KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2025
- Dosya no
- 2024/1759 Esas
- Karar no
- 2025/144
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 15/05/2024
- Numarası
- 2021/437 Esas, 2024/81 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar Metni
1.314 kelime·7 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ... tescil no'lu "...", ... tescil no'lu "..." ve ... tescil no'lu "..." markaların sahibi olduğunu, davalının 11/08/2020 tarihinde yapmış olduğu başvuruyla, müvekkil şirketin markasını birebir aynen esas unsuru olarak içeren "..." markasını, müvekkil şirketin markalarının tescilli olduğu 20. sınıfta ... tescil numarasıyla kendi adına tescil ettirerek kendisine ait marka tescilinin kapsamında bulunmayan "sepetler" ve kimi dekorasyon ürünleri üzerinde www...com ve www.instagram.com/... adreslerinde kullandığını,
davalı markası ve kullanımlarının müvekkilinin tanınmış markaları ile iltibas oluşturduğunu ileri sürerek, davalının ... no'lu "..." markasının hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine, davalının davacının marka hakkına tecavüzün tespitine, durdurulmasına, tecavüzün ortadan kaldırılmasına, www...com ve www.instagram.com/... adreslerine erişimin engellenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE KARŞI DAVA
Davalı vekili cevap ve karşı dava ilekçesinde özetle; müvekkilinin ... logo grafik eseri ve markasının davacı / karşı davalılarca izinsiz olarak kopyalanıp işlendiği ve tecavüz de bulunduğunu, müvekkilinin kendi çizimi ve ürünü olan ... logo grafik eseri ve gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğunu savunarak, asıl davaın reddine, karşı davanın kabulü ile,
... logo markasının, davacı / karşı davalılarca izinsiz kopyalanması ve işlenmesi suretiyle, müvekkilinin gerek FSEK'ten doğan eser sahipliğine ve maddi manevi haklarına gerekse marka haklarına yaratılan ihlal, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına ve karşı davalılar adına TPMK nezdinde tescilli bulunan ... sayılı ... ve ... sayılı ... markalarının hükümsüzlükleri ile sicilden terkinlerini, karşı davalıların ... sayılı ... ve ... sayılı ... markalarının kullanımı ile yarattıkları telif hakkı ihlali, marka tecavüzü ve haksız rekabetin tespitine,
önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacıların önceki tarihli tescilli markaları ile davalının sonraki tarihli tescilli markasının esas unsur olan ''...'' ibaresini içermesi, aynı mal/hizmet sektöründe kullanılması, markaların bütünsel olarak benzer olmaları ve aynı/ benzer sınıflarda tescilli ve kullanımda olmaları nedeniyle markaların hitap ettikleri ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalini doğurduğu,
SMK'nın 29 ve 7. maddeleri gereğince davalı eyleminin marka hakkına tecavüz teşkil ettiği, davacıların önceki tarihli gerçek hak sahibi olmaları kapsamında karşı davadaki marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetten kaynaklı istemlere cevaz verilmesinin mümkün olmadığı,
asıl davada davacılar SMK'nın birinci kitabında düzenlenen marka hakkına ilişkin hükümlerin yanı sıra ayrıca TTK'nın haksız rekabet hükümleri gereğince de istemde bulunmuşlarsa da, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 esas, 2022/1852 karar sayılı ilamı doğrultusunda haksız rekabet hükümlerine yönelik davacıların istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği, karşı dava kapsamında eser hak sahipliği iddiası ile FSEK kapsamında telif hakkının ihlaline dayalı istemin incelenmesinde, davaya konu logonun güzel sanat eseri kapsamında grafik eser kabul edilebilmesi için gerekli hususiyet ve estetik niteliği taşımadığı,
bu nedenle FSEK kapsamında eser vasfını hâiz olmadığı sonucuna varıldığı, davaya konu logonun karşı davacı tarafından 13 Eylül 2019 tarihinde oluşturulduğu, davacı/karşı davalının iç içe geçmiş O tasarımını 2013
yılından beri dikey olarak kullanıldığı, davalı/karşı davacının logosundan iktibasa yönelik dosya kapsamında yeterli delil olmadığından, telif hakkı ihlaline dayalı istemlere cevaz verilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne ile karşı davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davacı-karşı davalılar vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve beyanlarını tekrar ederek; -Karşı dava bakımından hükümsüzlük ve telif hakkına tecavüzün tespiti ve önlenmesi bakımından ayrı ayrı vekalet ücretine takdir edilmesi gerekirken, müvekkilleri lehine tek bir vekalet ücretine takdir edilmiş olmasının isabetsiz olduğunu,-Müvekkillerin haksız rekabetin tespiti meni ve refi bakımından taleplerinin kümülatif korumadan yararlanamayacağından bahisle reddi kararının isabetsiz olduğunu,
-Müvekkillerinin “...” esas unsurlu markalarının bilirkişi raporu ile kabul edildiği üzere tanınmışlığı haiz olduğunu, bu kapsamda asıl davanın gerek SMK m.6/4 ve 6/5 kapsamında da kabulü gerektiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı-karşı davacı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıa ve beyanlarını tekrar ederek; -Yerel mahkemece asıl davadaki tüm davacı talepleri kabul edilmediğinden,
hükmün tam kabul gibi kurulmasının usuli bir hata olduğunu ve davalı/karşı davacı müvekkil aleyhine sonuç yarattığını, bu hususun istinaf yolu ile düzeltilmesi gerekmekte ve talep edildiğini, -Yerel mahkemenin itirazları karşılamayan, hukuken hatalı ve eksik görüş bildiren bir bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini, -Yerel mahkemece, müvekkilinin ... markasının yaratıldığı tarihte hiçbir şekilde mevcut olmayan birtakım markalara tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle verilen kararın açıkça hatalı olduğunu,
-Yerel mahkemece müvekkilinin kendi fikri çabası ve elinin emeği olan ... logo grafik eseri ve markası üzerindeki gerçek hak sahipliğinin yok sayıldığını ve buna istinaden hüküm verildiğini, ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Asıl dava; davacıların “...”, “...”, “...” ve türevi markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğu iddiası ile davalı adına kayıtlı ... tescil numaralı “...” markasının SMK’nın 6/1, 6/3, 6/4, 6/5, 6/6 ve 6/9 maddeleri uyarınca hükümsüzlüğü, “...”, “...”, “...” ve türevi markalarından doğan haklarına, davalı tarafından gerçekleştirilen marka tecavüzü fiilinin ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, tecavüzün kaldırılması ile hükmün ilanı, karşı dava.
FSEK hükümleri uyarınca karşı davacının yaratanı ve üzerinde telif hakkı sahibi bulunduğunu beyan ettiği grafik eseri ... logosunun karşı davalılarca taklit edilmesi iddiasına dayalı telif hakkı ihlalinin önlenmesi, FSEK'ten doğan eser sahipliğinden doğan maddi ve manevi haklarına ve SMK'dan doğan gerçek ve öncelikli marka haklarına yaratılan ihlal, tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, kaldırılması ve karşı davalı adına tescilli ... sayılı ''...'' ve ... sayılı ''...'' markasının hükümsüzlüğü taleplerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiştir. Karar davalı-karşı davacı vekili tarafından ve katılma yoluyla davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İlk derece mahkemesince davalının ... marka/logo görselinin gerekçeli kararın içerisine konulduğu görülmüştür. Mahkeme kararlarında gerektiğinde hükmün eki niteliğinde kroki ve şekillere kararın ekinde yer verilebilir ise de. HMK.297.maddesi düzenlemesine uygun düşmeyecek biçimde hükmün gerekçe kısmında şekillere yer verilmesi doğru görülmemiştir.
Renk, boyut ve diğer özelliklerden yoksun bir şekilde markaların gerekçeli karara eksik yansıtılmaları yanıltıcı sonuçlara neden olabilecektir. (Emsal YHGK 2017/11-75 E-2017/637 K.sayılı kararı) Kararın gerekçesinde davalı tarafa ait marka/logo görseline yer verilmesi HMK 297.maddesine aykırı görülmüş, bu nedenle kararının re'sen kaldırılması gerekmiştir.
İlk derece mahkemesince, hüküm kısmının 1.bendinde "asıl davanın kabulüne" denildikten sonra, 1/a bendinde hükümsüzlük talebinin kabulüne, 1/b bendinde markaya tecavüz talebinin kabulüne, ve 1/c maddesinde bendinde hüküm özetinin ilanı talebinin kabulüne karar verildiği, 1/d bendinde ise haksız rekabete ilişkin talebin reddine reddine karar verilmiştir.
Dolayısıyla hüküm fıkrasının 1.bendinde asıl davanın kısmen kabülü kısmen reddi yönünde hüküm kurulduğu halde, 1.bendin başında "asıl davanın kabulüne" şeklinde karar verilmesi HMK'nın 297.maddesine aykırı görülmüştür.
Açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/1759, K. 2025/144, 30 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama