İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/267 K.2024/1271

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

Esas2024/267Karar2024/1271Tarih12 Temmuz 2024Okuma10 dk · 2.031 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi İncelenen Kararın Mahkemesi İstanbul 1.FİKRÎ Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Karar tarihi
12 Temmuz 2024
Dosya no
2024/267 Esas
Karar no
2024/1271
Tarihi
26/09/2023
Numarası
2022/20 Esas, 2023/144 Karar
Davanın konusu
Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.031 kelime·10 dk okuma·6 bölüm

İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “...” markası altında başta ana faaliyet ürünü fermuar olmak üzere giysiler, ayakkabılar ve çeşitli çanta türleri için fermuarlar, tokalar ve kilitler üreten İtalya menşeli bir firma olduğunu, müvekkili markasının kendi sektöründe dünyaca tanınmış marka statüsünde olduğunu, müvekkilinin söz konusu marka ile 1952 yılından bu yana faaliyet gösterdiğini, müvekkili markasının ülkemiz de dahil olmak üzere ... gibi yüzlerce tanınmış markanın ürünlerinde tüketici ile buluşan ve kendi sektöründe bilinen bir marka özelliğini taşıdığını,

davalıların müvekkilinin ticari itibarından yararlanmak ve sektöründe dünyaca tanınmış “...” markasından haksız şekilde yararlanmak adına TPE nezdinde başvuruda bulunduklarını ve ...sayı ile “... + Şekil” markasını 25, 26 ve 35. sınıfa dahil emtialar bakımından tescil ettirdiklerini, müvekkilinin dünyaca tanınmış markasının 26. sınıfa dahil emtialar için ... sayı ile marka 05/12/2014 tarihinde TPE nezdinde marka başvurusunda bulunduğunu, ancak söz konusu başvurunun davalı adına tescilli markası gerekçe gösterilerek reddedildiğini,

davalılar adına tescilli markanın kötü niyetli olarak tescil ettirildiğini ve müvekkilinin tanınmışlığından yararlanmaya yönelik olduğunu iddia ederek, davalı adına ... sayı ile “... + Şekil” markasının, 556 Sayılı KHK’nın 42. maddesi gereğince hükümsüzlüğünü ve aynı zamanda markanın kötü niyetli tescil edilmiş olması sebebiyle de hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılardan ... vekili cevap dilekçesinde özetle;müvekkilinin dava konusu markayı 11/03/2010 tarihinde başvuru yaparak tescil ettirdiğini, huzurdaki davanın ise 30/05/2016 tarihinde açıldığını, hükümsüzlük davasının açılması için öngörülen 5 yıllık zaman aşımı süresi dolduğundan, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, müvekkilinin hitap ettiği müşteri kitlesinin orta sınıf tüketici olarak tabir edilen kesim olduğunu, davacı her ne kadar müvekkilinin davacının ticari itibarından yararlanmasını hedeflediğini iddia etmekte ise de, bu durumun gerçeği yansıtmadığını, ne müvekkilinin,

ne de müvekkilinin satış yaptığı tüketici kitlesinin davacı tarafa ait markanın varlığından haberdar olmadığını, davacı yan sadece fermuar üretimi yaptığını iddia etmesine rağmen müvekkiline ait markanın tescilli olduğu tüm sınıflar bakımından iptalini talep ettiğini, davacının bu talebinde kötü niyetli olduğunu, kabul etmemekle birlikte, bir an için markaların benzer olduğu düşünülse dahi bu durumun müvekkiline ait markanın tamamen hükümsüz kılınması gerektirmeyeceğini, davacı tarafın başvuru sınıflarının, müvekkiline ait başvuru kapsamında çıkartılmasının yeterli olacağını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN İLK KARARI

İlk derece mahkemesinin 2017/364E, 2018/422 Karar sayılı, 13/11/2018 tarihli ilamında; "...1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,-Davalı adına ... no ile tescilli ... şekil markasının 26. emtia sınıf yönünden 6769 sayılı SMK göre kısmen HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, diğer sınıflar için hükümsüzlük isteminin reddine," şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF KARARI

Dairemizin 19/01/2022 tarih ve 2019/1006 Esas, 2022/74 karar sayılı ilamı ile; "...Davaya konu hükümsüzlüğü istenen markanın davanın açıldığı 27/04/2016 tarihinde her iki davalı adına tescilli olduğu anlaşılıyorsa da, TPMK'dan celp edilen kayıtlar ve marka devir sözleşmesinden, yargılama sırasında, davalı ...'ın %50 hissesini, Beyoğlu ...

Noterliği'nin 16 Şubat 2017 tarihli ... sayılı Marka Devir Sözleşmesi ile diğer hissedar ...'a devrettiği, devrin TPMK'ya tescil edilerek markanın tamamının ... adına tescil edildiği anlaşılmakla, mahkemece davalı ... yönünden davanın konusuz kaldığının dikkate alınmaksızın bu davalı hakkında da yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, davalı sıfatı ile ilgili olduğundan bu husus Dairemizce resen dikkate alınmıştır.

Davacı tarafın Türkiye'de tescilli markasının bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davacı markasının tanınmış olmadığı kanaatine varılmış, mahkemenin bu tespitine karşı davacı tarafça istinaf başvurusunda bulunulmadığından davalı yönünden usuli kazanılmış hak teşkil etmiştir.

Davacı tarafça markasının ülkemizde de kullanıldığı ileri sürülmüş ve davalı markasının Türkiye'de kullanıldığını ispat yönünden bir kısım faturalar ve sözleşmeler sunulmuşsa da, faturalardaki ve sözleşmelerdeki yazıların İtalyanca olduğu anlaşılmakla, davacının Türkiye'de hangi ürünlerin satışını yaptığı ve satışı yapılan ürünlerin ... markasıyla satılıp satılmadığı anlaşılamadığından Dairemizce bu belgeler üzerinde değerlendirme yapılamamıştır.

Mahkemece alınan bilirkişi raporunda ve kararın gerekçesinde ise, davacının reddedilen 26. Sınıfta 2015/36085 başvuru numaralı marka başvurusuna konu ... markası ile, davalının hükümsüzlüğü istenen markasının iltibas yönünden karşılaştırılması yerinde değildir.

Mahkemece öncelikle, davacı tarafa markanın Türkiye de davalı markasının başvuru tarihinden önceye ait ... markasının kullanıldığını gösteren faturaların ve sözleşmelerin tercümesinin ibrazı için kesin süre verilmesi, davacı markasının davalı markasının tescil başvurusundan önce Türkiye'de markasal olarak kullanılıp kullanılmadığı, hangi emtia grubunda kullanıldığı ve davacının tescilsiz kullanım nedeniyle öncelik hakkına sahip olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, davalı markasının, davacının sonraki tescil başvurusuna konu edilen ve itiraz üzerine reddedilen marka ile karşılaştırılarak,

iltibas ihtimali bulunduğundan bahisle yazılı şekilde eksik incelemeyle karar verilmesi yerinde olmamış, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK 355.

Madde gereğince resen gözetilen sebeplerle her iki davalı yönünden mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın davalı ...'ın davaya konu markadaki hissesini yargılama sırasında devretmesi nedeniyle davalı sıfatının devam edip etmediğinin değerlendirilmesi, diğer davalı yönünden de, yukarıda yazılı şekilde inceleme ve değerlendirme yapılarak karar verilmesi yönünden mahkemesine gönderilmesine" şeklinde karar vermiştir.

DAİREMİZ KARARINDAN SONRAKİ İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "....Toplanan tüm deliller kapsamına göre, marka hukukunda ülkesellik prensibi geçerlidir.

Davacı tarafın TPMK nezdinde tescilli bir markası bulunmadığı gibi davalının markasının tescilinden öncesi dönemde Türkiye'de davacının distribütörlük şeklinde bir ticari faaliyeti olmadığı gibi davacının 2007-2010 yılları arasında Türkiye'ye fermuar ve fermuar bileşenleri ürünleri satışını yaptığı, fakat davaya konu ... markalı ürünlere ilişkin ciddi şekilde satış yapılmadığı, başka farklı marka isimleri altında yani dava dışı markalara konu ürünlerin ihracatının yapıldığı , toplanan delillere göre davacı markasının davalı markasının tescil başvurusundan önce Türkiye'de markasal olarak ciddi bir kullanımının bulunmadığı,

davacının tescilsiz kullanım yoluyla dahi marka üzerinde öncelik hakkına sahip olmadığı,davacı markasının tanınmış marka olmadığı, davacının huzurdaki davayı 27.4.2016 tarihinde açtığı, davalı markasının ise sicile başvurusunun 29.4.2011 tarihi olduğu dolayısıyla 5 yıllık sürenin dolmasına 2 gün kala açılan davada 5 yıllık süre kaçırılmamış olmakla birlikte davacının uzun süre bekleyerek dava açtığı , davalının tescilde kötüniyetli olduğuna dair ileri sürülen hükümsüzlük isteminin yerinde olmadığı, somut olayda toplanan delillere göre.

Davalı ... yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, Davalı ... hakkındaki davanın esastan sübut bulmadığından reddine;1- Davalı ... yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,2- Davalı ... hakkındaki davanın reddine" şeklinde karar vermiştir.

İSTİNAF İSTEMİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.

Kök ve ek raporların açıkça hukuki maddi hatalara dayalı olduğunu, ilk derece mahkemesince de bu husustaki itirazların belirtildiğini,Müvekkilinin ... markalı ürün satış yaptığı sabit olup, faturaların hepsinde ... şekil ibareli markanın yer aldığını, kullanılan figüratif markanın en üstte ve dikkate çekecek şekilde kullanılmış olduğunu, ortalama tüketici nezdinde markasal etki yarattığını, sektör içinde zaten bilinen bir marka olduğunu, müvekkilinin markayı aktif şekilde kullandığını, Müvekkilinin ticari ilişkide olduğu ...

ŞİRKETİ tarafından gönderilen müzekkere cevaparında da müvekkili ile ticaret yaptıkları ve markanın kullanıldığının sabit olduğunu,Raporda.

Farklı markalı ürünlerin ihracatının yapıldığı şeklindeki tespitinin hatalı bir değerlendirmeye dayandığını, zira bu hususta bir delil olmadığı gibi, ürün referans kodu madde kodu başlığındaki ifadelerin bilirkişiler tarafından marka olarak değerlendirilmiş olabileceğini, ... ibaresinin İTalyanca'da referans anlamına geldiğini, ... ibaresinin ise yarı otomatik sürgü anlamına geldiğini, teknik bir ifade olduklarını, marka olmadıklarını, kök ve ek rapor çeliştiği gibi mahkemenin itirazları dikkate almamasının da yerinde olmadığını,

emsal kararlar gereği çelişkinin ek raporla değil yeni bir raporla giderilebileceğine yer verildiğini,Markanın yoğun bir şekilde kullanılarak bilinir hale getirildiğini, tescilden önce kullanım ile müvekkilinin gerçek hak sahibi olduğunu,Raporda markanın müvekkili tarafından bilinir hale getirilmediği ve yoğun kullanımın olmadığı yönündeki tespitin hatalı olduğunu, maruf hale getirme değerlendirmesi yapılmasının hatalı olduğunu,Tescilsiz markanın korunması yönünden dayanak teşkil eden önceye dayalı kullanım hakkında maruf hale getirme şartının aranmadığının Yargıtay 11.HD nin 2016/13807, 2018/4547 K;

2018/2807E, 2019/7508 Karar sayılı ilamında da belirtildiğini,Davalının müvekkilinin markası ve tanınmışlığından yararlanmaya yönelik kötüniyeti olduğunu, müvekkilinin ürün ve markasını bilmediğinin düşünülemeyeceğini belirterek kararın kaldırılmasını, kötüniyetle tescile edilen markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME

TPMK kayıtlarından. 11/03/2010 başvuru tarihli, 25/26/35. Sınıflarda ... başvuru numaralı "...+şekil" ibareli markanın 29/04/2011 tarihinde tescil edildiği, Markanın %50 hissesinin sahibinin davalılardan ... olduğu, ancak Beyoğlu ....

Noterliği'nin 16 Şubat 2017 tarihli ... sayılı Marka Devir Sözleşmesi ile hissesini diğer hissedar ...'a devrettiği, devrin TPMK kayıtlarına işlenerek markanın ... adına tescil edildiği , tescilin 28.4.2011 tarihinde sicile işlendiği ve bültende de 30.5.2011 tarihinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Davacının 2015 ... numaralı ... ŞEKİL markasının 05.12.2014 tarihli başvuruya istinaden 26.sınıfta 01.04.2021 de (davadan sonra) tescil edildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişiler ...

14/09/2023 tarihli bilirkişi raporlarında özetle.

Davacının yurtdışında tescilli ... markasını uzun zamandır 26. Sınıfta yer alan emtialarda tescil ettirerek kullandığı, ... no ile ... markasının 25/26 ve 35. Sınıflarda yer alan mallar ve hizmetler için davalı adına Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, davacı vekili tarafından sunulan sözleşmeler ve faturalar incelendiğinde davacının 2007-2010 yılları arasında Türkiye’ye fermuar ve fermuar bileşenleri ürünleri satışını yaptığı, fakat davaya konu ... markalı ürünlere ait satış yapılmadığı, başka farklı markalı ürünlerin ihracatının yapıldığı,

dolayısıyla hükümsüzlüğü talep edilen markanın davalının başvuru tarihinden önce davacı tarafından Türkiye’de bilinir hale getirilmediği ve yoğun kullanımının olmadığı, taraf markalarının karşılaştırılmasında şekil(tasarım) unsurlarında farklılık olduğu ve bütünsel bakış açısı ile kavramsal ve fonetik olarak benzer olduğu,

aynı sınıfta yer alan emtialarda kullanıldığı ve sözkonusu markanın davalı tarafından kullanılması halinde bu emtiaların hitap ettiği orta düzeyde tüketici nezdinde iltibasa neden olabileceği , dosya kapsamında davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasını KÖTÜNİYETLE tescil ettirmek istediğine dair herhangibir somut veri tespit edilemediği yönünde görüş bildirilmiştir. Bilirkişiler smm ... 12/01/2023 tarihli bilirkişi raporlarında.

Davacının yurtdışında tescilli ... markasını uzun zamandır 26. Sınıfta yer alan emtialarda tescil ettirerek kullandığı, ... no ile ... markasının 25/26 ve 35. Sınıflarda yer alan mallar ve hizmetler için davalı adına Türk Patent nezdinde tescilli olduğu, Davacı vekili tarafından sunulan sözleşmeler ve faturalar incelendiğinde davacının 2007-2010 yılları arasına Türkiye’ye fermuar ve fermuar bileşenleri ürünleri satışını yaptığı, fakat davaya konu ... markalı ürünlere ilişkin ciddi şekilde satış yapılmadığı, başka farklı markalı ürünlerin ihracatının yapıldığı,

Dolayısıyla hükümsüzlüğü talep edilen markanın davalının başvuru tarihinden önce davacı tarafından Türkiye’de bilinir hale getirilmediği ve yoğun kullanımının olmadığı, Taraf markalarının karşılaştırılmasında şekil(tasarım) unsurlarında farklılık olduğu ve bütünsel bakış açısı ile kavramsal ve fonetik olarak benzer olduğu,

aynı sınıfta yer alan emtialarda kullanıldığı ve söz konusu markanın davalı tarafından kullanılması halinde bu emtiaların hitap ettiği orta düzeyde tüketici nezdinde iltibasa neden olabileceği , Dosya kapsamında davalının hükümsüzlüğü talep edilen markasını KÖTÜNİYETLE tescil ettirmek istediğine dair herhangibir somut veri tespit edilemediği, bu husustaki nihai değerlendirme ve takdir hakkının mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.

Davacı yanca tercümeli faturalar sunulmuş olup incelendiğinde.

29 adet fatura sunulduğu, faturaların sol üst kşesinde ... +ŞEKİL ibaresi olduğu, madde kodunun fermuarlar ve bileşenler şeklinde yazılı olduğu, fatura tarihlerinin 18.02.2008- 15.02.2010 tarihleri arasına ilişkin olduğu görülmüştür.Mahkemece fatura muhattaplarından 3 şirkete müzekkere yazılmış, ... tebligatının iade geldiği, ...'in ise cevabında alıcısı şirketi olan faturaların defterde kayıtlı olduğu, ...' nın ise 21.01.2009 tarih 21.580,88Euro, 27.01.2010 Tarih ve 8851,94Euro tutarlı faturanın defterlerinde kayıtlı olduğunu, 25.01.2010 tarihli 4.4.25,97Euro bedelli faturanın ise defterde kayıtlı olmadığı yönünde cevap verdiği görülmüştür.

GEREKÇE Dava, markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince ... yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Somut uyuşmazlıkta.

Dairemizin kaldırma kararından sonra davacı vekili tarafından 29 adet faturanın tercümeli hali sunulmuş ve mahkemece kök ve ek bilirkişi alınmıştır.

Bilirkişiler raporlarında davacı yanca sunulan faturalardan 2 tanesinde .... markası olduğu, davacı yanca farklı markalı ürün ihracatı yapıldığı yönünde görüş belirtilmiş ise de, faturaların yabancı dildeki hali ve tercümeli haline yansıyan suretlerinin tümünde görüldüğü üzere sağ üst kısmında ...+ŞEKİL ibaresi mevcut olup içeriğinde de "fermuarlar ve bileşenler" şeklinde belirtilmiştir.

Bu durumda faturaların sağ üst köşesindeki ...+ŞEKİL ibaresinin markasal kullanım oluşturduğu ve pek çok fatura sunulduğu dikkate alınarak bu kullanımların değerlendirilmesi ve davacının ülkemizde markayı kullandığını iddia ettiği emtia sınıfı ile davalının markasının alt sınıflarının karşılaştırılması sureti ile sınıflar arası benzerlik olup olmadığının incelenmesi için dosyanın marka vekili, sektör bilirkişisi ve SMM bilirkişiden oluşan yeni bir bilirkişi heyetine tevdi gerekirken itirazlar giderilmeden eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna göre karar verilmesi yerinde görülmemiş,

kararın bu yönden kaldırılması gerekmiştir.Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinafının kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, sair hususların bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜNE, 2-İstanbul 1.Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 26/09/2023 tarih, 2022/20 Esas - 2023/144 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Yukarıda gerekçede belirtildiği şekilde yargılamaya kaldığı yerden devam edilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE, 4-İstinaf peşin harcının talebi halinde davacıya iadesine,

5-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan 738TL istinaf yoluna başvurma harcı ile 321TL posta masrafı olmak üzere toplam 1.059TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 353/1-a-6 maddesi uyarınca oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.12/07/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/267, K. 2024/1271, 12 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesinin İlk Kararı
  6. İstinaf Kararı
  7. İstinaf İstemi
  8. İnceleme
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/267
Karar No
2024/1271
Tarih
12 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/267 K.2024/422
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/268 K.2024/640
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/268 K.2024/449
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/268 K.2024/594
  • Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/268 K.2024/499
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/268 K.2024/474

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.