KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Nisan 2024
- Dosya no
- 2024/477 Esas
- Karar no
- 2024/773
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/01/2024
- Numarası
- 2023/780 Esas, 2024/52 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın, müvekkil şirketin eski çalışanı halen müvekkillerinden ... Şirketinin yönetim kurulu üyesi olan ...'a whatsaptan iki adet bono resmi atarak alacağının olduğunu ödenmesini istediğini, dava dilekçesi ekinde sunulan bonoların incelendiğinde müvekkili şirketlere ait olmayan kaşe ve imzalar içerdiğini, imzaların müvekkili şirketin temsilcilerine ait olmadıklarını ileri sürerek, müvekkillerinin dilekçe ekinde sunduğukları sahte iki adet bonodan dolayı ve başkaca herhangi bir nedenle borçlu olmadığının tespitine, davalı taraf aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından açılan davanın haksız ve yersiz olduğunu ve reddinin gerektiğini, davacıların davaya konu ettiği senedin, usul ve yasaya uygun olup zorunlu unsurlarının tam olduğunu, davacı tarafça arabuluculuk başvurusu yapılmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince; TTK'nın 5'inci maddesinden sonra gelmek üzere eklenen ve 28/03/2023 tarihli, 7445 sayılı Kanun'un 31.maddesiyle değiştirilen maddeye göre menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olduğu, davacılar vekilinin katıldığı 17/01/2024 tarihli duruşmada dava tarihinden önce arabuluculuk başvurusunda bulunmadığını beyan ettiği gerekçesiyle, Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A, 6325 sayılı Kanunun 18/A-2, Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 114/2 ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davanın her ne kadar usulden reddine karar verilmiş olsa da, hatalı bir şekilde maktu vekalet ücretine hükmedildiğini, vekalet ücretinin nispi olarak hesaplanması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karar vekalet ücreti yönünden davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
1-Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava şartı yokluğundan davanın reddine dair verilen kararda ilk derece mahkemesince AAÜT 7/2.maddesi uyarınca maktu vekalet ücretini geçmeyecek şekilde davalı lehine vekalet ücretine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
2-İlk derece mahkemesince dava şartı yokluğundan dolayı davanın reddine karar verilerek, AAÜT 7/2.maddesi uyarınca maktu vekalet ücretini geçmeyecek şekilde davalı lehine vekalet ücretine karar verildiği, davalı vekilinin AAÜT 7/2.maddesinin, "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur" şeklindeki açık düzenlemesini bildiği halde, vekalet ücreti yönünden kararı istinaf ettiği,
davalı vekilinin istinaf yoluna başvurmasının kötü niyetli olduğu anlaşılmakla, kötü niyetli istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekilinin kendi şahsı hakkında HMK'nın 351. maddesi atfıyla aynı kanun'un 329. maddesi uyarınca disiplin para cezası uygulanmasına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/477, K. 2024/773, 29 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama