KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 1 Aralık 2025
- Dosya no
- 2024/683 Esas
- Karar no
- 2025/1542
- İncelenen kararın mahkemesi
- TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/05/2023
- Numarası
- 2021/1171 Esas, 2023/309 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan
Karar Metni
894 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı aleyhine Çerkezköy İcra Müdürlüğünün ... E.sayılı icra sayılı dosyası ile 1.500.000-TL bedelli senede dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davacının senetten haberi olmadığını, davacının yaşlı olması ve okuma yazma bilmemesi sebebiyle tüm resmi işlemlerini eşinin nezaretinde parmak basmak suretiyle gerçekleştirdiğini, bu sebeple takibe konu senedin davacı tarafından imzalanmadığını ileri sürerek, davacının davalıya borcunun olmadığının tespiti ile takibin ve takip dayanağı senedin iptaline, davalının asıl alacak üzerinden % 20 kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı defi ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/8495 no'lu savcılık dosyasında, davacının senet üzerindeki imzanın kendisine ait olduğunu açıkça ikrar ettiğini, davacı tarafça okuma- yazma bilgisinin bulunmadığı iddialarını kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini, davacının kötü niyetli olarak dava ikame etmiş olması nedeniyle asıl alacak üzerinden % 20 kötüniyet tazminatına mahkûm edilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davaya konu 15/03/2019 tanzim tarihli 1.500.000-TL miktarlı senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığı hususunda grafoloji uzmanı bilirkişiden 05/05/2023 havale tarihli raporda, incelemeye konusu olan senedin isim ve imzalarının davacı ...'in eli ürünü olmadığının tespit ediildiği, icra takibine dayanak bono üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığının bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı itibariyle tespit edildiğinden davacının dava konusu takibe dayanak senet kapsamında davalıya borçlu bulunmadığı sabit olduğu,
senedin lehtarının imzanın davacıya ait olmadığını bilebileceğinden davalının takibinde kötüniyetli ve haksız olduğu sabit olduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile, Çerkezköy İcra Müdürlüğü'nün ... İcra sayılı dosyasında davacının davalıya borçlu bulunmadığının tespitine, İİK'nın 72/5.maddesi gereğince 72/5. maddesi gereğince 300.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde, yargılama sırasındaki savunma ve beyanlarını tekrar ederek; ilamın gerekçesinde emsal olarak belirtilen Yargıtay 19. HD'nin 2017/2819-2047 E-K. sayılı ilamına aykırılık teşkil edecek şekilde hüküm kurulduğunu, cevap ve ikinci cevap dilekçesinde davacının imzalarının toplanmasına yönelik delillerimiz toplanmamış olmasının, menfi tespit davalarında ispat külfeti davalı alacaklı üzerinde olmasına rağmen, mahkemece ön inceleme duruşmasında davacı tarafa imza asıllarının bildirilmesine yönelik kesin süre verilmiş olmasının,
bu karara rağmen gerekçeli kararda taraflara süre verildiğinin belirtilmiş olmasının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini, delilleri kapsamında inceleme yapılması talep edilmiş olmasına rağmen itirazlarının dikkate alınmadığını, incelemenin dava tarihinden ortalama 4-5 yıl önceki imzalar kapsamında yapılmış olması ve mahkeme huzurunda alınan imza - yazı örneklerinin usule uygun olmaması yönündeki itirazlarımızın reddine ilişkin gerekçenin hukuka ve içtihatlara aykırılık teşkil ettiğini, imza incelemesinin usule uygun yapılmadığını, yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda,
YHGK tarafından belirtilen kriterlerin hiçbirinin yer almadığını, karar duruşmasında sözlü yargılamaya yönelik taraflara beyanda bulunmak için süre verilmemesinin, tahkikat aşamasının sonlanması ile sözlü yargılamaya ilişkin tarafların beyanların alınmaması kapsamında savunma hakkının ihlal edilmiş olmasının açıkça hukuka aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, menfi tespit talebine ilişkindir.İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.İmza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır.
Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, karşılaştırmaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır.
Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkâr edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celbedilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir.
(YHGK 2017/12-328 E - 2019/387K.) Davaya konu senedin düzenleme tarihinin 15/03/2019 olduğu, mukayese imzaların tarihlerinin ise 24/05/2007-07/03/2012-19/03/2019 olduğu, 19/03/2019 tarihli imzaların senedin düzenleme tarihinden sonra olduğu, senedin düzenleme tarihinden önceki imzaların tarihlerinin ise 24/05/2007 ve 07/03/2012- tarihli olduğu, senedin düzenleme tarihi öncesi ve bu tarihe en yakın imza olan 07/03/2012 tarihli emsal imza ile senedin düzenleme tarihi arasında 9 yıldan fazla bir süre bulunduğu, dolayısıyla imza incelemesinin senedin düzenleme tarihinden önce ve bu tarihe yakın yeterli emsal imza toplamadan;
düzenleme tarihi öncesine yakın yeterli imza bulunup bulunmadığı araştırılmadan hazırlandığı, görülmüştür.Açıklanan nedenlerle davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/683, K. 2025/1542, 1 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama