tasarımın tasarım hakkı ve Avrupa Patent hakkının da müvekkiline ait olduğunu, hal böyle olmasına rağmen davacı tarafın asılsız iddialar ile müvekkilinin emeklerinin elinden almak istendiğini, davacı yanın tüm iddialarının haksız, hukuka aykırı ve kötü niyetli olduğunusavunarak, haksız ve hukuka aykırı davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, TPMK nezdinde ... numaralı patentin, asıl ve birleşen davada davalı ... AŞ. adına tescilli olduğu, yapılan bilirkişi incelemesinde ... numaralı patent konusunun, yapılmış olan başvurunun kapsamı dışına çıktığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun tespit edildiği gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulü ile; ... numaralı patentin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Asıl ve birleşen davada davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ...’ın işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, hukuki yarar dava şartı olup her aşamada ileri sürülebileceğini, yerel mahkeme kararının esas açısından da usul ve yasaya açık olarak aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının dayanak aldığı dosyada alınan kök ve ek bilirkişi raporlarının hükme esas teşkil etmesinin mümkün olmadığını, dosyaya sundukları delillerin heyetçe incelenmediğini, kök rapora itirazlarının ek raporda karşılandığını, uzman görüşünün raporlarda ve yerel mahkeme kararında adeta yok sayıldığını, davaya konu patent belgesinde kapsam aşımının kesinlikle söz konusu olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl ve birleşen dava, TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ... numaralı patentin hükümsüzlüğü ile sicilden terkini talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, 551 sayılı KHK'nın 129/1-c maddesinde; patent konusunun, yapılmış olan başvurunun kapsamı dışına çıktığı veya patentin 45. madde anlamında ayrılmış olan bir başvuruya veya 12. maddeye göre yapılan bir başvuruya dayandığı ve onların kapsamlarını aştığının ispat edilmesinin hükümsüzlük halleri arasında gösterildiği,
alınan kök ve ek raporda, “lateks ve poliüretan malzemeden mamul, ipliksi, balon şişirildiğinde sertleşme özelliğine sahip” unsurunun ilk başvuruda dosyalanan tarifnamede yer almadığı, davalı tarafından gösterilen dayanaktan doğrudan ve açık bir şekilde türetilemeyeceği kanaatine varıldığı, ... numaralı patent konusunun, yapılmış olan başvurunun kapsamı dışına çıktığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğunun tespit edildiği, alınan kök ve ek raporun denetime elverişli olduğu, kök rapora karşı yapılan itirazların ek raporda değerlendirildiği, asıl dava davacısının gerçek kişi ticari işletmesine sahip olması,
dolayısıyla ticari işletmenin ayrı bir tüzel kişiliği olmaması nedeniyle, kendi adına vekalet çıkarmasında usule aykırı bir durum bulunmadığı gibi, asıl dava davacısının medikal sektöründe faaliyet göstermesi nedeniyle davayı açabilecek ilgili kişiler kapsamında olduğundan dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, davalı tarafça sunulan uzman görüşünün, davalının yazılı belgeye bağlı beyanı niteliğinde olduğu, uzman görüşü içerisindeki vakıaların ispatının ancak bilirkişi delili ile mümkün olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1158, K. 2025/610, 30 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama