İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/201 K.2024/1401

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2023/201Karar2024/1401Tarih26 Eylül 2024Okuma18 dk · 3.607 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
26 Eylül 2024
Dosya no
2023/201 Esas
Karar no
2024/1401
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
22/09/2022
Numarası
2018/700 Esas, 2022/607 Karar
Davanın konusu
Alacak
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.607 kelime·18 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesi ile. 24 Kasım 2008 ve 29 Haziran 2010 tarihli tadillerle son halini alan Finansal Kiralama sözleşmesi uyarınca, müvekkili Gemi siciline kayıtlı maliki ve Kiralayan sıfatıyla, ... gemisini davalı ... kiracı ... San. Tic. Ltd.

Şti.'ne kiralandığını, diğer davalı gerçek kişilerin ise sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, finansal kiralama sözleşmesi uyarınca, davalı ... kiracı tarafından işletilen ... gemisinin 1 Eylül 2010 tarihinden Romanya'nın Köstence limanında, 3.247,41 ton hurda çelik yükünü yükledikten kısa bir süre sonra battığını ve TTK.nın 1003 maddesine göre tam ziyaa uğradığını, geminin batmasından bir süre sonra,

finansal kiralama Kanununa göre geminin sicile kayıtlı maliki sıfatıyla müvekkilinden "hurda çelik yükü sahibi ... şirketi, yük bedeli: 1.259.995,08 ABD dolarının tazminini ve Romanya Suları Ulusal İdaresi, gemi batığının çıkartılması için yaklaşık 7 milyon Euro" talep ettiklerini, taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesinin imzalandığı tarihte yürürlükte olan 3226 sayılı finansal kiralama kanunun ile bu kanunun maddelerini daha anlaşılır hale getiren ve halen yürürlükte olan 6361 sayılı Finansal kiralama sözleşmesinin ilgili maddeleri ile de görüleceği üzere ... gemisi Finansal kiracı olan davalı ....,

TTK ile tanımlandığı gibi donatan olduğundan her türlü dava ve talebin muhatabı olduğunu, diğer davalıların ise sözleşmenin müşterek borçlusu ve kefili sıfatıyla sorumlu olduklarını, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6. maddesi gereğince davalı kiracı ...

Denizcilik ile kefiller gemilerin batması nedeni ile ortaya çıkan taleplerin ve müvekkili kiralayanın zarardan sorumlu tutulması halinde tazmin sorumlusu ve muhatapları olduklarını, gemi ile birlikte batan hurda çelik yükü sahibi ... şirketi, yük bedeli: 1.259.995,08 ABD dolarının tazmini için müvekkili aleyhine Londro'da tahkim davası açıldığını, yük bedeli ile faizi tahkim masrafları/avukatlık ücretinin tahsilini talep ettiğini, İngiltere'deki dava, müvekkilinin tayin ettiği İngiliz avukatların savunmaları dolayısıyla husumet nedeniyle reddedildiğini,

bu dava nedeniyle müvekkili avukatlık ücreti ödemek ve masraf yapmak zorunda kaldığını ve zarara uğradığını, yük hakkındaki davanın husumet nedeniyle reddedilmesinden sonra, ... Gemisinin ... Kulübü ... Ltd. tarafından, 26/08/2016 tarihinde, Londra'da hem müvekkilinin hem de davalı ...

Denizcilik'e karşı 1.550.000 ABD Dolarının tahsili amaçlı Londra Mahkemesinde bir dava daha açıldığını, davanın halen derdest olduğunu, İngiliz avukatların değerlendirmelerine göre dava sonunda müvekkili aleyhine karar verilmesinin çok muhtemel olduğunu, bu durumda ise, İngiltere'de davacı olan sigortaya ödenecek tazminat ve karşılaması gereken yargılama giderleri yaklaşık 2.500.000 ABD dolarını bulacağını, bu davada savunma için tayin edilen İngiliz avukatlara bugüne kadar 179.063,86 GBP vekalet ücreti ödendiğini, geminin battığı Romanya'daki liman işletmesi olan ... ise,

14/03/2012 tarihinden bu yana batığın çıkartılması için müvekkiline çeşitli davalar açtığını, bu nedenle Romanya'da da avukat tayin edildiğini, müvekkilinin Romanya'da yaptığı hukuki masraf ve harcamalara ek olarak, müvekkilinin ilave avukatlık ücreti ödemesinin kesin olduğu gibi, gemi batığının çıkartılması masraflarından da sorumlu tutulması ve müvekkilinin zararının daha da artmasının çok muhtemel olduğunu, davalıların finansal kiralama kanunu ve finansal kiralama sözleşmesi ilgili hükümleri uyarınca ... gemisinin batması nedeni ile müvekkiline karşı açılan bütün davalardan sorumlu olduklarını,

müvekkili şirketin zararları nedeniyle davalı ... Tic. Ltd. Şti.'ne, Beyoğlu ... Noterliğinin 14/11/2013 tarih ve ... numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, davalı şirketin adreste bulunmadığını ve taşındığının öğrenildiğini, bunun üzerine davalı şirkete 29/11/2013 tarihinde yine Beyoğlu ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, Beyoğlu ...

Noterliğinin 25/04/2014 ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkili zararlarının tazmini ve zararların artmasının önlenmesi için davalı şirketin toplantıya davet edildiğini ancak sorunun sulhen çözüm için tüm çabaların sonuçsuz kaldığını, geminin batmasından kaynaklanan dava ve taleplerin tamamı, davalı şirket ve müşterek borçlu olan diğer davalılara çeşitli kereler bildirildiğini ve sorumluluklarını ifa etmesi istendiğini, ancak bugüne kadar davalılar tarafından ne müvekkilinin zararlarını ne de kendilerinin davalarda savunmak için hiçbir girişimde bulunulmadığını,

müvekkili tarafından ... gemisinin batmasından kaynaklanan dava ve talepler nedeniyle bugüne kadar 221.725 USD, 4.869,69 USD ve 710.105,10 TL harcama yaptığını, davalı şirketin, ... gemisinin batması nedeniyle tekne makina sigortacısından tazminat tahsil ettiğini, fakat müvekkilinden mal kaçırarak ödeme yapmadığını ve bilgi dahi vermediğini, davalı şirket gemi sigorta bedeli alacağının tahsili için İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını ve sigorta şirketinin itirazı üzerine, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan itirazın iptali davasının, 18/10/2017 tarihinde ... Denizcilik lehine sonuçlandığını, mahkeme kararından sonra geminin sigorta şirketi tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...

Esas sayılı dosyasına 11/01/2018 tarihinden 8.255.675,53 TL ve 31/01/2018 tarihinde 2.972.238,35 TL ödendiğini ve bu paranın icra dosyasından davalılar tarafından derhal çekildiğinin öğrenildiğini belirterek müvekkili şirketin 221.725 Euro ile 4.869,39 USD alacaklarının aynen ve fiili ödeme tarihine kadar Devlet Bankalarının 1 yıl vadeli yabancı para mevduatı hesabına ödediği en yüksek faizi ile 710.105,10 TL alacağının temerrüt tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesi ile.

İş bu davadan önce, davacı tarafın çok kereler farklı yollarla, taraflarının alacaklısı olduğu icra dosyasından olan alacaklarının tahsili engellemek amacıyla yargı yoluna başvurduklarını, ancak tüm bu davaların davacı aleyhine sonuçlandığını, davacı taraf son olarak İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/516 D.İş sayılı dosyası ile ihtiyati haciz talep ettiğini ve bu dosyada ret karar verildiğini, İstinaf aşamasından kararın onaylandığını, davada taraflarının muhatabı olmadıklarını, mesnetsiz ve farazi alacaklara dayandırılmış olması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, taraf oldukları her dava dosyasına,

taraflarınca finansal kira bedelinin kendilerine tamamın ödendiğini, sigorta bedeli de dahil olmak üzere, batan gemiden kaynaklanan doğmuş ve doğacak başkaca bir alacak, tahsil ve talep haklarının olmadığını, defalarca sundukları dilekçelerle ikrar ettiklerini, müvekkili ... Denizcilik'in, ...

Finansal Kiralama şirketine doğmuş ve doğacak hiçbir borcu bulunmadığını, geminin batmasından doğan sigorta bedelini tahsil haklarının bulunmadığını, işbu sigorta bedelinin yalnızca taraflarına ait olduğunu, finansal kiralama sözleşmesinin ilgili maddesi ve yine davacının ikrarı ile ihtilafa yer bırakmayacak şekilde sabit olduğunu, Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/560 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından sunulan dilekçede finansal kiralama bedelinin tamamının müvekkili şirket tarafından ödendiğini ve davacı şirketin sigorta şirketinden sigorta tazminatını talep ve tahsil hakkı ve bir ilgisinin kalmadığının belirtildiğini,

İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında, borçlu sigorta şirketinden taraflarına yapılan tahsilatta, davacının hiçbir alacak ve talep hakkı bulunmadığı defalarca ikrar edilmiş olmasına rağmen, halihazırda bu alacak üzerinde kötüniyetli olarak hak talep etmeye çalışıldığını, davacının dilekçesinde yalnızca davacının taraf olduğu,

henüz kesinleşmemiş ve çoğu sonuçlanmamış, aleyhlerine hüküm verileceği dahi belli olmayan davalar olduğunu, aleyhlerinde hüküm kurulması halinde dahi taraflarından hiçbir talep haklarının olamayacağını, bizzat davacı tarafından, muhtelif zamanlarda ilgili mahkemelere sunulan dilekçelerle sabit olduğunu, yine dava dilekçelerinde ikrar edilen, salt tarafı olmadıkları davalarda yaptıkları yargılama giderleri, noter masrafları, seyahat ve konaklama giderleri, yedikleri yemek bedeli ve muhtelif giderlerden oluşan, taraflarının kati suretle muhatabı olamayacağı kalemleri tahsil etmek amacıyla,

kötüniyetli ve mesnetsiz olarak dava ikame edildiğini, davacının dava dilekçesini dayandırdığı iddialar, varsayımsal ve kurgusal, yasal delillere dayanmayan beyanatlar olmaktan ileri gidemeyeceğini, iddialarının tek biri için dahi, taraflarına husumet yönelttikleri bir dava açmadıkları gibi, yasal bir hakları olmadığını bildiklerinden, bu hususlarda herhangi bir talepte de bulunmadıklarını, Davacının finansal kiralama şirketi olmasına rağmen, bu usulsüz fatura adı altındaki işlemleri ve sair usulsüz işlemleri sonucu talep ettiği bu tutarların, farazi olarak yaratıldığını ve taraflarına yansıtılmaya çalışılan tutarlar olması,

gönderilen mesnetsiz fatura adı altındaki belgelerde faturalandırılmaya çalışılan alacağın mahiyetinin dahi belirtilememesi, tek başına dahi işbu davadaki taleplerin ne denli hukuki dayanaktan yoksun olduğunun kanıtı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI

".... Davacının geminin batmış olması nedeniyle malik sıfatıyla muhatap kaldığı davalara yaptığı masraf ve harcamaların rücuen tazminini talep ettiği, batma olayında davalı şirketin bir kusuru bulunmadığının İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/593 Esas sayılı dosyasında tespit edildiği, buna göre davacının bu yargılama masraflarını Borçlar hukukunun genel hükümlerine göre davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığı,

kiralananın tam hasara uğramasında kusuru bulunmayan davalı kiracıdan TBK.nın 112.maddesi uyarınca tazminat istenemeyeceği, halihazırda davacının aleyhine verilmiş bir hüküm ve üçüncü kişilere ödediği bir tazminat olmadığına göre, bu aşamada davacının davalıdan talep edebileceği bir alacağının bulunmadığı,

Usul hükümlerine göre bir dava için yapılan giderlerin o davada talep edilebileceği ve hüküm altına alınabileceği, davacının kendisine yöneltilen davalarda haklı çıkması durumunda, yaptığı yargılama giderlerini davanın karşı tarafından tahsil etme imkanın olacağı, Vekalet ücretinin, yargılama giderlerinin ve diğer giderlerin ilgisi bulunduğu asıl davada veya takipte hüküm altına alınması gerektiği,

asıl davanın kesinleşmesinden sonra o davaya ilişkin yargılama giderleri ayrı bir dava konusu yapılamayacağı gibi henüz devam eden ve ne şekilde sonuçlanacağı bilinmeyen davalar için yapılan masrafların ayrı bir davada talep edilmesinin mümkün olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine..." şeklinde karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davacı vekili istinaf isteminde.

Uyuşmazlığın, Müvekkili şirketin maliki olduğu ... gemisinin, Finansal Kiracı ve Davalı ... tarafından işletildiği sırada batmasından kaynaklı olarak Müvekkil aleyhine açılan davalar nedeniyle Müvekkil Şirket'in yapmış olduğu vekalet ücretleri ve yargılama masrafları, Noter masrafları, tercüme giderleri, yurt dışı seyahat ve konaklama giderleri ve sair masraflar harcamalar karşılığı olan 221.725,00-€, 4.869,39-ABD Doları ve 710.105,10-TL'nin davalılardan tahsili talebine ilişkin olduğunu, Bu harcama kalemlerinin tamamının dava dilekçesi ekinde yer alan Excell tablosunda sıralanmış ve tevsik edilen belgeler (makbuz, dekont,

fatura gibi) delil olarak dosyaya sunulmuş Olduğunu, Bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini, dosyada 4 adet rapor olduğunu, 3 adet bilirkişi raporu uyarınca. Gemi İşletme Müteahhidi sıfatıyla, Davalı ... Ltd.

Şti.'nin ... içerisindeki yük ile birlikte batmış olmasından kaynaklanan yük zararları ve gemi enkazının çıkarılması masraflarından doğan borcun borçlusu ve sorumlusu olduğu, Davacının gemi enkazının kaldırılmasından kaynaklı zararları tazmin etmesi halinde huzurdaki davaya konu edilen masraflar da dahil, ödemiş olduğu bedelleri; borcun asıl borçlusu davalı ... San. Tic. Ltd.

Şti.'den talep edebileceği, diğer davalıların da şirkete kefil olmalarından kaynaklı olarak sorumluluklarının bulunacağı, Dolayısıyla Müvekkil Şirket'in, Davalılardan 221.725,00 € ve 4.869,29 ABD Doları alacaklı olduğu hususları tespit edildiğini, Yalnızca 710.105,10-TL'lik alacak talebimizin, İngiltere ve Romanya'da açılan davalardaki taleplerden kaynaklandığı ve alacağın bu davaların sonucunda talep edilebilir hale geleceğini düşündüklerinden, bu tutarı hesaplamaya dahil etmediklerini, bu alacağın İngiltere ve Romanya'da süren davaların sonucunda hükmedilecek alacaklardan olmadığı,

tıpkı Euro ve USD cinsinden olan alacaklarda olduğu gibi İngiltere ve Romanya'da süren davalarda Müvekkili şirketin temsili için yapılan hukuki masraf, Avukatlık ücreti, Noter ve tercüme giderleri gibi dava takip masraflarına ilişkin genel alacaklar olduğu açıklandığını, 27/06/2022 tarihli bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, itirazların mahkemece dikkate alınmadığını, Bilirkişi raporunda önce kefalet ve tazminat talebi yönünden değerlendirmeler yapılmış ve "geminin batmasında davalı şirket'in bir kusuru bulunmadığından,

kiralananın tam hasara uğramasında kusuru bulunmayan davalı kiracıdan TBK m.112 uyarınca tazminat istenemeyeceği" kanaatine varıldığını ancak huzurdaki davanın konusu, geminin batması ve bu şekilde tam hasara uğramasından kaynaklanan zararın tazmini olmadığını, finansal kiralama konusu geminin batması sonrasında, geminin kuru mülkiyetine sahip bulunan Müvekkiline yöneltilen davalar nedeniyle yapılan harcamaların Finansal Kiracı'dan tazminine ilişkin olup BK genel hükümlerine değil, öncelikle Finansal Kiralama Kanunu ve taraflar arasındaki Finansal Kiralama Sözleşmesi'ne dayandığını,

Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca: “Kiralananın kullanılması ve işletilmesi sırasında her cins nitelik ve deredeki hasar ve zarardan doğan bütün sorumluluk tamamen kiracıya ait olup Motorlu Taşıtlarda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen anlamda işletendir ve motorlu taşıtın cana, mala, eşya, çevre ve doğaya verdiği her türlü zarar ve hasardan doğrudan doğruya sorumludur.

Herhangi bir şekilde Kiralayan’ın zarardan sorumlu tutulması halinde Kiracı ve/veya Kefillere rücu hakkı saklıdır.” Geminin işletilmesi sırasında meydana gelen bu zararların tamamından doğrudan doğruya Davalının sorumlu olacağını ve kusur aranmadığını, Açılan davalar sonucu tazminata mahkum edilmesi halinde davalılara rücu imkanı olduğu kabul edilen Müvekkilinin, bu davalarda savunma yapmak ve ödenebilecek tazminatı ortadan kaldırmak veya azaltmak için maruz kaldığı giderleri talep hakkı evleviyetle bulunduğunu,

hatalı rapora dayalı olarak davanın reddine karar verilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını davanın kabulünü talep etmiştir.

İNCELEME -Taraflar arasındaki finansal kiralama sözleşmesine göre davacı şirketin finansal kiraya veren, davalı şirketin finansal kiracı, diğer davalıların finansal kiralamada müteselsil kefil olarak yer aldıkları anlaşılmıştır. -Davacının iddiasının dayanağı olan 6. Madde.

“Kiralananın kullanılması ve işletilmesi sırasında her cins nitelik ve deredeki hasar ve zarardan doğan bütün sorumluluk tamamen kiracıya ait olup Motorlu Taşıtlarda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda belirtilen anlamda işletendir ve motorlu taşıtın cana, mala, eşya, çevre ve doğaya verdiği her türlü zarar ve hasardan doğrudan doğruya sorumludur.

Herhangi bir şekilde Kiralayan’ın zarardan sorumlu tutulması halinde Kiracı ve/veya Kefillere rücu hakkı saklıdır.” şeklindedir. -İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/10/2017 tarih ve 2015/593 Esas, 2017/317 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; bu davanın davalısı .... tarafından ... aleyhine "...dy" isimli geminin tekne ve makine rizikolarına karşı davalı şirket tarafından sigortalandığını, geminin Köstence limanında batarak zayi olduğundan sigorta bedelinin ödenmesi için yapılan icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle itirazın iptali davası açıldığı, davanın kısmen kabulüne karar verildiği,

kararın kesinleştiği, bu kararın gerekçesinde; bu davanın davacısı ...'nun Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/560 Esas sayılı dosyasına vekilleri tarafından verilen dilekçe "..." gemisi ile ilgili finansal kiralama bedelinin tamamının tahsil edildiği, bu nedenle finansal kiralama şirketinin sözleşmenin 20. maddesine göre sigorta şirketinden sigorta tazminatı talep ve tahsil hakkının ortadan kalktığının beyan edildiğinin görüldüğü, bu durumda teknenin mülkiyetinin finansal kiracı ...

Denizciliğe geçmiş olması nedeniyle sigorta tazminatı talep etme hakkın bu şirkette olduğu, bu nedenle aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun belirtildiği, yine gerekçede; gemiye ait tüm belge ve sertifikaların güncel ve geçerli olduğu, yükleme işlemlerinin yetkili denetimciler nezaretinde yapıldığı ve olumsuz bir durum tespit edilememiş olması nedeniyle geminin limandan ayrılmasına müsaade edildiği, geminin yükleme öncesi işleminde yükleme yapıldığı sırada ve seyre çıkmadan önce sahip olması gereken asgari yeterliliğe sahip olduğu, GM değerinin yetersizliğine ilişkin geçerli bir delil ya da bulgunun dosya kapsamında yer almadığı,

geminin seyrine başladıktan sonra yan batmaya başladığı zamandan batmasına kadar geçen sürenin yaklaşık 9 saat sürmüş olması ve teknik bilirkişiler tarafından yapılan değerlendirmeye göre batma olayının geminin ambarında yükleme sırasında veya sonrasında meydana gelen bir delinme hadisesi sonucu geminin yavaş yavaş su almasına bağlı olarak gerçekleşmiş olabileceği kanaatine varıldığı,

tekne sigortası genel şartlarının 7.maddesindeki düzenlemede yer alan taahhütlerini, sigortalının ihlal ettiği hususunun sigorta şirketi tarafından ispatlanmamış olduğundan davalı sigorta şirketinin teminat limiti tutarında zayi olan tekne bedelinden sorumlu olduğunun kabul edildiğinin belirtildiği görülmüştür. -Dosyada 2 ayrı bilirkişi heyetinden rapor alınmış olup 1.heyet kök raporunda davacının defter incelemesine dair tespitlere yer vererek rapor tanzimi için deniz ticareti alanında uzman bilikişinin heyete eklenmesi gerektiği yönünde görüş bildirmişlerdir. -Bilirkişiler Deniz ticareti ve sigorta hukuku öğr üyesi Doç.

Dr. ..., emekli banka müdürü ..., borçlar hukukçusu Prof. Dr. ... ve Öğr. Görevlisi ...

10/05/2021 tarihli raporlarında ise; davacı tarafın iddia ettiği diğer masrafların açılmış ve henüz sonuçlanmamış davalardan kaynaklı olması ve bu davaların da henüz davacının iddiası yönünde sonuçlanmamış olması, daha açık ifadeyle işbu davaların sonucuna göre söz konusu taleplerin değerlendirilmesi gerekeceği, Davacı ...nin finansal kiralayan ve donatan sıfatı bulunmayan gemi maliki iken, davalılardan ... Sanayi Tic. Ltd.

Şti. ise finansal kiracı ve gemi işletme müteahhidi sıfatını haiz olduğunu, Gemi işletme müteahhidi sıfatı ile davalı ... Sanayi Tic. Ltd.

Şti.’nin ... gemisinin içindeki yük ile birlikte batmış olmasından kaynaklanan yük zararları ve gemi enkazının çıkarılması masraflarından doğan borcun borçlusu ve sorumlusu olduğunu, buna karşılık davacının ise, özellikle gemi enkazının kaldırılmasından kaynaklı borçtan sorumluluğunun bulunduğunu, Davacının söz konusu zararları tazmin etmesi ihtimalinde (ki dosyadaki bilgilerden anlaşıldığı üzere, henüz bu manada bir tazmin söz konusu değildir) ise, huzurdaki davaya konu edilen masraflar da dahil, ödemiş olduğu bedel için işbu borcun asıl borçlusu davalı ...

Sanayi Tic. Ltd. Şti.’ye rücu edebileceğini, diğer davalıların da, işbu şirkete kefil olmalarından kaynaklı olarak sorumluluklarının bulunacağını belirtmişlerdir. -Bilirkişiler Doç. Dr. ..., ..., Prof. Dr. ... ve Öğr. Görevlisi ...

01/12/2021 tarihli ek raporlarında; dosyanın tekrar incelemesinde, davacı taraf ek raporlarında değerlendirilmesi yapılan hususlardan farklı olarak, ... gemisinin batması nedeniyle üzerinde kanuni rehin hakkı uygulanacak bir eşya kalmadığını, geminin batması ile kanuni rehin hakkı uyarınca müvekkili şirketin sorumluluğunun da kalmadığını ifade ettiğini, Dolayısıyla davacı itirazları raporda sadece bu açıdan irdelendiğini, buna göre 6762 sayılı TTK’da gemi alacaklısı hakkı ile teminat altına alınan,

kök raporda da davacının sorumlu olduğu değerlendirilen enkaz kaldırma masrafları sebebiyle sorumluluğunun niteliğinin sınırlı ayni olduğunu ifade etmek gerektiğini, Zira gerçekten söz konusu borçtan (gemi alacaklısı hakkı) ötürü malik, eski TTK m 1236 uyarınca, doktrinde deniz serveti olarak ifade edilen, gemi ve teferruatı ile bunların yerine geçen (surrogat) değerlerden sorumlu olduğunu, Sınırlı ayni sorumluluk niteliği sebebiyle, söz konusu deniz servetinin ortadan kalkması ve bunun yerine bir değerin de geçmemesi halinde ilgilisinin sorumluluğunun kural olarak sona erdiğini, dolayısıyla gerçekten,

davaya konu geminin zayi olması sebebiyle, malik sıfatı ile sorumluluğu söz konusu olan davacının, gemi alacaklısı hakkı niteliğindeki enkaz kaldırma masraflarından sorumluluğunun da sona erdiği söylenebileceğini, davacının avukatlık ve benzeri masraf talepleri için davaların sonucuna göre söz konusu taleplerin değerlendirilmesi gerekeceğini, davalı ile davacı arasındaki huzurdaki davaya konu talebin, finansal kiralama sözleşmesinden daha çok deniz ticaretinin gemi işletme müteahhidinin ve gemi malikinin (gemi alacaklısı hakkından kaynaklanan) sorumluluğuna yönelik olması münasebetiyle,

meselenin bu bağlamda değerlendirilmesi gerekeceğini bu sebeple taraflar arasındaki finansal kiralama ilişkisinin dava konusu uyuşmazlık açısından, davaya konu sorumluluğa tesir edici bir etkisinin olmadığını, davalı tarafın ... ve diğer bir sorumluluk sigortası yaptırmış olmasının, alacaklısına karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, bu sebeple söz konusu hususta bir değerlendirme yapılmasına da gerek olmadığını, ...

Denizciliğin gemi işletme müteahhidi, diğer davalıların ise kefil sıfatı ile sorumlu olacakları ve husumet ehliyetlerini haiz oldukları kök ve ek raporda değerlendirildiğini, bu ek rapor esnasında söz konusu değerlendirmeyi değiştirmeyi gerektirir bir husus bulunmadığını belirtmişlerdir. -2.bilirkişi heyetinde bilirkişiler Medeni hukuk ana bilim dalı öğr üyesi Prof. Dr. ..., Ticaret Hukuku öğretim üyesi Doç. Dr. ..., sigorta hukuku uzmanı ... ve mali müşavir ...

27/06/2022 tarihli raporlarında; uyuşmazlığın davacının geminin batmış olması nedeniyle malik sıfatıyla muhatap kaldığı davalara yaptığı masraf ve harcamaların rücuen tazminine ilişkin olduğu, batma olayında davalının bir kusuru bulunmadığının İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/593 Esas sayılı dosyasında tespit edildiği,

buna göre davacının bu yargılama masraflarını borçlar hukukunun genel hükümlerine göre davalıdan talep etmesinin mümkün olmadığını, kiralananın tam hasara uğramasında kusuru bulunmayan davalı kiracıdan TBK.nın 112.maddesi uyarınca tazminat istenemeyeceğini, halihazırda davacının aleyhine verilmiş bir hüküm ve üçüncü kişilere ödediği bir tazminat olmadığına göre, davacının 6.maddeye dayanarak davalıdan talep edebileceği bir alacak bulunmadığını, davacının kendisine yöneltilen davalarda haklı çıkması durumunda, yaptığı yargılama giderlerinin bir kısmını davanın karşı tarafından tahsil etme imkanı da olacağının dikkate alınması gerektiğini,

aksi durumda karar verilir de davacı tazminata mahkum edilirse, finansal kiralama sözleşmesi uyarınca davalı kiracıya rücu imkanı doğacağını, bunun dışında sözleşmede davacının hasar sebebiyle muhatap bırakılacağı davalar için yapacağı masraf ve yargılama giderlerini davalıdan rücuen isteyebileceğine dair bir düzenleme ve kabul yer almadığını, sonuç olarak davacının bu masrafları davalıdan talep edemeyeceğini, Kefaletin 818 sayılı BK'da öngörülen geçerlilik koşuluna uygun kurulduğunu ve sözleşmenin 23.maddesi uyarınca davacının,

kiracının sorumlu olacağı tazminat ve ödemeler için kefalet miktarı kadar diğer davalı kefillere de başvurmasının mümkün olduğunu, ancak huzurdaki davada gelinen aşama itibariyle davalı kiracının sorumluluğuna başvurulması mümkün görülmediğinden kefillerin de sorumlu tutulabileceği bir alacağın bulunmadığını, Deniz ticaret ve sigorta yönünden; ...'nin malik ve ...

Denizcilik'in işleten olduğu, tekne ve ... poliçelerinde her ikisinin de müşterek sigortalı oldukları, geminin batmasıyla ilgili olarak zarar gören üçüncü kişilerin açtıkları davalarda sorumluluğun ... Denizcilik'e ait olduğu, fakat bazı sorumluluk kalemleri bakımından ...'nin de doğrudan veya müteselsilen sorumlu tutulabileceği, Tekne Poliçesin'den, riziko'nun gerçekleşmesinden sonra davalı Kiracı, ...

Denizcili'ğe yapılan ödemenin, davacı tarafından verilen onay sonucu yapıldığı anlaşıldığını, Talep edilen kalemlerin sebepleri bakımından iyi açıklanmadıklarını, Yük sahipleri tarafından açıldığı ileri sürülen 1.259.995,08- USD bedelli dava için yapılan talebin ispat edilmediği ve haksız göründüğü, buna ilişkin tutarın ne kadar olduğunun da gösterilmediği, varsa talep edilen tutardan ayıklanması gerektiği, ... kulübü tarafından açılan davada dört kalem istendiği,

680.000,00- USD'lik yük taleplerinin başarı şansı düşük, 185.000,00- USD'lik bunker kaleminin oldukça riskli, 500.000,00- USD * 185.000,00- USD'lik diğer iki kaleminse izaha muhtaç talepler olduklarını, Romen kamu idaresi tarafından açıldığı ileri sürülen davanın da oldukça riskli bir talep olmakla beraber izaha muhtaç olduğu ve bu haliyle soyut anlatımdan ibaret kaldığı,

dolayısıyla varsa talep edilen tutardan ayıklanması gerektiği, Toplam 221.725,00- EUR * 4.869,39- USD* 710.105,10- TL talep edildiği halde, (... kulübünün açtığı davaya ait 179.063,86- GBP avukatlık ücreti dışında) hangi masraf kaleminin hangi dava için istendiğinin gösterilmediğini, halbuki her kalemin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiği ve bunların nitelikleri gereği ticari defterlerle ispata uygun görünmedikleri, ...'ye karşı açılan davaların aleyhe sonuçlanıp sonuçlanmayacağı ve yargılama masraflarının, nasıl paylaştırılacağının henüz belli olmadığı, fakat ...

Denizcilik'inde kendi sorumluluğu ilgili olan bu davaları savunmadığı, dolayısıyla bu aşamada dava açmakta hukuki yarar olup olmadığının Mahkemenin takdirinde olduğunu belirtmişlerdir.

GEREKÇE Dava, alacak istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.

Taraflar arasında finansal kiralama sözleşmesi akdedildiği sabit olup davacı şirket, finansal kiralama sözleşmesine konu geminin batmasından kaynaklanan dava ve talepler nedeni ile. 221.725Euro, 4.869,39 USD, 710.105,00TL harcama yaptığını, avukatlık ücreti, dava takip giderleri, noter masrafları, tercüme giderleri, yurt dışı seyahat ve konaklama giderleri ve muhtelif giderlerden oluşan bu masrafların davalılardan tahsili gerektiğini ileri sürmüştür.

Somut uyuşmazlıkta; davacı talebini, Londra'da açılan ancak husumet nedeni ile reddedilen davaya, Londra'da derdest olan ve müvekkili aleyhine karar verilmesi muhtemel olan davada savunma nedeni ile tayin edilen İngiliz avukatlara yapılan ödemelere ve Romanya'da liman işletmesinin açtığı davalar nedeni ile yapılan hukuki masraflara dayandırmış ise de, mahkemenin kararında yerinde olarak belirtildiği üzere,

davacı yanca sunulan delillere göre yabancı mahkemeler tarafından davacı aleyhine verilmiş kesinleşmiş bir hüküm olmadığı gibi yurt dışındaki davalar ile ilgili yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin ilgili olduğu davaların sonunda hüküm altına alınacağı, İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/593 E sayılı dosyasında batma olayında davalı şirketin kusuru olmadığının tespit edildiği, dosyada alınan ilk raporda davacının kendi defter incelemesindeki kayıtlara göre alacak tespiti yapıldığı,

1.heyetin ek raporunda da bu hususa değinilerek davacının iddiasının henüz hükme bağlanmamış davaların sonucuna göre değerlendirilebileceğinin açıklandığı, 2.rapor ile 1. raporun bu yönde çelişmediği, neticeten hukuki değerlendirmenin de mahkemece yapıldığı dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık görülmemiş, davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 247,70-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.26/09/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/201, K. 2024/1401, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Tarafların İddia Ve Savunmalarının Özeti
  5. Dava
  6. Cevap
  7. İlk Derece Mahkemesinin Kararı
  8. İstinaf İstemi
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/201
Karar No
2024/1401
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/201 K.2024/539
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/201 K.2024/793
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/202 K.2024/674
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/203 K.2024/767
  • İstanbul 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2023/203 K.2024/162
  • Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/204 K.2024/678

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.