KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2023/922 Esas
- Karar no
- 2025/158
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/05/2023
- Numarası
- 2023/196 Esas, 2023/483 Karar
- Davanın konusu
- Alacak (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/03/2023
Karar Metni
877 kelime·4 dk okuma·5 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;17/02/2023 tarihinde ... sayılı dosyasından yazılan talimat neticesinde .... sayılı dosyası ile müvekkilinin babasının borcu için hacze gelindiğini, istihkak iddiasında bulunulmasın rağmen davalı vekilinin haciz talebinde ısrar etmesi üzerine, müvekkilinin haciz baskısı altında,53.000-TL para yatırmak zorunda kalındığını, davalı tarafın yaptığı haciz işleminin haksız ve kötü niyetli olduğu bizzat kendilerinin istihkak iddiasını kabul etmeleriyle de açığa çıktığını ileri sürerek, 53.000-TL’nin en yüksek temerrüt faizi ile birlikte müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borçlu ..'ın borcu nedeniyle 17/02/2023 tarihinde Gebze İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile ... Darıca / Kocaeli adresinde haciz işlemi gerçekleştirildiğini, gerçekleştirilen haciz işlemi sırasında borçlunun haciz mahallinde hazır bulunduğunu, akabinde borçlunun oğlu-davacının istihkak iddiası ileri sürdüğünü, ancak babası ve ailesi ile görüşmediklerini hiçbir ilgilerinin olmadığını iddia ederek istihkak iddiası ileri süren davacının, işbu davayı açarken kullandığı adresinde dahi borçlunun babasının resmi mernis adresi yazılı olduğunu, davacının istihkak iddiası ve işbu davayı açmaktaki amacının kötü niyetli olduğu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davanın dayanağını teşkil eden haciz işlemi sırasında davacısının ihtirazi kayıt öne sürerek, dükkanın kendisinin olduğunu, kimsenin borcunu kabul etmediğini, borçla ilgili bir alakasının olmadığını beyan ettiği ve devamında da alacaklı vekilinin istihkak iddiasını kabul ederek herhangi bir işlem yapılmamasını talep ettiği ve yine aynı gün davalı vekilinin hesabına 53.000-TL' lik ödeme yapıldığı, akrabalık durumunun olmasının organik bağın varlığına yeterli olmadığı, icra takibinde borçlu sıfatı bulunmayan davacıdan doğrudan tahsil yapılmasının mümkün olmadığı,
buna rağmen davalının borçlu adına kayıtlı olmayan davacı şirket adresine hacze gelinmesinin sağladığı ve davacının da haciz baskısı altında borcu ödemek zorunda kaldığı, davacının borçla ilgisi olmadığı halde söz konusu borcu ihtirazi kayıtla ödemek zorunda kaldığı ödemenin davalı yönünden haksız kazanç ve sebebsiz zenginleşme sayılması ve yapılan ödemenin davalıdan iadesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 53.000-TL'nin ödeme tarihi 17/02/2023 itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, cevap dilekçesindeki savunmalarını tekrar ederek; davacı ... sayılı dosya borcuna istinaden yaptığı ödemenin istirdatını talep etmişse de, takipte borçlu bulunmadığı için kendisine karşı haciz baskısı yapılmasının söz konusu olmadığını, usul açısından da davacının aktif dava ehliyeti ve taraf sıfatı bulunmadığından davanın taraf sıfatı yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken kabulü yönünde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, keza davacının işbu borcun üstenmesi ile yapmış olduğu ödemenin iadesini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre de isteyemeyeceğini,
baba oğul olan davacı ile borçlu arasında hukuki fiili organik bağın mevcut olduğunu, davacının işbu davayı açarken kullandığı adres olarak dahi borçlu babasının resmi mernis adresinin yazılı olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, sebepsiz zenginleşmeye dayalı alacak talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı tarafından her nekadar haciz sırasında haczedilen mallara ilişkin istihkak iddiasında bulunulmuşsa da, davacı tarafından ödemeye ilişkin banka EFT dekontunun incelenmesinde, yapılan ödemenin "2018/39109 ESAS NO LU DOSYAYA İSTİNAFEN BORÇ KAPAM" açıklamasının yer aldığı, herhangi bir ihtirazi kaydın bulunmadığı görülmektedir.
İhtirazi kayıtsız olarak icra dosyası kapama açıklaması ile yapılan bu ödeme ile davacı, dava dışı babasının borcunu üstlenmiştir. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber,
kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/922, K. 2025/158, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama