KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2023/924 Esas
- Karar no
- 2025/142
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 21/03/2023
- Numarası
- 2022/1112 Esas, 2023/243 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine Bakırköy ... İcra Müdürülüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile davalı tarafından icra takibi başlatıldığını, davacı aleyhine başlatılmış bulunan icra takibine konu çekin ciro kısmında yer alan ve davacının adını içerir imzanın davacıya ait olmadığını ve davacının davalıya herhangi bir borcunun olmadığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; çek üzerinde davacının şahsi ve şirket yetkilisi olarak kaşe üzerinde imzasının bulunduğunu, çeki ciro ile iktisap ettiklerini, imzanın davacıya ait olup olmadığını bilmelerinin mümkün olmadığını, ciro zincirinde kopukluk olmadığını savunarak, davanın reddini, davacı yanın haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli davası nedeniyle %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminata mahkum edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, toplanan emsal imzalar ve çek üzerinde yapılan imza incelemesi neticesinde grafolog bilirkişiden alınan raporda, çek arka yüzünde ...
Ltd.Şti. kaşe izi üzerinde ve hemen altına ... ismi altına atılmış imzaların davacının eli ürünü olmadığı, mukayese imzaları ile aralarında farklılıklar bulunduğunun tespit edildiği, davacının şahsı adına attığı ciranta imzasının davacı eli ürünü olmadığının grafolog bilirkişi raporu ile tespit edildiği, imza itirazının iyi niyetli olsalar bile senedin bütün alacaklıların karşı ileri sürülebilecek mutlak bir defi olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile; davacının, İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ...
E.sayılı dosyası ile takibe konulan çek yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine, takibin iptali yönündeki talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; çekteki imzanın davacının eli ürünü olmadığı gerekçesine dayanılarak davanın kabulüne karar verildiğini, bilirkişi raporuna itirazlarının ve yeniden rapor alınması taleplerinin mahkemece kabul edilmediğini, yapılan eksik inceleme nedeniyle kararın hatalı olduğunu, bir an için çekteki imzanın davacıya ait olmadığı kabul edilecek olsa bile, müvekkilinizin ticari hayatın akışı içerisinde bunu bilebilmesinin mümkün olmadığını, kambiyo hukukuna hakim olan mücerretlik ilkesi ve çek prensipleri gereğince müvekkilimine hiçbir kusur atfedilemeyeceğini, bu minvalde ilk derece mahkemesince yargılama giderleri ve vekalet ücreti davacıya tahmil edilmesi gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporu ile, davaya konu takip dayanağı çekte davacıya atfen atılmış ciranta imzasının davacıya ait olmadığının anlaşıldığı, mutlak def'i olan sahtelik iddiasının herkese karşı ileri sürülebileceği, bu nedenle ilk derece mahkemesinin davanın kabulüne dair kararının yerinde olduğu,
davanın kabulü sonucu davalı aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/924, K. 2025/142, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama