KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2023/1818 Esas
- Karar no
- 2025/935
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 31/10/2023
- Numarası
- 2023/355 Esas, 2023/740 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 24/05/2023
Karar Metni
942 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça dava dışı borçlu ... Ltd. Şti. hakkında başlatılan ... sayılı dosyasına istinaden talimat dosyası ile müvekkili ...'a ait müvekkil ... Ltd.
Şti.'nin adresinde bulunan menkul malların haksız olarak haczedilmesi sırasında icra tehdidi altında 09/01/2023 tarihli protokol ile işbu protokolle her biri 43.000,00 TL bedelli 4 adet senet düzenlendiğini, haciz işlemi sırasında haczedilen mahcuzlara ilişkin istihkak iddiası ileri sürülerek faturalarının da sunulduğunu, protokolün haciz tehditi altında imzalandığını ileri sürerek, protokolde bahsi geçen ... sayılı dosyasına konu borçtan kaynaklı davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine, davalı aleyhine takip borcunun %20′sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; bonoların, ... sayılı dosyasıyla icra takibine konu edildiğini, müvekkilinin takip alacaklısı olmadığını, müvekkilinin, dava konusu bonolarda da cirosunun bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin işbu dava özelinde pasif husumet ehliyeti bulunmadığını, bonolardan ötürü bir menfi tespit davası açılacak ise, bu davanın, bonolarda yetkili hamil olan davadışı ...'a karşı açılması gerektiğini, bununla ilgili davanın İstanbul Anadolu 4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/374 E sayılı dosyasıyla görüldüğünü ve davanın halen derdest olduğunu, davacıların ... sayılı dosyasında borçlu sıfatının bulunmadığını,
bu nedenle davacıların işbu dava özelinde aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, haciz ve muhafaza işleminin kanundan doğan bir yetki olduğunu, oysa davacıların icra dosya borcunu üstlenmesiyle müvekkilinin aşırı bir menfaat elde etmediğini savunarak, davanın reddini, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, her ne kadar davacı tarafça protokolün ve bonoların haciz tehdidi altında okumadan imzaladığını iddia edilmişse de, protokolde bono miktarınca borcun kabul edildiği belirtildiği, davacı tarafça imza inkarında bulunulmadığı, protokolün davacı tarafı bağlayacağı, 10/01/2023 tarihli protokol ile 4 adet bono alındığı ve bonoların ödenmesi halinde dosya borcunun kalmayacağı, ödenmediği taktirde tahsilde tekerrür olmamak koşulu ile muaccel olacağı, protokolün borcun ödenmesinin şarta bağlı kılmadığı, protokolde davacı borçlular tarafından ihtirazi kayıt konulmadığı, aşırı yararlanma bulunmadığı,
herhangi bir tedbir kararı verilmediğinden davalının tazminat talebinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davanın reddine, davalının şartları oluşmayan tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davada hiçbir delilleri toplanmadan ve esasa ilişkin yargılama yapılmadan karar verildiğini, gerekçeli kararda uyuşmazlık konusunun yanlış ve eksik tespit edildiğini, gerekçeli kararda uyuşmazlık konusu icra dosyasından kaynaklı borçlu olunmadığı yönünden eksik tespit edildiğini, davada en önemli taleplerinin, müvekkillerinin borçlu olmadıkları bir icra dosyasından şirket adreslerine fiili haciz işlemi uygulanması sırasında (protokol ve bonolardan kaynaklı) borçlandırılma işlemleri nedeniyle borçlu olmadıklarının tespiti olduğunu, dosya kapsamında hem icra dosyası,
hem protokol hem de bonolar kapsamında borçlu olmadıklarının tespitinin talep edildiğini, ancak mahkemece icra dosyası, protokol ve bonolar birlikte değerlendirilmediğini,huzurdaki davada öncelikle kambiyo taahhüdünün doğumu ve özellikle irade sakatlığı noktalarının ele alınması gerektiğini, müvekkilinin hem aldatma hem de korkutma içerir ifadelerle borçlandırıcı işlemleri yapmaya zorlandığını, mahkemece bu hususta tanıklarının dinlenmemiş olmasının kararın kaldırılmasını gerektirdiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekilinin dava dilekçesinin sonuç ve talep kısmında, davacıların her bir 43.000-TL bedelli 4 adet bonodan, protokolde bahsi geçen ... sayılı dosyasına konu borçtan kaynaklı davalıya karşı herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davaya konu 4 adet bono, 10/01/2023 tarihli protokol ile ... sayılı dosyasına konu borca ilişkin verilmişse de, davacılar bu icra dosyasının tahsiline yönelik alacaklı vekiline bono vermişlerse de, icra dosyasında borçlu sıfatları bulunmamaktadır.
Bu nedenle davacıların borçlu olarak yer almadıkları...sayılı dosyasına ilişkin olarak davalıya husumet yöneltmesi mümkün değildir.Davaya konu herbiri 43.000-TL bedelli 4 adet bono, bonoların lehdarı olan dava dışı ... tarafından ....sayılı icra dosyası ile takibe konulmuş olup, davalının bonolarda taraf olmadığı görülmektedir.Davacıların davaya konu bonolardan dolayı borçlu olmadıklarına ilişkin olarak ancak, bonoların lehdarı olan ve dava dışı takip alacaklısına husumet yöneltebileceğinden, davacıların bonolarda yer almayan davalıya husumet yöneltmesi mümkün değildir.
Açıklanan nedenlerle davalının sıfat yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilden davanın esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu nedenlerle Dairemizce davacılar vekilinin istinaf başvurusunun re'sen sebeplerle kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davalının sıfat yokluğu (pasif husumet) nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1818, K. 2025/935, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama