KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2024
- Dosya no
- 2023/193 Esas
- Karar no
- 2024/1570
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/11/2022
- Numarası
- 2022/18 Esas, 2022/187 Karar
- Davanın konusu
- Markaya Tecavüzün Tespiti, Meni, Refi
Karar Metni
1.560 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle;“...” Sloganlı reklam filmi senaryosunu 09.03.2011 tarihinde ....com.tr adresine İdaş yataklarına gönderdiğini, 22.04.2021'de Türk Patent nezdinde bu sloganı ... no ile marka olarak tescil ettirdiğini davalıların izni olmadan, bedeli ödemeden bu sloganı reklamlarda kullandığının tespit edildiğini, www.....com.tr sitesindeki iletişim formuna ödeme ile bilgi talebini ilettiğini, ... de ....com.tr adresine gönderdiği ödeme talebini ilettiğini, bu nedenle marka hakkında tecavüzün tespitini önlenmesine karar verilmesini ve dava değerinin sektör bilirkişi heyeti ile tespit edilerek kendisine ödenmesinin talep etmiştir.- Mahkemenin 2022/18 Esas esas sayılı dava dosyasından; davacının tazminat talepleri yönünden davası tefrik edilmiştir.
CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı tarafın "..." ibareli bir reklam filmi senaryosunu "...
Yataklarına" göndermesi o ibarenin kişinin adına tescillendiği anlamına gelmeyeceğini, böyle bir reklam filminin çekildiğine ilişkin somut bir delilin olmadığını, davacının aklına gelmiş bir ifadeyi bir takım kimselere göndererek o ifadeyi tekeline alamayacağı, kişilerin aklına gelen her ifadeyi mail ortamında birilerine göndermesi ya da bu ifadeyi sözlü olarak belirtmesinin o ifadenin tekeline geçtiği anlamına gelmeyeceğini, herkesçe kullanılan ve bilinen “..." gibi anlamlarda kullanın söz konusu ifadenin, bir şirkete slogan olarak önerilmesi o ifadenin kişiye özgülendiği anlamına gelmeyeceğini,
davacı şahsın söz konusu projesi somut hale bile geçmediğini, "... yatakları" ve kendi mail adresinde bir fikir olarak kaldığını, Marka tecsil belgesinde "..." marka adı 12.09.2019 Tescil Tarihi ... Tescil No ile ... San. Tic. A.Ş.
Adına tescil edildiğini, ...'ın söz konusu reklamlarında hakkı olmayan bir sloganı değil, tamamen kendi adına tescilli bir adı kullandığını, kendine özgülenmiş bu hakkı kullanırken başka herhangi bir kişinin hakkının zedelenmesinin imkansız olduğunu, Davacı taraf ayrıca https://www.youtube.com/...
Adresinde bulunan müvekkili firmanın reklam filmini delil olarak göstererek kendisi adına tescil edilmiş “...” adlı markanın izinsiz kullanıldığını belirtmişse de söz konusu reklam filmi izlendiğinde reklam filminde '...” gibi bir ifade geçmediğini, yalnızca reklam filminin sonunda "..." ifadesinin geçtiğini, bu iki ifade aynı ifade olmadığı gibi ifadeler arasında da bir benzerlik olmadığını, 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun 7.Maddesinde Marka sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde hangi hallerde fiillerin önlenmesini talep etmeye hakkı bulunduğunun belirtildiğini,
Oortalama ve makul bir kişi tarafından “..." ibaresi ile "..." ifadesinin karıştırılmasının mümkün olmadığını, ayrıca ... A.Ş. Firmasının mobilya ve yatak konusunda faaliyet gösterdiğini, "..." markasıyla aynı veya benzer mal veya hizmetleri kapsamadığını, ayrıca "...' adlı markaya özgülenmiş herhangi bir hizmet veya malın var olup olmadığına bakılmasının gerektiğini, ...
A.Ş.nın hem yurt içinde herkesçe tanınıp bilinen hem de dünya pazarına açılmış 50 yıllık bir firma olduğunu, kimseye ait markanın itibarından yararlanmaya çalışmayacağını, davanın haklı bir tarafı olmadığı gibi kötü niyetle tanzim edilmiş bir dava olduğunu, halk tarafından herkesçe kullanılan bir ifadeyi kendi adına tescil ettiren davacının "ya tutarsa" mantığı ile hareket etmiş, sloganlarda bir yakınlık olup olmadığına bile dikkat etmeksizin birbiriyle hiç alakası olmayan iki firmayı aynı davanın konusu etmiş ve haksız bir tazminat arayışı içine düşmüş olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... TİC. VE SAN.A.Ş.
Vekili cevap dilekçesi ile; ...'in, müvekkili şirket adına Türk Patent ve Marka Kurumu'da tescilli ticari bir marka olup, tüzel kişiliği olmadığı gibi, pasif dava ve/veya taraf ehliyetinin de olmadığını, Davalı müvekkilinin reklam filminde şehrin gürültüsü trafik, müzik, inşaat gürültüleri gibi çeşitli örneklerle ortaya konmakta, toplumun genel olarak iyiliği açısından gürültü kirliliğine son verilmesinin önerildiğini, delilleri arasında ibraz edilecek olan reklam filminde “...” denirken çıkartılan ilk kelimedeki ... sesi uzatılarak kullanılmış ve sessizlik ifadesi anlamındaki sesten “...” kelimesine geçiş yapılmış olduğunu,
bir başka ifadeyle, sessiz olunmasını ifade etmek üzere genel olarak halk arasında kullanılan “...” sesi, “...” kelimesiyle birleştirilerek söylenildiğini, davacının markasının aynısının veya benzerinin benzer ya da aynı mal veya hizmetlerle kullanılmasının sözkonusu olmadığını, Reklamın hiçbir yerinde davacının marka olarak tescil ettirdiği “...” markasının görsel olarak da yer almamış, aynısı ya da benzeri kullanılmamış olduğunu, davacının ... sayılı, markası ya da benzerinin kullanılmadığını, Davacının markasının kullanıldığını kabul anlamına gelmemek üzere,
müvekkili şirketin reklam filmindeki “şimdi sessizlik zamanı” ibaresindeki kullanım markasal bir kullanım olmadığını, Nitekim Avrupa Birliği Adalet Divanı kararlarında ve Yargıtay kararlarında da, marka hakkına tecavüz söz konusu olabilmesi için dava konusu kullanımın “markasal kullanım” olması gerektiğini, markasal kullanımın sözkonusu olmadığı durumda markaya tecavüzden bahsedilemeyeceğini, işbu davada “...” anlamında kullanılan bir ibarenin, markasal olarak kullanılmadığı açıktır ki, markaya tecavüzden de bahsedilmesinin mümkün olmadığını,
Müvekkili şirketin “...” markasının reklamında “şimdi sessizlik zamanı” ibaresinde baştaki “...” uzatılarak telaffuz edildiğinde, reklam akışında “...” anlamı ifade edilmek suretiyle markasal kullanılmadığı gibi, SMK m.7 kapsamında herhangi bir mal veya hizmete ilişkin olarak da kullanılmadığını, dolayısıyla, müvekkili şirket tarafından bir mal veya hizmete özgü kullanım olmadığı dikkate alındığında da;
davacının markasının tescil kapsamındaki mal veya hizmetlerle ilgili herhangi bir kullanımın varlığından bahsedilemeyeceği gibi, davacının markasının tescili kapsamında olan aynı ya da benzer mal veya hizmetlerden de bahsedilemeyeceği, Davalı şirket'in “...” markasının Türkiye'de tanınmış ve bilinirliği çok yüksek bir marka olduğunu, sektörde ilklerden olduğu ve Türkiye'de pvc pencereyi tanıtan marka olduğunu, ... markasının reklamlarında davacının dayanak markasının kullanılması sözkonusu olmadığı gibi, zaten ...
Markasının tanınmışlığı karşısında, davacının dayanak markasıyla 3.kişiler nezdinde karıştırılma ihtimali yaratılmasının da mümkün olmadığını, davacının müvekkilinin tanınmışlığından haksız ve kötü niyetli şekilde faydalanmaya çalıştığını, Ayrıca herkes tarafından ve günlük hayatta kullanılan bir ibarenin, hatta bir sesin marka tescili sureti ile bir kişinin kullanım tekeline bırakılması hukuka uygun olmadığını, ayırt ediciliğinin olmadığını, Herkes tarafından günlük hayat içerisinde genel olarak kullanılan ibarelerin tescil edilmek istenmesinin kötü niyetli bir eylem olduğunu, bu şekilde günlük hayatta kullanılan kelime ya da ibareleri,
sadece 35.sınıfta marka olarak adına tescil ettirmek suretiyle, müvekkili şirket gibi iyiniyetli 3.kişilere karşı ileri sürmek ve menfaat temini amacıyla dayanak kazanmaya çalıştığı anlaşıldığını, ... markasının “...” reklam kampanyası davacının marka başvurusu tarihinden önce başlatıldığını, davadaki taleplerin reddine karar verilmesini talepetmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI
"... davacının ... numaralı markanın 35. Sınıfta tescilli sahibi olduğu, davalılardan ... AŞ'nin ...numaralı "..." markanın 20. Sınıfta tescilli olduğu, Davacı tarafından ... A.Ş ye gönderilen mail incelendiğinde; bir reklam senaryosu olduğu ve senaryonun "..." şeklinde olduğu, davalıların reklam filmi incelendiğinde ise; davalı ...
Reklam filminin de davacının iddiasına göre benzer olarak değerlendirilen "..." ibaresinin kullanıldığı, diğer davalı ...A.ş nin ise reklam filminde davacının markasına benzer olabilecek şekilde olduğu iddia edilen "..." ifadesinin kullanıldığı, davacı tarafından her ne kadar kendi markası ve fikrinin kullanıldığı iddia edilmiş ise de öncelikle taraf kullanımlarının farklı olduğu davacının reklam filmi ile davalıların reklam filimlerinin de farklı olduğu, markalar arasında da sadece "..." harflerinin birden fazla kullanıldığı,
bu kullanımlar nispeten benzese de bu kullanımın davalı kullanımlarının farklı olduğu gibi bu ibarenin davacı tarafından bulunup yaratıldığı davalılarında davacının markasından ve fikrinden kaynaklı olarak kullandığı hususunun ispatlanamadığı, gerek taraf kullanımları arasında benzerlik olmaması, gerekse davacının herkesin kullanabileceği sıradan bir ifade olan "..." ibaresi üzerinde marka ve fikri hakka dair üstün hak sahibi olduğu iddiasının ispatlanamadığı, anlaşıldığından davanın reddine karar vermek gerekmiş, ayrıca davalıların farklı tüzel kişilikler olduğu ve davacı tarafından belirtilen eylemlerin farklı farlı olduğu,
bu sebeple her iki davalı yönünden ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilerek" şeklinde gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı istinaf isteminde özetle.
Mahkemenin davalı yanca taraflı davranmış, bilirkişi heyeti ve davalıların beyanları, kanunları, gerçekleri çarpıtarak yalan beyanda bulunmalarına rağmen davanın reddine karar verildiğini, 15/11/2022 Tarihli tutanağın davada haklılığı gösterdiğini, bilirkişi heyetinin ... markasının ilk önce TPMK tarafından reddedildiğini, sonra mahkeme kararı ile tescil edildiğini iddia etmiş ise de bu tespitin de doğru olmadığını, davalı ...'ın 2.cevap dilekçesi sunmadığını, markanın ilk seferde tescil edildiğini, bu marka ile ilgili başka davası olmadığını, raporun 5 ve 7.sayfasında benzerlik, iltibas ve markaya tecavüzün tespit edildiğini,
9.sayfada ise kişisel kanaat ve kötü niyetli değerlendirme ile benzerlik ve iltibas yok denildiğini, davalı ..'in cevabında "... sesi uzatılarak kullanılmıştır" şeklindeki beyanı ile ikrarda bulunduğunu, davalıların rapora karşı süreden sonra beyanda bulunduklarını, 31/10/2022 Tarihli dilekçesini ve 11/11/2022 Tarihli dilekçesini tekrar ettiğini, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiş, dilekçesi ekinde bir kısım delillerini sunmuştur.
Davacı istinaf süresinden sonra da beyan dilekçesi ve bir kısım deliller sunmuştur.
GEREKÇE Dava, davacı adına tescilli ... numaralı ... ibareli markaya tecavüzün tespiti, meni ve refi istemlerine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta; davacı, ... sloganlı reklam filmi senaryosunu ...'nın mail adresine gönderdiğini, ... numaralı ... markasının davalılarca haksız kullanıldığını ileri sürmüş ise de, davalılardan ...AŞ'nin ... numaralı "...." ibareli markasının 20.sınıfta TPMK nezdinde tescilli olduğu, Yotube kanalında "..." ibaresinin 09/04/2021 tarihinde yayınlandığı, davalı ...Şti'nin ise www...com alan adını 14/04/2021 tarihinde aldığı ve kullanmaya başladığı, youtube videosunda ".." ibaresini kullanıldığı,
davacı markası ve davalıların kullanımı bütünsel olarak karşılaştırıldığında görsel, fonetik ve kavramsal benzerliğin bulunmadığının rapor ile de yerinde olarak tespit edildiği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacının istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/193, K. 2024/1570, 10 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama