KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/1722 Esas
- Karar no
- 2025/238
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 25/09/2024
- Numarası
- 2021/103 Esas, 2024/143 Karar
- Davanın konusu
- Alacak
- Dava tarihi
- 24/11/2017
Karar Metni
1.433 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili dilekçesinde özetle; davacı şirket vekilince 14/04/2010 tarihinde müvekkil ile davacı şirket arasındaki sözleşmenin süresinden önce feshedilmesinden kaynaklanan cezai şart alacağının tespit ve tahsiline ilişkin bir alacak davası ikame edildiğini, davacı şirketin, müvekkili ile aralarındaki sözleşmenin müvekkil tarafından süresinden önce ve haksız şekilde feshedildiğini iddia ettiğini, açıkladığı olgular ışığında, mahkemece görülerek karar bağlanan dosya kapsamında delil olarak değerlendirilen ve karara tesir eden 03/03/2008 tarihli ... seri no'lu, 02/05/2009 tarihli, ... seri no'lu,
10/07/2009 tarihli, ... seri no'lu gider makbuzlarının sahte olduğu hususunun İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2017/88 E. sayılı dosyasından verilen kararla tespit edildiğini ileri sürerek, yargılamanın iadesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davacı vekili yargılamanın iadesine cevap dilekçesinde özetle; davalının yargılamanın iadesine sebep gösterdiği İstanbul 40. Asliye Ceza Mahkemesi 2017/88 E. numaralı dosyası karara bağlandığını ve davalının iddialarının aksine müvekkili şirket ortağı olan sanık konumundaki ...'nın söz konusu dosyada isnat edilen özel belgede sahtecilik suçundan beraat ettiğini, dolayısıyla davalının yargılamanın iadesine dayanak gösterdikleri iddiaların mesnetsiz ve gerçek dışı olduğu savunarak, yargılamanın iadesinin reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda. İstanbul 40. ACM'nin 2017/625 E., 2018/291 K. sayılı ve 17/05/2018 tarihli kararı incelendiğinde; dava dışı sanık ...'nın Özel Belgede Sahtecilik suçundan dolayı 17/05/2018 tarihinde TCK'nın 207/1 maddesi gereğince cezalandırılmasına ve CMK 231/5 maddesi gereğince verildiği,
res’en seçilen ..., ... ve ...'dan oluşan bilirkişi heyetinden alınan kök ve ek bilirkişi raporunda, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 3 adet ödeme makbuzundaki imzanın davalıya ait olmamasının, davacının davalıya karşı olan sözleşmesel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği gerekçesiyle yaptığı feshin haklı olmasına yol açacağı ve davacının sözleşmenin haksız feshine dayalı cezai şart talebinin koşullarının oluşmayacağı kanaatine varıldığının bildirildiği,
İstanbul 1.FSHHM'nin 2012/49 Esas , 2013/108 Karar sayılı davanın kabulüne ilişkin kararı bakımından HMK'nın 375/1-d maddesine dayalı olarak yargılamanın iadesi isteminin davalı tarafça ileri sürüldüğü, yargılamanın iadesi yoluyla kaldırılması istenen hükmün kesinleşmiş olduğu, son olarak ileri sürülen yargılamanın iadesi sebebinin kanunda yazılı sebeplerden olduğu,
mahkemenin önceki kararında delil olarak hükme esas alınan davalının ödeme aldığına ilişkin 3 adet gider pusulasındaki imzanın davalı asile ait olmadığının İstanbul 40 Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/88 E. - 485 K. sayılı dosyası ile İstanbul 40. ACM'nin 2017/625 E., 2018/291 K. sayılı 20/06/2018 tarihinde kesinleşme tarihli dosyası ile sabit olduğu, davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 3 adet ödemeye ilişkin gider pusulasındaki imzanın davalıya ait olmamasının, davacının davalıya karşı olan sözleşmesel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucunu doğurduğu,
celp ve tetkik edilen yine taraflar arasındaki İstanbul 2. FSHHM'nin 2018/480 E. ( önceki 2012/135 E. ) sayılı dava dosyasının içeriği ile huzurdaki dosya kapsamında sözleşmesel ödeme yükümlülüklerinin yerine getirildiğinin ispata muhtaç kalması karşında feshin haklı olduğu, böylece davacının sözleşmenin haksız feshi iddiasına dayalı cezai şart talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle.
İstanbul 1. FSHHM'nin 2012/49 Esas, 2013/108 Karar sayılı kararı bakımından yargılamanın iadesi talebinin HMK'nın 375/1-d maddesi gereğince kabulü ile, davanın kabulüne ilişkin kararın tamamen değiştirilerek davacı şirketin davalı aleyhine açtığı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde; yapılan ceza yargılamasında söz konusu makbuzlardaki imzaların, davalıya ait çıkmadığı gibi müvekkiline ait de çıkmadığını, davalı oyuncunun sözleşmeyi fesih sebepleri arasında ödeme almadığı iddiası bulunmamadığını, davalının yargılamanın iadesi talebine gerekçe göstermiş olduğu nedenlerin bütünüyle mesnetsiz, hukuka aykırı ve gerçek dışı olduğunu, hakimin davayı aydınlatma yükümlülüğüne aykırı olarak isticvap teleplerinin kabul edilmediğini, davalı taraf 2012/49 sayılı dosyada alınan beyanında "geç gelen bahar" isimli projeden ödeme aldığını ikrar etmekte olup,
ayrıca 3.000- TL olan bölüm başı oyunculuk kaşesinin 13.000-TL ye çıktığını beyan ettiğini, sadece üç adet makbuza göre müvekkilinin sözleşmeye aykırı davrandığı ve davalının sözleşmeyi haklı şekilde feshettiği yönünde bir algı oluşturmaya çalışan davalı tarafın, haksız taleplerinin kabulü ve müvekkilimin çabalarının yok sayılması hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, yargılamanın iadesi talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 40 Asliye Ceza Mahkemesi kararı ile davacı tarafça dosyaya ibraz edilen 3 adet ödemeye ilişkin gider pusulasındaki imzanın davalıya ait olmamasının, davacının davalıya karşı olan sözleşmesel ödeme yükümlülüğünü yerine getirmediği sonucunu doğurduğu gerekçesiyle, yargılamanın iadesi talebinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı tarafından davacıya gönderilen Kadıköy ...Noterliği'nin 17/07/2009 tarih ve ... y.sayılı fesih bildirim ihtarnamesinde, davalının sözleşmenin fesih nedenlerini; davacının sözleşmenin imzalanmasından yaklaşık 2 yıl geçmiş olmasına rağmen kensisinin yeterince projelerde yer almasının sağlanmaması, adına yapımcı şirketlerle görüşmeler yapılmaması, devamlılık arz eden iş ilişkisi yaratabilecek çabanın gösterilmemesi, ihtarname ile talep etmiş olmasına rağmen sözleşme suretinin dahi kendisine ulaştırılmaması şeklinde tek tek sayılmış, ancak ihtarnamede ödeme yükümlüğünün yerine getirilmediği yönünde bir fesih sebebi ileri sürülmemiştir.
Davacı tarafın, davalının 17/07/2009 tarih fesih bildirim ihtarnamesine karşı 11/09/2009 tarihli ihtarnamesi ile cevap vermesi üzerine, davalı taraf davacıya Beşiktaş ...Noterliği'nin 17/07/2009 tarih tarih ve ... y.sayılı cevabi ihtarnamesini göndermiş, davalının vekili aracılığıyla davacıya gönderdiği, söz konusu 17/07/2009 tarihli ihtarnamede "Tarafınızca sergilenen tutum ve davranışlar sonucu müvekkilimize iş imkanlarının sağlanması, iş ortamları hakkında bilgi verilmesi, şirketinizin çabası ile yapımcı firmalarla müvekkilimizin karşı karşıya getirilmesi gibi sözleşmesel yükümlülükler yerine getirilmemiştir.
Sözleşmenin imza tarihinden bu yana 2 yıl geçmiş bulunmasına rağmen müvekkilimizin kariyerine olumlu yönde etki yapacak, gelişim sağlayacak çaba ve gayret sarf edilmemiştir. Bu sebeplerden ötürü müvekkilimizin Anayasal özgürlüğü bağlamında çalışma hakkı kısıtlanmış ve sözleşmenin devamında bir yarar kalmamıştır." denilerek sözleşmenin fesih nedenleri tekrar edilmiş, bu ihtarnamede de ödeme yükümlülüğünün ihlal edildiği yönünde bir fesih nedeni ileri sürülmemiştir.
Davalı taraf ödeme alamadıkları yönündeki iddialarını davaya cevap dilekçesinde ileri sürmüştür. Dolayısıyla davalının sözleşme fesih ihtarında ödeme yükümlülüğüne dair bir fesih sebebi ileri sürülmemiştir. Yargılamanın iadesi talebi HMK'nın 375/1-d maddesine dayalı olup, söz konusu maddede "Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması" yargılamanın iadesi nedenleri arasında sayılmıştır.
Yargılamanın iadesi talep edilen kesinleşmiş ilk derece mahkemesi kararında.
"Davalının BK.'nın o tarihte yürürlükte olan 106.maddesine aykırı olarak davacıyı temerrüde düşürüp uygun süre vermeden sözleşmeyi feshi nedeniyle fesih hüküm ifade etmediğinden davalının sözleşmeyi feshi bu yönüyle yasaya aykırıdır." denilerek, davalının davacıyı temerrüde düşürmeden sözlemeyi feshetmesi, başlı başına haksız fesih olarak nitelendirildikten sonra, davacının ajans hizmetini de yerine getirdiği belirtilmiştir.
Ödeme yapılıp yapılmadığı hususu, davanın temel kabul gerekçeleri arasında yer almayıp, gerekçeli kararda ödeme hususu sadece, alınan bilirkişi raporunda "..davalıya ödemeler yaptığı tespit edilmiştir" şeklinde yer almıştır.
Bu durumda söz konusu dekontlara konu ödemelerin yapılıp yapılmadığı hususu, davalının sözleşmenin fesih nedenleri arasında bulunmadığı, yenilenmesi talep edilen ilk derece mahkemesi kararında, davalının davacıya süre verip temerrüde düşürmemesinin, başlı başına haksız fesih olarak nitelendirildiği dikkate alındığında, yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesi gerektiği halde; ceza yargılamasında 3 adet ödemeye ilişkin gider pusulasındaki imzanın davalıya ait olmadığının tespit edilmesinin, karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş olması şeklinde nitelendirilerek,
eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 353/1-b-2. maddesinde, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden Dairemizce davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiş ve yargılamanın iadesi talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1722, K. 2025/238, 13 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama