KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2024
- Dosya no
- 2023/83 Esas
- Karar no
- 2024/161
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 26/10/2022
- Numarası
- 2022/267 Esas - 2022/871 Karar
- Davanın konusu
- Tespit
Karar Metni
997 kelime·5 dk okuma·8 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, takip konusu 30.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... olan, hamiline yazılı çekin ön yüzünde ... adına atılmış görünen imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığını, çek üzerindeki imzaların tamamının sahte olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, takibin iptaline ve davalı aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafından müvekkiline verilen 19/02/2017 tarih ve 30.000,00 TL bedelli çekin davacı tarafından itiraz edilmeden ödendiğini, bu çeke atılan imza ile takip konusu çeke atılan imzanın aynı olduğunu, davacının borcu ödememek adına işbu davayı açtığını, davacının müvekkiline borçlu olduğunu, çekin bizzat davacı tarafından imzalandığını bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DAİREMİZ KARARI
İstanbul 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 03/07/2019 tarih ve 2017/706 Esas - 2019/373 Karar sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine dosya dairemize gelmiş olup dairemizin 21/03/2022 tarih 2019/2899 Esas ve 2022/491 Karar sayılı kararı ile; "...
Davacının takibe konu 10/03/2017 keşide tarihli ve 30.000,00 TL tutarlı çekin keşidecisi olduğu, davacının çekteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan 20.06.2019 tarihli bilirkişi raporu ile çekteki davacı adına atılı keşideci imzasının kuvvetle muhtemel davacı eli ürünü olduğu" kanaatinin bildirildiği görülmüştür.
Anılan raporun "kuvvetle muhtemel" gibi ifadelerle kesin bir kanaat içermediği gözetildiğinde; mahkemece Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden veya üniversitelerin güzel sanatlar bölümünden oluşturulacak yeni bir heyetten denetime elverişli yeni rapor aldırılması gerekli olduğundan, bu yöndeki istinaf isteminin kabulüyle, belirtilen yönde yeniden araştırma yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına" karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/10/2022 tarih ve 2022/267 Esas - 2022/871 Karar sayılı kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, alınmış olan Adli Tıp Raporu dava konusu çekteki imzanın davacıya ait olmadığını kesin bir şekilde ortaya koymuş olduğundan davanın kabulü ile davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu borçtan sorumlu olmadığının tespitine, takibin davacı bakımından iptaline, kötü niyet tazminatı isteminin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde. "Davacı tarafından müvekkil şirkete verilen başka bir çek olan 19.02.2017 tarihli 30.000,00-TL bedelli çek davacı-borçlu tarafından ödendiğini ve davacı tarafından hiçbir itiraz söz konusu olmadığını, müvekkil şirkete ödenmiş olan çeke davacı tarafından atılan imza ile,
dava konusu çeke atılan imza tamamen aynı olduğunu, Davacı müvekkil şirkete borçlu olup, söz konusu çek bizzat davacı tarafından imzalandığını, imzaya itiraz hem zamanında yapılmadığından hem de kötü niyetli olduğundan reddi gerekmekte iken Mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, Kaldı ki işbu dava dosyasına konu imza örnekleri ile davacının Mahkeme tarafından hazır bulundurularak alınan imza ve yazı örnekleri ile birlikte çek üzerindeki keşideci imzası kıyaslanmak suretiyle hazırlanan 20/06/2019 tarihli bilirkişi raporu ile;
çek aslı üzerinde yapılan imza incelemesi neticesinde keşideci imzasının davacı ...'nın eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, kesin bir kanaat içeren işbu rapor uyarınca işbu davanın reddine kararı verilmesi gerektiğini,Alınan bilirkişi raporunda hangi ortamda ne tür teknik cihazlar kullanılarak inceleme yapılıp sonuca varıldığı açıklanmamış sadece grafolojik ve grafometrik metotların uygulandığının belirtilmesiyle yetinilmiş ulaşılan sonucun maddi dayanakları denetime elverişli şekilde ortaya konulmadığını,
bu nedenle inceleme usulsüz olup yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini." beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması istenmiştir.
DELİLLER
*İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında; davalının davacı ... ve üçüncü kişi ... Ltd. Şti aleyhine 10/03/2017 keşide tarihli ve 30.000,00 TL miktarlı çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus yolla icra takibi başlattığı görülmüştür. * Adli uzmanı Prof. Dr. ...'in 20/06/2019 tarihli bilirkişi raporu ile; çek aslı üzerinde yapılan imza incelemesi neticesinde keşideci imzasının davacı ...'nın eli ürünü olduğu tespit edilmiştir.
GEREKÇE
Dava, İİK'nun 72.maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. İlk derece mahkemesi tarafından, "Davanın KABULÜ İLE. Davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına konu borçtan sorumlu olmadığının TESPİTİNE, -Takibin davacı bakımından İPTALİNE, -Kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE" karar verilmiştir.Hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacının takibe konu 10/03/2017 keşide tarihli ve 30.000,00 TL tutarlı çekin keşidecisi olduğu, davacının çekteki imzanın kendisine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan 20.06.2019 tarihli bilirkişi raporu ile çekteki davacı adına atılı keşideci imzasının kuvvetle muhtemel davacı eli ürünü olduğu" kanaatinin bildirilmesi üzerine mahkemenin 03/07/2019 tarih ve 2017/706 Esas - 2019/373 Karar sayılı kararı ile "Davanın reddine" karar verildiği, hükmün istinafı üzerine Dairemizin 21/03/2022 tarih 2019/2899 Esas ve 2022/491 Karar sayılı kararı ile.
"Anılan raporun "kuvvetle muhtemel gibi ifadelerle kesin bir kanaat içermediği gözetildiğinde; mahkemece denetime elverişli Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden veya üniversitelerin güzel sanatlar bölümünden oluşturulacak yeni bir heyetten rapor aldırılması gerekli olduğundan, bu yöndeki istinaf isteminin kabulüyle, belirtilen yönde yeniden araştırma yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına." karar verilmiştir.
İstinaf kararı sonrası devam eden yargılamada mahkemece aldırılan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nin 20.09.2022 tarihli raporu ile "Çekteki davacı adına atılı keşideci imzasının davacı eli ürünü olmadığı" sabit olmuştur.
Sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalının iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, çekteki imzanın davacıya ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair vermiş olduğu kararının isabetli olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/83, K. 2024/161, 5 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama