KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 10 Aralık 2025
- Dosya no
- 2024/803 Esas
- Karar no
- 2025/1583
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
- Tarihi
- 05/03/2024
- Numarası
- 2023/16 Esas, 2024/65 Karar
- Davanın konusu
- Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli
Karar Metni
914 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin TPMK nezdinde diğer markalarının yanı sıra “...” ve “...” gibi tanınmış markalarıyla birlikte ülkemizde dahil olmak üzere dünya çapında bulut bilgi işlem platformu hizmetine verdiği isim olan “...” markalarının da sahibi olduğunu, 2010 85546 sayılı “...” markasının 9. sınıfta, 2013 66995 sayılı “... ...” markasının da 9 ve 42. sınıflarda müvekkili adına tescilli olduğunu;
müvekkilinin yakın zamanda TÜRKPATENT nezdinde 35 ve 39. sınıflarda yapmış olduğu “...” marka tescil başvurusunun SMK m.5/1-ç uyarınca davalı şirkete ait marka nedeni ile reddedildiğini, yaptıkları araştırmalarda davalının “...” markasını tescilli olduğu 39. sınıf hizmetlerinde ciddi olarak markasal kullanmadığının tespit edildiğini ileri sürerek, dava konusu 2014 38196 sayı ile tescilli “...” markasının kullanmama nedeniyle tümden iptal edilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... ismi ile kuruluşunun 13 Mart 2012 tarihine ait olduğunu; müvekkili şirketin hali hazırda aktif olarak markasını kullandığını, marka değerini yüksek seviyelere çıkartarak faaliyetlerine devam ettiğini, https://azuregrup.com/ internet sitesinde faal bir şekilde markasını kullandığını; müvekkili şirketin e-posta adres uzantısının [EPOSTA] olduğunu; müvekkili şirketin basında haberlerinin çıktığını, müvekkili şirketin markasına ait mal ve hizmetin cirosunu, karını gösteren bilgi belgeler karşısında davanın reddinin gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı tarafa ait markanın 06/02/2015 tarihinde sicile tescil edildiği, tescilin 39. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden olduğu dikkate alındığında davalının bu mal ve hizmetler yönünden etkin kullanımı ispat yükü altında bulunduğu, alınan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davalı tarafa ait markanın tescilli olduğu taşımacılık alanında faaliyet gösterdiğine dair gazete ve internet haberleri sunulmuş ise de haber içerikleri incelendiğinde dava konusu markanın sahibi olan grubun faaliyet alanlarına ilişkin bilgi verilmesinden ibaret olduğu,
bu haliyle reklam şeklinde markanın kullanıldığından bahsedilemeyeceği, grubun faaliyet alanlarından bahsedilmesi halinin markanın tescilli olduğu 39. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden kullanımı ispat etmeyeceği, bu haliyle markanın tescilli olduğu emtialar yönünden etkin kullanımının davalı tarafça ispat gerekçesiyle davanın kabulü ile, avalı adına tescilli ... tescil nolu "..." markasının Tescilli olduğu tüm sınıflardaki emtialar yönünden kullanılmama dolayısı ile iptaline karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkil şirketin kendi kusuru olmaksızın ceza yargılaması altında olduğunu, 2018 yılından itibaren devam etmekte olan işbu davanın müvekkilin kusurundan kaynaklı olmadığı ilk derece mahkemesi tarafından verilen beraat kararından açıkça anlaşıldığını, bu sebeple, bekletici mesele dahi yapılmaksızın, yargılamanın müvekkili şirket tarafından öngörülemeyeceği ve kendi kusurundan kaynaklanmadığı da açık olduğundan, haklı sebebin varlığı kabul edilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesi tarafından deliller incelenmeksizin, hatalı değerlendirme ile hüküm kurulması yasaya ve usule aykırı olduğu,
kararın gerekçesiz olarak, copy/paste yöntemi ile yazıldığını, dava konusu .. sayı ile tescilli “...” iken kararda ilgisiz ... tescil numaralı "Blackview" markasına ilişkin gerekçenin aynen kopyalandığını, müvekkil şirketin bahsedilen haklı nedeni dışında kalan süreçte markasını ciddi bir biçimde kullandığını, dosyaya ibraz edilen delillerin bu hususu açıkça göstermekte olduğunu, ilk derece mahkemesinin kararını dayandırdığı bilirkişi raporunun, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile oluşturulduğunu, ayrıca bilirkişi heyeti kanuni şartlara aykırı olarak teşkil ettiğini,
ısrarla ifade edilmesine rağmen bilirkişi raporunda müvekkili şirket ve ortakları hakkında devam eden ceza yargılaması bakımından, bu durumun haklı neden oluşturması açısından herhangi bir değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davaya konu 2014 38196 tescil numaralı "..." ibareli markanın39.
Sınıf mal ve hizmetler bakımından 06/02/2015 tarihinde davalı adına tescil edildiği, davacının 2022/099512 sayılı ve "..." ibareli 35.ve 39.sınıf mal ve hizmetlere ilişkin marka tescil başvurusunun reddedildiği, kullanmama sebebi ile markanın iptali talebi ile açılan davalarda ispat külfeti üzerinde olan davalının, 6769 sayılı SMK'nın 26.maddesi uyarınca markayı tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından ciddi bakımda kullandığını usulüne uygun deliller ile ispatlaması gerektiği halde, davaya konu 2014 38196 numaralı “...” markasının 39. sınıfta yer alan hizmetlerde SMK'nın 9.maddesi anlamında ciddi olarak kullanıldığını ispatlayamadığı,
alınan raporun denetime elverişli olduğu, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu, davalı vekilinin 30/12/2023 tarihli bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde; cevap dilekçesinde ve ikinci cevap dilekçesinde ileri sürmediği ve delilleri arasında da yer almayan ceza yargılaması dolayısıyla, davalının dava sonuçlanıncaya kadar markasını kullanıp kullanmama kararında haklı sebebinin olduğunu ileri sürdüğü, savunmanın genişletilmesi niteliğindeki bu iddia hakkında, ilk derece mahkemesince inceleme ve değerlendirdirme yapılmamasında bir isabetsizlik bulunmadığı,
kararın gerekçe kısmında dava konu marka ibaresi ve numarasına ilişkin maddi hatanın HMK m.304 vd. uyarınca düzeltilebileceği anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi, E. 2024/803, K. 2025/1583, 10 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama