KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2025
- Dosya no
- 2023/1846 Esas
- Karar no
- 2025/942
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 14/09/2023
- Numarası
- 2021/462 Esas, 2023/134 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
Karar Metni
908 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket 2005 yılında ticari unvanını tescil ettirdikten hemen sonra ... sayılı başvuru ile 39. sınıfta ''...'' markasını tescil ettirmek istediğini, 31/12/2007 tarihinde yaptığı marka başvurusunun reddedildiğini ancak tekrar yapılan başvuru sonrası 39.sınıfta ... sayılı başvurunun 04/08/2017 tarihinde tescil edildiğini, davalı şirketin ise ticari unvanını 2015 yılında, 39. sınıfta ''...'' markası için 04/102016 tarihli başvuru sonucu markasının 13/12/2017 tarihinde tescil edildiğini, müvekkil şirket 1975 yılından beri aktif olarak 39. sınıfta faaliyet gösterdiğini,
faaliyetinin çok eskilere dayandığını, davalı tarafın müvekkilin tescilli ve öncelikli kullanım hakkına sahip ticaret unvanı ve markası ile iltibas yaratacak şekilde haksız ve izinsiz olarak ''...'' ibaresini kullanmasının müvekkilin marka ve ticaret unvanının korunması hakkına tecavüz oluşturması aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettirdiğini ileri sürerek,
davalı eylemlerinin müvekkilinin ticari unvanına ve markasına tecavüz teşkil ettiğini ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, davalı tarafın müvekkilinin markasına ve ticaret unvanına tecavüz teşkil eden fiillerinin men'ine, "...'' sözcüğünün davalının ticaret unvanından çıkarılmasına ve sicilden terkinine, davalının markasının sicilden terkinine, davalı tarafından kullanılmakta olan “www...com” isimli siteye erişimin durdurulmasına, sitenin kapatılmasına,
davalının otobüs bileti, reklam, kartvizit, broşür gibi tüm yazılı evrak ve tanıtım vasıtaları ile tabelasının toplatılmasına ve imhasınıa şimdilik 1.000 TL maddi, 5.000-TL manevi tazminatın ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının geçerli bir tescili olmadığından, tescil hakkını elinde bulunduran firmaya dava açmasının hukuken mümkün olmadığını, salt bu sebeple açılan haksız davanın reddi gerektiğini, SMK 7/1 maddesi ile sağlanan marka korumasının tescil yoluyla elde edileceğini, SMK 7/2 maddesi ile marka tescilinden doğan hakların münhasıran marka sahibine ait olduğunu, marka sahibinin, markasının başkaları tarafından kullanılmasını engelleyebileceğini, marka sahibinin bu münhasır hakkının, markanın kullanımına izin verme ve yasaklama yetkilerini içerdiğini, marka sahibinin markasının izinsiz kullanımı durumunda,
yasada belirtilen fiillerin önlenmesini herkese karşı talep edebileceğini, davacı yanın beyanı doğrultusunda marka sahibi olmadığından aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesini, ...' marka sahibi müvekkilinin diğer markaların ayırt edici karakterine zarar vermeden, farklı logo ve hizmet seçenekleri ile faaliyet gösterdiğini, kaldı ki otogar kültürüne tabi 50 yıldır en az 50 firma tarafından kullanılan ''...'' kelimesinin iltibasa sebebiyet verdiği hususunun gerçekle bağdaşmadığını, savunarak,
davanın zamanaşımına tabi olması nedeniyle reddini, davacının aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini, davacının tüm taleplerinin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, TPMK nezdinde ... numaralı " ...", ... numaralı "... + şekil" ve ... numaralı "... +şekil" markalarının 39. sınıfta davacı adına, .. numaralı " ... + şekil" markasının 39.sınıfta davalı adına kayıtlı olduğu, mahkemece itibar edilen bilirkişi kurulu kök/ek raporunda belirtildiği üzere, esaslı unsurlarından "..." ibaresi aynı olan taraf markalarının 39. sınıfta aynı hizmetler için tescilli olduğu, davalının markasının; "... + şekil" ile renk, şekil ve anlam yönünden yeterince farklılaşmakla hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığı,
bu nedenle markanın hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı, TTK 54 ve devamı maddeleri uyarınca, tarafların kendi veya müşteriler ile aralarındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ile ticari uygulamalara rastlanılmadığı, ticaret unvanları yönünden yapılan incelemede; unvanlar arasında "..." ibaresi yönünden bir benzerlik olduğu, ancak unvanın bütünü düşünüldüğünde karıştırılmaya yol açmayacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı, bu yönüyle bir ihlalin varlığından söz edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve beyanlarını beyanlarını tekrar ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men'i ref'i, ticaret ünvanı ve alan adı terkini ile maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davacının 31/12/2007 tarihinde 39. sınıfta '"... '' markası için yaptıkları tescil başvurusunun reddedildiğini, ancak tekrar yapılan başvuru sonucu ... sayılı başvurunun 04/08/2017 tarihinde tescil edildiği ileri sürerek işbu davayı açtığı, davacının bahsi geçen ... tescil no'lu markasının '", ... numaralı " ...", ... numaralı "... + şekil" markası olduğu, söz konusu "... + şekil" markası ile,
davalının ... numaralı "... + Şekil" markasının renk, şekil ve anlam yönünden farklı olduğu, hitap edilen tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalinin olmadığı, davalının bu nedenle markanın hükümsüzlüğü ve marka hakkına tecavüz koşullarının oluşmadığı, davalının markasını aynen veya ayırt edici karakteri değişmeden farklı arka plan renklerle kullandığı, özel olarak ... ibaresinin öne çıkarmadan kullandığı, somut olayda hükümsüzlük ve markaya tecavüz ve haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, ticaret unvanlar arasında da karıştırılmaya yol açmayacak düzeyde bir benzerlik bulunmadığı,
ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/1846, K. 2025/942, 2 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama