KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Dosya no
- 2023/138 Esas
- Karar no
- 2024/1133 Karar
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2022
- Numarası
- 2020/218 Esas - 2022/875 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 13/04/2020
Karar Metni
1.078 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine özgü taklip başlatıldığını, takip konusu 31/01/2020 keşide tarihli, 8.000,00-TL bedelli çekin ... AŞ tarafından ... Ltd. Şti.'ye gönderilen çekin kargoda çalındığını, açılan çek iptal davasında çek üzerine ödeme yasağı konduğunu, müvekkillerinin alacaklıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davaya konu çekin hiçbir şekilde ciro edilmediğini ileri sürerek, müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitine, başlatılan takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çek hakkında ödeme yasağı kararı verilmesinin hamilin icra takibi yapma hakkına engel olmadığı, yetkili hamili bağlayıcı nitelikte verilmiş bir tedbir kararının olmadığını, çekin lehtarının ve ilk cirantasının ... Ltd. Şti. olduğunu, dolayısıyla davacının bu iddiasının hiçbir hukuki dayanağının bulunmadığını, takip konusu çekin müvekkilinden önce ... ve ...'a cirolandığını, müvekkilinin takip konusu çeki ...'dan aldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davacılardan ... Ltd. Şti. tarafından, dava ve takip konusu çek üzerindeki imzaya itiraz edildiği, alınan ATK raporunda dava konusu çek üzerindeki imzanın davacı ... Ltd. Şti. yetkilileri ... ve ...'ın eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davaya konu çekte ciro zincirinin koptuğu dolayısıyla davalı takip alacaklısının keşideci olan diğer davacı ...
Ticaret A.Ş.'ye de müracaat edemeyeceği, ancak kopukluktan sonraki ve kendisinden önceki cirantalara müracaat edebileceği, davacıların davasını ispat ettiği, ciro silsilesi için de kopukluktan sonra iki cirantanın daha olduğu ve davalının çeki kötüniyetli olarak iktisap ettiğine ve takip başlattığına dair dair dosyada bir delil olmadığı gerekçesiyle, davacıların davasının kabulü ile İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından dolayı davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespiti ile takibin davacılar yönünden iptaline, davacıların kötüniyet tazminatı taleplerinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; -Müvekkilinin çeki iyiniyetli bir şekilde iktisap ettiğini, çeki kötü niyetli iktisap ettiğine ve takibi kötü niyetli olarak başlattığına dair dosyaya herhangi bir delil veya emare sunulmadığından,
kendinden önceki cirantalara ve keşideciye alacağının tahsili için başvuru hakkına sahip olduğunu, -Yerel mahkemenin çekteki imzanın lehtara ait olmadığı ve ciro zincirinin koptuğu dolayısıyla alacaklının keşideciye de müracaat edemeyeceğine dair hükmün kanuna ve hukuka aykırı olduğunu, imzaların istiklali gereğince keşidecinin sorumluluğuna gidilmesi ve alacağın tahsili için icra takibi başlatılmasının zorunlu olduğunu, -Adli tıp raporunun gramofoloji alanında uzman kişilerce hazırlanması gerekirken, fizik mühendisi, elektrik elektronik mühendisi ve fizikçi kişiler tarafından hazırlandığını,
rapor hazırlayan heyette konunun doğrudan uzmanı olan kişilerin bulunması gerektiğini, işbu raporun hükme esas alınmaması gerektiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında davacı ... Ltd. Şti yönünden ,mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde davaya konu çekte lehdar ... Ltd.
Şti.'ye atfedilen imzaların adı geçen davacı şirket yetkililerine ait olmadığının tespit edildiği, raporun denetime elverişli olduğu, mutlak def'ilerden olan sahtecilik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği anlaşılmakla, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair istinaf itirazlarının esas yönünden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davaya konu çekin keşidecisi olan ...
AŞ'nin imzasını inkar etmediği, imzaların istiklali ilkesi gereği, kambiyo senedindeki geçerli imzanın (keşidecinin, cirantanın, avalistin, kabul eden muhatabın imzası gibi) sahibini bağladığı, geçersiz imzanın sahiplerini sorumlu kılmamalarına rağmen poliçenin geçerliliğini ortadan kaldırmadığı, geçerli imzaların sahiplerinin başkasının imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağı, bu nedenlerle keşideci olan ve imzasını da inkar etmeyen davacı ...
AŞ'nin çekten dolayı sorumlu olduğu, davalı hamil tarafından lehtarın ilk cirosunun sahte olduğunu bilmesinin beklenemeyeceği, dolayısıyla davalı hamilin çeki iyiniyetle iktisap eden hamil konumunda olduğu, bu hususta aksine bir delil bulunmadığından, davacı ... AŞ yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğu.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/138, K. 2024/1133, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama