KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2023/1785 Esas
- Karar no
- 2025/902
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/06/2023
- Numarası
- 2021/281 Esas, 2023/268 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.543 kelime·8 dk okuma·7 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle;... sayılı ile aleyhine yapılan icra takibine süresi içerisinde gerekli itirazını yaptığını, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/460 esas dosyası ile icra takibinin durdurulduğunu, takibe konu senedin sahte olup olmadığı hususunda dosyanın bilirkişiye tevdii edildiği ve senedin sahte olduğu bilirkişi raporunda tespit edildiği ancak İcra Mahkemesi gerekçeli kararında senetin sahte oluşturulduğu bilirkişi raporu ile tespit edilmiş ise de yargılamanın genel mahkemeye ait olduğu görülmekle talebinin reddine karar verildiğini,
huzurdaki davaya konunun sahte senet kendisi gibi 40 kişiye aynı şekilde icra takibi başlattığını, senedin sahte olmasından dolayıda herhangi bir borcunun bulunmadığını, aynı kooperatifte üye ... adına, ... adına imza sirküsü formalarında oynama yapılarak sahte bir bono oluşturulduğunu, kooperatife ait tüm evrakların davalı eski Başkan ... tarafından alıkonulduğunu ve kooperatife teslim edilmediğini,...
Kooperatifinin genel kurul toplantılarında kullanılmak üzere imzalamış olduğu imza sirküsü formu içeriği sahte şekilde doldurularak ... sayılı takip dosyası ile aleyhine takip başlatıldığını, yapılan genel kurulda azil edilerek hakkında görevi kötüye kullandığını, kooperatife ait 101 daireyi zimmetine geçirdiğini, nitelikli dolandırıcılık ve inşaat şirketine ortak olmak ve kooperatifin inşaat işlerini bu firmaya vermek işlemlerinden dolayı İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2017/17136 sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, alacaklının vasıtası ile üye olduğunu,
...'ın kooperatif üyesi olan ...'a aynı sahte şekilde oluşturulan bono ile ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, takibin iptali ve tedbiren durdurulması talebiyle 17. İcra Hukuk Mah. 201/605 E. Sayılı dava açtığını ve mahkemenini kararında davanın kabulü ile takibin durulmasına karar verildiğini, imza taklit etmek suretiyle yapılan bilirkişi incelemesi ile imzanın ...'a ait oladığının anlaşıldığını, diğer bir üye ...'ın senedinin üzerinde oynama yaparak haksız şekilde 3. Kişilere...
Sayı dosya ile borçlandırıldığı takip başlatıldığını, takibin iptali ve tedbiren durdurulması talebi ile 17. İcra Hukuk Mah. 2018/278 E. Sayılı dava açıldığı ve düzenlenen bilirkişi raporunca evrak üzerinde oynama yapıldığını, davanın kabulü ile takibin iptaline, %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini tale etmiştir.
CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle.
Davaya konu alacağın kambiyo senedinden kaynaklandığı ve ticari dava nitelik taşıdığı için Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu, davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığını, davacının iddiasında senetteki borcun olmadığını bildirmiş ise de dava konusu bonoda görüleceği üzere müvekkili tarafından bedelin nakden verildiği ve borç ilişkisinin meydana geldiğini, borç ilişkisi doğmamış olasıydı bile senetten dolayı ortaya çıkan borç ilişkisinin asıl ilişkisinden mücerret olduğunu, kıymetli evrakın bir defa doğduktan sonra doğumuna sebep olan ilişkideki bir aksaklık veya bozuğun kıymetli evrakın geçerliliğinde etkili olmayacağını,
senet incelemesinin hangi resmi kurum inceleme laboratuvarında incelendiğinin belirtilmediğini resmi olmayan bir inceleme aracı ile bireysel olarak yapılan inceleme olması münasebetiyle ilgili raporun mahkememce dikkate alınmamasını, bilirkişinin hisleri ile hareket ederek mahkemeyi davacı taraf lehine yönlendirme sonucu doğurduğunu, bilirkişi raporunu kabul etmediğini, ilgili delil ve dosyaların mahkemeye sunulmadan acele şekilde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, yeterli araştırma ve değerlendirme yapılmadan verilen bu kararın kaldırılmasını,
mahkemenin aksi kanaatte olunması halinde ise inceleme yapılana kadar kararın uygulanmasını ertelemesini, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine, ihtiyati tedbire konu ara kararın kaldırılmasını, %20'den aşağı olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"...somut uyuşmazlık yönünden davacı yanın kooperatif üyeliği için verdiği imza sirkülerinin davalı tarafça senede/bonoya çevrilmesi sebebiyle davalı yana borçlu olmadığı iddiasında bulunduğu ve davalı yanın ise bononun zorunlu unsurları tam olmakla hukuken geçerli bir bono olduğunu savunduğu huzurdaki davada,
davalı yanca yasal cevap verme süresi içinde senedin geçerli bir hukuki ilişkinin karşılığı olarak düzenlendiğinin ileri sürülmediği gibi mahkememizce imzalı belgenin sonradan ekleme yapılarak senet/bono haline dönüştürülüp dönüştürülmediği yönünde ATK Fizik İhtisas Kurulu marifeti ile alınan mübrez raporda "dava konusu bononun üzerinde senetle ilgili inceleme konusu senet mutat matbu senetlerden olmayıp senedin üst kenarının forme kesim olmadığı, alt kenarının A4 ebadında kağıdın kısa kenar uzunluğu ile uyumlu olduğu,
"Adı Soyadı", "Adresi" ve "Telefon" bilgilerini içerir bölüm ile üç adet imzayı içerir bölüm arasında kalan ve senet bilgilerini içerir bölümdeki yazıların aynı paralel hattı takip etmedikleri, ayrıca senet bilgilerini içerir metnin bilgisayar ve ekipmanı aracılığıyla oluşturulmuş diğer yazılara göre daha küçük puntolarla ve bulunduğu konuma sıkıştırılmış olarak faklı zamanlarda, farklı toner dağılımına sahip bilgisayar ve ekipmanı aracalığıyla oluşturulmuş oldukları cihetle söz konusu belgenin evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak senet haline dönüştürülmüş olduğu kanaatinin bildirildiği,
yine İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin dosyasında alınan bilirkişi raporunun da senedin davacının imzalarından faydalanılmak suretiyle oluşturulduğu kanaatini haiz olduğu, senedin sahteliği iddiasının mutlak defilerden olduğu ve herkese karşı ileri sürülebileceği nazara alındığında davacı yanın iddiasında haklı olduğu ve senet nedeniyle davalıya borçlu bulunmadığı,
senedin sahteliğinin tespit edilmiş olması karşısında davalı yanın ceza mahkemesindeki yargılamasında ceza alıp almamasının eldeki davanın neticesini etkilemeyeceği, imzalı belgenin sonradan sahtecilikle senede çevrilmesinde davalı yanın kötü niyetli olduğu açık olduğundan davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiği anlaşılmakla, davanın kabulü ile davaya konu takip ve takibe dayanak senet nedeniyle davacı yanın davalı yana borçlu olmadığının tespitine, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine,1-Davanın KABULÜ ile,... sayılı takip dosyası ve bu dosyaya dayanak 29/01/2015 keşide tarihli,
29/05/2015 ödeme tarihli, 85.000 TL bedelli bono nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,Bono bedelinin % 20'si oranındaki 17.000 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine" şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı istinaf isteminde özetle;Yargıtay'ın bu konuda fotokopi belgeler dikkate alınarak hüküm kurulamayacağı ve fotokopi belgeler ile rapor hazırlanamayacağına ilişkin kararları olduğunu, Mahkemenin ve bilirkişilerin tek fotomontaj fotokopi evrakla İstanbul Silivri, ... parselde yapılan 37bin m2 olan 11 blok 240 daire bitirilmiş yaşam başlamış olan site inşaatını yok saydığını,İstanbul 17.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/460, 2019/589 K sayılı ilamında davanın reddedildiğini, davanın aydınlatılması görevinin gereği gibi yerine getirilmediğini, senet için imza kurucu bir unsur olsa da; imzanın senet metninden önce atılmasının mümkün olduğu,
beyaza imza atan kişinin senedin anlaşmaya aykırı doldurulabileceğini genel hayat tecrübesi ile bilmesi gerektiği, açığa imza atmış olan kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğinden hukuki korumadan yararlanamayacağını, davacı tarafın icra dosyasını, tanık beyanlarını, bilirkişi incelemesini delil olarak sunduğunu, daire tapusunun satışı yapıldığını, tapu kayıtlarında mevcut olduğunu, borcum yoktur iddiasının ispatlanamadığını, kooperatif ve yüklenici firmaya ait defter, proje ve belgelerin incelenmediğini, önceki beyanlarını tekrarladığını,Üyelerin bilgisi doğrultusunda 3.şahıslara bankalara şahsi kefalet verdiğini,
bazılarına kredi çıktığını borcunu kapatmadığını, bazılarının elden ödeyeceklerini söylediklerini, dairelerini almak isteyenlerin borçlarına karşılık 3.şahıs ve bankalara şahsi kefaletinden dolayı borçlarına karşılık senet imzalayıp verdiklerini, dairelerini teslim alan davacının da borcunu ödemediğini, iddiasını ispatlayamadığını, İİK 169/a da yer alan belgelerle de ispat edilemediğini, imza sirkülerinin noterden alınmakta olduğunu,
Davacının iddiasını yazılı delil ile ispatla yükümlü olduğunu, senedin sahteliği iddiasının mesnetsiz olduğunu, borçlara iyiniyetle kefil olduğunu, Davaya konu senetlerden dolayı İstanbul 39 AĞır Ceza Mahkemesi'nin 2020/727 Esas, 2022/2 Karar sayılı dosyasında beraat kararı verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını, müştekiye ait tapu senedi, banka kaydı, kooperatif defterleri getirtilip inşaatın maliyetinin hesaplatılarak bilirkişi incelemesi yapılmasını, inşaatın hangi aşamada olduğunun araştırılması, kimin haksız yere zenginleştiğinin araştırılmaması, kooperatifin alacaklı olduğu dosyaların araştırılmaması,
İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/42 D.iş sayılı dosyası ve raporunun incelenmemesi, kooperatif ve yüklenici defterlerinin incelenmemesinin eksik inceleme oluşturduğunu, eksik inceleme nedeni ile kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan borçsuzluğun tespiti istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacının menfi tespit talebi "Davacı tarafından boş belgeye atılı bir imzanın haksız olarak sonradan bono haline getirilmesi" iddiasına dayalıdır.Dava ve takibe esas senet incelendiğinde.
85.000TL bedelli 29.01.2015 tanzim, 29.04.2015 vade tarihli senedin alt kısmında biri sağda, biri ortada ve biri solda olmak üzere üç adet imza olduğu, senedin üst kısmında "..."ad ve soyadı ile adres, ev ve cep telefon numaraları olduğu, telefon bilgilerinin altında senet metninin yer aldığı, senet lehtarının ... olduğu görülmüştür.
Mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden alınan, denetime ve hükme elverişli nitelikteki rapor ile dava konusu senedin "..evvelce mevcut yazı ve imzalardan yararlanılarak senet haline dönüştürülmüş olduğunun" tespit edildiği, İstanbul 17.İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/460 esas sayılı dosyasındaki raporun da aynı yönde dikkate alındığında mahkemece senette kooperatif ve yüklenici şirketin defterleri, kooperatif inşaat durumu vesair hususlar incelenmeksizin davacının menfi tespit isteminin kabulüne karar verilerek,
senette lehtar konumunda olan takip alacaklısı davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. İstanbul 39.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2020/727 Esas, 2022/22Karar sayılı dosyasında davacının taraf olarak yer almadığı, iş bu uyuşmazlık yönünden de esasa etkili olmayacağı dikkate alındığında bekletici mesele yapılmamasında da usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davalının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
Açıklanan nedenle ilk derece mahkemesinin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığından davalının istinaf isteminin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1785, K. 2025/902, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama