KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
- Dosya no
- 2023/871 Esas
- Karar no
- 2025/55
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/02/2023
- Numarası
- 2019/67 Esas, 2023/125 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
815 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; diş hekimi olan müvekkilinin bir dönem diş kliniği işlettiği sırada, davalının kısa bir süre bu klinikte sigortalı olarak çalıştığını, davalının müvekkiline karşı İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile 12/12/2014 vade tarihli 49.750- TL bedelli senede istinaden kambiyo takibi başlattığını, takip dayanağı senedin matbu senet olmayıp, boş kağıda hileli imza ile tanzim edildiğini, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürerek, müvekkilin davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; usule aykırı olarak görüşmeleri gerçekleştirilen arabuluculuk aşaması geçersiz olduğundan dava şartı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, davacı yan müvekkilden daha önce borç aldığını, davacının kliniği büyütme amacı içerisinde iken maddi açıdan eksikliklerinin olduğundan bahsederek müvekkilinden borç istediğini, müvekkilin işverenine güvendiğini, kendisine borç verebilmek için birtakım maddi fedakarlıklarda bulunduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davaya konu takip dayanağı senetteki imzanın sonradan başka bir belgeye eklenmek suretiyle oluşturulup oluşturulmadığı hususuna ilişkin olduğu, sahtelik iddiası kapsamında alınan raporda, söz konusu imzaların davacının eli ürünü olduğu, belgenin gayrimuntazam durum arz ettiği ve inceleme konusu imzanın belgedeki diğer yazı ve rakamlardan farklı fiziki evsafta bir kalemle atılmış olduğunun görüldüğünü, ancak belgede silinti kazıntı veya sürşarj yöntemi ile tahrifat yapıldığında dair herhangi bir bulgunun saptanamadığın bildirildiği,
açılan davada ispat yükünün davacı tarafta olduğu, davacının senedin kendi iradesi dışında doldurulduğunu ispat edemediği, davacı tarafın hatırlatılmasına rağmen yemin hakkını kullanmadığı gerekçesiyle, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaları tekrar ederek; davalının müvekkilinin yanında çalıştığı sürece güvenini kazanarak birden çok kere beyaz kağıda imza şeklinde müvekkil adına idari işlemlerde bulunduğunu, bilirkişi raporunda belgenin gayrimuntazam durum arz ettiği ve inceleme konusu imzanın belgedeki diğer yazı ve rakamlardan farklı fiziki evsafta bir kalemle atılmış olduğunun görüldüğünün tespit edildiğini, Sultangazi İlçe Sağlık Müdürlüğüne ve Gaziosmanpaşa İlçe Sağlık Müdürlüğüne müzekkere yazılması taleplerinin yerel mahkemece kabul edilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı vekili dava dilekçesinde, davaya konu takip dayanağı senedin matbu senet olmayıp, boş kağıda hileli imza ile tanzim edildiğini ileri sürmüştür.
İlk derece mahkemesince grafolog bilirkişiden alınan raporunda; davaya konu senetteki imzanın davacıya ait olduğu, inceleme konusu imzanın belgedeki diğer yazı ve rakamlardan farklı fiziki evsafta bir kalemle atılmış olduğunun görüldüğü, ancak belgede silinti kazıntı veya sürşarj yöntemi ile tahrifat yapıldığında dair herhangi bir bulgunun saptanamadığı belirtilmiştir.
Dolayısıyla hükme esas alınan bilirkişi raporunda, sadece senet üzerinde imza ve tahrifat incelemesi yapılmış, imzanın taşınması iddiasına ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Davacı vekili dava dilekçesinde "senet üzerinde müvekkilin imzası dışında müvekkilimin hiçbir el yazısı bulunmamaktadır" şeklindeki beyanıyla, imza inkarında bulunmadığı halde, ilk derece mahkemesince imza incelemesi yapılmış, ancak uyuşmazlık konusu olan imzanın taşınması iddiasına ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Bu nedenlerle ilk derece mahkemesince, uyuşmazlık konusu üzerinde gerekli inceleme ve değerlendirme yapılmadan hatalı ve eksik inceleme ile yazılı şekilde sonuca gidilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf itirazının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitüsü'den "Bononun açığa imzalı bir kâğıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığı, yazı ve imza arasındaki öncelik sırası ve zaman farkı, imza üzerinde yazıcı mürekkebi olup olmadığı, yazı ve imza yaşının tespiti ve imza üzerinde ısıl işlem (yazıcıdan geçirme) olup olmadığı" gibi hususları aydınlığa kavuşturacak nitelikte rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,
davacı vekilinin sair istinaf itirazları ile davalı vekilinin istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/871, K. 2025/55, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama