KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Dosya no
- 2023/943 Esas
- Karar no
- 2025/223
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 11/04/2023
- Numarası
- 2019/478 Esas, 2023/301 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
840 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin babası ... ile kardeşi ... aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile 20/01/2015 vade tarihli ve 150.000-TL bedelli senede dayalı kambiyo takibi başlatıldığını, müvekkillerinin babasının vefatı üzerine müvekkilleri aleyhine takibin devam ettirildiğini, söz konusu icra takibi borçlusu ...'ın yaşı itibariyle yapmış olduğu işlemlerin hukuki ve cezai neticeleri noktasında ayırt etme gücüne sahip olmadığını, borçlanma ehliyetinin ve fiil ehliyetinin de bulunmadığını ileri sürerek, müvekkillerinin davaya konu çek sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitinie, davalıaleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin alacağını tahsil etmek amacıyla ... ve ... adına haklı olarak icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından yatırılan harcın eksik olup tamamlatılması gerektiğini, davaya bakmaya İstanbul Mahkemeleri yetkili ve görevli olduğunu, davacıların taraf ehliyetlerinin bulunmadığını, görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, icra takibinin asıl borçlularınca itirazda bulunmamış ve dava açmamış olması nedeniyle açılan davanın zamanaşımına uğramış olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacıların muris ...'ın fiil ehliyetinin bulunmadığını iddia ettiği, ATK 4. İhtisas Kurulu tarafından 31/12/2021 tarihinde hazırlanan raporda murisin senedin tanzim tarihi itibari ile hukuki ve fiili ehliyetinin bulunduğunun tespit edildiği, murisin sağlında aleyhine başlatılmış olan icra takibinden kaynaklı olarak takibe dayanak yapılan senetteki imzayı inkar etmediği gibi sahtecilik iddiasında da bulunmamış olduğu, muris aleyhine açılmış olan takibin kesinleşmiş olduğu,
işbu hali ile davacı mirasçıların imza inkarında bulunamayacakları göz önünde bulundurulduğunda imza inkarına yönelik itirazlarının değerlendirilmesi için delil toplanması ve bilirkişi incelemesi yapılması yönündeki ara kararlardan rücu edildiği gerekçesiyle davanın reddine; davalı aleyhine herhangi bir ihtiyati tedbir kararına hükmolunmadığı, yasal koşulların oluşmadığı görülmekle davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacılar vekilleri tarafından iki ayrı istinaf dilekçesinde; senet metni üzerindeki imzanın da müteveffaya ait olmadığı beyan edilmesine, mahkemece son dönemde senet üzerindeki imzanın müteveffa ...'a aidiyetiyle ilgili bilgi ve belgeler toparlanırken aniden davanın reddine karar verildiğini, dava konusu senedin ne için alındığı yönündeki ispat yükünün senet alacaklısı görünen davalıya ait olduğunu, yerel mahkemece vaki itirazları hususunda hiçbir araştırma yapılmadığını, davacıların murisinin fiil ehliyetinin ve borçlanma ehliyetinin bulunmadığını, bu konuda kolluk araştırması talep ettiklerini,
bu konuda delilleri tamamiyle toplanmadan dosyanın bilirkişiye tevdii edildiğini, ATK raporunun gerekçe kısmının olmadığını, resmi evrak olan düzenleme şeklindeki vekaletnameye bile imza atamayıp da parmak basan murisin, herhangi bir bonoya imza atmasının gerçekçi olmadığını, imza inkarına itirazlarının incelenmediğini, hukuki dinlenme hakkının ihlal edildiğini, temel ilişkinin mevcut olmadığını, tanık ve yemin delilinin dikkate alınmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmişlerdir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Davaya konu uyuşmazlıkta davacılar, davaya konu takip dayanağı senetteki davacıların murisine atfedilen keşideci imzasının, murise ait olmadığını, murisin okuma yazma bilmediğini, fiil ehliyetine sahip olmadığını, müteveffa ...' ın takip alacaklısı olarak görünen ...' ya takip dayanağı senetten veya başka bir şeyden kaynaklı herhangi bir borcu bulunmadığını ileri sürmüşlerdir.
İlk derece mahkemesince, davacıların murisinin fiil ehliyetinin bulunduğu, murisin sağlığında imza inkarı ve sahtelik iddiasında bulunmaması nedeniyle imza incelemesi yapılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş, bedelsizlik iddiasına ilişkin herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
Murisinin sağlığında imzanın kendisine ait olduğuna dair açık bir ikrarı bulunmadıkça, vefatından sonra mirasçılarının açacakları menfi tespit davasında, murisin imzasını inkar etmelerine yasal bir engel bulunmamaktadır.
Bu nedenle ilk derece mahkemesince davaya konu senet borçlusu olan davacıların murisine imzanın kendisine ait olup olmadığı, imzanın murise ait olduğunun anlaşılması halinde bedelsizlik iddiası incelenerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre davacılar vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2023/943, K. 2025/223, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama