KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2023/1827 Esas
- Karar no
- 2025/933
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 04/10/2023
- Numarası
- 2021/686 Esas, 2023/505 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile kambiyo takibi başlatıldığını, takip konusu çekin hiçbir zaman müvekkilin yedinde bulunmadığını ve çekin ön sayfasındaki yazı ile arka sayfasında bulunan imza ve kaşenin de kendisine ait olmadığını, davalı veya 3. kişiler tarafından kötüniyetli olarak sahte imzalarla çek düzenlendiğini ve icra takibine konulduğunu ileri sürerek, öncelikle takibin teminatsız olarak durdurulmasına ve müvekkilin ticari hayatına devam edebilmesi için özellikle banka blokeleri olmak üzere tüm hacizlerin kaldırılmasını, davalı tarafından kötüniyetle icra takibi başlatılması sebebi ile %20 den aşağı olmamak kaydı ile kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu çeklerin, müvekkiline borçlu ... AŞ tarafından verildiğini, müvekkilinin çeklerde iyi niyetli 3.kişi hamil durumunda olduğunu, davacı tarafın açıkça kötü niyetli olduğunu, davacının gerçek amacının, müvekkiline borçlu olmadığının tespiti olmadığını, icra mahkemesindeki dava ile işbu dava arasında hükmedilen yargılama giderlerine uygulanan tarife farkından kaynaklanmakta olduğunu savunarak, davanın usulden reddini, aksi halde esastan reddini, davacı aleyhine %20 den aşağı olmamak şartıyla kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, çekteki keşideci imzasının davacı şirketin yetkili temsilcileri ... ve ...'ın eli ürünü olmadığının usulüne göre düzenlenmiş, denetime elverişli, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile sabit görüldüğü, imza inkarı ve sahtelik def'i herkese karşı ileri sürülebilen mutlak def'i niteliğinde olduğundan, davacının takip dayanağı çekler nedeniyle borcunun bulunmadığı, ancak davalı tarafın kötüniyetli olduğunun ispatlanamadığ gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra takibine konu çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davacının kötü niyet tazminatı talebinin ise yasal koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacının dava açmakta kötü niyetli olduğunu, davacının icra mahkemesinde açtığı dava neticesinde zaten işbu menfi tespit davasının hukuki neticelerini elde ettiğini, açılmış dava varken davacının işbu davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, müvekkilimin çeklerdeki imzanın davacı tarafa ait olmadığını bilebilmesinin mümkün olmayıp, eklerde iyi niyetli 3.kişi hamil durumunda olduğunu, müvekkilinin işbu davanın açılmasına neden de olmadığını, bu nedenle müvekkili aleyhine avukatlık ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dar yetkili icra hukuk mahkemesince verilen kararın maddi anlamda kesin hüküm oluşturmadığı, bu nedenle davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu,
davalının yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması için ön inceleme duruşmasına kadar (ön inceleme duruşmasından önce) davayı tamamen kabul etmesi gerektiği, bu yönde bir kabulü olmadığı sürece davalının, davanın kabulü hâlinde yargılama giderlerinin tamamından sorumlu olacağı, bu nedenle davanın kabulü nedeniyle ilk derece mahkemesince davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılma giderlerine hükmedilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1827, K. 2025/933, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama