KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2024
- Dosya no
- 2023/55 Esas
- Karar no
- 2024/1102
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 18/07/2022
- Numarası
- 2021/140 Esas - 2022/92 Karar
- Dava
- Endüstriyel Tasarım (Maddi Tazminat İstemli)|Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Ref'i İstemli)|Endüstriyel Tasarım (Manevi Tazminat İstemli
- Dava tarihi
- 06/08/2018
Karar Metni
2.003 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı - karşı davalı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili şirketin uzun yıllardır bayan giyim tekstil alanında faaliyet gösterdiğini, 05.02.2018 tescil tarihli ve ... tescil numarası ile 9 ve 2 numaralı ürünlerinin tasarımın ve 19.02.2018 tescil tarihli ... tescilli 2 numaralı ürünün tasarımının münhasır hak sahibi olduğunu, davalı tarafından müvekkilinin tescilli tasarımları ile iltibas yaratacak derecede birebir benzeyen ürünlerin, müvekkili tarafından bir hak tanınmaksızın veya arada herhangi bir lisans sözleşmesi olmaksızın üretilmekte ve/veya toptan ve perakende olarak satıldığını, davalı tarafından yapılan bu eylemlerin,
müvekkillinin tescilli tasarımından doğan sınai haklarına tecavüz etmekle kalmayıp haksız rekabete de yol açtığını, tespit amacı ile İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2018/98 D.
İş, 2018/94 Karar sayılı dosyasında davaya konu müvekkile ait tescilli tasarımlara benzeyen toplam 55 adet taklit ürünün bulunduğu ve satışının yapıldığının tespit edildiğini, davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile müvekkiline ait tescilli tasarıma yönelik fiilin tecavüz olup olmadığının tespitini, muhtemel tecavüzün önlenmesini, tecavüz fiillerinin durdurulmasını, tecavüzün kaldırılması ile fazlaya dair haklarının saklı kalması kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi zararın tazminini,
tecavüzün devamını önlemek üzere tedbirlerin alınmasını özellikle masrafları tecavüz edene ait olmak üzere ele geçirilen ürünlerin imhasını, haklı bir sebebin veya menfaatin bulunduğu kabul edilerek masrafları karşı tarafa ait olmak üzere kesinleşen kararın günlük gazete veya benzeri vasıtalarla tamamen veya özel olarak ilan edilmesi veya ilgililere tebliğ edilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP ve KARŞI DAVA: Davalı - karşı davacı vekili cevap dilekçesinde özetle: müvekkillinin 07.06.2018 tarihli delil tespitinde de belirtildiği üzere 2018 00740/2 numaralı nakışlı modelin müvekkili tarafından değil başka bir firma tarafından üretildiğini, müvekkilinin bu ürünün sadece satışını gerçekleştirdiğini, bu nedenle müvekkiline yöneltilen husumetin yersiz olduğunu, 02.01.2018 tescil tarihli ve ... numaralı tasarım açısından ürünün davacı tarafından 05.02.2018 tarihinde tescil ettirildiğini, ürünün tescil tarihinden önce piyasada mevcut olduğunu, ürünün yeni bir tasarım olmadığını ve bu nedenle tasarımının korunmasının yersiz olduğunu,
yapılacak inceleme ile söz konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığının, harcıalem ürünler olduğunun anlaşılacağını, söz konusu tasarımların yeni ve ayırt edici olmadığından hükümsüzlük şartlarının oluştuğunu, maddi zararın kanıtlanmadan tazminat hesabının yapılmasının mümkün olmadığını, dayanaksız tazminat talebinin reddedilmesi gerektiğini, asıl davanın reddine ve karşı davalarının kabulüyle davacı- karşı davalıya ait 2018 00740/9 ve 2018 01106/2 numaralı tasarımın iptaline (hükümsüzlüğüne) bilirkişi tarafından “mutlak yenilik” kriterlerine göre inceleme yapılmasına,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 18/07/2022 tarih ve 2021/140 Esas - 2022/92 Karar sayılı kararıyla; "...TPMK nezdinde ... ve ... numaralı çoklu ETB'nin, davacı- karşı davalı ... Tic. Ltd. Şti. adına tescilli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı-karşı davacının sunduğu instagram sayfalarının, başvuru tarihinden on iki aydan daha öncesine ait olmadığı için davacı-karşı davalının hükümsüzlüğü talep edilen 2018/00740 çoklu 9 sıra numaralı tasarım ile 2018 01106 çoklu 2 sıra numaralı tasarımın yenilik vasfını ortadan kaldırmadıkları, tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin devam ettiği, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul 2. FSHHM'nin 2018/98 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte: Davalı-karşı davacı ... (...) ait işyerinde tespit edilen 6 adet elbisede, davacı-karşı davalıya ait ... çoklu 2 sıra nolu tasarımın ayniyat derecesinde benzerinin kullanıldığı, işyerinde tespit edilen 6 adet elbisede, davacı-karşı davalıya ait ... çoklu 9 sıra nolu tasarımın aynısının kullanıldığı, işyerinde tespit edilen 43 adet elbisede, davacı-karşı davalıya ait ... çoklu 2 sıra nolu tasarımın aynısının kullanıldığı,
davacı-karşı davalının tescilli ... çoklu 2 ve 9, ... çoklu 2 sıra numaralı tasarımları ile davalı-karşı davacının ürün tasarımlarının, benzer tasarımlar olduğu, tasarımlar arasındaki bu benzerliğin, tescilli tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabete yönelik kullanım olduğu kanaatine varıldığından. Davalı eyleminin, TPMK nezdinde davacı adına tescilli tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına karar vermek gerekmiştir.
Davacı maddi tazminat talebini SMK 151/2-b maddesine, yani "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" göre talep etmiştir. Tasarıma tecavüz sayılan fiiller, haksız fiil niteliğinde olduğundan maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği bilinmekle.
Bilirkişi heyetinin maddi tazminat miktarını net olarak belirleyemediğinden, somut olayın özellikleri ve B.K. hükümlerine göre takdiren 55.000,00-TL maddi tazminata hükmedilmesine, fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Yargıtay kararlarında, markaya/tasarıma tecavüz fiilinin varlığında mutlaka uygun bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinin belirtildiği, manevi tazminat miktarının tayininde bu tazminatın bir zenginleşme aracı olması ve hukuka aykırı eylemin yapılmasını istenir hale getirecek aşırı miktarlarda olması kabul edilmemekte, zarara uğrayanda manevi huzuru sağlayacak oranda, tecavüzü yapanda da caydırıcı bir etki bırakacak miktarlarda olmasına özen gösterilmesi gerektiği bilinmekle manevi tazminat talebinin kabulüne, davalı aleyhine 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine." karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı - karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde.
"Asıl davaya ilişkin istinaf nedenlerimiz; mahkeme kararında zaman aşımı def'imize yönelik herhangi bir değerlendirme ve gerekçe bulunmadığını, davacı karşı davalı tarafından talep olunan maddi tazminat isteminin zaman aşımına uğradığını, Dava dilekçesinde davanın kısmi dava olarak açıldığını, davacı ayrıca ıslah yoluna giderek davasını kısmi dava olarak açtığını bir anlamda beyan ettiğini, davanın kısmi dava olarak açılmış olması nedeniyle maddi tazminat talebi zamanaşımına uğradığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini,
Eldeki dava niteliği gereği haksız fiil olduğundan TBK'nın haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanması gerektiğini, Mahkemece TTK'nın haksız rekabete ilişkin zamanaşımı süresi uygulanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu; davacı tarafça müvekkil iş yerinde 07.06.2018 tarihinde İstanbul 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2018/98 D.İŞ sayılı dosyası ile delil tespiti yapılmış olup, yapılan delil tespiti ile davacı haksız fiili, faili, zararı ve zarar ile fiil arasındaki uygun illiyet bağını öğrendiğini ve zaman aşımı süresi bu tarih itibariyle başladığını,
davacının ıslah talebinde bulunduğu 28.09.2021 tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolduğunu,Dava dilekçesinde faiz isteminde bulunulmamış olmasına karşın mahkemece hükmedilen maddi tazminat bakımdan faize hükmedilmemesi gerekirken, delil tespit tarihinden itibaren ticari faize hükmedilmesinin usule aykırı olduğunu, Mahkemece husumet itirazımız dikkate alınmaksızın hüküm kurulduğunu, davaya konu ... numaralı nakışlı model müvekkil tarafından değil başka bir firma tarafından üretildiğini, müvekkilin bu ürünün sadece satıcısı olduğunu, bu nedenle müvekkile husumetin yönetilmesinin mümkün olmadığını,
Mahkemece farklılıklar tespit edilmeksizin yapılan benzerlik incelemesinin hatalı olduğunu, eğer bilirkişilerce tasarımlar tam olarak karşılaştırılmış olsaydı, tasarımların benzer olmadığı aralarında birçok farklılıkların bulunduğu tespit edilebileceğini, Mahkemece davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken, tazminata hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına haiz olmayan, harcı alem basit tasarımlara ilişkin tazminat hesabı yapılmasının mümkün olmadığını, Davacının talep ettiği tazminatların hiçbir dayanağı olmadığını,
maddi zararı kanıtlamadan tazminat hesabı yapılamayacağını, ayrıca tazminat talebinin oldukça fahiş olduğunu,Karşı dava yönünden istinaf nedenlerimiz.
Mahkemece karşı hükümsüzlük davamızın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı eksik inceleme ve değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporlarına dayanılarak karşı davanın reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğunu,Davacı karşı davalının hak iddiasında bulunduğu tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarına haiz olmadığını, tasarımın korunabilmesi için "yeni" olması gerektiğini,Ürünün davacı tarafından 19.02.2018 tarihinde tescil ettirildiğini, sunulan delillerden anlaşılacağı üzere ürün tescil tarihinden önce piyasada mevcut olduğunu, yeni bir tasarım olmadığını ve bu nedenle tasarımın korunmasının yersiz olduğunu,
Mahkemece mutlak yenilik kriterine göre inceleme yapılmış olsaydı, söz konusu tasarımların yani ve ayırt edici olmadığı, harcı alem oldukları tespit edilebilecekken, tespit edilemediğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayalı olduğunu, aldırılan ek raporun da itirazlarını karşılamadığını,Bilirkişiler TPMK tarafından yapılan tescillerin sayısını gerekçe gösterek inceleme yapamadıklarını iddia etmişlerse de, bilirkişilerin yapacağı yenilik ve ayırt edicilik incelemesi sadece TPMK kayıtları üzerinden yapılacak bir inceleme olmadığını,
zira tasarımın tescil tarihinden önce piyasada bulunup bulunmadığını gerek katalog gereksede internet siteleri üzerinden yapabilecekleri bir araştırma olduğunu,Nitekim tarafımızca internet üzerinde yapılan basit bir araştırma ile 5 ayrı internet sitesindeki tasarımların aynılarının satışlarına ilişkin görseller sunulmuş olup;
bilirkişilerce sadece söz konusu internet sitelerindeki görsellerin tasarımlara benzer olduğunun tespit edildiğini, bilirkişilerce re'sen araştırma ilkesi gereğince araştırma yapılmış olsaydı, dava konusu tasarımların tescilden ve hatta 12 aylık dönemden önce piyasada çokça uygulanan, bilinen, tutulan, sıkça üretilen basit ürünler olduğunun tespit edilebileceğini,Kamuya sunmaya ilişkin ispat yükü, hak iddiasında bulunan davacı karşı davalı üzerinde olduğunu,
karşı davaya konu tasarımların tescilden önceki 12 aylık dönemde kamuya arz edildiği davacı karşı davalı tarafından ispatlanamadığını." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava, tasarım haklarına tecavüz tespiti, durdurulması, önlenmesi ve maddi manevi tazminat; karşı dava ise, tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından, "ASIL DAVADA: Davalı eyleminin davacı adına TPMK nezdinde tescilli tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına, -Maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, TBK. 50 ve 51.maddesi hükümlerine göre takdiren 55.000 TL maddi tazminatın tespit tarihi olan 07/06/2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, -Manevi tazminat talebinin kabulüne,10.000 manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
KARŞI DAVADA. Karşı davanın reddine" karar verilmiştir.Hüküm davalı - karşı davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Asıl davada davacı ...
Limited Şirketi, 2018/00740 tescil numarası ile 9 ve 2 numaralı ve 2018/01106 tescilli 2 numaralı tasarımların sahibi olduğunu, davalı ...(...) tarafından tasarımının izinsiz üretilip satışa sunulduğunu beyanla tasarımına yönelik tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ile maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Karşı davada ise, davalı-karşı davacı ...(...) tarafından, davacı-karşı davalıya ait 2018/00740/9 ve 2018/01106/2 tescil numaralı tasarımların yeni olmadığı gibi ayırt edici niteliğe de sahip olmadığını beyanla tasarımların hükümsüzlüğü isteminde bulunmuştur.
Mahkemece toplanan tüm deliller ve alınan birlirkişi raporları ile; davacı - karşı davalı adına kayıtlı 2018/00740/9 ve 2018/01106/2 tescil numaralı tasarımların yenilik ve ayırt edicilik özelliklerinin devam ettiği, bu nedenle hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı kanaatine varıldığından, karşı davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Asıl davada davacı - karşı davalı tarafından davalı - karşı davacıya yönelik tasarıma tecavüz iddiasına dayalı istemlerine gelince.
İstanbul 2. FSHHM'nin 2018/98 D.İş sayılı dosyasında yapılan tespitte: Davalı-karşı davacı ... (...) ait işyerinde tespit edilen 6 adet elbisede, davacı-karşı davalıya ait ... çoklu 2 sıra nolu tasarımın ayniyat derecesinde benzerinin kullanıldığı, işyerinde tespit edilen 6 adet elbisede, davacı-karşı davalıya ait ... çoklu 9 sıra nolu tasarımın aynısının kullanıldığı, işyerinde tespit edilen 43 adet elbisede, davacı-karşı davalıya ait ... çoklu 2 sıra nolu tasarımın aynısının kullanıldığı,
davacı-karşı davalının tescilli ... çoklu 2 ve 9, ... çoklu 2 sıra numaralı tasarımları ile davalı-karşı davacının ürün tasarımlarının benzer tasarımlar olduğu, tasarımlar arasındaki bu benzerliğin, tescilli tasarım haklarına tecavüz ve haksız rekabete yönelik kullanım olduğu anlaşıldığından, mahkemece asıl davadaki tescilli tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, önlenmesine, durdurulmasına karar verilmesi yerindedir.
Davalı tarafça, "Dava dilekçesinde davanın kısmi dava olarak açıldığı, dava niteliği gereği TBK'nın haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanması gerektiği, davacı tarafça 07.06.2018 tarihinde delil tespiti yapılmış olup, zaman aşımı süresi bu tarih itibariyle başladığı, davacının ıslah talebinde bulunduğu 28.09.2021 tarihi itibariyle zaman aşımı süresinin dolduğu." ileri sürülmüş ise de; dava konusu tasarıma tecavüzün tam olarak ne zaman sonlandığı belli olmadığından, zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
Asıl davada, yukarıda açıklandığı üzere tasarım hakkına tecavüzün tespiti nedeniyle, davacı - karşı davalının maddi ve manevi tazminat isteminin de değerlendirilmesi gerekmektedir.
Davacı - karşı davalının maddi tazminat istemini SMK 151/2-b maddesindeki "Sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin elde ettiği net kazanç" usulüne göre talep ettiği, bilirkişi kurulu tarafından maddi tazminat miktarını net olarak belirlenemediğinden, TBK 50 ve 51.madde hükümlerine göre 55.000,00-TL maddi tazminata (ve ıslah ile faiz isteminde bulunulmuş olması nedeniyle faize) ve somut olayın özellikleri ile kusur ve zararın ağırlığı gibi hususlar gözetilerek 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinde usule aykırılık bulunmadığından, davalı - karşı davacının istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/55, K. 2024/1102, 12 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama