KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2024
- Dosya no
- 2023/365 Esas
- Karar no
- 2024/1786
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2022
- Numarası
- 2021/532 Esas, 2022/230 Karar
- Asıl davanın konusu
- Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan
- Karşı davanın konusu
- Endüstriyel Tasarımın Hükümsüzlüğü
Karar Metni
1.339 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
ASIL DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasının Türkiye’de sektörün lideri haline gelmiş bir marka olduğunu, müvekkili şirketin, ... markasıyla iç pazarda yaklaşık 1800 noktada, dünya pazarında ise yaklaşık 25 ülkede satış yaptığını, müvekkilinin kaliteli ürünleri ve tanınmış markasıyla temayüz ettiğini, müvekkilinin dava konusu ürünler dahil birçok ürününde kullandığı markasının tanınmışlığına ilişkin belgesi olduğunu, müvekkiline ait tescilli ürünlerin taklitlerinin piyasaya sunulduğunun tespit edildiğini,
davalı hakkında Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2021/54 D.İş sayılı dosyasıyla delil tespiti yaptırıldığını, bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile huzurdaki dava konusu olan terlik ve sandaletlerin müvekkilinin tescilli tasarımı ile birebir aynı, ayırt edilemeyecek derecede benzer ve tüketiciyi yanıltıcı nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varıldığını, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 2021/21115 soruşturma sayılı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı tarafın bu davranışlarının ayrıca haksız rekabet koşullarını da oluşturduğunu, açıklanan nedenlerle, davalının,
müvekkiline ait tasarım hakkına tecavüz fiillerinin tespitini ve durdurulmasını, tasarım hakkına tecavüzün giderilmesini, HMK’nun 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası niteliğinde olarak ileride tespit edilecek zarar miktarı üzerinden davanın ikame edilmesi hakları saklı kalmak üzere şimdilik maddi tazminat olarak.
1.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi zarar olmak üzere toplam 6.000TL tazminatın, haksız rekabet tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsilini, tasarım hakkına tecavüz teşkil eden ürünlerde taklit terlik ve sandalet tabanının ürünlerden terkinini, bu mümkün olmaz ise taklit ürünlerin tabanını içeren dava konusu ürünlerin imhasını, davalı aleyhine verilen mahkeme kararının, masrafları davalıdan karşılanarak, ilgililere tebliğ edilmesini ve kamuya yayın yoluyla duyurulmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin Türkiye’de ve 38 ülkede patentli "Solariz" markası ile tanınmakta olduğunu, davacının tasarımının yeni bir tasarım olmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, söz konusu ürünün yıllarca piyasada olan bir ürün olduğunu, davacıya özgü bir tasarımın söz konusu olmadığını, müvekkili tarafından söz konusu tasarıma tecavüz edildiği iddiası ile dava açılmasının da hukuken korunabilir nitelikte olmadığını,
müvekkili tarafından söz konusu tasarıma hiçbir tecavüzde bulunulmadığı gibi ürünün/tasarımın hiçbir suretle müvekkili tarafından satışının yapılmadığını, davacı tarafından tescili sağlanan ürünün müvekkili tarafından hiçbir şekilde üretilmediğini, satılmadığını, haksız ve hukuka aykırı olarak kullanılmamış olduğunu ve davacının tesciline hiçbir tecavüzde bulunulmamış olmasının yanında söz konusu ürünün yıllarca piyasada olan ve çeşitli firmalarca kamuya sunulmuş ürün ve ürünlerden yalnızca biri olduğunu, dolayısıyla davacının davasında hukuken korunabilir hiçbir nitelik bulunmadığını, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini,
davacı tarafça yapılan tescilin açıkça hak gaspı olduğunu, ilgili tasarımın kamuya sunulmuş ve kamuya mal olmuş bir ürün olduğunu, bu nedenle de davanın reddi gerektiğini, karşı davalarının kabulü ile davacının ... sayılı tescilinin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
KARŞI DAVAYA CEVAP
Davacı-karşı davalı vekili karşı davaya cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin 6100 sayılı yasanın 119 ve 114.maddesinde belirlenen hususlarda eksiklik içermesçesi ile, dava dilekçesinin 6100 sayılı yasanın 119 ve 114.maddesinde belirlenen hususlarda eksiklik içermesi nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına hükmedilmesini talep ettiklerini, iddia edilen her vakanın hangi delille ispat edileceğinin açıkça yazılmadığını, dayanılan hukuki sebeplerin yazılmadığını, karşı davacının hukuka aykırı olarak açmış olduğu haksız ve mesnetsiz davanın reddi gerektiğini,
müvekkilinin dava konusu tescilli terlik ve sandaletlerde her türlü tasarım hakkına sahip olduğunu, davalı tarafın ,müvekkilinin hukuka uygun şekilde tescil edilmiş olan tasarımlarına ilişkin kanundan doğan hukuki hakkını korumaya çalışmasına engel olmaya çalıştığını, karşı davacının davasında, tasarımların müvekkiline ait olmadığından ve müvekkilinin tescilli tasarımının yeni ve ayırt edicilik unsuru bulunmadığı iddiasında bulunduğunu, ancak iddiasını hiçbir delil ile ispat edemediğini, müvekkili şirketin tescilli tasarımlarının hukuka uygun şekilde yapıldığını, tescil yayımına itiraz edilmediğini, hem yayına itiraz etmeyip,
hem tasarım tescilinin üzerinden 2 yıl gibi bir zaman geçtikten sonra hükümsüzlük talebinde bulunulmasının davalı/karşı davacının kötüniyetli olduğunu ortaya koyduğunu, açıklanan nedenlerle, hukuki dayanaktan yoksun davanın öncelikle usulden reddine, esasa girilmesi durumunda açıkladıkları tüm hususlar doğrultusunda kötüniyetli, haksız ve hukuka aykırı açılmış karşı davanın reddi ile haklı davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Bakırköy 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarih ve 2021/532 Esas - 2022/230 Karar sayılı kararıyla; "...Bilirkişilerce yenilik unsuru bakımından re'sen araştırma yükümlülüğü çerçevesinde bulunan ve incelenen 30/07/2017 tarihli ürün görseli ile davacı-karşı davalıya ait 2019/07459-1 numaralı tasarımın tüm ögelerinin benzer biçim, oran, yerleşim ve yüzey özelliklerine sahip olduğu, bilgilenmiş kullanıcı gözünde, tasarımların bütüncül algısında benzer olarak algılandıkları ve farklılıkların küçük ayrıntı düzeyinde kaldığı,
bu itibarla, karşı davalıya ait tasarımın yenilik niteliğine haiz olmadığı ve hükümsüzlük koşullarının oluştuğu kanaatine ulaşılmıştır. Yenilik ve ayırdedicilik kriterini karşılayamayan davacı/birleşen dosya davalı tasarımının hükümsüzlüğü davasının kabulü nedeniyle, söz konusu hükümsüzlük kararının geçmişe etkili mahiyeti nazara alınarak asıl davadaki aynı tasarımdan doğan haklara tecavüzün tespiti ve tazminat talebine yönelik davanın reddine " karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı - karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde. Mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporunda "...
Taban- "..." marka kutulu ve etiketli sandalet ürününün ... tescil no'lu sandalet ürünü ile küçük farklar dışında birebir benzer nitelikte olduğu, benzerliğin ortalama tüketici nezdinde karıştırılmaya sebebiyet verebilecek nitelikte olduğu, benzerliği tespit edilen ürünlerin "www....com.tr" internet sitesinde ticari olarak satışının yapıldığı tespit edildiğini, davacı/ karşı davalı tarafa ait ... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafa tespit edilen ürün görseli arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerinde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığı,
bu sebep ile benzer olarak algılandırı sonucuna varıldığını, Değişik İş dosyasında bulunan rapor ve Mahkeme tarafından alınan Bilirkişi Raporunun eşdeğer olduğunu, Müvekkiline ait... numaralı tasarım tescili ile davalı tarafın tespit edilen ürünleri arasında bilgilenmiş kullanıcı üzerimnde yarattığı genel izlenimde belirgin farklılıklar bulunmadığının her iki raporda da tespit edildiğini, tasarıma tecavüz sabit olduğundan tazminat incelemesi yapılması gerektiğini, bu hususta ek rapor talebinin reddedilmesinin hatalı olduğunu, Karşı dava bakımından;
davalı/karşı davacı iddiasını hiçbir delil ile ispatlayamadığını, Söz konusu tasarımların genel karakteri, form yapısı, taban kısımları ve bu yapının aldığı biçimsel ve teknik detayları farklı olduğunu, küçük değişikliklerin dahi özgünlük için önem arz ettiğini, sadece tasarımın çizgi ve şekline değil aynı zamanda o tasarımın rengi, dokunuşu ve malzemesine de bakılacağını, ... tescilli terlik tasarımları incelendiğinde kalite ve malzeme farkı da, genel görünüş itibariyle dahi oldukça belirgin olduğunu ve bazen bir tasarımda çok küçük farklılıklar bile kullanıcı açısından önemli bir değişiklik olarak algılanabileceğini,
Ayırt edici niteliğin değerlendirilmesinde, tasarımcının tasarımı geliştirmede sahip olduğu seçenek özgürlüğünün derecesi dikkate alınacağını, dava dilekçesinde talep edilen tazminat hesaplanmasının yapılmaması ve gerekçeli kararda gerekçe oluşturabilecek herhangi bir değerlendirmenin ve gerekçenin yazılmamış olması hukuka aykırı olduğunu, yetersiz deliller ile karşı davanın kabul edildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE Asıl dava, ... numaralı tasarıma tecavüzün tespiti, meni refi ile maddi manevi tazminat istemine ilişkindir. Karşı dava ise, ... numaralı tasarımın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece alınan ve dairemizce de yeterli görülen bilirkişi heyeti raporunda tasarımın başvuru tarihi itibarı ile yenilik ve ayırt edicilik özelliklerine sahip olmadığı tespit edilmiş olmakla karşı davanın kabulü yerinde olduğu gibi, hükümsüzlük kararı geriye etkili olacağından tasarıma tecavüz iddiasına dayalı asıl davanın da bu nedenle reddinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, davacı-karşı davalı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/365, K. 2024/1786, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama