İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1196 K.2025/519

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2023/1196Karar2025/519Tarih17 Nisan 2025Okuma13 dk · 2.550 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
17 Nisan 2025
Dosya no
2023/1196 Esas
Karar no
2025/519
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 4. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
05/01/2023
Numarası
2021/323 Esas, 2023/8 Karar
Davanın konusu
Markaya Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Meni, Refi
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.550 kelime·13 dk okuma·8 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.nin TPE nezdinde 31.03.2015 koruma tarihli ... no.lu 9 ve 36. Sınıflar için tescilli ... markasının sahibi olduğunu, markanın 2015 yılından bu yana markayı iştiraki davacı Kredi Kulübüm A.Ş. tarafından finansal teknolojileri alanında kullanıldığını, ... markasının tescilinden sonra 2017 yılında ... esas unsurlu markanın aynı/ayırt edilemeyecek kadar benzeri olan ... markasının ...

A.Ş. adına 19.04.2017 tarih ve ... no.lu 9, 16, 35, 38, 41, 42. Sınıflarda başvuruda bulunulduğunu, henüz tescil alınmadan davalı şirket tarafından ulusal televizyon, radyo ve yazılı basında haksız şekilde kullanılmaya başlandığını, durumdan haberdar olunması üzerine marka vekilleri tarafından hukuka aykırı ihlalin durdurulması konusunda karşı tarafa uyarıda bulunulduğunu, dönüş olmadığını, bu nedenle davalının marka başvurusuna itiraz edildiğini, ... markasının kullanım alanının kredi riski ölçerek finansal ürünlerle buluşturmak olduğunu, www.....com web sitesinin 2015 yılından beri kullanıldığını,

pek çok etkinlikte tanıtılıp ekonomi dergilerine konu olduğunu, bu markayla ilgili pek çok bankayla da görüşüldüğünü, bunlardan birinin de ... olduğunu, kendilerine projelerin anlatıldığını, ... markası altında yazışmalar ve taslak işbirliği projesi paylaşıldığını, banka tarafından projelerin askıya alındığının bildirildiğini, sonrasında da ... ibaresinin reklamlarda geçmeye başladığını, dolayısıyla markaya tecavüzün söz konusu olduğunu , ... markası altında kredi skorlaması ve finansal ürün pazarlaması konularında davalı şirket ile görüştüğünü, davalının bu teklifi reddettiğini iddia ederek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti,

meni refi ile davalının ... marka kullanımının önlenmesini, öncelikli tedbir talebinin kabulü ile davalının markayı haksız kullanımına devam etmesi, telafisi güç ve hatta imkansız sonuçlar doğuracağından davalı kullanımlarının derhal durdurulmasını, davalı bankanın televizyon ve radyo reklamlarının tedbiren durdurulmasını, web sitesinde ... markasının kullanılmasının tedbiren durdurulmasını, yazılı ve basılı evrak ve açık hava reklam alanlarında bulunan ... ilanlarının toplatılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının markasıyla müvekkilinin kullandığının birbirinden tamamen farklı olduğunu, karıştırılma ihtimali olmadığını, müvekkilince kullanılan logo ve ... ibareli markanın davacı markasıyla benzemediğini, kendi markalarının şekil+isim iken davacı markasının sadece isim olduğunu, sonraki tarihli marka olduğu için benzerliğin aynılık düzeyinde olması gerektiğini, kendi markalarında ... ibareleri ve ayrıca şekil de olduğunu, davacının markasının ... sayılı yazı ibaresini içerdiğini, müvekkillerince başvurusu yapılan markanın ... numaralı marka olduğunu,

müvekkili markasında açık gri zemin üzerine köşeleri oval olan beyaz kare içinde mavi renkte ... ibaresi, turuncu renkte büyük puntolar ile yazılmış ... ibaresi, ... ibaresinde de ... harfinin kıvrımı yerine bir ok işareti yer aldığını, davacı markasında ise beyaz zemin üzerine siyah küçük puntolarla düz yazı şeklinde ... yazıldığını, ayrıca kendi markalarında tanınmış bir banka olan ... ibaresi ve logosunun bulunduğunu, markanın bütünsel değerlendirilmesi gerektiğini, anlam açısından bakıldığında da kredi ibaresinin tanımlayıcı olduğunu, ayrıca müvekkili markasında yer alan ... ibaresinin gitmek anlamına geldiğini,

... uygulamasının ilk kez müvekkili tarafından yaratılmış bir krediye özel mobil uygulama olduğunu, davacı markasındaki ... ibaresinin ise hiç bir anlam ve özelliği olmadığını, işitsel olarak da benzerlik olmadığını, tarafların kulvarlarının farklı olduğunu, müvekkilinin dünya çapında tanınmış bir banka olduğunu, ülkemizde halka açılan ilk özel sektör bankası olduğunu, ülkemizde 4 şube açtıktan sonra İsviçre'de faaliyet gösteren bankayı satın aldığını, müvekkilinin davacıdan çok önce ... ibareli markalarını tescil ettirmiş olduğunu, ..., ... gibi 16 adet markası olduğunu, ... ibaresi internette arandığında müvekkilinin çıktığını,

verilen hizmetlerin davacıdan farklı olduğunu, müvekkilinin markasının bankanın diğer markalarından esinlenerek reklam ajansı tarafından yaratıldığı dava konusu markanın bu markaların türevi olduğunu, müvekkilinin ... ibareli markalarına büyük yatırımlar yaptığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI

İlk derece mahkemesinin 2017/551E, 2018/105 K, 17/04/2018 tarihli kararında; "...Davacı markasının ... ibaresinden oluştuğu, markanın 36. sınıfta yer alan finansal hizmetler bakımından da tescil edildiği, davalı kullanımlarının ise ... şeklinde olup davacı markasının da tescil edildiği finansal hizmetler bakımından gerçekleştirildiği, davalı tarafın marka başvurusu içerisinde farklı ibareler de yer alabileceği, ancak dava konusu olan ve dosya kapsamında bulunan kullanımlar incelendiğinde, kullanımlarda ... ibaresinin genelde tek başına kullanıldığının görüldüğü,

kullanılan ibare ile davacı markası arasında sadece C ve G harflerinin farklılık gösterdiği, harflerin şekilleri de dikkate alındığında ortalama bir tüketicinin davacı markası ile davalı kullanımlarında yer alan ibareyi karıştırabileceği kanaatine varıldığı,..

Davalı tarafın davacının markasından daha önce tescil ettirdiği ... ibaresini ..., ... gibi kullandığı markaları bulunduğu, bu markalarda kullanımlarından farklı olarak ... ibaresinin yer almadığının görüldüğü, ... ibaresini ayırt edici unsur olarak, ana unsurun yanında kullandığı,

bu markalardaki ayırt edici ... ibaresinin tasviri farklı ibareler ile birlikte kullanılmasının bu markaların farklı unsurlar ile kullanılması kapsamında değerlendirilebileceği, bu nedenle davalı tarafın finansal hizmetler bakımından, ... şeklinde gerçekleştirdiği ... kullanımların, davacı markasından önce tescil ettirdiği ... ibareli ... markalarının kullanımı olarak değerlendirilebileceği, tescilli marka hakkı kapsamında gerçekleştirilen bu kullanımların davacının marka hakkını ihlal etmediği kanaatine varıldığı, davalı tarafından kullanılan ibare ile davacı markası arasında sadece ... ve ... harfleri farklılık gösterdiği,

harflerin şekilleri de dikkate alındığında ortalama bir tüketicinin davacı markası ile davalı kullanımlarında yer alan ibareyi karıştırabileceği, ancak davalı tarafın finansal hizmetler bakımından, ... şeklinde gerçekleştirdiği kullanımların, davacı markasından önce tescil ettirdiği ... ibareli ... tescil numaralı ..., ... tescil numaralı ... markalarının kullanımı olarak değerlendirilebileceği, tescilli marka hakkı kapsamında gerçekleştirilen bu kullanımların davacının marka hakkını ihlal etmediği " gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir.

DAİREMİZİN KARARI

Dairemizin 21/05/2021 tarih ve 218/2974 Esas, 2021/1044 Karar Sayılı İlamı ile; "...Mahkemece alınan bilirkişi raporu ile mahkeme kararının gerekçesinde; davacı adına 36. Sınıfta tescilli ... ibareli marka ile, davalı Banka'nın kullandığı ... ibaresi arasında sadece ... ve ... harflerinin farklılık gösterdiği, harflerin şekilleri de dikkate alındığında ortalama bir tüketicinin davacı markası ile davalı kullanımlarında yer alan ibareyi karıştırabileceği beyan edilmiştir.

Davalının kullanımı davacının markasının tescilli olduğu 36. Sınıftadır. Ancak bilirkişi raporu ve mahkeme kararında davalının davadan önce, finansal işlemlere ilişkin 36. Sınıfta tescil edilmiş ... ibareli markaları bulunduğu, kullanımlarının bu markaların kullanımı olarak değerlendirilebileceği gerekçesiyle hukuka uygun olduğu açıklanmıştır.

Davalının, dava tarihinden önce 19/04/2017 tarihinde başvurusu yapılan, ... başvuru numaralı "..." marka başvurusunun bulunduğu, ancak yargılama sırasında tescil işlemlerinin tamamlanmadığı anlaşılmaktadır. ....Mahkemece alınan bilirkişi raporu da denetime elverişli ve gerekçeli değildir.

Raporda davalının ... ibareli önceki markalarından kaynaklanan hakları bulunduğu ve ... ibaresini kullanmasının hukuka uygun olduğu açıklanmışsa da, önceki markaların asli ve tali unsurları usulüne uygun olarak tartışılmamış, ... ibaresinin ne şekilde önceki markalar kapsamında kaldığı ve markanın ayırt edici unsurunu değiştirmeden kullanım olup olmadığı gerekçelendirilmemiş, kararın gerekçesinde de raporun olduğu gibi aktarımı yoluna gidilmiş, mahkemece de tartışılmamıştır.

Mahkemenin eksik incelemeye dayalı olarak ve usulüne uygun olarak gerekçelendirilmeden karar verildiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının HMK 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın davalı adına başvurusu yapılan ... başvuru numaralı "..." marka başvurusunun tescil işlemlerinin akibetinin araştırılarak, davalının ... markasını kullanımının, başvuru kapsamında bulunup bulunmadığı, ... ibareli önceki tarihli markalarının tescil kapsamında olup olmadığı,

davacı markasına tecavüz teşkil edip etmediği konusunda usulüne uygun olarak rapor alındıktan sonra hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine; -Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE -İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/04/2018 tarihli 2017/551 Esas-2018/10" şeklinde karar vermiştir.

DAİREMİZ KARARINDAN SONRA İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin istinafa konu 2021/323 Esas, 2023/8 Karar sayılı, 05/01/2023 tarihli kararında; "... davalının, sadece go kelimesinin başka markalarında mevcut olması, bu kelimeye başka kelime ekleyerek kullanma hakkını doğurmaz. Zira “..., ..., ..., ..., ... markalarının hiçbirinin kredigo ibaresiyle ayırt edilemeyecek ufak değişiklikle yakınlaştığı söylenemez.

Tersine ... ibaresi tümüyle yeni bir marka olup, davalının “go” ibareli diğer marka tescil kapsamlarına girmez. Bilirkişi raporunun incelenmesinde, BAM kaldırma kararı ışığında yapılan teknik değerlendirmede bilirkişilerce ortak olarak varılan davalının kullanımlarının davacı markasına benzer olduğu, davalı kullanımlarının davacının tescil kapsamına giren hizmet sınıfında olduğu,

davalı kullanımlarının davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmadığı dolayısı ile davalının markanın kapsadığı hizmetin satışının teklifine yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğuracağına yönelik tespitler mahkememizce de denetime elverişli görülmüş bu hususlar yönünden rapor hükme esas alınmıştır.

Ancak heyette bulunan bilirkişilerden ... ve ...'ın " davalı kullanımlarına konu olan ... markası, işbu dava süreci devam ederken tescil edilmiş olduğundan ve marka hakkı başvuru tarihi olan 19/04/2017'ye geri yürüyeceğinden, davalı kullanımlarının artık tecavüz teşkil etmediği" yönündeki hukuki görüşe mahkememizce itibar edilmemiş, Marka Patent Vekili ...'in görüşü hükme esas alınmış, hukuki nitelendirmedeki bu farkın HMK md. 266 kapsamında çözümü hukuk dışında özel ve teknik bilgi gerektiren hallerden olmaması, hukuki nitelendirme gerektirmesi nedeni ile ayrıca bir bilirkişi raporu da alınmamıştır.

Markanın yargılama süreci içerisinde tescil edilmesinin tecavüzü ortadan kaldırıcı bir niteliği söz konusu değildir. Şöyle ki, 10/01/2017 tarihinde yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 155. Maddesi hükmü gereğince tescile dayalı kullanımın tecavüz teşkil etmeyeceği prensibi artık ortadan kalkmıştır. Dolayısı ile marka tescilinin artık bir savunma gerekçesi olarak ileri sürülemeyeceği yasa hükmüdür.

Bu nedenle bilirkişiler ... ve ...'ın yapmış oldukları hukuki nitelendirme mahkememizce SMK md. 155 kapsamında uygun görülmemiş, salt bu kısma yönelik raporda yer alan sonuç bölümüne itibar edilmemiştir.

Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16.Hukuk Dairesinin 21/05/2021 tarih ve 2018/2974 Esas - 2021/1044 Karar sayılı ilamı, TPMK kayıtları, bilirkişi kök ve ek raporları bir arada değerlendirildiğinde, davalının kullanımlarının davacı markasına benzer olduğu, davalı kullanımlarının davacının tescil kapsamına giren hizmet sınıfında olduğu,

davalı kullanımlarının davacı marka sahibinin herhangi bir iznine dayanmadığı dolayısı ile davalının markanın kapsadığı hizmetin satışının teklifine yönelik kullanımının halk tarafından tescilli marka ile ilişkilendirme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali doğuracağı dolayısı ile davalı tarafın bu eylemlerinin SMK md. 7 ve 29 maddeleri uyarınca davacının marka hakkına tecavüz oluşturacağı ve bağlantılı olarak, davalının karıştırılmaya yol açacak şekilde kullanımının TTK md. 55/1-a-4 kapsamında haksız rekabet teşkil edeceği kanaatine varılmakla davanın kabulü cihetine gidilerek,

davalı adına 2017/35759 numara ile tescilli Kredigo ibareli kullanımların davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, durdurulmasına, önlenmesine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

1-Davanın KABULÜ İLE, davalı adına ... numara ile tescilli Kredigo ibareli kullanımların davacıya ait marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ile, durdurulmasına, önlenmesine, 2-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye'de tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilınana " şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

İLk derece mahkemesinin ilk kararının istinaf incelemesinde kaldırılma sebebi olan "..." marka başvurusunun tescil işlemleri, kullanımın önceki tarihli markalarının tescil kapsamında olup olmadığı hususlarının araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, Müvekkili bankanın davacı tarafın marka tescilinden çok önce "..." ibareli markasını tescil ettirilmiş olup müvekkili banka tarafından kullanılan "..." markası da, tescilli diğer markalarının bir türevi olduğunu, "..." ibareli markasına ciddi yatırımlarda bulunulduğunu ve halen yoğun olarak kullanıldığını, "...", "..." gibi 16 adet "..." ibareli markası bulunduğunu,

Rapora itirazların tartışılmadığını, TPMK kararı ile, davacı markası ile müvekkilİ bankanın dava konusu markasının birbirinden tamamen farklı olduğunun tespit edildiğini, Kabul anlamına gelmemek kaydı ile; sadece harf benzerliğinin bulunmasnın Kanun, doktrin ve TPE tarafından belirlenen kriterlere göre de markaların birbirine benzediği anlamına gelmediğini, Banka tarafından kullanılan marka, "şekil+isim " biçiminde iken davacının markası sadece "İSİM"biçiminde olduğunu, benzerlik de olmadığını, davacının markası ile müvekkil Banka tarafından ... başvuru numaralı tescil talepli olan ve kullanılan marka görselleri farklı olduğunu,

Yerel Mahkeme tarafından bilirkişi raporu dikkate alınarak, "..." ile "..." harflerinin dikkate alınarak yapılan "karıştırılabilir" şeklinde hüküm vermesinin hatalı olduğunu, Mahkeme tarafından davacı ve davalının dava konusu marka altında verdiği hizmetler hiçbir şekilde değerlendirilmediğini, davacının verdiği hizmet ile müvekkili bankanın "..." markası altında verdiği hizmet birbirinden tamamen farklı olduğunu, davacı ile müvekkili bankanın aynı hizmet sınıfında aynı faaliyeti gösterdiğine ilişkin görüşün hatalı olduğunu,

benzer olduğu iddia edilen logo ve markalara ilişkin dünya çapındaki örnekler çerçevesinde davacının benzerlik iddiasının haksız olduğunu, cevap dilekçesinde bu örneklere tek tek yer verildiğini, markaların genel itibariyle bıraktıkları izlenim birbirinden oldukça farklı olduğunu, Müvekkilinin markası dava süreci devam ederken tescil edilmiş olduğundan ve marka başvurusu yapılan tarihten itibaren marka hakkının başladığı kabul edilerek, korumasının geriye dönük başladığı,

dolayısıyla kendi marka hakkı kapsamında müvekkil Banka kullanımlarının “tecavüz” teşkil etmediğinin kabulü gerektiğini, raporun da bu yönde olduğunu,Marka, müvekkili banka adına tescil edilmiş olup müvekkil bankanın tescil hakkına bağlı kullanımı haksız rekabet sayılması hukuken mümkün olmadığından kararın bu yönden de hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını davanın reddini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, meni, refi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi HMK 355 maddesi gereğince kamu düzeni ve istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılmıştır.

Somut uyuşmazlıkta; davacının... ibareli markasının 36.sınıfta 31/03/2015 Tarihinden itibaren tescilli olduğu, dosyada davalının markasal kullanımına ilişkin delillere göre, davalının ... ibaresini tek başına, büyük puntolar ile öne çıkararak kullandığı, davalının markasal kullanımlarının davacının markasının tescil sınıfında olduğu,

bilirkişi raporunda ve mahkemenin gerekçesinde yer verildiği üzere davalının kullanımının tüketici nezdinde karışıklığa yol açacağı, ... ibareli kullanımların davalının savunmasına konu ... ibaresini içeren önceki markaların koruma kapsamında olmadığının tespitinin de yerinde olduğu dikkate alındığında mahkemece markaya tecavüz isteminin kabulüne karar verilmesi yerindedir.

Davalının,... numaralı "..." ibareli markası yargılama sırasında tescil edilmiş ise de, SMK 155 maddesi gereğince davacının markasından sonraki başvuru tarihli marka, markaya tecavüz davasında savunma argümanı olarak ileri sürülemeyeceğinden bu yöndeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.

Ancak, davacının "..." ibareli markasını tescilli hali ile kullanması halinde ise davalının tanınmış markası yanında ... ibareli kullanımı davacı markası ile karışıklığa sebebiyet vermeyecektir.

Bu durumda hükmün infazında çelişki yaratmaması için ilk derece mahkemesinin kararın hüküm kısmında tecavüzlü kullanımın açıkça belirtilmesi gerekirken davalının markasının tescilli şeklini de kapsar şekilde men kararı verilmesi yerinde görülmemiş, hüküm kısmının bu yönden düzletilmesi gerekmiştir.Davalı vekilinin haksız rekabete ilişkin istinaf istemine gelince; davacının haksız rekabet iddiası markasal hakların ihlali iddiasına dayalı olup marka hakkı SMK ile getirilen özel hükümler haksız rekabet hukukunu da kapsayacak şekilde ve haksız rekabete göre daha üstün koruma getirerek düzenlendiğinden,

dava konusu olayda, yalnızca özel hükümler uygulama alanı bulacağından kümülatif korumadan söz edilemeyecektir. Davacının haksız rekabet isteminin bu gerekçe ile reddi gerekirken kabulü yerinde görülmemiş, davalı vekilinin istinaf isteminin bu yönden de kabulü gerekmiştir.

(Yargıtay 11.HD 14.03.2022 Tarihli, 2019/5189-1852 sayılı ilamı ve Y.11.HD, 03.02.2025 tarihli, 2024/2085 Esas, 2025/416 Karar sayılı ilamları)Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf isteminin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının HMK 353.1.b.2 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince İstanbul 4. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 05/01/2023 gün ve 2021/323 Esas, 2023/8 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-Davanın KISMEN KABULÜ İLE, davalının tek başına "..." ibareli kullanımın davacıya ait marka hakkına tecavüz oluşturduğunun tespiti ile, durdurulmasına, önlenmesine,

-Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye'de tirajı en yüksek üç gazeteden birinde bir kez ilanına,- Davacının haksız rekabet isteminin REDDİNE,4- İlk derece yargılaması aşamasındaki harç ve yargılama giderleri; -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 615,40TL karar harcından peşin yatırılan 31,40 TL'nin mahsubu ile kalan 584TL bakiye karar harcının davalıdan tahsiline, -Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacılara verilmesine,

-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 40.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,-Davacılar tarafından yapılan: 4.800,00 TL bilirkişi ücreti, 225.00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.025,00 TL ve 62.80 TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 5.087,80 TL yargılama giderinin 3.815,85TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, -Davalı tarafından yapılan 50,00TL yargılama giderlerinin 12,50TL sinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,

bakiye kısmın kendi üzerinde bırakılmasına,5- İstinaf aşamasında yapılan harç ve yargılama giderleri;-İstinaf talebi kısmen kabul edildiğinden davalı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,-İstinaf yargılaması için davalı tarafından yapılan 738TL istinaf yoluna başvurma harcı, 100TL tebligat,

müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 838TL'nin davacılardan alınıp davalıya verilmesine,-Davacıların gider avansından kullanıldığı anlaşılan 30TL istinaf masrafının davacılar üzerinde bırakılmasına,-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,6-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1196, K. 2025/519, 17 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesinin İlk Kararı
  8. Dairemizin Kararı
  9. İstinaf İstemi
  10. Gerekçe
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1196
Karar No
2025/519
Tarih
17 Nisan 2025

İlgili Kararlar

  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1199 K.2025/503
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1208 K.2025/620
  • Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/1209 K.2025/662
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1212 K.2025/404
  • Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1216 K.2025/460
  • Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/1218 K.2025/499

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.