İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/863 K.2025/190

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2023/863Karar2025/190Tarih12 Şubat 2025Okuma18 dk · 3.616 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
12 Şubat 2025
Dosya no
2023/863 Esas
Karar no
2025/190 Karar
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Tarihi
24/11/2022
Numarası
2021/117 E. - 2022/166 K.
Davanın konusu
Patent (Patent İsteme Hakkının Ve Patentin Gaspı İddialı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.616 kelime·18 dk okuma·8 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİDÜŞÜNÜLD Ü

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin dava dışı ... A.Ş.'nin kardeş şirketi ve faaliyet alanının da endüstriyel boyutta yıkama-kurutma makineleri imalatı olduğunu,... numaralı ve "... içinde ve dışında hareketli parçalar bulunan makine" buluş başlıklı patent başvurusunu 21.06.2017 tarihinde yapan davalının, müvekkili şirkette 17.07.2012 tarihinde AR-GE şefi olarak çalışmaya başladığını, daha önce de dava dışı ... A.Ş. tarafından devralınan ...

A.Ş.'de çalıştığını, davalının müvekkili şirkette çalışmaya başlamadan önce ... A.Ş. ile ...-...numaralı patentin kullanımı için 29.03.2008 tarihli lisans sözleşmesi imzaladığını, sözleşme uyarınca ... A.Ş. tarafından davalıya müvekkili şirket bünyesinde çalışmasına rağmen 10 yıl boyunca lisans bedeli ödendiğini, ... A.Ş.'nin sözleşmeden kaynaklanan bütün yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalının Beyoğlu ...

Noterliği 05.03.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyle bu sözleşmeyi feshettiğini, ihtarnamede; davalının, müvekkili şirkette ...'lı çalıştığının belirtilerek iş yerindeki eşyaların tesliminin talep edildiğini, bu beyanların davalının müvekkili şirkette çalıştığı ve buluşunun da hizmet buluşu olduğu hususunun ikrarı niteliğinde olduğunu, davalının maaş ödemelerinin müvekkili şirketçe gerçekleştirildiğini, 21.06.2017 tarihinde, davalının, müvekkili şirket çalışanı olduğu halde hizmet buluşuna ilişkin patent başvurusunu SMK 113-114. maddeleri hükümlerini ihlal ederek,

müvekkilinden gizli olarak yaptığını, bu nedenle iş akdinin 19.03.2018 tarihinde Karşıyaka 4. Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnameyle İş Kanununun 25/2-e maddesi uyarınca feshedildiğini, patent başvurusunun konusunun müvekkili şirketin faaliyet alanında olduğunu ve buluşla ilgili hakların işveren olarak müvekkili şirkete ait bulunduğunu, davalının müvekkili şirketteki görevini yerine getirirken, müvekkili şirketin deneyim ve çalışmalarına dayanarak buluşu gerçekleştirdiğini, bu nedenle buluşun, serbest buluş olarak kabul edilemeyeceğini,

davalının hizmet buluşuyla ilgili SMK 114. maddesi hükmündeki bildirim yükümlülüğünü yerine getirmediğini, SMK 114. maddesi uyarınca, başvuru sahibinin işveren sıfatıyla müvekkili şirket olması gerektiğini, hizmet buluşunda temel ilkenin buluşun işverene aidiyeti olduğunu ve işverenin hak talep etmesi halinde işçinin onayına ihtiyaç olmadan hakların işverene geçtiğini, müvekkili şirketin gerçek hak sahibi olduğunu, davalının dava konusu patent başvurusunu gizlice kendi adına yaptığını, müvekkilinin, söz konusu patent başvurusundan, kardeş şirketi ...

A.Ş. tarafından davalıya gönderilen Karşıyaka ...Noterliğinin 01.02.2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyle haberdar olduğunu ve buluşun hizmet buluşu olması sebebiyle davalıya sunum yapmasını ihtar ettiğini, fakat davalının bu ihtara cevap vermediğini, davalının müvekkiline ait olması gereken patent isteme hakkını gasp ettiğini ve dava konusu patent başvurusuna dayanarak müvekkilinin rakipleri ve müşterileri ile iş ilişkisine girdiğini veya ortaklık kurma çalışmaları yürüttüğünü, hatta patent başvurusuna konu ürünün üretimine başlandığını, bu durumun SMK 141/ç madde uyarınca patent hakkına tecavüz teşkil ettiğini belirterek,

fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davalının patent başvurusunu kullanmak suretiyle elde ettiği kazanca göre hesaplanacak şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat, manevi zararın tazmini için de fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle davalıdan tahsiline, dava konusu ... numaralı patent başvurusuna konu buluş için patent isteme hakkının müvekkilinde olduğunun tespitine ve mahkeme kararının SMK 149/g maddesi uyarınca masrafları davalıya ait olmak üzere tirajı en yüksek üç ulusal gazeteden birinde ilanına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin buluşu yapan kişi ve gerçek hak sahibi sıfatıyla patent isteme hakkına sahip olduğunu, patentin gerçek hak sahibinden başkasına verilmesi durumundan söz edilemeyeceğini, buluş yaratma yeteneğine gerçek kişilerin sahip olabileceğini, tüzel kişilerin ise ancak buluşçuları çalıştırmak suretiyle patenti kullanma hakkı elde edebileceklerini, hizmet buluşlarında işverenin hak sahibi olma imkânının buluşçunun gerçek hak sahibi niteliğini ortadan kaldırmayacağını,

oysa SMK 110. maddesindeki "hak sahipliğine ilişkin dava" ve "dava açan hak sahibi" ifadeleri kullanılırken SMK 111. maddesindeki gerçek hak sahibinden başkasına patent verilmesi halinden söz edildiğini, huzurdaki davada müvekkilinin buluşçu olduğunun davacı tarafından da kabul edildiğini, bu nedenle SMK açısından dayanağı olmayan gasp iddiasının reddedilmesi gerektiğini, davacının, hizmet buluşu iddiasına ilişkin olarak SMK'ya uygun talepte bulunmadığını, sadece varsaydığı ve fakat var olmayan hizmet ilişkisini feshettiğini bildirdiğini, bu bildirimde de dava dışı ...

A.Ş. tarafından gönderilen Karşıya ... Noterliğinin 01.02.2018 tarihli yazıya atıf yaptığını, oysa ... A.Ş.'nin gönderdiği yazıdaki açıklama isteminin SMK anlamında hak talebi niteliğinde olmadığını, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş. çalışanı olmaması karşısında açıklama isteminin hizmet buluşu iddiası yönünden sonuca etkili olamayacağını, dava dilekçesindeki bilgilerin dava dışı ... A.Ş.'ye ait olduğunu, davacının ise ciddi faaliyetleri olmayan bir şirket olduğunu, ...

A.Ş. ile lisans sözleşmesi olan müvekkilinin davacı şirketin çalışanı olduğu yönündeki iddianın gerçeklere ve hayatın olağan akışına uygun olmadığını, müvekkilinin pek çok buluşu olan ve buluşları pek çok ülkede tescilli bulunan bir bilim insanı olup, aynı zamanda davacı şirketin hâkim ortağı olan ... A.Ş.'in de eski hâkim ortağı olduğunu, ... A.Ş.'in diğer ortaklarıyla imzaladığı "Hisse Devri Sözleşmesi" uyarınca ... A.Ş.'deki hisselerinin tamamını dava dışı ...

A.Ş.in ortaklarına devrettiğini, Hisse Devir Sözleşmesinin 6. maddesinde ... A.Ş. ile ... (...) ... sisteminin patent sahibi olan müvekkili arasında lisans sözleşmesi imzalanacağının ve lisans sözleşmesinde müvekkilinin patentiyle üretilen makineler için müvekkiline ödenecek lisans bedeli ile patentin kullanım şartlarının, ayrıca ...

A.Ş.'in üçüncü şahıslara satılması durumunda lisans anlaşmasının şartlarının ne olacağının düzenlendiğini, lisans sözleşmesinin 2008 yılında imzalandığını ve sektördeki itibarından faydalanmak için de müvekkilinden fahri danışmanlık yapmasının istendiğini, müvekkilinin bu amaçla zaman zaman işyerine gittiğini ve işyerindeki yazıhanesini kullanmaya devam ettiğini, müvekkilinin bu süre zarfında ayrıca ..., ..., ... vb. şirketlerle de çalışmalar yaptığını ve çeşitli sözleşmeler imzaladığını, bu gelişmelerden davacı şirketin ve ortaklarının haberdar olduğunu, ilişkinin 2008 yılından 2012 yılına kadar bu şekilde sürdüğünü,

ancak İş Güvenliği Kanununun getirdiği mecburiyet nedeniyle müvekkilinin sigorta kaydının yaptırıldığını ve 17.07.2012 tarihinde davacı şirkette sigortalı olarak gösterildiğini, bu kayıtların kanuna uymak için göstermelik olarak yapıldığını, davacının 2012 Temmuz-Kasım aylarına ilişkin ... kayıtlarını ibraz etmediğini, müvekkilinin önceden ismi belirlenemeyen ... sicil numaralı bir kuruluşta çalışıyor gösterilirken, 2012 Aralık ayından itibaren ...

A.Ş.'de ...'lı gösterilmeye başlandığını ve 19.03.2018 tarihine kadar burada sigortalı gözüktüğünü, ... A.Ş. tarafından lisans bedeli ödemelerinin aksatılmaya başlandığını ve keşide edilen 17.08.2017 ihtarnameyle, çalışan buluşlarından hiç bahsetmeksizin, 2008 tarihli lisans sözleşmesinin 8.4. maddesine dayanmak suretiyle yeni buluşlardan yararlanma talebinde bulunulduğunu, dava dışı ...

A.Ş.'in daha sonra gönderdiği 01.02.2018 tarihli ihtarnameyle, müvekkilinin AR-GE bölümünde sigortalı çalışan ve buluşun da hizmet buluşu olduğunu iddia ettiğini, müvekkilinin de 12.02.2018 tarihli cevabi ihtarnameyle, bu ihtarnameye cevap verdikten sonra 01.03.2018 tarihli ihtarnameyi keşide ederek lisans bedellerinin ödenmemesi ve sözleşme hükümlerine uyulmaması nedeniyle lisans sözleşmesini feshettiğini, fesihten sonra müvekkilinin dava dışı ...

A.Ş.'nin bordrosunda olmadığının fark edilmesi üzerine, davacı şirketin, 19.03.2018 tarihi ihtarnameyle sözde iş akdini feshederek 20.03.2018 tarihinde huzurdaki davayı açtığını, müvekkiline ödenmiş gibi gösterilen ücretlerin bazen davacı şirket yerine dava dışı... A.Ş. tarafından ödenmiş olmasının... kaydının göstermelik olduğunun delili olduğunu, ilgili ...bank dekontlarında ödemelerin 2016 Ocak-Aralık arasındaki kısmının dava dışı ...

A.Ş., 2017 Ocak-Mayıs arasındaki kısmının da davacı şirket tarafından, 2017 Haziran-Aralık arasındaki kısmının ise yine dava dışı ... A.Ş. tarafından yapıldığının görüleceğini, taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunmadığının bir başka delilinin de davacı şirket ortaklarından ... ...'nin 24.11.2014 tarihli e-mailinin olduğu, bu e-mail yazışmasında, cari hesaba ilişkin açıklamalarda.

01.09.2014 ve 31.10.2014 tarihlerinde müvekkili için ödenen 388,85 ve 389,00-TL'lik sigorta primlerinin "..." açıklamasıyla müvekkili adına borç kaydedildiğinin belirtildiğini, ...

A.Ş.'in 2013-2016 yılı cari hesap ekstrelerinde müvekkili için ödenen ... primlerinin müvekkili adına borç olarak kaydedildiğinin görüleceğini, işverenin yatırdığı bu primleri çalışanından geri tahsil etmesinin gerçek anlamda bir hizmet ilişkisi olmadığının kanıtı olduğunu, davacı tarafça müvekkiline maaş ödeme belgesi olarak sunulan ...bank dekontlarının 2015 Mart-Ekim arasındaki 8 aylık dönemi kapsadığı ve Mart- Ağustos dönemi arasındaki aylar için her ay mükerrer olmak üzere toplam 14 dekont yaratılarak mahkemenin yanıltılmaya çalışıldığını,

ibraz edilen dekontlardan bankaya yatırılan maaş ödemelerinin davacı şirket tarafından çekildiğinin anlaşıldığını, müvekkiline ödenmiş gibi gösterilen ücretlerin dava dışı ...

A.Ş. tarafından ödenmesi gereken lisans bedellerinden mahsup edilmesinin de taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunmadığının başka bir kanıtı olduğunu, buluşun hizmet buluşu sayılması için gereken en önemli şartın buluşçunun hizmet akdiyle işverene bağlı olması olduğunu, müvekkilinin ise davacı şirketle veya dava dışı herhangi bir şirketle hizmet akdinin olmadığını, dava dışı ...

A.Ş. ve davacı şirket tarafından ödendiği iddia edilen ücret, vergi ve .... primlerinin müvekkilinin ...

A.Ş.'ye yaptığı danışmanlıkla hak kazandığı ücretten müvekkili adına cari hesap kaydı oluşturulmak süretiyle mahsup edildiğini,Yargıtay HGK 24.01.2018 tarih ve 2015/9-3561 E. ve 2018/77 K. sayılı emsal karara göre, kişinin çalışıp çalışmamaya karar verme yetkisinin, kendi müşteri çevresinin ve birden fazla işverene hizmet verme imkânının bulunduğu hallerde bu imkân işverence kısıtlanamayacak ise artık bağımlı çalışmadan söz edilemeyeceğini, müvekkilinin de üçüncü kişilerle akdettiği lisans sözleşmelerinin bulunduğunu ve bu hususun davacı şirket ile davacı şirketin ortakları tarafından bilindiğini,...

A.Ş.'in ortakları ile müvekkili arasında imzalanan 25.04 2016 tarihli "Gizlilik ve Fikri Mülkiyet Sözleşmesi" hükümlerinde müvekkilinin buluşlarını kendi adına tescil ettireceğinin kabul edildiğini ve bu durumun da taraflar arasında bağımlılık ilişkisi olmadığını gösterdiğini, müvekkili ile davacı arasında hizmet ilişkisi yokken müvekkilinin buluşunun hizmet buluşu olarak kabul edilemeyeceğini, maddi ve manevi tazminat talebinde bulunan davacının, müvekkilinin davaya konu eyleminin haksızlığını, bu eylem ile zârar arasında nedensellik ilişkisini ve zararın varlığını kanıtlayamadığını,

zira başvurusu yapılan buluşa patent belgesi verilip verilmeyeceğinin henüz belli olmadığını, müvekkilinin davacı şirket çalışanı olmaması sebebiyle patent gaspının söz konusu olmadığını, manevi tazminat isteme koşullarının da oluşmadığını, davacının davasının samimi olmadığını, zira bir yandan patent isteme hakkının kendinde olduğuna karar verilmesini isterken, diğer yandan da dava sonunda sahip olacağını düşündüğü patent belgesinin inceleme işlemlerinin durdurulmasını istediğini savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

MAHKEME KARARI

İstanbul 3.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24/11/2022 tarihli 2021/117 E.- 2022/166 K. sayılı kararıyla; "...Dosyadaki bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: Davacı şirket ile dava dışı... A.Ş. Şirketi arasında sıkı bir bağ olduğu ve her iki şirketin birlikte hareket ettiği anlaşılmıştır.

Açıklanan nedenlerle: Davalı ... ile davacı şirket arasında patent hukuku bağlamında şeklen bir çalışan-işveren ilişkisinin kurulduğu, bu nedenle dava konusu ... numaralı patente konu buluşun bir hizmet buluşu olduğu, ancak tarafların akdettiği sözleşmelerdeki iradelerinin ise aksi yönde olduğu ve meydana getirilecek buluşlar üzerinde hak sahipliğinin davalı olacağı konusunda mutabık kaldıkları, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki dikkate alındığında; davaya konu buluşun hizmet buluşu olmadığı kanaatine varıldığından, davanın reddine" karar verilmiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davacı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla, davalının tescil başvurusunu yaptığı buluşun SMK'nun 113/1. maddesi kapsamında hizmet buluşu olduğunu, müvekkili ile davalı arasında 2012 yılında hizmet ilişkisinin başladığını, buluşun yapıldığı 2017 yılında davalının müvekkili şirketin çalışanı olduğunu,Davalı ile müvekkili arasındaki ilişkinin hizmet ilişkisi olduğuna dair konusunda uzman akademisyenlerden alınan 27/08/2018 tarihli mütalaanın dosyaya sunulduğunu,

tanık beyanları ile de bu durumun kanıtlandığını,Mahkemenin buluşun hizmet buluşu olmadığına dair kabulünün ve gerekçesinin hatalı olduğunu, 23/05/2022 tarihli bilirkişi raporundaki değerlendirmelere paralel olarak, taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin bazı maddelerinin harmanlanarak,

taraf iradelerinin davaya konu buluş üzerinde hak sahipliğinin davacıya ait olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiğini, oysa bu sözleşmelerin hiçbirisinin davaya konu patentle ilgili düzenleme içermediğini, 28/03/2008 tarihli "Sanayi Tipi Yıkama Makinelerinde Kullanılması için ... (...) Lisans Sözleşmesi" ile akıllı balans sistemine ilişkin anlaşma yapıldığını, bu sözleşmenin "İşbirliğinin Yokluğu" başlıklı 13. maddesinin bilirkişiler tarafından yanlış değerlendirildiğini, sözleşmenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini, dava konusu patent başvurusuna konu buluşla ilgili bir sözleşme olmadığını,

bilirkişi heyetinin akis yönde belirttiği kanaatinin son derece hatalı olduğunu,İstinafa konu kararın taleple bağlılık ilkesine de aykırı olduğunu, davalı tarafın cevap ve cevaba cevap dilekçesinde davacı ile aralarındaki ilişkinin işçi-işveren ilişkisi olmadığını savunduğunu, hiçbir zaman davaya konu başvuruyla ilgili hak sahipliği yönünden taraflar arasında sözleşme imzalandığına dair bir iddiada bulunmadığını, sözleşmelerin davalı tarafça taraflar arasında bağlılık ilişkisi olmadığına dair delil olarak gösterildiklerini,ancak Mahkemece resen inceleme yapılarak,

taraflar arasındaki sözleşmelere göre taraf iradelerinin patent isteme hakkının davalıya ait olduğu yönünde olduğuna dair tespit yapıldığını, hatalı hüküm tesis edildiğini beyan ederek, açıklanan ve re'sen nazara alınacak nedenlerle, istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 24.11.2022 tarih, 2021/117 E. 2022/166 K. sayılı ret kararının yeniden yargılama yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini, istinaf incelemesinin murafaalı olarak yapılmasını, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Dosyada mevcut TPMK kayıtları incelendiğinde; davalı tarafından 21/06/2017 tarihinde ... tescil başvuru numarası ile "..." buluş başlıklı patentin tescili için başvuru yapıldığı, buluş sahibinin de davalı olarak bildirildiği, başvuru sahibinin 15/08/2018 tarihli dilekçesi ile patent başvurusundan geri çekme talebinde bulunmuş olduğu, bu talep üzerine başvuru sahibinin ... nolu patent başvurusunu geri çekme talebinin kabul edilmiş olduğu, davacı tarafın söz konusu geri çekme işlemine karşı itiraz etmesi sonucunda,TPMK patent dairesi Başkanlığı tarafından 04/12/2020 tarih ve ... sayılı karar ile talepleri kabul edilerek,

davaya konu ... sayılı patent başvurusuna ilişkin geri çekme işleminin iptaline karar verildiği, Mahkemece 21/10/2021 tarihli ara kararı ile davaya ilişkin kararın kesinleşme tarihine kadar ... numaralı patent başvurusuna ilişkin işlemlerin dava tarihi olan 20/03/2018 tarihi itibarı ile durdurulmasına, bu hususta TPMK’na müzekkere yazılmasına karar verildiği tespit edilmiştir.Karşıyaka 4. Noterliğinin 01 Şubat 2018 tarihli, ...

Yevmiye numaralı ihtarname örneği incelendiğinde; dava dışı ... A.Ş. tarafından davalı ...’e gönderildiği, ... tescil başvuru numaralı patent başvurusuyla ilgili taraflarına gönderilen gizlilik sözleşmesine karşılık olarak, davalının şirket çalışanı olduğu ve buluşun hizmet buluşu olduğu, ayrıca ...-... tescil numaralı patentinin türevi niteliğinde yeni bir buluş yaptığının iddia edildiği tespit edilmiştir.Karşıyaka ... Noterliğinin 01 Mart 2018 tarihli, ...

Yevmiye numaralı ihtarname örneği incelendiğinde; davalı ... tarafından dava dışı ...

A.Ş., ..., ... ve ...’ye gönderildiği ve ...'in tüm hak ve alacakları, zarar-ziyan, maddi-manevi tazminat taleplerini ve sair yasal haklarını saklı tutarak, taraflar arasındaki Lisans Sözleşmesi'nin haklı sebeple fesih edildiği hususunun ve muhatapların davalıya ait tüm patentler, ...'lar/tasarımlar ve diğer sınai ve fikri mülkiyet haklarının kullanımına derhal son vermelerinin ihtar edildiği tespit edilmiştir. Karşıyaka ... Noterliğinin 19 Mart 2018 tarihli,...

Yevmiye numaralı ihtarname örneği incelendiğinde; davacı şirket tarafından davalı ...’e gönderildiği, ... Sosyal Güvenlik Sicil numarası ile ihtar eden şirket çalışanı iken 21/06/2017 tarihli ... numaralı patent başvurusu ile hizmet buluşunu kendi adına tescil ettirmek üzere yaptığı başvuru neticesinde tarafına Karşıyaka ...

Noterliğinin 01/02/2018 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile hizmet buluşunun ihtar eden şirkete sunumunun yapılması istenmiş olsa da, bu zamana kadar herhangi bir sunum yapılmadığı gibi ihtara da cevap verilmemiş olması nedeniyle iş akdinin fesh edildiğinin ihtar edildiği tespit edilmiştir.Dosyada mevcut 27.03.2008 tarihli ve "Hisse Alım Sözleşmesi" başlıklı sözleşme incelendiğinde. "6. Sözleşmeler" başlıklı kısımda. "6.2.Patent ve Makine Tasarımlarının Kullanım Hakkı;...

Makinelerinde kullanılan '... Sistemi'nin patent ve dizayn hakkının sahibi olan satıcılardan ... arasında bir lisans anlaşması akdedilecektir. Lisans antlaşmasının ana hatları aşağıdadır:-"... sistemi” ile üretilen makineler için ...'e ödenecek lisans bedeli ve kullanım şartları,-...'in 3. Şahıslara satışı söz konusu olduğunda lisans anlaşmasının şartlarının ne olacağı, 6.3. Arge ve Ürün Geliştirme Arzu edildiği taktirde ..., ...'i ... ve/veya Şirkette fiilen çalıştıracaktır.

İlgili taraflar sözkonusu çalışma ile ilgili şartlarda mutabakata varacaklardır." şeklinde anlaşmaya vardıkları tespit edilmiştir. Davalı ile dava dışı ...

A.Ş. arasında imzalanan 28/03/2008 tarihli "... (...) LİSANSI SÖZLEŞMESİ" incelendiğinde; ...’in,...-... patent numarası ile 20 yıl süre ile Türkiye de adına tescilli patentinin "Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname" uyarınca korunma kapsamında olduğu, yine bu Kanun Hükmünde Kararname uyarınca, ...’in "Bölgede" (tanımlar bölümünde belirtildiği gibi) söz konusu Patenti kullanmak, yararlanmak, işletmek, başkalarına kullandırmak ve devretmek haklarına (LİSANS HAKKINA) münhasıran sahip olduğunun belirtildiği, ...

Şirketi’nin ve bağlı üretim şirketlerinin bu Sözleşmeyle ...’in münhasıran sahip olduğu "...

Sistemi"ne (...) ait patentlere ve bu patentlerin uzantısı olarak alınan patentlere ve ek patent başvurularına ait sistemleri ve bu patentlerin uygulanarak kullanabilir hale getirilebilmesi için geliştirilen makinelerde kullanılan sistemler, dizaynlar, çözümler, metotlar bütününden oluşan teknik bilgiyi (...) kullanmak hakkına sahip olmak amacıyla sözleşmesinin imzalandığı, davalıya lisans bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığı,Sözleşmenin 8.4. maddesinde;

"...'ın ve alt lisans sahibi ... şirketlerinin, ...'in sisteme yaptığı veya yapacağı tüm gelişmeleri (tadili), ...'in yaptıkları bu tadile ilişkin patent başvurusunda bulunup bulunmadığından bağımsız olarak, kullanma, hakları vardır. ..., Patentlere ilişkin buluşlarını geliştirmeye ve tadil etmeye devam edebilirler. ... bu başvuru çalışmaları sonunda istediği ülkelerde ve Türkiye'de yeni patent başvuruları yapabilir. ...'ın ve alt lisans sahibi üretim şirketlerinin bu patent başvurularındaki yeni buluşlardan ek bir ücret ödemeden yararlanmak istemesi halinde,

...'ın bu başvuru masraflarını ve senelik lisans bedeli ödemelerini karşılaması gerekmektedir."Sözleşmenin "..." başlıklı 13. maddesinde "Taraflar işbu Sözleşmenin taraflar arasında herhangi bir istihdam, ortalık, işbirliği veya acentalık veya benzer nitelikte bir ilişki oluşturmadığını kabul ederler.Taraflardan hiçbiri herhangi bir amaçla bir diğerinin adına vekil veya temsilci gibi hareket edemezler, garanti veremezler.

Taraflardan hiçbiri diğerinin ticari veya sanayi faaliyetlerinden sorumlu tutulamazlar.","..., patentlere ilişkin buluşlarını geliştirmeye ve tadil etmeye devam edebilir. ..., bu başvuru çalışmaları sonunda istediği ülkelerde ve Türkiye'de yeni patent başvuruları yapabilir. ...’ın ve alt lisans sahibi üretim şirketlerinin bu patent başvurularındaki yeni buluşlardan ek bir ücret ödemeden yararlanmak istemesi halinde, ...'ın bu başvuru masraflarını ve senelik lisans bedeli ödemelerini karşılaması gerekmektedir." şeklinde anlaştıkları tespit edilmiştir.Davalı ile dava dışı ...

A.Ş. ile ... ve ... arasında imzalanan 25/04/2016 tarihli Gizlilik ve Fikri Mülkiyet Sözleşmeleri incelendiğinde: davalı tarafından ... ile ...'ye İncelemeli Patent başvurusu yapılmış olan "..." başlıklı dosyanın kapsamına giren buluş niteliğindeki bütün fikirler ve bu fikirlerden yola çıkılarak geliştirilen projeler ile tasarlanan veya uygulanan bütün çizim, projelerin davalının onayı olmadıkça herhangi bir 3. gerçek ve/veya tüzel kişiye açıklanmasını temin edecek olan gizliliğin sınırlarının ve koşullarının belirlenmesi amacıyla yapıldığı,

çalışmalar sırasında ortaya çıkacak fikirler üzerinde ... firmasının ve çalışanlarının hiçbir hak talep edemeyeceklerinin kararlaştırıldığı tespit edilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 05/08/2019 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;Davalının, davacı şirket bünyesinde hizmet akdiyle çalışan bir AR-GE şefi olup olmadığı tartışmasından ayrı olarak ve velev ki bu iddia doğru kabul edilse bile, huzurdaki davaya konu edilen 21.06.2017 tarih ve ... numaralı patent başvurusuna konu "Tamburun içinde ve dışında hareketli parçalar bulunan makine" adlı buluşun SMK 113/I (ePatKHK 17/II) madde hükmündeki tanıma uyan bir "hizmet buluşu" olmadığı,

bu sebeple, davacı şirketin, davalının söz konusu buluşu üzerinde her halükarda (velev ki davalı, davacı şirketin çalışanı olarak kabul edilse bile) SMK 115/II (ePatKHK 20/I) maddesi uyarınca tam hak talep edemeyeceğini, buluşun SMK 113/II (ePatKHK 17/III) maddesi uyarınca "serbest buluş" niteliğinde bir işçi buluşu olup olmadığını, dolayısıyla da davalının buluşu davacıya SMK 119/I (ePatKHK 31/I) maddesi uyarınca bildirme yükümlülüğünün ve davacının da buluş için SMK 119/IV (ePatKHK 32) maddesi uyarınca tam hak niteliğinde olmayan bir kullanma hakkı elde etme imkânının bulunup bulunmadığını tespit edebilmek içinse,

davalının buluşu yaptığı esnada davacı şirket bünyesinde AR-GE şefi olarak çalışıp çalışmadığının, yani taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bağımlı iş görme yükümü içeren bir hizmet akdi olup olmadığının saptanması gerektiği, dosyadaki belgeler ve özellikle de 28.03.2008 tarihli Lisans Sözleşmesinin 13. maddesi dikkate alındığında, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin hisse devri / teknoloji lisansı ilişkisini aşan ve bağımlı iş görme yükümlülüğü içeren bir hizmet (işçi-işveren) ilişkisi olmadığının anlaşıldığı,

dosyada mevcut bu belgelere göre, davalının davacı tarafından yaptırılan ... kaydının doğruyu yansıtmadığının TMK 7/II maddesine göre tespit edilebildiği, davalıya davacı şirket bünyesinde ofis odası tahsis edilmesinin de taraflar arasındaki ilişkinin hizmet (işçi-işveren) ilişkisi olarak görülmesine yol açabilecek bir olgu olmadığı,

Mahkemenin aksi yönde kanaate ulaşarak taraflar arasında istihdam ilişkisi olduğu düşüncesini benimsemesi halinde ise bu kez davacının buluşun bildirilmemesi nedeniyle uğradığı bir zarardan bahsetmek ve buluş için SMK 119/IV (ePatKHK 32) maddesi uyarınca (tam hak niteliğinde olmayan) bir kullanma hakkı isteyebileceğini kabul etmek için öncelikle davalının buluşu 19.03.2018 tarihli fesih ihbarından önce değerlendirmeye başladığının (örn. davacı şirket veya ... grubunun diğer şirketleri haricindeki teşebbüslere kullandırdığının ya da teklif ettiğinin) ispatlanması gerektiği, söz konusu ispatın sağlanamaması halinde,

taraflar arasında bir istihdam ilişkisi olduğu kabul edilebilse bile, davacı şirketin buluşun bildirilmemesi nedeniyle uğradığı bir zarardan ve buluş için SMK 119/IV uyarınca talep edebileceği bir haktan söz edilmeyeceği kanaatine varıldığı bildirilmiştir.

İlk derece mahkemesince alınan 23/05/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;Davalı şahıs ile davacı şirket arasında patent hukuku bağlamında şeklen bir çalışan-işveren ilişkisinin kurulduğu ve bu nedenle de davaya konu ... sayılı patente konu buluşun bir hizmet buluşu olduğunun söylenebileceği, ancak tarafların akdettiği sözleşmelerdeki iradelerinin ise aksi yönde olduğu ve meydana getirilecek buluşlar üzerinde hak sahipliğinin davalı şahıs olacağı konusunda mutabık kaldıkları, bu nedenle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki de dikkate alındığında, davaya konu buluşun hizmet buluşu olmadığı,

dolayısıyla da davacı taleplerinin haklı olmadığı bildirilmiştir.Davalıya ait ... kayıtları incelendiğinde. 17/07/2012 tarihinde davacı şirkette ... Şefi unvanıyla çalışmaya başladığı, 10/03/2018 tarihinde işten ayrıldığı tespit edilmiştir.

GEREKÇ E

Dava; davalı tarafça tescil başvurusu yapılan patentin gerçek sahibinin davacı şirket olduğunun tespiti ile maddi ve manevi tazminat davasıdır.Mahkemece davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Her ne kadar davacı vekili, davalının savunmasında hak sahipliğine ilişkin olarak sözleşmelere dayanmadığı halde Mahkemece sözleşmelerin hak sahipliği konusunda incelenmesinin ve delil olarak kabul edilmesinin taleple bağlılık ilkesine aykırılık olduğunu iddia ederek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davalının cevap dilekçesinde ve yargılamanın her aşamasında davacı şirket ile aralarında istihdam ilişkisi bulunmadığını,

başvurusu yapılan patentin haklarının kendisine ait olduğunu savunduğu ve delil listesinde de taraflar arasında imzalanan sözleşmelere yer verdiği anlaşılmakla, Mahkemece bu sözleşmelerin incelenmesinde ve delil olarak kabulünde usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Davacı vekilince davalının müvekkili şirkette Ar-Ge şefi olarak çalışması nedeniyle davaya konu patentin hizmet buluşu olduğuna ilişkin istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; taraflar arasında ve davalı ile dava dışı ...

A.Ş. arasında imzalanan sözleşmeler, Noter ihtarnameleri ve bilirkişi raporları ile; davalının yıkama makineleri konusunda ...numaralı bir patentinin daha önce tescil edildiği, bu patentle ve bu patentin geliştirilmesiyle yapılacak yeni patent tescilleriyle ilgili tüm hakların davalıya ait olduğunun 28/03/2008 tarihli sözleşme ile kabul edildiği, sözleşmenin tarafı olan ... A.Ş. ile davacı şirketin bağlantılı şirketler oldukları, Karşıyaka ...

Noterliğinin 01 Şubat 2018 tarihli, ...Yevmiye numaralı ihtarnamesinde dava dışı ... A.Ş. tarafından davalı ...’e ... tescil başvuru numaralı patent başvurusuyla ilgili taraflarına gönderilen gizlilik sözleşmesine karşılık olarak, davalının şirket çalışanı olduğu ve buluşun hizmet buluşu olduğu, ayrıca ...-... tescil numaralı patentinin türevi niteliğinde yeni bir buluş yaptığının bildirildiği tespit edilmiştir.

Her ne kadar davalının davaya konu patent başvurusunu yaptığı tarihte davacı şirkette Ar-Ge şefi sıfatıyla istihdam edildiğine dair ... kayıtları mevcutsa da, davalının yıkama makineleri konusunda geliştireceği patentlerle ilgili hakların davalıya ait olacağının taraflar arasındaki 28/03/2008 tarihli lisans sözleşmesi ile kabul edildiği, Sözleşmenin 13 ve 8.4. maddelerinin bu konuda açık hüküm içerdikleri, tüm bu nedenlerle davalının davacı şirkette çalışmış olsa da, davaya konu buluşun serbest buluş olduğu, davacının davaya konu patent üzerinde hak sahibi olmadığı,

Mahkemece davanın reddine karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varılmakla, davacı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜ M

SONUÇ / HÜKÜM

Yukarıda açıklanan gerekçe ile:1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50 TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; Davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda iş bu kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 12/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/863, K. 2025/190, 12 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereğidüşünüld Ü
  4. Dava
  5. Cevap
  6. Mahkeme Kararı
  7. İstinaf İstemi
  8. Deliller
  9. Gerekç E
  10. Hükü M
  11. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/863
Karar No
2025/190
Tarih
12 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/863 K.2025/113
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/864 K.2025/147
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/864 K.2025/120
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/864 K.2025/165
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/864 K.2025/155
  • Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/865 K.2025/129

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.