KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2023/1844 Esas
- Karar no
- 2025/946
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/04/2023
- Numarası
- 2022/167 Esas, 2023/114 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka İtibarının Kaybı Nedeniyle Tazminat İstemli
Karar Metni
730 kelime·4 dk okuma·4 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait "..." adlı markanın 05, 29, 30, 43.sınıfta tescilli olduğunu, buna ek olarak müvekkilinin kurum nezdinde "..." ibareli birçok tescilli markası bulunduğunu, kendisine ait iş yerinde işletme adı olarak "..." şeklinde uzun yıllardır kullandığını, davalı adına ...tescil tarihli, ... başvuru/tescil numaralı "..." adlı markasının müvekkilil markasıyla iltibas yarattığını ileri sürerek, ... no'lu ..." markasının hükümsüzlüğüne ve karar kesinleştiğinde sicilden terkinine, davalının, davacı markasına yönelik haksız eyleminden dolayı tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması ve kaldırılmasına,
SMK'nın 151/2-b maddesi şimdilik 1.000-TL maddi tazminatın, 10.000-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dilekçe ekinde sundukları devir sözleşmesi ile müvekkili tarafından işletmenin ihbar edilen şirkete devredildiğini, davaya konu..." mevzuata uygun olarak tescil edildiğini, davacının "..." adını kullanan tüm firmalara dava açarak maddi menfaat etmek amacıyla ilk "..." markalarını kendi adına tescil ettirdiğini, davacının 05/03/2004 tarihinde almış olduğu haricindeki hiçbir markayı kullanmadığını sadece İstanbul Bakırköy adresinde bulunan restoranı için "..." markasını kullandığını açıkça beyan ettiğini, markalar arasında yasanın tanımladığı açıdan hiçbir benzerlik bulunmadığını,
davacının uğramış olduğu manevi zararın gerçeklerini açıklayamadığını ve belgelerini sunamadığını, davacının hiçbir maddi kaybının da bulunmadığını savunarak, davanın ihbar edilmesini ve davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, somut olayda her ne kadar taraf markaları arasında "..." kelimesinin ortak olmasından dolayı kısmi bir benzerlik bulunsa da, davacı markasında "hareket halindeki balık" figürünün yerleşim yeri ve boyutu itibariyle dikkat çekici ve akılda kalıcı olduğu, renk kombinasyonlarının ve şekil unsurlarının farklı olduğu, ortak olan "..." ibaresinin taraf markalarının fiili olarak kullanıldıkları deniz ürünlerinin servis edildiği "yiyecek ve içecek sağlanması hizmetleri" bakımından yüksek bir ayırdediciliğe sahip olmadığı, bu itibarla marka hakkına tecavüzün ve hükümsüzlüğün hukuki koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; ilk derece mahkemesinin davacının markasını koruma çabasını ve bu alanda elde etmiş olduğu başarılı neticeleri adeta göz ardı ettiğini, mahkemenin gerekçeli kararında taraf markaları arasında "..." kelimesinin ortak olmasından dolayı kısmi bir benzerlik bulunsa da," tespitinde bulunulduğunu, davanın reddi gerekçesine katılmanın mümkün olmadığını, tarafların 43.sınıfta iş yaptığı göz önüne alındığında davalının markasını gören ve '...' unsurunu okuyan ortalama tüketicinin “...” isimli bir “...” ile karşı karşıya olduğunu düşüneceğinin tartışmasız olduğunu ileri sürerek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Dava, marka hükümsüzlüğü, markaya tecavüzün tespiti, men'i ve ref'i talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İlk derece mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda, taraf markalarında yer alan "..." unsurunun zayıf olduğu belirtilerek, davalı markasına eklenen şekil ve "..." ibaresi ile davacı markasından yeterince uzaklaştığı belirtilmiştir. Ancak "..." ibaresi, 43.sınıfta yer alan hizmetler bakımından tanımlayıcı bir ibare olmadığından, zayıf marka olarak nitelendirilmesi yerinde değildir.
Bu nedenle "..." ibaresinin zayıf olduğu yönündeki eksik ve denetime elverişli olmayan bilirkişi raporu doğrultusunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf itirazının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına; davaya konu uyuşmazlığı çözümü için denetime elverişli yeni bir bilirkişi raporu alınarak, sonucuna göre karar verilmesi için için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1844, K. 2025/946, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama